4. Asliye Ticaret Mahkemesinin, açık hesap ticari ilişkiden doğan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasında, davacının haklılığını bilirkişi raporu ve defter kayıtlarıyla tespit ederek davalının itirazını reddettiği karar.
Özet: Bu dava, taraflar arasındaki ticari satış sözleşmesinden doğan açık hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali talebi olup; mahkeme, davalının yetki itirazını reddederek, dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ile usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarını esas alarak yaptığı inceleme sonucunda, davacının davalıdan takip konusu alacak miktarında alacaklı olduğunu tespit etmiştir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : ... ...
KATİP : ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [16251-52171-59977] UETS
Av. ... - [16341-43171-29965] UETS
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [16433-34888-81759] UETS
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili, taraflar arasında satım sözleşmesi kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin ticari hayatta "açık hesap" olarak tanımlanan bir ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında, davacının davalı tarafın siparişlerini yerine getirdiğini, borçlunun kısmi ödemeler yaptığını, bakiye kısım için yapılan takibe haksız yere itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ... Batı Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki olduğunun doğru olduğunu ancak davacının ileri sürdüğü şekilde olmadığını, davalının davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını, davacıya ödemelerin yapıldığını, davalıya teslim edilmeyen malzemeler bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasında yapılan satım sözleşmesine istinaden davacının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiği halde bir kısım bedelin ödenmediği iddiasıyla cari hesaba dayalı yapılan takibe davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, her ne kadar icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itiraz etmişse de; Taraflar arasındaki akdi ilişkinin inkar edilmediği de nazara alınarak TBK 89.m hükmü de dikkate alınarak davalı vekilinin İcra Dairesinin yetkisine ve Mahkememizin yetkisine yönelik itirazının ayrı ayrı reddine, Mahkememizin yetkili olduğunun tespitine karar verilmiş ve dava dosyasının esasının incelenmesine başlanmıştır.
...... E. sayılı dosyasının incelenmesinden davacı tarafından davalı aleyhine cari hesaba istinaden 373.275,65 TL asıl alacağın ve ferisinin tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı, davalı vekili tarafından davacı yana herhangi bir borcun bulunmadığından bahisle itiraz edildiği, itirazın ve iş bu itirazın iptali davasının süresinde olduğu ve asıl alacak miktarının eldeki davanın konusu yapıldığı tespit edilmiştir.
Taraflarca Vergi Dairesine bildirilen ve dava konusu uyuşmazlığı ilgilendiren BA/BS formları celb edildikten ve diğer tüm deliller toplandıktan sonra dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan ve taraf defterlerini inceleme konusu yapan bilirkişi asıl raporunun ve itirazlar sonrası alınan ek bilirkişi raporunun incelenmesinde, incelemeye konu taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbiriyle örtüşmediği, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 373.275,65 TL alacaklı olduğu, davacı açık cari hesabının 2024 yılına 1.013.005,10 TL. alacak bakiyesiyle devir etmiş olduğu, 2024 yılında davaslının davacıdan 7 adet fatura karşılığı 399.866,50 TL. tutarında mal almış olmasına karşılık, davacıya 950.000.-TL. ödeme yapmış olduğu ve sonuçta davacı açık cari hesabının 462.871,60 TL. alacak bakiyesi vermekte olduğu mütalaa olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yapılan satım sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, taraf ticari defterlerinin süresi içerisinde tasdiklerinin yaptırıldığı ve usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan 373.275,65 TL alacak kaydının yer aldığı, usulüne uygun tutulan davalı şirket defter kayıtlarına göre de davacının davalıdan 462.871,60 TL alacaklı olduğu, görülmüştür.
Dosyamızda ispat yükü kendisine düşen davacı Şirket davalıya takip ve dava konusu malları sattığını ve teslim ettiğini ve bu nedenle faturaya/ cari hesaba konu alacağa ilişkin edimini ifa ettiğini usulüne uygun şekilde kanıtlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda, dava konusu alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve ayrıca davacı tarafça Vergi Dairesine bildirilen ve dava konusu uyuşmazlığı ilgilendiren BA/BS formları ile de sabit olduğu, bilirkişi raporundaki tespite göre de, davacının davalıdan 373.275,65 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, öte yandan; usulüne uygun tutulan davalı şirket defter kayıtlarına göre de davacının davalıdan 462.871,60 TL alacaklı olduğunun davalı defter kayıtlarından anlaşıldığı, dava konusu asıl alacak miktarı olan 373.275,65 TL yönünden davalı defterlerinde ödeme kaydı bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı, satıma konu malları davalıya teslim ettiği olgusunu kanıtlamıştır. Bu durumda, davalı ödeme olgusunu kanıtlamak zorundadır. Ancak davalı dava konusu tutarı davacıya ödediğine ilişkin delil sunmamıştır.
Açıklanan gerekçelerle; davacının takip ve davaya konu satımı yaptığı ve malları davalıya teslim ettiği anlaşılmış olup, davacının 373.275,65 TL’lik tutar yönünden anılan bedeli talep etmekte haklı olduğu anlaşılmış; bu doğrultuda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve İİK 67/2 maddesi uyarınca hükmedilen alacağın likit olduğu anlaşıldığından davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine .... E sayılı takip dosyası üzerinden yapılan takibe davalının vaki itirazının iptali ile takibin 373.275,65-TL asıl alacak üzerinden takip dosyasındaki koşullar ile devamına,
2-Hükmolunan alacağın %20 si üzerinden hesaplanan 74.655,13-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 25.498,45 TL harçtan peşin alınan 4.360,06 TL harcın düşümü ile kalan 21.138,39 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
4-Peşin ve başvuru harcı ve vekalet harcı olarak alınan 4.848,46 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacının dosya, pul, davetiye, yazışma ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği 4.363,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 59.724,10 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Ara buluculuk aşamasında harcanan 3.200,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!