Mermer satışından doğan 19.700 USD alacak için açılan itirazın iptali davasında mahsuplaşma iddialarının reddi üzerine istinaf başvurusu.
Özet: Davacı tarafından mermer satışından kaynaklanan 19.700,10 USD tutarındaki alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davalının borcun ticari teamül haline gelmiş virman/mahsup yoluyla tasfiye edildiği savunmasını bilirkişi raporuyla reddederek, davacının fatura kaynaklı alacağını ispatladığına ve takip konusu alacakla savunulan mahsuplaşma konularının farklı olduğuna hükmederek itirazı iptal etmiş; davalı ise bu karara karşı, taraflar arasındaki borç tasfiyesi teamülünün göz ardı edildiği gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin ile davalı arasında mermer satışına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davalıya teslim edilen faturalardan dolayı 19.700,10 Usd tutarlı borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını fakat davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkilin davacının hakim ortağı olan ....A.Ş. ile bu şirket ortaklarının sahibi olduğu diğer şirketlerle ticari ilişkisi bulunduğunu ve müvekkilin .... A.Ş. firmasından alacağı olduğunu, aynı zamanda .... A.Ş. firmasına bağlı şirket olan....Şti'ne müvekkilin borçlu olduğunu, müvekkil ile ... firması arasındaki borç alacağın .... A.Ş. firmasına virman edilmesi neticesinde tasfiye edildiğini, davacı ile müvekkil şirket arasındaki borç alacağın sürekli olarak .... A.Ş. A.Ş'nin müvekkile olan borcundan mahsup edildiğini, dava konusu alacağın da bu kapsamda virman yapıldığını, taraflar arasında teamül haline gelmiş bu uygulamayı davacının keyfi olarak kaldırmaya çalıştığını, davacının talebi olan alacağın bir an için dahi olsa haklı görülmesi halinde bile dava dışı .... A.Ş. firması ile yapılan mahsuplaşma neticesinde mükerrer tahsilata yol açacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...hükme esas alınabilecek yeterli teknik nitelikteki █████/2022 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davalının mahsuplaşma ve virmanlaşma savlarının yerinde olmadığı, mükerrer ödemeye konu edilen Bursa 2. ATM'nin ████████ Esas sayılı dosyasına konu edilen 17.01.2017 tarih ...numaralı 295.550,00 Euro tutarlı “......” açıklamalı faturaya istinaden yapılan yargılama ile iş bu davamıza konu alacak kalemlerinin farklı olduğu, davamızın konusunu 19.700, 10 Usd tutarlı alacak iddiası davacının davalı adına 04.11.2017 tarih, 29216 sıra numaralı 19.700,10 Usd tutarlı olarak düzenlediği faturaya ilişkin olduğu, taraflar arasındaki takibe konu miktar olan ücretin davacı tarafça ispatlandığı anlaşılmış alacağın faturaya bağlı olması nedeniyle belirli likid olduğu kanaatine varılmış kabul edilen asıl alacak miktarı olan 19.700,10 usd'nun takip tarihi olan █████/2018 tarihindeki Merkez Bankası usd efektif satış oranı olan 5.5888 TL ile çarpılması sonucu oluşan 98.922,31 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının (19.784,46 TL) davalıdan alınarak davacıya verilmiştir. (Yargıtay 19.HukukDairesi █████████ E. - ██████████ K.- █████/2015 Tarihli kararı) Tarafların tacir olduğu ve alacağın yabancı para alacağı olduğu görülmekle İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 19.900,10 usd üzerinden iptali ile kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul .... icra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasına konu borç, taraflar arasında teamül haline gelen virman işlemi neticesinde tasfiye edilmiş olup davacının alacağının bulunmadığını, müvekkilinin davacı ... şirketine borcunun virman/mahsuplaşma suretiyle tasfiye edildiğinin açık olduğunu, mahkeme tarafından dilekçelerde belirtilen hususlar, itirazlar dosya kapsamında incelenmediğini, taraflar arasında borçların tasfiyesi virman yoluyla ticari teamül niteliğinde iken mahkeme tarafından sadece fatura incelemesi yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının açıkça 2018-1. Döneminde virman işleminin yapılacağını beyan etmesi ve ayrıca davacı ..., dava dışı ... ve dava dışı ..., dava dışı ...ile davalı arasındaki ticari alış-veriş nedeniyle oluşan cari hesap alacak-borç bakiyelerinin virman-mahsup işlemi ile kapatılmak suretiyle ticari teamülün oluştuğunun dosya içerisinde davacının sunduğu cari hesap muavin ekstrası ile de teyit ettiği tespitinde bulunduğunu, taraflar arasındaki borç tasfiyesinin virman ile yapıldığı teamül oluşturduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davacının açıkça virman işleminin 2018 yılının 1. döneminde yapılacağını belirttiğine göre artık ifa şeklinin virman olarak kararlaştırıldığının kabulünün gerektiğini, davacının virman dekontlarını da kabul ettiğini ancak geri göndermediğini, taraflar arasında müvekkilinin ediminin sözleşme serbestisi anlamında virman yoluyla yerine getirileceği konusunda bir anlaşma oluştuğunun da ortada olduğunu, mahkeme dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporları birbirleriyle çelişkili olup çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu yönüyle mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasının icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini, istinaf başvuru beyanlarını içerir iş bu dilekçenin istinaf başvurularının kabulü ile, İstanbul Anadolu 10.Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen 30.06.2022 tarihli usul ve yasaya aykırı kararın istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak reddine, asıl alacağın %20 si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava; satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispat edilip edilmediği noktasındadır.
Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında,İstanbul .... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyası ile "cari hesap ekstresi ve fatura alacağı" borcun sebebi gösterilerek 19.700,10 USD asıl alacağın tahsili istemiyle 01.11.2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Bilirkişi aracılığıyla incelenen taraf ticari defterlerine göre taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 19.700,10 USD alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davalının ticari defterlerinde davacının 74.306,81 TL alacağının 31.12.2017 tarihli TCMB döviz alış kuru karşılığının 19.700,10 USD olduğu ancak davalının icra takip tarihi itibariyle davacıya borcu kalmadığı tespit edilmiştir. Taraf ticari defterleri arasındaki fark davalının, davacıya olan cari hesap borcunun, dava dışı .... A.Ş.'nin davalıya olan borcundan virman-mahsup edilmemiş olmamasından kaynaklanmaktadır.
Somut olayda taraflar arasında icra takibine konu edilen alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir ihtilaf yoktur. Ancak davalı, davacıya olan borcunun, dava dışı .... A.Ş'nin kendisine olan borcundan mahsup edildiğini, dava konusu alacağın virman yapıldığını, taraflar arasında bu uygulamanın teamül haline geldiğini savunmaktadır. Davalının savunması doğrultusunda dava dışı .... A.Ş. nezdinde yapılan incelemede, davacı hesabında 2017 yılında iki kez karşılığı toplamda 26.023,45 TL, yine .... A.Ş. nezdinde davalı hesabında 2017 ile 2019 yıllarında 5 adet işlem karşılığı toplamda 119.500,62 TL tutarlı mahsup-virman işleminin gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.
Davacı şirketin ortaklarının ... A.Ş ve .... A.Ş.'den oluştuğu anlaşılmakta ise de davalının savunması, borç ilişkisinin davacı ve davalı arasında gerçekleşmesi ve aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağın indirilmesinin söz konusu olmaması nedeniyle takas olarak nitelendirilemeyeceği gibi alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bir menfaatin ya da borçlunun katlandığı külfetin alacaktan indirilmesi de söz konusu olmadığından mahsup işleminden de söz edilemez. Dosyada mevcut mail yazışmalarında davaya konu alacağın davalının dava dışı .... A.Ş. cari hesabından mahsup edileceğine dair davacının bir talimatı olduğu veya bu duruma açık bir onay verdiği görülmemiştir. Davaya konu alacak hakkında davacı ticari defterlerinde virman yoluyla mahsuplaşmaya da yer verilmediği gözetildiğinde davalı ile dava dışı şirket arasında gerçekleşen virman ve mahsuplaşma işleminin davacı açısından teamül haline geldiği söylenemeyeceği gibi davalı nezdinde yapılan mahsuplaşmanın davacıyı bağlaması düşünülemez. Bu durumda davalının savunmasına itibar edilmeyerek mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Diğer yandan davalı tarafça istinaf dilekçesinde bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu ileri sürülmüş ise de HMK'nın 282 maddesinde yer alan "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir" düzenlemesi uyarınca, bilirkişi raporu takdiri delillerden olduğu gibi davalı ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin rapor ile diğer raporlar arasındaki farklılık, virman ve mahsuplaşmaya ilişkin hukuki nitelendirmeye ilişkin olup, bu durumun hakimin kendi hukuk bilgisiyle çözülebileceği anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.896,51 TL harcın, alınması gerekli olan 7.586,03 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.689,52 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!