İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde lüks erkek giyim markasının taklit ürünlerle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, maddi, manevi, itibar tazminatı davası.
Özet: Lüks erkek giyim sektöründe tanınmış bir markanın sahibi şirket, markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek, müvekkiline ait marka ve tasarımları izinsiz kullanarak taklit ürün satan bir davalıya karşı dava açmıştır; bu dava kapsamında marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi, manevi ve itibar tazminatı talep edilmiş olup, davalı ise ürün miktarının sınırlı olduğunu ve davacının tanınmış marka niteliğinde olmadığını savunurken, bilirkişi raporları davalının kullanımlarının davacı markalarıyla aynı veya ayırt edilemez nitelikte olduğunu ve markanın itibarına zarar verme potansiyelini teyit etmiş, ancak davalının mali kayıtları sunmaması nedeniyle maddi tazminat hesabında zorluklar yaşandığını belirtmiştir.

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA :Marka hakkına tecavüzün haksız rekabetin önlenmesi,maddi,manevi,itibar tazminatıDAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka hakkına tecavüzün haksız rekabetin tespiti, önlenmesi,maddi,manevi,itibar tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin “...” markası altında uzun yıllardır lüks erkek giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, markanın gerek yurt dışında gerekse Türkiye’de tanınmış ve itibarlı hale geldiğini, müvekkiline ait marka, logo, ... tescilli olduğunu ,davalının, izinsiz olarak müvekkiline ait marka, logo ve tasarımları birebir veya ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde kullanarak taklit ürünlerin ticaretini yaptığını, ... 4. FSSHM’nin ... D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da “...”, “...” ibareleri, kartal logosu ve şekil markalarının hukuka aykırı şekilde kullanıldığının tespit edildiğini , Davalının “...” ve “...” adlı ...ram hesapları üzerinden taklit ürün satışı yaparak müvekkilinin marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, haksız rekabete sebebiyet verdiğini, bu nedenle Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesine, şimdilik 1000 TL maddi( Davacı vekili 2.2.2026 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 463.037,13 TL olarak talep etmiştir. )1.000.000 TL manevi, 1000 TL itibar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen ürün miktarının oldukça sınırlı olduğunu, davacının talep ettiği düzeyde bir zararın ve tazminatı gerektirir bir durumun bulunmadığını, özellikle manevi tazminat talebinin davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak nitelikte olduğunu , “...” markasının Türkiye’de tanınmış marka niteliğinde olmadığını, bu nedenle davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğundan söz edilemeyeceğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava konusu uyuşmazlık; Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, şimdilik 1000 TL maddi, 1.000.000 TL manevi, 1000 TL itibar tazminatına hükmedilmesi taleplidir.Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 29.5.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu kullanımların davacının TPMK nezdinde tescilli markaları ile aynı veya ayırt edilemeyecek nitelikte olduğu, Davacının markalarının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edilmesi, itibarına zarar verilmesi veya ayırt edici karakterini zedelenmesinin söz konusu olabileceğini, davalı taraf Mali defterleri Bilirkişi heyetine sunmadığından defterler üzerinde inceleme yapılamadığı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Mali Bilirkişi İsmail Yeksan tarafından düzenlenen 4/███████ tarihli raporunda özetle; Davaya konu kullanımların davacının TPMK nezdinde tescilli markaları ile aynı veya ayırt edilemeyecek nitelikte olduğu, davacının markalarının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edilmesi, itibarına zarar verilmesi veya ayırt edici karakterini zedelenmesinin söz konusu olabileceği, davalı taraf mali defterleri, satış faturalarını ve resmi belgeleri mahkemeye sunacağını beyan etmesine rağmen sunmadığını, davalının Bağlı Olduğu V.D müzekkere ile talep ettiği gerek BS gerekse Kurumlar vergisi beyannamelerinde dava konusu marka ile yapılan hasılatın tespitinin imkansız olduğunu, mahkememizin vereceği kararda yardımcı olması adına davalının tüm satışlardan elde ettiği 2021 yılı karının 454.140,56 TL 2022 yılı karının 202.889,81 TL olduğu Maddi Tazminat açısından takdirin mahkememizde olduğunu, davacının Tekstil sektöründe minimum üretim ve satış üzerinden Tazminat talebi hususunun hesaplanabilmesi için raporlarında detaylıca açıklandığı üzere Değişik İş dosyasında yapılan tespitler neticesinde sektör bilirkişinin hangi üründen kaç beden, kaç renk ve 1 adet ürünün piyasada kaç TL satılabileceği yönünde vereceği tutarlar üzerinden hesaplamanın yapılabileceği, yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli Ek Raporda özetle; Davaya konu kullanımların davacının TPMK nezdinde tescilli markaları ile aynı veya ayırt edilemeyecek nitelikte olduğu, davacının markalarının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edilmesi, itibarına zarar verilmesi veya ayırt edici karakterini zedelenmesinin söz konusu olabileceği Davalı taraf Mali defterleri üzerinde yapılan mali incelemede dava konusu markaya kullandığına dair ve dava konusu marka ile yapılan satışlarının tespitinin imkansız olduğunu, davalının gelir tablosunda ve defterlerinde yapılan satışların tamamının dava konusu marka altında satış yaptığı yönünde karar vermesi durumunda 2022 yılı karının 202.889,81 TL olduğu, tekstil sektöründe asgari üretim esaslarına göre davalının ..., ... ve ... tespiti yapılan ürünler için adetler belirlenmiş fakat bu ürünlerin satış fiyatlarının bilinemediğinden tazminat hesabının yapılmasının imkansız olduğu, maddi ve manevi tazminat açısından takdirin mahkememizde olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli Ek Raporlarında özetle; Davaya konu kullanımların davacının TPMK nezdinde tescilli markaları ile aynı veya ayırt edilemeyecek nitelikte olduğu, Davacının markalarının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edilmesi, itibarına zarar verilmesi veya ayırt edici karakterini zedelenmesinin söz konusu olabileceğini, davalı taraf Mali defterleri üzerinde yapılan mali incelemede dava konusu markaya kullandığına dair ve dava konusu marka ile yapılan satışlarının tespitinin imkansız olduğunu, Tekstil sektöründe asgari üretim esaslarına göre, 463.037,13 TL tazminat hesap edildiğini, talep olunan itibar kaybı tazminatı yönünden hesaplama yapmaya elverişli dosyada veri olmadığını, manevi tazminat yönünden takdir ve değerlendirmenin mahkememizde olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Heyete ayakkabı tasarımcı bilirkişi ... eklenerek alınan █████/2025 tarihli Ek Raporlarında özetle; Ayakkabı sektörü değerlendirmesi sonucunda, marka hakkına tecavüz niteliğindeki fiiller nedeniyle davalının, 6769 sayılı SMK’nın 151. maddesi uyarınca yaklaşık 512.000 TL tutarında kazanç elde etmiş olabileceğini, davalı defterlerindeki tüm satışlara ait karlılık oranına göre 499.105,28 TL kazanç elde etmiş olabileceğini, sektör ve mali defter hesaplamalarında yapılan tazminat seçiminin takdirinin mahkememizde olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Türk Patent Ve Marka Kurumu’dan celp edilen marka tescil belgeleri incelendiğinde; Davacı adına tescilli ... sayılı "..." markasının ... sınıfta yer alan giyim eşyaları, ayakkabı, terlik, çizme, kemer, kravat, gömlek, kazak, pantolon, etek, fular ve palto/manto emtiaları bakımından 5.7.1996 tarihinde tescil edildiği, Davacı adına tescilli ... sayılı "..." markasının ...sınıflarda 28.11.2001 tarihinde tescilli olduğu, marka korumasının ilgili sınıflardaki ürünleri kapsadığı ,Davacı adına tescilli ... sayılı "..." markasının ... sınıflarda 5.8.2013 tarihinde tescilli olduğu, aynı zamanda u.tescilsınıfında ... nolu ile ticaret –hizmet sınıfında tescilli olduğu, Davacı adına tescilli ... sayılı "..." markasının .... sınıflarda 7.9.2017 tarihinde tescilli olduğu, özellikle giyim ürünleri ile bunların satış ve pazarlama hizmetleri bakımından koruma sağladığı,u.arası tescilin ... no ile ticaret –hizmet sınıfında tescilli olduğu anlaşılmıştır.Marka Hakkına Tecavüz ve İlkelerBir markanın sahibinin izni olmadan, başkası tarafından 6769 sayılı SMK’nın 7. maddesinin 2. fıkrasının a, b ve c bentlerinde ve 3. Madde öngörülen şekilde kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Zira SMK’nın 29. Maddesinde maddesin de tecavüz, 7. maddenin ihlâli olarak ifade edilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 7/3. maddesinde : tescilli markanın mal veya ambalajı üzerine konulması; markayı taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi; işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi; işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması; işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması; işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması; işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir.Hükmün marka sahibine sağladığı yasaklama yetkisi sadece 7/3 hükmünde sayılan hallere münhasır değildir. 6769 sayılı SMK tarafından, tescilli bir markanın ticaret hayatında kullanımı genel olarak hukuka aykırı kabul edilmiş bulunduğundan, tescilli bir markanın aynısı veya benzerinin başka bir kişi tarafından izinsiz olarak ticari yaşamda kullanılması genel olarak yasaklanmıştır.Hakkın mutlak karakterli olması sebebiyle marka sahibinin yapılmasının önlenmesini talep edebileceği 6769 sayılı SMK'nm 7. maddesinde yazılı eylemleri gerçekleştirenin gerçek veya tüzel kişi olması yahut özel hukuk veya kamu tüzel kişisi olması arasında fark bulunmamaktadır.6769 sayılı SMK’nın 7/2,b hükmü uyarınca, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Hüküm kapsamında ihlal eyleminin oluşabilmesi için markaların aynı veya benzer olması; ürün ve hizmetlerin aynı veya benzer olması ve tescilli markanın ayırt edicilik seviyesinin, markaların ortalama tüketicilerde bıraktığı genel izlenim itibariyle ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalini doğuracak düzeyde bulunması gerekir. Somut olayda ise marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği hususu hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları ile sabittir.6769 sayılı SMK'nun 149.maddesi; "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." hükmü amirdir.6769 sayılı SMK'nun 151.maddesine göre; "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.Davacı yan tazminat istemini SMK 151/2-b kapsımda; Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre talep etmiştir. Toplanan deliller , HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları, talep artırım dilekçesi, harç makbuzu, marka tescil belgesi, cirolar,değişik iş dosyası kapsamında alınan rapor , bir bütün olarak incelendiğinde; ... 4.FSSHM’nin ... diş sayılı dosyasında 17.5.2022 tarihinde düzenlenen raporda özetle: Tespit İsteyen Taraf ... adına, Şirketin marka ismi, logoları, sembolleri ve tasarımları (... isim damgası, ..., belirli desen ve tasarımlar) hem İtalya hem de Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisinde (EUIPO) tescilli ve koruma altında bulunduğu, Tespit Isteyen taraf Dilekçesi Ekinde sunulan Tescil Tablosu ve Belgeler, İtalyanca olduğundan ilgili Marka İbareli Yazılar ve Marka Şekillerinin Raporun Syf.3'de yer aları Tablo, Referans alınarak Marka İsim ve Şekil Tanım olarak kullanıldığını, ...(...) ... Logosu Şekil (... ve...) .... Marka Şekli (...) 26.04.2022 tarihinde; Aleyhine Tespit İstenen Karşı Taraf...ŞTİ. "nin ; ...adresinde gerçekleşen Keşifte; a) Tespit edilen Tescilli Markanın kullanıldığı/yer aldığı 14 farklı Model Deri Mont, 24 farklı Desenli Erkek Gömlek, 10 farklı Modelde Gömlek-Pantolon Takım, 10 Farklı Madei T-Shirt ve 1 adet Şapka Tekstil Ürünleri tespit edilmiş, İncelenmek ilgili Ürünler ve Markaların Kullanımı/konumları ile ilgili fotoğraflar çekildiğini, Aleyhine Tespit İstenen Karşı Taraf Şirket Yetkilisi ... (T.C. ...); “Ürünler bize ait değil, ... ve ... Firmaları konsiniye olarak birakiyor. İlgili ... daki tüm ürünler tek yer almaktadır. Konsinye ürünler şirket sahibimiz ... nin bilgisi dışında müdür olarak şahsımca bulundurulmaktadır. İlgili tespit konusu ürünler Marka ...'nin yer aldığı kazanılan kar ve zarar ... olarak şahsıma aittir.” olarak beyan ettiğini, Aleyhine Tespit Istenen Karşı Tarafa ait ... Mağazasında bulunan ; 14 çeşit Deri Mont Modelin üzerinde yer alan; Yakaiçi Etiket, Fermuar Metal Başlık, Karton Etiket, Cep Kapak Rozet, Göğüs Üzeri Arma Logo, Sırt üzeri Metal Rozet, Seri Modüler Logo Bakılı İç Astar Kumaş, İç Ürün Bilgi Etiket üzerlerinde kullanılan/yer alan Tespit isteyen Tarafa ait Raporlarının 5 ve 6. Sayfalarında verilen ; « “...” Logo Baskılı Etiketli 24 çeşit/Farklı Renk Erkek Gömlek tespit edildiğini, Gömleklerde Yaka içi “...” Logolu Bez Etiket ve Katlanmış Gömlek üzeri — “...” İbareli Seri Yazı baskılı Kurdele ile sarıldığını," 10 adet Farklı Model Gömlek - Pantolorı Takım buluna: ünlerde; Yakalçi Etiket, Fermuar Metal Başlık, Karton Etiket, Cep Kapak Rozet, Göğüs Üzeri Arma Logo, Sırt üzeri Metal Rozet, Pantolor içi Bez Etiket, Pantalon arkası Deri Etiket, İç Ürün Bilgi Etiket üzerlerinde kullarılan/yer alan Tespit İsteyen Tarafa ait Raporlarının 8. Ve 9. Sayfasında verilen ; " 10 adet Farklı Model T-Shirt ürünlerde; Yakaiçi “...” Logolu Bez Etiket, “...” Logolu ve “...” Logolu Karton Etiket, “...” Logolu Göğüs üzeri Arma Logo ve Metal Rozet bulunduğu, kullanılan/yer alan Tespit Isteyen Tarafa ait Raporlarının 10. Sayfasında verilen ; “...” Logo ve İbareli Yazı Baskılr 2 »det Şapka, Kutusu ile “...” ... üzerinde monteli olduğu tespit edildiğini, Tespit Isteyen Tarafa ait İlgili Tescilli (A) ... Logo, (8) ... Logo, (D) ...ve ... Logolara yönelik Aleyhine Tespit Istenen Karşı Tarafça, tüketici nezdinde iltibas Yaratacak düzeyde kullanıldığı, marka hakkına ihlal edici şekilde ve haksız rekabet hükümlerine aykırı olarak Tecavüz ve İhlal şartlarının oluştuğunu, 26.04.2022 tarihinde; Aleyhine Tespit İstenen Karşı Taraf .... LTD.ŞTİ. nin; ... adresinde gerçekleşen 2. Keşifte; a) Tespit edilen Tescilli Markanın kullanıldığı/yer aldığı 1 adet 8 adet .... tespit edilmiş, İncelenme Kullanımı/konumları ile ilgili fotoğraflar çekildiğini, Aleyhine Tespit İstenen Karşı Taraf Şirket Yetkilisi ... (T.C, ...); “Keşif sırasında ürün/mekan /çalışan/müşterilere herhangi zarar verilmediğini, Avukat ... desteği iştiraki ile keşife yardımcı olunduğunu, Keşifte tespit edilen 8 adet T-Shirt Penye şirket sahibim ... nn bilgisi dışında müdür olarak şahsında bulundurulmakta olduğunu, Aleyhine Tespit Istenen Karşı Tarafa ait ... Mağazasında bulunan ; Farklı Renk Armonisindeki T-Shirt ürünlerde; Yakaiçi “...” Logolu Bez Etiket, “...” Logalu ve “...” Logolu Karton Etiket, ...” Logolu Göğüs üzeri Arma Logo bulunduğu, kullanılan/yer alan Tespit Isteyen Tarafa ait ilgili Tescillere yönelik Karşı Tarafın, Tecavüz ve İhlali tespit edildiğini, Pantolon Takım ve ilgili Ürünler ve Markaların 1 adet Gömlek - Pantolon Takım bulunan üründe; Yakaiçi Çin Nakış İşleme “...” Logolu Marka Etiket, Fermuar Metal Başlıkda “...” Logo, “...” Logolu ve “...” Logolu Karton Etiket, Göğüs Üzeri Arma Logo, Pantolon içi Bez Etiket, Pantolon Arka 2 Cepte Fermuar Metal Başlıkda “...” Logo ve Fermuarlı Her Iki Cep üzeri Çin Nakış İşleme İç Ürün Bilgi Etiket üzerlerinde kullanılan/yer alan Tespit Isteyen Tarafa ait Ilgili Tescillere yönelik Karşı Tarafın, Tecavüz ve İhlali tespit edildiğini, Reyonlardaki Standlarda sergilenen Mant/Gömlek/T-Shirtlarda, “....” Logosunu yer aldığı Plastik Askılar kullanıldığı tespit edildiğini, Tespit Isteyen Tarafa ait İlgili Tescilli (A) ... Logo, (8) ... Başlı Logo, (D) ...Logolara yönelik Aleyhine Tespit İstenen Karşı Tarafça, tüketici nezdinde iltibas yaratacak düzeyde kullanıldığı, marka hakkına ihlal edici şekilde ve haksız rekabet hükümlerine aykırı olarak Tecavüz ve İhlal şartlarının oluştuğu ,Aleyhine Tespit Istenen Karşı Tarafa ait ...' ve '...' isimli .... Sayfalarında yer alan Tekstil ürün görsellerine yönelik, Raporlarının 4. Sayfasındaki inceleme sonucu tespit edilen 4 farklı model Ayakkabı, 1 adet Şapka, 1 adet T-Shirt ve 2 farklı model Mont üzerinde, Tespit Isteyen Tarafa ait Tescilli Markaların yer aldığı Yakaiçi Etiket, Fermuar Metal Başlık, Karton Etiket, Göğüs üzeri Arma Logo, Sırt üzeri Metal Rozet, Şapka ve Ayakkabı üzeri Metal Rozet, Ayakkabı/Şapka Kutusu Üüzeri Basılı Logo kullanıldığı görülmüş ve Tespit İsteyen Tarafa ait ilgili Tesciller (A) ....Logo, (B) ... Başlı Logo ve (G) ...Logolara yönelik Aleyhine Tespit Istenen Karşı Tarafça, tüketici nezdinde iltibas yaratacak düzeyde kullanıldığı, marka hakkına ihlal edici şekilde ve haksız rekabet hükümlerine aykırı olarak tecavüz ve ihlal şartlarının oluştuğu tespit edildiği bildirilmiştir.Davacı adına tescilli markanın aynısının birebir ticari amaçlı olarak davalı tarafından ticari amaçlı olarak işyerinde bulundurduğu, satışa sunduğu, davacının tescilinin 18,25.sınıflara ilişkin olup, davalının yasal bir izin ile kullanımda bulunduğuna dair delil sunmadığı, Davaya konu kullanımların davacının TPMK nezdinde tescilli markaları ile aynı veya ayırt edilemeyecek nitelikte olduğu, davacının marka hakkının ihlal edildiği,eylemin haksız rekabete neden olduğu gözetilerek Davalının davacıya ait marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi gerekmiştir.Davacı yan tazminat istemini SMK 151/2-b kapsamında talep etmiştir. 6769 sayılı SMK’nın m.151/2. Madde gerekçesinde “Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen hesaplama metotları arasına, önceki düzenlemelerde yer alan “hakkın kullanılması ile” ibareleri alınmamıştır. Önceki düzenlemede, tecavüz suretiyle yapılan satışlardan elde edilen kazanca, markanın katkısı oranında tazminata hükmedilmekte ve bu durum, oldukça düşük tazminatlara hükmedilmesine yol açmaktaydı. Türk Ticaret Kanununun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin, tecavüz edilerek elde edilen net kazancın hak sahibine verilmesini sağlayacak şekilde düzenleme getirmesi nedeniyle uygulamada sınai mülkiyet hakkı sahipleri, sınai mülkiyet hakkı koruması yerine haksız rekabet korumasını tercih etmekteydi. “Hakkın kullanılması ile” ibaresine metinde yer verilmeyerek hüküm, Türk Ticaret Kanunu ile uyumlu şekilde düzenlenmiş, metinden “tecavüz suretiyle elde edilen gelire sadece sınai mülkiyet hakkının sağladığı katkı” anlamının çıkmaması gerektiği düşünülmüş, ayrıca AB direktifinde de “hakkın kullanılması ile” ibaresine karşılık gelecek ifade bulunmadığı gözetilerek anılan ibarelere fıkrada yer verilmemiştir. Yapılan düzenleme ile davaların ve tazminat sorumluluğunun daha etkin hale getirilmesi amaçlanmıştır. Yine fıkranın (c) bendine göre yapılacak hesaplama sonucu hükmedilecek tazminatta dikkate alınacak kazancın “net kazanç” yani “kâr” olduğu vurgulanmıştır.” Yine gerekçede dikkat çeken diğer düzenleme ise ; SMK m.151/3. Madde düzenlemesi olup “Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.” hükmü de tazminat takdirde dikkate alınacak bir düzenlemedir. 6769 sayılı SMK’nın m.151/3 maddesinin gerekçesi ise” Önceki düzenlemelerde yer almamasına rağmen yoksun kalınan kazancın belirlenmesinde ihlalin nitelik ve boyutunun da dikkate alınması gerektiği düşünülmüş olup, maddenin üçüncü fıkrasında bu yönde düzenleme yapılmıştır.Bilirkişilerce yapılan incelemede ; tarafların mali kayıtları, ticari defter ve belgeleri incelenmiştir. Davalı yan iki ayrı adreste( osmanbey-laleli ve instagram hesaplarında) davacının marka hakkına tecavüz eder nitelikte ve çeşitlilikte ürün satmıştır. Dolayısıyla davalı tarafın defter ve belgelerine göre, davalının toptan satış yaptığı, perakende satışı olmadığı, davalıya ait satışların defterlerinde yurtiçi satışları olduğu, satış faturaları incelendiğinde aracı firmaya/ firmalara fatura düzenleyerek ihraç kayıtlı satışlar yaptığı, Değişik iş dosyası ile yapılan tespitte dava konusu markaya ait;... Mağazasında 14 çeşit deri mont, 24 adet farklı renk erkek gömlek, 10 adet farklı model Gömlek-pantolon takımı, 10 adet farklı model T-Shirt ve 1 adet şapka tespitinin yapıldığı,... Mağazasında 8 adet farklı renk T-Shirt, 1 adet gömlek pantolon ve reyonlarda sergilenen ürünlerde dava konusu markaya ait plastik askılar mevcut olduğu,...sayfalarında 4 adet farklı model Ayakkabı, 1 adet Şapka, 1 adet T.Shirt ve 2 farklı model Mont tespitlerinin yapıldığı, anlaşılmaktadır. Tekstil hazır giyim sektöründe ticari teamüllere göre, seri üretim esasına göre üretim yapılır. Firma kendisi de üretse, fasona da ürettirse parti siparişi ile seri üretim yapılmaktadır. Seri üretim için sipariş adedi ve beden dağılımı dikkate alınır. Ana maliyeti oluşturan kumaş maliyeti ve yanı sıra kesim işçiliği dikkate alınarak, kumaş firesini azaltmak için tüm bedenlerin bir arada olduğu şekilde kesim işlemi yapılır. Hazır giyim sektöründe kalıp hazırlama çalışmalarından sonra, kesim işlemi için, kesim parçalarının belirli bir uzunluktaki kumaş alanı içinde yerleşme planının yapılması işlemine pastal hazırlama denir. Tekstil sektör uygulamalarında, davaya konu olan deri mont ürün için, fasonüretiminde minimum adetler, üreticinin kapasitesine ve kullanılan deri türüne göre değişmektedir. Sektör bilirkişi tarafından ele geçen ürün çeşitlerine, ürünlerin üretimi, kumaş dikimlerinin niteliğine (örneğin deri kumaş)göre zahmetli ve maliyetli olanlar ile küçük ve orta ölçekli atölyelerde sektördeki uygulamaları denetime uygun şekilde açıkladıkları, örneğin ... Mağazasında (İ.4.FSHHM ... DİŞ raporunda tespit edilen) 10 adet farklı model Gömlek-pantolon takımı (takım elbise), ... mağazasında 1 adet Gömlek-pantolon takımı (takım elbise) için,Üretimde takım elbise için minimum üretim adedi, üreticinin kapasitesine, kullanılan kumaşın türüne ve işçiliğin detayına bağlı olduğunu, emsal hesaplama ve hesaplama rakamları; kumaş tipi, ürün tipi, işletme tipi, satış yapılan pazarın genişliği.. vb. özel koşullarda bu rakamların altında veya üstünde değerlendirilebileceğini, yine bu pazarda, piyasa ve firmanın koşullarına bağlı olarak, satış yapılan ürünlerde genellikle % 20- 30 kar oranları ile çalışıldığını, Davaya söz konusu olan ürün için ortalama olarak kar oranının % 25 olarak alınabileceğini, Tekstil prensipleri doğrultusunda, söz konusu işletmenin konumu, yapısı, benzer ürün satışı yapan ve benzer ölçekteki işletme yapıları karşılaştırması da yapılarak sektörel değerlendirmeye ulaşmaya çalıştıkları,Davalı defterlerinde dava konusu marka ile yapılan satışlar tespit edilemediğinden sektör bilirkişilerince değişik iş dosyasında tespit edilen ürünlerin Tekstil sektöründe asgari üretim esaslarına göre söz konusu ürünlerin minimum üretim adetlerin ortalaması tespit edilen ürünlere ait satış fiyat aralığının ortalama fiyatlarına göre keza davalıya ait kurumlar beyan eklerinden olan Gelir Tablosuna göre Davalının ortalama satış karı oranı bulunmuş, denetime uygun olarak tablolar halinde ürün adedi, ürün niteliği, birim ve toplam fiyatları, kar oranına göre davalının 25.sınıf tekstil ürünleri için( pantolon, deri mont, gömlek, tşirt, şapka) SMK 151/2-b bendine göre 463.037,13 TL tazminat ödemesi gerektiği anlaşılmış, davacı yan bu bedele göre talep artırım dilekçesi sunmuş, ancak ayakkabılar yönünden değer tespiti yapılmadığını bildirdiğinden son ek raporda karlılık oranına göre 499.105.28 TL kazanç elde ettiği bildirilmiştir. Huzurdaki davada hakkaniyetli bir tazminat hesabı yapılabilmesi için yoksun kalınan kazancın hesabında “marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre” tespit yapılması gereklidir. Ancak izinsiz bir marka kullanımı söz konusu olduğunda , tescilli ve koruma altındaki marka hakkı sahibinin maruz kaldığı zararın da adil bir biçimde denkleştirilmesi amaçlandığından ,zarar miktarı ticari defter ve belgelerde bir açıklık olmadığı takdirde dolaylı bir yoldan da belirlenebilmektedir. SMK 151/2-b kapsamındaki hesaplamalarda marka sahibinin değil, mütecavizin malvarlığında markanın haksız kullanımı sonucunda artış hesaba katılmaktadır. Başka bir deyişle mütecavizin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca ulaşabilmek için kazancın oluşumunda rol oynayan tecavüz konusu marka dışındaki bütün faktörlerin ayıklanması gereklidir. Buna göre doğmuş olan veya elde edilmiş bulunan tüm kazancın marka adı altında yapıldığının kabulü bazen hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabilir. SMK 151-2-b kapsamındaki tazminat hesaplarında mütecavizin ticari faaliyetinin boyutu , markayı taşıyan ürünlerden ne kadar sipariş alındığı, ne kadar üretim yapıldığı, ne kadar stok bulunduğu, ne kadar satış yapıldığı, satış fiyatının ve kâr marjının ne olduğu gibi hususlarda dikkate alınarak mütecavizin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanç belirlenmektedir.Zira davalının markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanç, mütecavizin tecavüz fiiliyle ortaya çıkan brüt kazancını değil, maliyetlerin elde edilen gelirden düşürülmesiyle kalan net kazancını ifade etmektedir. Ancak mütecavizin tecavüz fiilinin dışında başka hiçbir ürünü satmamış olması halinde dahi genel masraflar bir bütün olarak elde edilen gelirden mahsup edilmeyecek, sadece hammadde ve satış maliyetleri gibi işin doğası gereği oluşan giderler tecavüz yoluyla elde edilen gelirden mahsup edilecektir.Dolayısıyla huzurdaki davada alınan tüm raporlarda davalının ticari defter ve belgelerinden satış kodu, takibi, marka adı altında kestiği faturalar bulunmadığı için, değişik iş dosyasında ele geçen ürün çeşidi, miktarı, davalının toptan ürün satan bir firma olması, ayrıca şubesinin bulunması gibi kriterler ve tespit edilen ürünlerin Tekstil sektörü yönünden asgari üretim esasları , davalıya ait Gelir Tablosuna göre ortalama satış karı gözetildiğinde fiziken yapılan tespitte ise davalının ...sınıf tekstil ürünleri için( pantolon, deri mont, gömlek, tşirt, şapka) için 2 ayrı yerde aynı nitelikte ürün bulunduğundan SMK 151/2-b bendine göre 463.037,13 TL tazminat ödemesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekili de 463.037.13 TL ‘ye göre talep artırım dilekçesi sunmuş, ancak ayakkabılar yönünden değer tespiti yapılmadığını bildirerek ek rapor isteminde bulunmuştur.Ayakkabı sektör bilirkişisi ise son raporda karlılık oranına göre 499.105.28 TL kazanç elde edilebileceğini bildirilmiş, 1 ayakkabının 1280 TL den satıldığı varsayımı ile 800 adet üretim adedine göre, % 40 kar oranına göre genel işletme giderleri düşülmeden 499.105.28 TL kar elde edilebileceğini bildirmiştir. Dolayısıyla Marka hakkını ihlal nedeniyle davacının toplamda talep edebileceği tazminat 499.105.28 TL olarak hesap edilmişse de ; davacı vekilinin talep artırım dilekçesi ile bağlı kalınarak 463.037.13 - TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.Davacı yan itibar tazminatı da talep etmektedir. Ticari itibar tazminatı SMK m.150/2’de düzenlenmiştir: “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.” görüleceği üzere itibar tazminatı düzenlemesinde ne fiili zarar ne de yoksun kalınan kar söz konusudur. Öğretide itibar tazminatı hem maddi hem de manevi tazminat özelliği taşıdığı ve bu tazminat taleplerinin yanında istenebilen bir tazminat türü olduğu belirtilmiştir. Somut olay açısından SMK 150/2. Maddesi kapsamında “hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi” şartını sağlar nitelikte dosya kapsamında somut delil bulunmadığından ürünlerin bilinen mağazalarda( laleli-Osmanbey ve ınstagnam hesabında) toptan ticarete konu edildiği dolayısıyla “kötü şekilde kullanılması” veya “üretilmesi”, “bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi” yahut “uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi” tespit edilmediğinden İtibar tazminatının yasada ki şartlarının oluşmadığı gözetilerek bu tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan gerçek yada tüzel kişinin yaşadığı haksızlık karşısında zarara uğratan olay nedeniyle oluşan tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar dikkate alındığında tarafların mali verilerine göre ve günün ekonomik koşullarına göre takdiren 55.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan ilan isteminin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:-DAVANIN KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,1-Davalının davacıya ait marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Marka hakkını ihlal nedeniyle davacının toplamda talep edebileceği tazminat 499.105.28 TL olarak hesap edilmişse de ; talep artırım dilekçesi ile bağlı kalınarak 463.037.13 - TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, 3- Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 55.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine,4-İtibar tazminatının şartları oluşmadığından isteminin reddine, 5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, 6-35.387,11 TL ilam harcının 17.111,66 TL peşin harçtan ve 7.890,44 TL tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 10.385,01 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Tecavüz eyleminin tespiti nedeniyle, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 74.085,94 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Kısmen kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Kısmen reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karşı yan lehine Avukatlık ücret tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına(Anayasa Mahkemesi, █████/2024 tarih ve ...E.-... K. sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasındaki "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünün “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğu tespitinde bulunarak hükmü iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi anılan kararında, hukuki bir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahip bir mahkeme önüne götürülmesi hakkının Anayasa'nın 36. maddesinde güvenceye alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı ile ilgili olduğu ve manevi tazminat davasının kısmen reddedilmesi hâlinde davayı açan kişinin yargılama giderlerinin bir bölümünden sorumlu tutulmasının bu kişi üzerinde oluşturduğu baskı nedeniyle bu hakkı sınırladığı tespitinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi'ne göre, manevi zararların karşılanmasında paradan yararlanılması kaçınılmaz olmakla birlikte Türk hukukunda ilgili yasal düzenlemelerde manevi tazminat olarak ödeneceği ifade edilen uygun bir miktar ya da bir miktar paranın belirlenmesine yönelik herhangi bir hesaplama yöntemi bulunmamakta olup ödenecek manevi tazminat miktarının belirlenmesinin tamamen hakimin takdirinde olduğu, miktar belirtmek suretiyle manevi tazminat davasını açacak kişinin hâkimin hükmedeceği tazminat tutarını öngörebilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat miktarının hâkimin takdirine göre belirlendiği davalara ilişkin yargılama giderleri bakımından herhangi bir özel düzenleme de bulunmadığından HMK'nın 326/2 maddesi ile mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlama “manevi tazminat davaları” yönünden kanunilik şartını sağlamamaktadır (AYM, E...., K...., █████/2024, 23-46 §§).10-Reddedilen itibar tazminat talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,11-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 179,90 TL başvuru harcı, 17.111,66 TL peşin harç, 7.890,44 tl tamamlama harcı, 1.551,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 50.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 76.733 TL yargılama giderinin taktiren 2/3 ünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine,12-Davalı yanın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm tesisine yer olmadığına,13-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. █████/2026Katip ... ¸ Hakim ... ¸