İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilen ticari satıştan kaynaklı itirazın iptali davası istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Bir ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, davacı şirketin şeker, çikolata gibi ürünlerin bedelini ödemeyen davalı perakendeciye karşı başlattığı icra takibine davalının borcu olmadığı yönündeki itirazı üzerine takibin durması sonucu dava açılmış, davalının tacir olmadığını iddia ederek görev itirazında bulunmasına ve borcu reddetmesine karşın, ilk derece mahkemesi tarafından davacının arabuluculuğa başvurmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesi üzerine, davacının arabuluculuk anlaşmama tutanağını sunduğunu ve kararın hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurulmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, şeker, çikolata vb. gıda maddelerinin satışı alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ..., şeker, çikolata bayram şekeri vb. ürünlerin perakende satışını yaptığını, tarafların her ikisi de tacir olup aralarında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalının, müvekkil şirketten, muhtelif zamanlarda kiloluk; şeker çikolata, draje vb. gıda maddeleri satın aldığını, bu doğrultuda müvekkili şirketçe fatura ve irsaliye evrakları düzenlendiğini, davalı tarafından da bu evraklara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, taraflar arasındaki ticaretten kaynaklı olarak davalı borçlunun 90.653,65TL borcu olduğunu, şimdilik dava değerini 34.998,46 olarak tuttuklarını, davalının müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, bu sebeple davacının alacağına kavuşmak amacıyla davalı aleyhine .... İcra Dairesi ... esas sayılı icra takibi başlattığını, davalı borçlunun borcu olmadığı yönündeki itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalının yüksek cirolar yaptığı, esnaf olarak kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeple davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, dosyaya sunulan tüm belgelerden davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğunu, davalı borçlunun borçtan kaçmak için takibe itiraz ettiğini bu sebeplerle davalı borçlunun, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden, ilgili icra takibindeki asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, huzurdaki itirazın iptali davasında, arabuluculuk dava şartı olduğundan taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, arabuluculukta anlaşamama yönündeki sonuç tutanağını ekte sunduklarını beyan ederek itirazın iptalini, takibin devamını ve borçlu aleyhine icra inkar tazminatını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davada tüm alacak kalemleri bakımından hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, icra takibi ile itirazın iptali birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğundan borcun nedeni olarak cari hesap ilişkisi gösterildiğinden taraflar arasında herhangi bir hesap ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, ayrıca müvekkilini tacir olmadığı, esnaf olduğunu bu bağlamda Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu nedeniyle davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...HMK'nın 115/1 maddesine göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırabilir, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. HMK' nın 115/2 maddesine göre ise mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle HMK md. 115/2 uyarınca usulden reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde arabuluculukta anlaşmama tutanağının aslının sunulduğunu, yerel mahkeme hakimi tarafından dava dilekçesinin incelenmediğini, hukuksuz kararın, yargılamanın uzamasına neden olduğunu, ayrıca davacının alacaklarına kavuşmasını da geciktirdiğini, dava dilekçesi ve ekleri okunmadan karar verilmesinin aylarca sürecek bir istinaf incelemesine sebebiyet verdiğini, bu durumun hem davacıyı mağdur ettiğini hem de hukuk sistemine gereksiz şekilde yük olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, dosyanın kararı veren mahkemeye tevdine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, cari (açık )hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece davanın arabulucuya başvurma dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ve karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.7155 sayılı Yasanın 20. maddesi ile 6100 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenmiştir.7155 sayılı Yasanın 23. maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesinde ise; davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda dava açılırken davacı vekili dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının suretinin dosyaya sunduğu gibi uyapta dava dilekçesi eki olarak arabulucu tarafından e imza ile imzalanmış arabuluculuk son tutanağını da eklendiği görülmüştür. Bu hale göre mahkemece arabuluculuk son tutanağının UYAP sisteminde kayıtlı asılı bulunduğu gözetilerek yargılamaya devam olunarak taraf delilleri toplanıp davanın esasının incelenmesi gerekirken tensip zaptında 7155 Sayılı Yasanın 23. maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca usulüne uygun süre de verilmeden yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-4maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarıncakesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026