İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan, resen terkin edilmiş şirketin iş mahkemesindeki sigortalılık tespiti davası için ek tasfiye ve ihyası.
Özet: Bu dava, bir eski çalışanın, müvekkilinin gerçek ücret ve sigorta primlerinin tespiti amacıyla açtığı iş mahkemesi davasının tarafı olan ve resen tasfiye edilerek ticaret sicilinden silinmiş bir şirketin ihyası talebine ilişkindir; mahkeme, tüzel kişiliğini kaybetmiş şirket aleyhine davanın devamının ve olası bir kararın infazının mümkün olmaması nedeniyle davacının hukuki menfaati bulunduğunu tespit ederek, iş davasında husumet yöneltilebilmesi ve sosyal güvenlik haklarının tespiti için şirketin ihyasına yönelik talebin haklı olduğuna karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil, ---- sigorta sicil numaralı ---- şirketinde 01 Ocak 2008 tarihinde güvenlik amiri olarak çalışmaya başladığını, Sonradan davalı şirkette çeşitli değişiklikler yapılmış sigorta kayıtlarından da anlaşılacağı üzere önce ---- sicil no ile sonra da ---- sicil no ve -----Şirketi adı ile faaliyet gösteren davalı şirket müvekkilin sigorta primlerini aylık 10 gün ve benzeri olarak, maaşını da resmi asgari ücret olarak gösterdiğini, Buna ilişkin müvekkil ile -----Şirketi arasında ---. İş Mahkemesi'nin ------. Sayılı dosyası ile tespit davası görüldüğünü, Müvekkil, davalı şirket bünyesinde çalışmış, çalıştığı süreçte şirket iki ayrı şirket olarak görülse de arasında organik bağ bulunan aynı şirket olduğunu, Bu durumun tespiti amacıyla yukarıda bahsi geçen sigortalılığın tespiti davası ikame edildiğini, Bu davada terkin edilen ilk şirket ---- çalışmaları tespiti ve husumet yöneltilmesi için ihya edilmesi gerektiğini, Davalı şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ndeki kayıtlarına bakıldığında münfesih olduğu, re'sen ticaret sicilinden silindiği ve tasfiye işlemlerinin usulüne uygun tamamlanmadığı görüleceğini, Bu durum müvekkilinn sigorta primlerinin tespiti gerçeğine kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu, Bu nedenle, ---. İş Mahkemesi'nin---Sayılı dosyasının █████/2025 tarihli ---. Celsesinin ---- No.lu ara kararı gereği, davalı şirkete karşı ihya davası açmak üzere tarafımıza süre verildiğini, Müvekkilin sosyal güvenlik hukukuna ilişkin haklarının tespiti amacıyla husumet yöneltilebilmesi için mahkemenizden davalının ihyasını talep etme zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla,------Şirketi'nin ihyasına, yargılama giderleri ve A.A.Ü.T. gereği vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkil ticaret sicili müdürlüğü, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, nitekim aşağıda yer alan içtihatlardan da anlaşılacağı üzere, müvekkil aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, 7511 sayılı türk ticaret kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkil müdürlük yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, re’sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı tarafça re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, neticeten dava konusu şirket bakımından üçüncü kişi konumunda olan davacı tarafça bu yönde bir iddianın ileri sürülebilmesi de mümkün olmadığını, öte yandan da, davacı tarafın ihya/ek tasfiye isteminde haklı olması, müvekkil müdürlüğün terkin işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması da hmk’daki temel ilkelerle ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, iddia ve talep, dava konusu şirketin tarafı olduğu davanın sonuçlandırılmasına, taraf teşkilinin sağlanmasına dayanmadığını, işbu nedenle müvekkil müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, kaldı ki, ihya (ek tasfiye) talebine dayanak teşkil eden dava 2024 yılında yani, re'sen terkin işleminden sonraki bir tarihte ikâme edildiğini, arz ve izah edilen nedenlerle; davanın reddine, sayın mahkemenizce davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin/şirketlerin, anılan dava dosyası kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
GEREKÇE VE SONUÇ:
Dava re’sen tasfiye edilen --- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ---sicil numaralı-----şirketinin tasfiyesi sırasında tasfiye edilmeyen tasfiye konu ----. İş Mahkemesi'nin ------ Sayılı dosyasındaki alacak nedeniyle ek tasfiye talebine ilişkin olup uyuşmazlık ihya şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizin, davacının İş Mahkemesindeki davada haklı olup olmadığının incelenmesi yada değerlendirilmesi mümkün olmayıp, derdest olan bir dava için davacının bu davayı açması da hukuki menfaat bulunduğu; aksi takdirde tüzel kişiliğini kaybetmiş şirket aleyhine davanın devam etmesinin mümkün olmadığı, alınacak muhtemel bir kararında infazının mümkün olmadığı belirlenmiş; bu nedenle davacı tarafın iş bu davayı açmakla hukuki menfaatinin bulunduğu; ek tasfiye sonunda şirketin herhangi bir mal varlığı kalmasa dahi, şirket ortaklarının tasfiye payı çerçevesinde iş davasındaki hükümden sorumlu olacakları nazara alınarak, davanın kabulüne karar verilmiş;İş davasının 2024 yılında açıldığı, şirketlerin 2015 ve 2014 yılında terkin edildiği dolayısıyla şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra açıldığı, davalı ... sicil müdürlüğünün bu nedenle vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu olmayacağı,
Mahkememizce verilen ihya kararının sınırlı bir ihya kararı olduğu, iş mahkemesi dosyasının yargılama safhası ve verilecek kararın infazı aşamasıyla sınırlı olduğu, bu işlemler tamamlandığında tasfiye memuru tarafından şirketin tüzel kişiliğinin yeniden sicilden terkin ettirilmesi gerekeceği; şirketinde bir sonraki terkine kadar ancak bu iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olarak faaliyet gösterebileceği, işbu davada davalı şirketlere yöneltilebilecek bir husumet bulunmadığı nazara alınarak aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
Davalılar ------Şirketi'nin ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliğinin sona ermiş olması nedeniyle taraf ehliyetlerinin bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın HUSUMET YOKLUĞU NEDENİ İLE REDDİNE,
----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde;----sicil nosu ile kayıtlı iken tasfiye sonunda █████/2015 tarihinde sicilden terkin edilen ----Şirketi'nin ve ---- sicil nosu ile kayıtlı iken tasfiye sonunda █████/2014 tarihinde sicilden terkin edilen ---- Şirketi'nin;----. İş mahkemesini ------Esas sayılı dosyasının yargılama süreci ve verilecek kararın infazı süreci ile ilgili ve sınırlı olmak üzere İHYALARINA,
Karar kesinleştiğinde Ticaret Sicile işlemin yapılması için yeterli suretin gönderilmesine, Şirkete tasfiye memuru olarak şirket yetkilisi ----(TC:-----)'ün atanmasına,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan 1.347,4 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 615,40 TL harcın kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair karar, davacı vekilinn yüzüne karşı, davalının yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!