Danıştay Dördüncü Dairesi, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde yer almayan uyuşmazlıklarda, kentsel dönüşümde daire tahsisi iptaline ilişkin bölge idare mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyeceğini vurgulamıştır.
Özet: Bir kentsel dönüşüm projesi kapsamında daire tahsisine ilişkin sözleşmenin iptali talebiyle açılan davada, bölge idare mahkemesince verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusu incelenememiştir; zira dava konusu uyuşmazlık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde Danıştay nezdinde temyiz edilebilecek durumlar arasında açıkça sayılmamaktadır. Bu durum, anılan kanun maddesinde belirtilmeyen uyuşmazlık türlerinde bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğunu ve dolayısıyla temyiz yolunun kapalı olduğunu göstermekte olup, kura çekimiyle yapılan tahsisin hukuka uygun olmadığı iddiasına dayanan davanın temyiz incelemesi bu nedenle reddedilmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde sayılmayan uyuşmazlık hakkında İdare Mahkemesince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemelerince verilen kararların temyiz edilemeyecek olması karşısında temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları,
b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:███████ K.:████████ sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-███████ md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar,
c) (Ek:28/7/2024-███████ md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar,
d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları,
e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları,
f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları,
g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar,
h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile █████/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar,
ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar,
i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar,
j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar,
k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar,
l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar,
m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar,
n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer almayan davalar hakkında idare mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu, dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davanın, davacının da hak sahibi olduğu İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu alanda yapılan kentsel dönüşüm projesi sonucunda, idare tarafından daire tahsisi için yapılan kura çekimine ve kura çekimi sonucu tahsis edilen taşınmazın devrine ilişkin yapılan sözleşmenin iptaline ilişkin olduğu, bu şekilde yapılan tahsisin (paylaşımın) hukuka uygun olmadığı iddiası ile açılan davanın ise 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilir uyuşmazlıklar arasında yer almadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; temyiz istemine konu kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan davalar arasında yer almadığı, istinaf incelemesi sonucu Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiş ise de, bu durumun kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davalarda ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceği açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmiş olması sebebiyle temyiz aşamasında yatırılan harçlar ile artan posta avansının isteği halinde davacıya iadesine,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de anılan İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!