Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir trafik kazasında radius alt uç kırığı nedeniyle yaralanan davacı, sigortalı aracın kusuru olduğunu iddia ederek, sigorta şirketinden başlangıçta 3.300 TL, ıslahla 360.000 TL sürekli iş göremezlik ve 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi ise kusur, temerrüt, evrak eksikliği ve maluliyet oranına itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının 360.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebini kabul ederken, poliçe limitinin dolması nedeniyle geçici iş göremezlik talebini reddetmiş; davalı sigorta şirketi ise kararı, özellikle hükme esas alınan maluliyet raporu gerekçesiyle istinaf etmiştir.

T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : 05.06.2024NUMARASI : ████████ Esas, ████████ Karar DAVACI : ... - VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... Sigorta Anonim Şirketi - VEKİLLERİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)KARAR TARİHİ : 16.06.2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 16.06.2026.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.06.2024 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2018 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı müvekkilinin kaza esnasında ... plaka sayılı motosiklette sürücü konumunda olduğunu, kaza tespit tutanağında; davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan sürücü ...'in kural ihlali yaptığını ve kusurlu olarak dava konusu kazaya sebep olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin de kusurlu olduğunun belirtildiğini, mahkemece yapılacak kusur incelemesinde müvekkiline herhangi bir kusurun izafe edilmeyeceğinin görüleceğini, müvekkilinin kaza dolayısıyla yaralandığını, ... Hastanesi'nde tedavi altına alındığını, müvekkilinde kaza sonucu basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek '' Radius Alt Uç Kırığı '' tanısı konulduğunu, soruşturma dosyası açıldığını, maddi zarar nedeniyle davalı kuruma başvurduklarını ancak davalı kurum tarafından, taraflarına olumlu/olumsuz herhangi bir dönüş sağlanmadığını, bunun üzerine zorunlu arabuluculuğa başvuru yapıldığı ancak davalı şirket vekilinin uzlaşmak istemediğini belirtmesi sebebiyle arabuluculuk aşamasının sona erdiğini, müvekkilinin söz konusu kaza dolayısı ile işgücü kaybından doğan daimi sakatlık tazminatını ve geçici iş göremezlik tazminatını alabilmesi için işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu açıklayarak davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan 3.200,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, toplamda 3.300,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.ISLAH : Davacı vekili 06.02.2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatını 360.000,00 TL'ye ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi davanın açılmasına da sebebiyet vermediğini, hak sahibinin öncelikle sigorta şirketine başvurmak zorunda olduğunu, yine hak sahibinin sigortaya başvuru sırasında vermek zorunda olduğu belgeleri de sigorta şirketine vermek zorunda olduğunu, öncelikle dava şartı noksanlığı sebebi ile de davanın reddini talep ettiklerini, eksik belgeye rağmen dava şartının yerine getirilmiş olduğu kabul edilse bile müvekkilinin temerrüte düşmediğinin kabul edilmesi gerektiğini ve müvekkili aleyhine tazminat hesabı yapılırsa başvuru tarihinden itibaren faiz hesaplanması gerektiğini, 24.12.2018 tarihli kaza tespit tutanağında müvekkili kurum yönünden verilen kusuru kabul etmediklerini, kusur yönünden Adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle ve kusurla ilgili itirazlarını tekrarlamakla beraber, müvekkili şirkete sigorta poliçesi ile bağlı aracın kusurlu olduğunun tespiti halinde tazminat hesabı için davacının gerçek gelirinin tespiti gerektiğini, tüm itirazları saklı kalmak kaydıyla; davacının kaza sebebi ile ve kalıcı arazları, özürlülük durumlarının mevcut olmadığını, dosyaya özürlülük oranını gösterir bir rapor sunulmadığını, davacılar tarafından alınmış bir sağlık kurulu raporunun mevcut olmadığını eksik başvuru ve eksik evraklar sebebiyle davanın reddine, neticeten davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 360.000,00-TL sürekli iş göremezlik talebinin dava tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının poliçe limiti tüketildiğinden reddine karar verildiği görüldü.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınmış maluliyet raporunun dikkate alınmasının mümkün olmadığını, dosyanın itirazları doğrultusunda adli tıp kurumuna gönderilerek mevcut özürlülük durumunda kendi kusurunun da göz önünde bulundurularak bir oran tayin edilmesi gerekirken bu itirazlarının görmezden gelinerek hüküm tesis edilmiş olduğunu ayrıca 23.06.2023-... karar nolu Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu raporu içeriği ile sabit olduğu üzere olay tarihli grafilerin Adli Tıp Kurumu tarafından istenmiş olduğu; ancak bu grafilerin dosyada bulunamadığı, mevcut belgelere göre bu grafiler gelmeden engellik oranı tespiti yapıldığının açık olduğunu, bu haliyle gerek hesap raporu gerekse hükmün eksiklikler içeren maluliyet raporu doğrultusunda verilmiş olduğundan karara itiraz ettiklerini, KTK yönetmeliği uyarınca sigortalı ... plakalı araç sürücüsü için atfı kabil kusur bulunmadığını, ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, buna rağmen raporda davalı sürücüye denetime açık olmayan şekilde sadece %25 oranında tali kusur verilmiş olmasını kabul etmediklerini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, hükme esas hesap bilirkişi raporunda bir yılın 365 gün kabul edilerek hesaplama yapıldığını ancak yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda bir yılın 360 gün kabul edilerek hesap yapılmasının gerektiğini, rapora itiraz ettiklerini ayrıca bu yöndeki kök rapora yaptıkları itirazların ek rapor ile karşılanmadığını, hesaplama yönteminin de hatalı olduğunu, mahkemece SGK'dan tedavi gideri, geçici iş göremezlik ödeneği ya da peşin sermaye değeri alınıp alınmadığı sorulmadan karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen kararı davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;Somut olayda, █████/2018 günü saat 21.10 sıralarında ... Caddesi üzerinde doğu istikametinden batı istikametine seyir halinde olan davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin ön kısmının dönel kavşak mahallinde gidiş istikametine göre sağ tarafından, ... Caddesi üzerinden kavşağa giren sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sol arka yan kısmıyla çarpışması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir.Dosya tümüyle incelendi; ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ Soruşturma sayılı dosya evrak sureti içeriği, trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporu içeriği, tüm beyanlar, mevcut verilere göre; dava dışı sürücü ... olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, levha durumunu dikkate alarak dönel kavşak mahallinde sol tarafından gelen motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip sevk ve idaresindeki otomobilin sol tarafından gelen motosikletle çarpıştığı olayda %75 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ... meskun mahalde seyrini kavşaktan geçiş yaptığını dikkate alarak sürdürmesi, sağ tarafından kavşağa giren araç nedeniyle etkili fren ve manevra tedbiri alması gerekirken etkili tedbir almayıp sevk ve idaresindeki motosikletin sağ tarafından gelen otomobille çarpıştığı olayda %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre █████/2015 ile █████/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. Mahkemesinde hükme esas alınan 23.06.2023 tarihli ATK maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 16.03.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %7 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Dosya kapsamında bulunan kolluk kuvvetlerince düzenlenmiş kaza tespit tutanağı incelendiğinde, motosiklet sürücüsü davacının kaza sırasında motosiklet kullanımı için gerekli ve zorunlu koruyucu tertibat olan kask kullanmadığı belirsizdir. Davacının sürücünün maluliyetininsağ ayak bileği bölgesine bağlı oluştuğu, davacının kask ve koruyucu ekipman takmadığını, bu nedenle zararın oluşmasında kendisinin kusurlu olduğunu belirtmiş ise de, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150/1-a bendi gereğince motosiklet sürücü ve yolcularının koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken, yönetmelikte dizlik veya koruyucu tertibat takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Davacının yaralanmasının sağ ayak bileği oluştuğu, buna bağlı olarak kask takılı olmaması oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadağı, Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği gereğince koruyucu ekipman olarak takılması zorunlu olan ekipmanın kask olması gerektiği, davacının maluliyetinin kafa bölgesinde oluşmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı görülmemiştir.Davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve █████████ Esas, ███████ Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ██████████ esas ve █████████ karar sayılı █████/2022 günlü kararı) İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 26.01.2024 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “…TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin….” tespitlerile hükme en yakın tarihi olan 2024 yılı asgari ücret verileri kullanılmak sureti ile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ile ayrıca progresif rant yöntemi ve bu yöntem üzerinden belirlenen yıl hesabı dikkate alınarak uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinaf haklı görülmemiştir.Davalı vekilinin SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;Her ne kadar davalı vekili , ilk derece Mahkemesince Sosyal Güvenlik Kurumundan tedavi gideri, geçici iş göremezlik ödeneği ya da peşin sermaye değeri alınıp alınmadığı sorulmadan karar verildiğini belirmiş ise de; davacının geçici işgörmezlik talebinin reddine karar verildiği, tedavi gideri talebinin bulunmadığı ve yine UYAP ortamından alınana SGK kayıtlarından kaza sırasında çırak olarak çalıştığı da dikkate alındığında bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi ara kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 24.591,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 6.148,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 18.443,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi ve Anayasa Mahkemesinin ███████ esas ve ███████ karar sayılı ilamı gereği; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 16.06.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır