İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin alacak davasında temlik, sözleşme feshi, cezai şart ve gecikme cezası uyuşmazlıklarını ele alan istinaf kararı.
Özet: Davacı, temlik eden tarafından davalıya yapılan PVC doğrama işlerinden kaynaklanan alacağın kendisine temlik edilmesi üzerine, bu alacağın tahsilini talep etmiş; davalı ise, temlik edenle arasındaki sözleşmenin işin süresinde tamamlanmaması nedeniyle tek taraflı feshedildiğini, faturayı kabul etmediğini ve sözleşmeden kaynaklanan gecikme cezaları ile eksik iş bedeli kaynaklı cezai şartlar nedeniyle temlik edenden alacaklı olduğunu belirterek ödeme yapmayı reddetmiş; davacı ise temlik işleminin geçerliliğini ve bilirkişi raporuyla işin yapıldığının sabit olduğunu iddia etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR N:████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:████████ Esas, ███████ Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak
KARAR TARİHİ:█████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; Temlik eden .... Şti. ile davalı ... ... A.Ş. arasında █████/2015 tarihinde akdedilen sözleşme ile temlik eden .... Şti.'nin davalı tarafından inşa edilmekte olan ... Projesi'ndeki pvc doğrama işlerinin yapımını üstlendiği, bu kapsamda yapmış olduğu işlerden kaynaklanan bedeli █████/2016 tarih ve ... seri nolu ve 111.876,98 TL miktarlı fatura ile davalıya fatura ettiğini ve bilahare davacı ... Şti ile temlik eden .... Şti arasında akdedilen █████/2016 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile bu alacağın davacıya temlik edildiğini, bu temliğin Ankara... Noterliği'nin █████/2016 tarih ve ... yevmiye nolu evrakı üzerinden düzenlenen ihtarname ile borçluya bildirildiğini ve bu ihtarnamenin █████/2016 tarihinde muhataba tebliğ edildiğini ancak davalı borçlunun Bakırköy ..Noterliği'nin █████/2016 tarih ve ...yevmiye numaralı evrakı üzerinden keşide ettiği cevabi ihtarname ile kendileri ile temlik eden arasında akdedilmiş olan sözleşmeye konu edimin temlik eden tarafından ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, █████/2016 tarih ... seri nolu faturayı kabul etmediklerini, kaldı ki kendilerinin temlik edenden alacaklı olduklarını bildirmesi nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, oysa temlik edenle davacı arasında akdedilen temlik sözleşmesinin yasal bir sözleşme olarak usulüne uygun olarak düzenlenmiş olması nedeniyle geçerli bir sözleşme olduğunu, Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ D. İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan tespitle de temlik edenin fatura kadar iş yaptığının sabit olduğunu belirterek, bu kapsamda HMK m.107 kapsamında olmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL'nin faturanın tanzim tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; Davalı ile temlik eden arasında █████/2015 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, bu sözleşme ile temlik edenin davalı tarafından yapılmakta olan ... Projesi'ndeki yapılara ait pvc doğramaların imalat ve montajı işini yapmayı üstlendiğini, tüm bu işlerin sözleşmenin 4.1 maddesi gereği 180 takvim günü içinde bitirilerek teslim edilmesinin vadedilmiş olması nedeniyle işin █████/2015 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini, davalı tarafından Bakırköy .. Noterliği'nin █████/2015 tarih ve ... yevmiye nolu evrakı üzerinden düzenlenen ihtarname ile işi sözleşmeye uygun olarak davalıya teslim etmesi için 1 hafta süre verildiği halde temlik edenin işi sözleşmeye uygun olarak bitirip teslim etmemiş olması nedeniyle sözleşmenin █████/2015 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiğini ve feshin Bakırköy ... Noterliği'nin █████/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile temlik edene bildirildiğini, temlik eden tarafından Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D. İş sayılı dosyası üzerinden yapılan işlerin tespiti amacıyla düzenlenen bilirkişi raporuyla sözleşme gereği yapılması gereken işlerden yapılmış olan işlerin toplam bedelinin 94.182,00 TL, yapılmayan işler toplam bedelinin ise 91.160,00 TL, sözleşme dışı yapılan işler toplam bedelinin de 21.575,00 TL olduğu ve böylece temlik eden tarafından yapılmış olan toplam iş bedeli 112.732,00 TL olarak tespit edilmiş ise de bu rapora itiraz ettiklerini, temlik edenin sözleşme dışı işler yapmadığını, keza sözleşmenin 4.1 maddesi ile işin toplam süresinin 180 gün olarak belirlendiğini, sözleşmenin 10.1 maddesi ile de KDV dahil işin toplam bedelinin 285.000,00 TL olarak belirlendiğini, sözleşmenin 11.5 maddesi ile de işin öngörülen sürede bitirilmediği takdirde temlik edenin gecikilen her gün için işin toplam bedelinin %0,2'si (binde ikisi) oranında cezai şart ödeme taahhüdünde bulunduğunu, ayrıca sözleşmenin 15.1 maddesi ile de işin zamanında bitirilmemesi halinde davalının işi temlik edenin nam ve hesabına yaptırması halinde temlik edenin yapılan işlerin maliyeti nazara alınmaksızın eksik bırakılan işlerin %50 fazlası oranında cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, bu kapsamda temlik edenin eksik bıraktığı toplam iş bedelinin 133.027,30 TL olması karşısında (133.027,30 TL X %150 = 199.540,95 TL) davalı şirkete 199.540,95 TL cezai şart borcu bulunduğunu, bu sözleşme hükmüne rağmen davalının bu kapsamda oluşan cezai şart miktarının 66.513,65 TL olarak saptadığını, ayrıca sözleşmenin 11.5 maddesi kapsamında gecikilen günler nedeniyle de davalının temlik edenden 34.200,00 TL gecikme cezası alacağı bulunduğunu, böylelikle m.11.5 ve m.15.1 kapsamında davalının temlik edenden (66.513,65 TL + 34.200,00 TL = 100.713,65 TL) 100.713,65 TL cezai şart alacağı olduğunu, bu miktar alacak temlik edenin yaptığı işlerden kaynaklı 85.676,26 TL alacağı ile takas ve mahsup edildiğinde temlik edenin davalıdan herhangi bir alacağı kalmadığını, hatta temlik edenin davacı şirkete 15.037,39 TL bakiye alacağı kaldığını ve bu bakiyenin ödenmesinin Bakırköy .... Noterliği'nin █████/2016 tarih ve ...yevmiye nolu evrak üzerinden keşide edilen ihtarname ile temlik eden bildirildiğini, süresinde ödeme yapılmaması nedeniyle de Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, sonuç olarak davalı şirketin temlik edene herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; Temliğe konu █████/2015 tarihli sözleşmenin 11.5. maddesinde gecikme nedeniyle iş bedelinin binde ikisi oranında cezai şart, 15.1. maddesinde ise eksik bırakılan işlerin bedelinin %50'si oranında cezai şart öngörüldüğü, sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle 11.5. maddede düzenlenen ifa yerine cezai şartın talep edilmesinin mümkün olmadığı, davalının ancak 15.1. maddede düzenlenen seçimlik cezai şartı ileri sürebileceği, bu nedenle davalının takas ve mahsup kapsamında dikkate alınabilecek alacağının; eksik bırakılan iş bedeli olan 139.346,22 TL'nin %50'si, yani 69.673,11 TL ile sınırlı olduğu, her ne kadar taraflar tacir ise de; eksik iş bedelinin yarısı oranında cezai şart öngörülmesinin, taraflar arasındaki menfaat dengesi ve beklenen kazanç ile karşılaştırıldığında aşırı nitelik taşıdığı, bu haliyle cezai şart hükmünün ahlaka ve adaba aykırı sonuç doğuracak ölçüde ağır olduğu, temlik eden şirket açısından ekonomik mahva yol açabileceği, bu sebeple sözleşmenin 15.1. maddesinden kaynaklanan 69.673,11 TL tutarındaki cezai şart alacağından %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 34.836,55 TL olarak dikkate alınması gerektiği, buna göre, temlik eden yüklenici şirketin yaptığı işlerin bedelinin 84.477,46 TL olduğu, davalının mahsup edebileceği cezai şart alacağının ise indirim sonrasında 34.836,55 TL olduğu, bu iki miktar mahsup edildiğinde: 84.477,46 TL - 34.836,55 TL = 49.640,91 TL alacağın temlik eden şirkete ait olduğu, davacının bu alacağın yalnızca 30.000,00 TL'lik kısmı için kısmi dava açtığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 30.000,00 TL'nin dava tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davlıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında;
1-)İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan çok sayıdaki bilirkişi raporunda dava dışı yüklenici .... Şti.’nin davalı şirketten alacaklı değil, aksine borçlu olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını,
2-)Davalı şirket ile dava dışı .... Şti. arasında 24.04.2015 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 4.1. maddesine göre işin süresinin 180 takvim günü olarak belirlendiğini, yüklenicinin işi süresinde tamamlamadığını ve noter ihtarnamelerine rağmen edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini,
3-)Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasında yapılan inceleme ve dosyada mevcut bilirkişi raporlarıyla yüklenicinin önemli miktarda eksik ve ayıplı iş bıraktığının tespit edildiğini, sözleşmenin 15.1. maddesi uyarınca eksik iş bedelinin %50 fazlasıyla yükleniciden tahsilinin veya alacaklarından mahsubunun kararlaştırıldığını, ayrıca sözleşmenin 11.5. maddesi gereğince gecikme cezası uygulanmasının öngörüldüğünü,
4-)Bilirkişi raporlarına göre yüklenicinin yapmadığı işlerin bedelinin 139.346,22 TL, yaptığı işlerin bedelinin ise 84.477,46 TL olduğunu; sözleşmenin 15.1. maddesi kapsamında eksik iş bedelinin %50 fazlası esas alındığında 69.673,11 TL, gecikme cezası olarak da 26.858,83 TL alacak doğduğunu, bu kalemlerden yüklenicinin yaptığı iş bedeli mahsup edildiğinde .... Şti.’nin davalı şirkete 12.054,48 TL borçlu kaldığının hesaplandığını,-)Davaya konu 111.876,00 TL bedelli faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, temlik eden .... Şti.’nin davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını, temlik alan davacının da temlik edenin sahip olmadığı bir alacağı iktisap edemeyeceğini, Türk Borçlar Kanunu’nun alacağın temlikine ilişkin hükümleri gereğince borçlunun temlik edene karşı ileri sürebileceği def’i ve itirazları temlik alana karşı da ileri sürebileceğini,
6-)Mahkemenin, sözleşmedeki cezai şart hükmünü ahlaka ve adaba aykırı bularak indirim uygulamasının hatalı olduğunu; tarafların tacir sıfatına sahip olduklarını, serbest iradeleriyle düzenledikleri sözleşme hükümlerinin geçerli olduğunu, cezai şartın ekonomik mahva yol açacağı yönündeki değerlendirmenin herhangi bir mali inceleme veya somut veriye dayanmadığını,İlk derece mahkemesinin eksik iş bedelinin %50 fazlası üzerinden hesaplanan tutarda indirim yaparken gecikme cezasını dikkate almadığını, bu nedenle hesaplamanın da hatalı olduğunu; bilirkişi raporlarında davalı şirket lehine hesaplanan alacak kalemlerinin göz ardı edildiğini,
7-)Mahkemenin çok sayıda bilirkişi raporu almasına rağmen kendi kabulüne uygun değerlendirmeleri esas aldığını, son bilirkişi raporlarının davalı savunmalarını doğruladığı hâlde bu raporlara itibar edilmediğini,
8-)Sonuç olarak; dava dışı .... Şti.’nin davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, aksine davalı şirkete borçlu olduğunu, bu nedenle temlik alan davacının da alacak talep edemeyeceğini belirterek,kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yükleniciden temlik alan, davalı iş sahibidir.Dava, davacının, dava dışı yüklenici .... Şti.'nin davalı iş sahibi ... A.Ş. ile olan "pvc doğrama imalat ve montajına" ilişkin █████/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklı bakiye alacağını █████/2016 tarihli "alacağın temliki sözleşmesi" temlik almasına dayalı olarak, işbu alacağın davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Davalı iş sahibi tarafından, temlik eden yüklenici şirketin sözleşmeye konu işi süresinde ve tam olarak ifa edememesi nediyle sözleşmenin 11.5 ve 15.1 maddeleri gereğince ödemesi gereken toplam 100.713,65 TL cezai şart alacağı temlik edenin yaptığı işlerden kaynaklı 85.676,26 TL alacağı ile takas ve mahsup edildiğinde temlik edenin davalıdan herhangi bir alacağı kalmadığı savunularak davanın reddi istenmiştir.İlk derece mahkemesince, sözleşmenin 11.5. maddesinde düzenlenen gecikme cezasının fesih sonrasında talep edilemeyeceği, 15.1. maddesinde düzenlenen cezai şartın ise aşırı nitelikte bulunduğu gerekçesiyle %50 oranında indirim uygulanarak yapılan mahsup sonucunda temlik eden şirket lehine bakiye alacak kaldığı kabul edilmiş ve dava kısmen açılan miktar yönünden kabul edilmiştir.Dosya kapsamı, taraflar arasındaki 24.04.2015 tarihli eser sözleşmesi, bilirkişi raporları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;İddia, savunma, dosya kapsamındaki tespit ve bilirkişi raporları, mahkeme kabulü ve istinaf itirazlarına göre, davacıya temlikte bulunan yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağı miktarının 84.477,46 TL olduğu, yüklenicinin işi sözleşme süresinde tamamlamadığı, eksik ve yarım bıraktığı işlerin bulunduğu, bu nedenle davalı iş sahibinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği hususları ihtilafsızdır.İstinafa konu ihtilaflar; davalı iş sahibinin; a-) sözleşmenin 11.5. Maddesine dayalı gecikme cezası mahsup itirazı doğrultusunda bilirkişi raporuyla belirlenen toplam 26.858,82 TL bedelin davacı alacağından mahsup edilmesi gerekip gerekmediği ve b-) sözleşmenin 15.1. Maddesine dayalı cezai şart mahsup itirazı doğrultusunda bilirkişi raporuyla belirlenen 69.673,11 TL cezai şart bedelinden Mahkemece %50 oranında hakkaniyet indirime gidilmesinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.5. maddesinde işin sözleşmede öngörülen sürede tamamlanmaması halinde gecikilen her gün için iş bedelinin binde ikisi oranında gecikme cezası öngörüldüğü, 15.1. maddesinde ise yüklenicinin işi tamamlamaması veya eksik bırakması halinde iş sahibinin eksik işleri yüklenici nam ve hesabına yaptırabileceği ve yapılan masrafların %50 fazlasıyla yükleniciden tahsil edileceği kararlaştırılmıştır.İlk derece mahkemesince sözleşmenin davalı tarafça feshedilmesi nedeniyle 11.5. maddede düzenlenen gecikme cezasının talep edilemeyeceği kabul edilmiş ise de sözleşmenin 15.3. maddesindeki açık düzenlemeye göre fesih halinde dahi ifaya ekli cezai şart talep edilebilecek olup, mahkemenin bu değerlendirmesi dosya kapsamına ve sözleşmenin içeriğine uygun bulunmamaktadır. Bu nedenle sözleşmenin 11.5. maddesi uyarınca sözleşmenin feshine kadar hesaplanan 26.858,83 TL gecikme cezasının tamamının davalı tarafından takas ve mahsup kapsamında ileri sürülebileceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle Mahkemece bu mahsup kalemine ilişkin yapılan mevcut değerlendirme yerinde bulunmamaktadır.Ayrıca, ilk derece mahkemesince davalının sözleşmenin 15.1. Maddesine dayalı cezai şart mahsup itirazı ise yerinde görülmekle birlikte, bilirkişi raporuyla 69.673,11 TL olarak belirlenen buna dair cezai şart bedelinden %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 34.836,55 TL olarak dikkate alınmış, davacı tarafça bu cezai şartın niteliğine ve mahsup kalemi olarak dikkate alınmasına karşı bir istinaf itirazında bulunulmamıştır. Her ne kadar Mahkemece sözleşmenin 15.1. maddesi kapsamında hesaplanan cezai şart alacağından %50 oranında indirim yapılmış ise de, tarafların tacir oluşu, sözleşmeye konu işin toplam bedelinin 285.000,00 TL olması, taraflar arasındaki menfaat dengesi ve beklenen kazanç göz önünde bulundurulduğunda %50 oranındaki hakkaniyet indirim oranının fazla olduğu, bu değerlendirmeler ve dosya kapsamına göre sözleşmenin 15.1. maddesinden kaynaklanan 69.673,11 TL tutarındaki cezai şart alacağından %15 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 59.222,14 TL olarak dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmış olup, Mahkemece bu mahsup kalemine ilişkin yapılan mevcut değerlendirme de yerinde indirim oranı itibariyle bulunmamaktadır.Buna göre, temlik eden yüklenici şirketin yaptığı işlerin bedelinin 84.477,46 TL olduğu, davalının mahsup edebileceği cezai şart alacakları toplamının ise (26.858,83 TL + 59.222,14 TL =) 86.080,97 TL olduğu, bu iki miktar mahsup edildiğinde: 84.477,46 TL - 86.080,97 TL = 1.603,51 TL alacağın davalı iş sahibi şirkete ait olduğu, bu durumda temlik tarihinde temlik eden şirketin davalıdan mevcut ve muaccel bir alacağı bulunmadığı gibi, aksine davalı şirkete borçlu olduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 188. maddesi uyarınca borçlunun, temlik edene karşı sahip olduğu def'i ve mahsup haklarını temlik alana karşı da ileri sürebileceği, dolayısıyla davalı tarafından ileri sürülen takas ve mahsup savunmasının davacıya karşı da sonuç doğuracağı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince bu değerlendirme ve gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, gecikme cezasının tümüyle dışlanması ve eksik iş nedeniyle öngörülen cezai şarttan yüksek oranda indirim yapılması suretiyle davanın kabulüne dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
2-İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın REDDİNE,
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 512,33 TL harçtan mahsubu ile bakiye 219,67 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı tarafından yapılan 150,00 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE,
2-Davalı tarafından yapılan 220.70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 54,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 274,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!