Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ayıplı infinity havuzu imalatından kaynaklanan tazminat davasında, eser sözleşmesine aykırılık ve gizli ayıp iddiaları ile hatalı kullanım savunmaları incelendi.
Özet: Bu hukuki evrakta, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında inşa edilen sonsuzluk havuzunun kaplamasında meydana gelen kabarma ve soyulmalar nedeniyle ortaya çıkan maddi zararın tazmini talep edilmektedir. Davacı, havuzdaki sorunun gizli ayıp olduğunu ve yüklenicinin ayıplı ve eksik imalat gerçekleştirdiğini iddia ederek bir tespit dosyasıyla belirlenen zararın ticari faiziyle birlikte ödenmesini isterken; davalı ise hasarın davacının havuzu yanlış kullanmasından, özellikle kimyasal dengenin hatalı yönetilmesinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunundaki eser sözleşmesi ve ayıba ilişkin hükümler çerçevesinde, eserin ayıplı olup olmadığı ve ayıbın sorumluluğunun kime ait olduğunun tespiti yönünde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN YAZILMA TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Taraflar arasında █████/2021 tarihinde müvekkilin evinde Infinity (sonsuzluk) havuzu ve mekanik tesisat sisteminin yapımına ilişkin sözleşme imzalandığını, başlangıçta sağlam gözüken havuz kaplama malzemesinin bir süre sonra tamamen kabardığını ve söküldüğünü, malzemedeki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, havuzun kullanılamayacak hale geldiğini, müvekkilinin tüm iyi niyeti ile inşaatın sözleşme uyarınca tamamlanmasını talep ettiğini ancak yüklenici tarafından iyi niyet suistimal edilerek işlerin eksik yürütüldüğünü, gerekli özenin gösterilmediğini, Büyükçekmece ...... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..... D.İş dosyası ile davalının ayıplı eksik imalat ve işçilik bedelini tespit ettirdiklerini, tüm bu sebeplerle davanın kabulü ile tespit dosyasında hesaplanan miktarın güncellenmesine, sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Görev itirazlarının olduğunu, davacı tarafça ticari faiz talep edildiğini, tespit dosyasının olayın somut özelliklerine aykırılık teşkil ettiğini ve hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, kaplamanın yalnızca suya temas eden kısımlarında ve 10-15 mm kalınlığındaki pebble malzemenin yüzeyinden 1-2 mm kabarma, soyulma, dökülme meydana geldiğini, kaplamanın kaba sıvaya değdiği iç kısımlarında herhangi bir değişme oluşmadığını, müvekkil firma tarafından davacıya havuzun inşası ile birlikte gerekli kullanım talimatlarının verildiğini, taraflar arasında akdedilen metinlerde havuzun özellikle tuz ve klor dengesi yönünden kullanımına ilişkin bilgilendirme metni bulunduğunu, davacının havuzu yanlış kullanımı sonucu soyulma meydana geldiğini, tüm bu sebeplerle davanın görevsizliğinin tespitine, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde kullanım hatasından kaynaklanan hasar nedeniyle davalı firmaya kusur izafe edilemeyeceğinden haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın, eser sözleşmesine aykırılık ve ayıplı iş iddiasıyla oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Taraflar arasında █████/2021 tarihinde müvekkil evinde İnfinity (Sonsuzluk) Havuzu ve Mekanik Tesisat sisteminin yapımına ilişkin sözleşme bulunduğu işbu sözleşme kapsamında ifa edilen havuz kaplamalarının kabardığı ve sorunlar ortaya çıktığı, gizli ayıplar neticesinde havuzun tekrar kullanılabilir hale getirilebilmesi için gereken bedelin talep edildiği, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde ise havuzun sözleşmeye ve genel inşa şartlarına uygun olarak yapıldığı ancak davacının hatalı kullanımları neticesinde (pH değeri, klor hatası vb) işbu zararların ortaya çıktığını belirterek davanın reddini talep ettiği tespit olunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)’nun 470. maddesine göre eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Buna göre yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Kural olarak, eser sözleşmelerinde işin yapıldığını ve teslim edildiğini kanıtlamak yükleniciye, eserin ayıplı olduğunu kanıtlama külfeti ise iş sahibine aittir. İş bedelinin ödenmesi için açılmış olan bir davada, iş sahibi kendisini ancak bedeli ödediğini veyahut ayıpları ispatla kurtarabilir.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlamıştır. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. TBK'nın 474/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin "işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz" diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, TBK'nın 477. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıbı öğrenir öğrenmez gecikmeksizin yapılması gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Diğer taraftan ayıbın varlığını ihbar şekil koşuluna bağlı olmayıp tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Öte yandan ayıplı işlere ilişkin ihbar mükellefiyeti getiren kanun koyucu eksik işler yönünden iş sahibine böyle bir yükümlülük yüklememiştir. Bir başka deyişle, eksik işlerde ihbara gerek olmaksızın zamanaşımı süresi içerisinde eksik işler bedeli her zaman talep edilebilir. Eserdeki ayıplar yönünden ayıp giderim bedelinin ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir.
Somut olayda; davacı tarafından Büyükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesi █████/2023 tarihli ...... D. İş ile delil tespitinde bulunduğu, işbu tespit neticesinde 15.000,00 Euro bedel ile eski hale getirileceğinin belirlendiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi kök raporunda "Taraflar arasında 27.05.2021 tarihinde Infinity (Sonsuzluk) Havuzu ve Mekanik Tesisat sisteminin yapılması için sözleşme imzalandığı (ince inşaat * tesisat işleri), 117 m3 su hacmine sahip ve derinliği O'dan başlayıp 1,50 m'ye varacak olan Infinity tarzı açık yüzme havuzu yapımı konusunda anlaşıldığı, Havuzun kaba inşaatının başka bir yüklenici tarafından yapıldığı, Havuzun ince inşaat ve tesisat işlerinin davalı firma tarafın yüklendiği, Havuz zemininde ve perde iç yüzeylerinde "....." kaplama kullanıldığı, Zamanla havuz zeminindeki kaplamanın söküldüğü, kabardığı ve soyulduğu dosya kapsamında yer alan fotoğraflardan anlaşıldığı, dava konusu havuz zemini ve duvarlarında kaba inşaat bitiminden sonra temel üzerine ve perde iç yüzeylerine kaplama malzemesi uygulanmadan önce kaba sıva, izolasyon ve yapıştırıcı malzemelerin uygulanması işleminde primer,bağlayıcı ve kaplama işlemleri esnasında gerekli ve yeterli sarfiyat ve işçiliğin yapılmaması kaynaklı söz konusu kabarma ve soyulmaların meydana geldiği anlaşıldığı, Söz konusu problemin davalı tarafından dosya kapsamına sunulan 8,2 pH veya davacının pH dengesini ayarlamaması kaynaklı olmadığı, söz konusu problemin özellikle düşük pH değeri durumunda olabileceği ancak havuz duvarları ve zemine ait soyulma ve kabarmaların pH kaynaklı olmadığı izolasyon kaynaklı olduğu,pH'ı düşük bir suyun insan cildini tahriş edeceğinden dolayı söz konusu bir problemin tespiti durumunda kullanıcının kendine zarar verebilecek bir uygulama ve yöntemi tercih etmeyeceği,pH 8,2 gibi bir suyun verebileceği bir soyulma ve kabarma olmadığı havuzdaki kabarma ve soyulma karakteristiklerinden genel olarak anlaşılarak değerlendirilmiştir. " şeklinde rapor hazırlanarak delil tespitinde belirlenen teknik inceleme ile paralel bir değerlendirmenin yapıldığı, davalı ve davacı tarafından rapora itiraz edildiği, davalı tarafından ileri sürülen suyun pH değeri ve diğer benzer itirazları kapsamında heyete kimya mühendisi eklenilerek yeniden rapor aldırıldığı, gelen itirazlar neticesinde tek tek cevap verilmesi istenilerek yeniden ek rapora tevdi edildiği, pH kaynaklı bir dökülmeden ziyade yapılan hatalı işlemlerden ötürü işbu zararların ortaya çıktığının belirtildiği, ek raporda kök rapordaki görüş ile sabit olacak şekilde "Söz konusu problemin davalı tarafından dosya kapsamına sunulan 8,2 pH veya davacının pH dengesini ayarlamaması kaynaklı olmadığı, söz konusu problemin özellikle düşük pH değeri durumunda olabileceği ancak havuz duvarları ve zemine ait soyulma ve kabarmaların pH kaynaklı olmadığı, izolasyon kaynaklı olduğu, pH'ı düşük bir suyun insan cildini tahriş edeceğinden dolayı söz konusu bir problemin tespiti durumunda kullanıcının kendine zarar verebilecek bir uygulama ve yöntemi tercih etmeyeceği, pH 8,2 gibi bir suyun verebileceği bir soyulma ve kabarma olmadığı havuzdaki kabarma ve soyulma karakteristiklerinden genel olarak anlaşıldığı ve tespit edildiği," tespitin belirlendiği, mali yönden ve teknik yönden ileri sürülen itirazlar kapsamında yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ise de teknik değerlendirmenin değişmediği, davalı tarafından ileri sürülen itirazların açıklandığı, yapılan hesaplamalar neticesinde mali yönden "Kontratın 27.05.2021 tarihinde toplam 155.000,00 TL üzerinden yapılan kontrat dikkate alınarak TL bazında değerlendirme yapıldığı,
Kök ve ek raporlarda Dava tarihi 02.04.2024 tarihi olarak anlaşıldığı için 320.190,-TL tutarın tespitinin 02.04.2024 tarihi için yapılmış olduğu, Dava tarihi 06.10.2023 tarihi olması nedeniyle, davalı tarafından yapılan imalatların sökülerek yeniden yapılması doğrultusunda yapılacak masrafların dava tarihi itibari olan 06.10.2023 tarihi itibariyle TL Karşılığının 265.466 TL +%20 KDV = 318.559,20 TL, EUR Karşılığının 9158,20 EUR + %20 KDV = 10.989,84 EUR olacağının değerlendirilmiş olduğu," şeklinde tespitin bulunduğu görülmüş olup yapılan sözleşmenin TL bedel üzerinden yapılmış olması sebebiyle aynı para cinsinden talep edilmesi gerektiği kanaatine varılarak TL olarak belirlenen bedelin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacı tarafından sunulan █████/2026 tarihli ıslah dilekçesinde dava değerinin 318.559,20 TL bedele ıslah edildiği, dilekçenin █████/2026 tarihinde davalıya tebliğ edildiği davalı tarafından her ne kadar zamanaşımı iddiasına dayanmış ise de taraflar arasında sözleşme bulunduğu bu hali sözleşmeye ilişkin zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığı dikkate alınarak sözleşme şartlarına uygun olarak ifa edilmeyen edim nedeniyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-318.559,20 TL alacağın 1.000,00 TL'sinin dava tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren, 317.559,20 TL alacağın ise ıslah tarihi olan █████/2026 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21.760,78.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 5.423,11.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 16.337,67.-TL karar harcının ve alınması gereken 179,90 TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 5.423,11.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından dosyada yapılan 13.000,00 TL bilirkişi ücreti 381,00 TL posta gideri ve 3.030,30 keşif harcı olmak üzere toplam 16.411,30.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 50.969,47.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
█████/2026
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!