Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, kesinleşen kadastro tespiti sonrası on yıllık hak düşürücü süre engeli.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemli bu uyuşmazlıkta, kadastro tespitinde hazine adına kesinleşen bir taşınmazın, davacı ve davalının da taraf olduğu önceki bir dava sonucunda davalı adına tescil edilmesine rağmen davacının fiili zilyetliği iddiasıyla tapu kaydının iptalini ve kendi adına tescilini talep ettiği; ilk derece mahkemesi, önceki hükmün kesin hüküm niteliğinde olmadığına ve davacının zilyetliğine dayanarak davanın kabulüne karar vermişken, bölge adliye mahkemesi, davacının kadastro öncesi hakka dayanmasının, 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dava açılış tarihinde geçmiş olması nedeniyle mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucunda, ... ili, ... ilçesi,... Mahallesindeki kök 1 02... parsel sayılı taşınmazın 68.822,60 metrekare yüzölçümüyle fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, askı ilân süresinde itiraz edilmemesi üzerine tespitin 25.01.2005 tarihinde kesinleşerek Hazine adına tescil edildiği, davacı ... ve arkadaşları tarafından Hazine aleyhine kök 1 02... parsel, 1 02... parsel ve 1 05... parsel hakkındaki muhtelif kısımlar hakkında kadastro öncesi tapu kayıtları,eklemeli kazandırıcı zamanaşımı ve taksim sebeplerine dayalı olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esasına kayden dava açıldığı, davalı...'in ███████ E. sayılı davaya müdahil olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E., ████████ K. sayılı kararıyla; kök 1 02... parsel, 1 02... parsel ve 1 05... parsel hakkındaki muhtelif kısımlar üzerinde davacı ... ve arkadaşları ile müdahil...'in davalarının kabulüne, 1 02... ve 1 05... parseldeki dava konusu kısımların 09.12.2013 tarihli fen bilirkişisi krokisinde, kök 4 praselin 30.04.2014 tarihli fen bilirkişisi krokisinde gösterilen kısımlarının Hazine adına tespitinin iptali ile ilgili davacı ve müdahiller adına tesciline, 30.04.2014 tarihli fen bilirkişisi krokisinde 4-I rumuzlu 4.531,45 metrekarelik alanın müdahil... (eldeki davada davalı) adına tesciline karar verildiği, hükmün 20.08.2014 tarihinde davacı ... ve arkadaşları vekili Avukat ... ...a tebliğ edildiği halde temyiz etmediği, davalı Hazine'nin temyiz ve karar düzeltme başvuruları üzerine hükmün derecattan geçerek 24.05.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen hükmün 13.07.2017 tarihinde tapuda infaz edilmesiyle kök 4 parselde 30.04.2014 tarihli fen bilirkişisi krokisinde 4-I rumuzuyla gösterilen alanın (eldeki davada dava konusu olan) 1 02... parsel sayısıyla davalı... adına tescil edildiği, davacı ... vekilinin kök 4 parseldeki 4-I rumuzlu (eldeki dava konusu 1 02... parsel) alanın kendi adına tescili gerektiğine dair tavzih talebinin de Mahkemenin 30.06.2017 tarihli ve ███████ E. sayılı ek karar ile reddedildiği, bu ek kararın da derecattan geçerek 14.2.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacı; dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın uzun yıllar boyunca ataları ve kendisinin zilyetliğinde bulunan fındık bahçesi olduğunu, atalarının mezarlarının burada yer aldığını, ancak kadastro sırasında hatayla Hazine adına tespit edilen kök 4 parsel içinde kaldığını, kök 4 parsel içindeki farklı yerlerinin adlarına tescili için ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esasına kayden açtıkları dava sonucunda hükme esas alınan fen krokisinde 1 02... parseli oluşturan 4-I harfli kısmın zilyedi olarak kendi adı yazdığı halde hüküm fıkrasında 4-I harfli kısmın (şimdiki 1 02... parselin) davalı ... adına tescil edildiğini, tescilin yolsuz olduğunu 1 02... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.Davalı; dava konusu taşınmazı 08.04.1965 tarihli ve 35 sıralı tapu kaydı ile babası ... adına tescilli olduğunu, sonradan irsen intikâl, fiili ve rızai taksimler sonucu kendisine isabet ettiğini, zira ███████ E. sayılı davada verilen ve derecattan geçerek kesinleşen hükme istinaden kendi adına tescil edildiğini, kesin hüküm bulunduğunu, tapulu taşınmazlar üzerinde zilyetliğe ve kadastro öncesi nedenlere dayanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; eldeki dava ile ███████ E, ████████ K. sayılı hükmün talep sonucu ve hüküm fıkrası aynı olmadığından kesin hüküm bulunmadığı, dava konusu taşınmazın evvelinde davacının murisleri, sonrasında davacı tarafından kullanıldığı, davacının ailesine ait mezarlıkların bulunduğu, davalı ve murislerinin kullanımı bulunmadığı, önceki ███████ E. sayılı dosyada tarafların aynı hudutlu tapu kaydına dayandıkları ve davalı ...'in o davada 4-H rumuzlu kısmı talep ettiği, her iki dava dosyasındaki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmazı davacının kullandığı, önceki tespitin hatalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davalının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın geldisi olan kök 1 02... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında Hazine adına tespit edildiği askı ilan süresi içinde itiraz edilmeyen tespitin 25.01.2005 tarihinde kesinleştiği, davacının kadastro öncesi hakka dayandığı, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi uyarınca dava tarihi olan 07.04.2022 tarihinde on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere, özellikle de davacının kadastro öncesine dayalı iddiaları bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun anlaşılmasına, eldeki dava konusu taşınmazın hükmen davalı ... adına tesciline dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E., ████████ K. sayılı kararının da davacı ... vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği hâlde temyiz edilmediği, hükmün Hazine'nin temyiz ve karar düzeltme istemlerinin reddi üzerine kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.