İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin, nakliyat sigortası rücu alacağı için açılan itirazın iptali davasında yükleme kusuru ve taşıyıcı sorumluluğunu değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Sigorta şirketi olan davacının, taşıma sırasında zarar gören emtialar için sigortalısına yaptığı ödeme sonrası nakliye firması davalıya açtığı itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi emtiaların %10 oranında hasarlandığını, asıl kusurun taşıma güvenliğine uygun olmayan yüklemeden kaynaklandığını ve %75 oranında sigortalıya, %25 oranında ise yükleme denetimini ihlal eden davalıya ait olduğunu tespit ederek 665,43 Euro tazminata hükmetmiş; davacı ise taşıyıcının yükleme güvenliğinden sorumlu olduğunu, mahkeme kararının hatalı olduğunu ve CMR belgesinin hasarı ispatladığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2021
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ile davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... numaralı Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalı ... A.Ş.'ye ait ... cinsi emtiaların Türkiye'den ... plakalı tır ile Fransa'ya nakliyesi sırasında emtiaların hasara uğradığı, nakliye işleminin davalı tarafından gerçekleştirildiği, sigortalı zararı, müvekkili şirket tarafından müşterisine ödendiğinden, davalıya rücu hakkı doğduğu, davalılarla yapılan arabuluculuk görüşmesinden sonuç alınamadığı , davalının düzenlemiş olduğu navlun faturası dikkate alındığında taşıma işinin nakliye sorumluluğunu üstlendiği, emtiaların tahliyesi sırasında CMR belgesine 21.06.2018 tarihinde “paletler tamamen hasarlı, ürünler kullanılamaz durumda” şeklinde hasar şerhi düşüldüğü, Ekspertiz çalışması sırasında , emtiaların istif edildiği yerde kısmen paletten ya da birbirlerinden ayrılarak devrilmiş olduğunun görüldüğü, emtiaların hasarlanması sebebi ile kullanılamayacağı tespit edildiği, rücu muhatabı olarak ... firmasının gösterildiği, sovdaj durumunun hasar hesabında dikkate alındığı, eşyanın gideceği yere varmadan hasarlandığı hususunda tereddüt olmadığı. dosyaya sundukları ekspertiz raporu, mal ve hasar fotoğrafları sair nakliye belgeleri ile hasarın oluş şekli, hasar hakkındaki saptamalar, hasarın niteliği ve miktarı konusunda ayrıntılı bilgiler içerdiğini. 27.06.2019 tarihinde başlatmış oldukları icra takibine, davalının 18.07.2019 tarihinde itiraz ettiğinden iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, müvekkilinin 8.482,59 EURO alacağına ilişkin itirazın iptaline, takibin devamına, faizi ile birlikte icra inkar tazminatının ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını,müvekkil şirketin fiili taşıyan olmadığı, davacının işbu iddialarını fiili taşıyan ... Ltd'nin sigortacısı ...'ya yöneltmesi gerektiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı, hasar mevcut olsa dahi sigorta teminatı kapsamında yer alıp almadığının incelenmesi gerektiği, müvekkil şirkete herhangi bir şekilde kusur atfedilemeyeceği, nitekim dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacının davasını ispat edemediğinin tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davacı şirket tarafından "Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçesi" ile sigortalı ... A.Ş'ne ait ... cinsi emtiaların Türkiye'den tır ile Fransa'ya nakliyesi esnasında hasara uğradığı, emtiaların %10 oranında hasara uğradığının kabulü gerektiği, CMR taşıma senedinde yük olarak dava konusu 26 palet yük toplam taşınan yük olarak göründüğü, yükün parsiyel-kısmi araç yükü olarak taşımaya alındığının taşıma senedinden anlaşılmadığı, bu hususun ispatlanamadığı, buna ilişkin itirazların reddi gerektiği, meydana gelen hasarın asli sebebinin “taşıma güvenliğine uygun olmayan yükleme” olduğu, bu nedenle asli sorumluluğun da sigortalı tarafında olduğu, davalının yükleme sırasında nezaret ve denetim yükümlülüğü ihlali kaynaklı kusur oranının tali nitelikte olduğu, bu eylemlere göre kusur oranını belirleme görevinin mahkememizde olduğu da dikkate alınarak asli kusurun %75, tali kusurun %25 olarak belirlenmesi noktasında kanaat edinildiği, buna göre 665,43Euro bedel yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir. Ancak alacağın bilirkişi raporu sonucunda ve kusur oranına göre indirim yapılması sonucunda belirlenmesi nedeniyle likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taşıyıcının yükü teslim aldıktan sonra taşıma güvenliğine uygun yükleme istifleme ve aktarmalarda gerekli özeni göstermek durumunda olduğunu, mahkemece yükleme hatası denilerek sigortalıya kusur izafe edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hasar, davalının gerekli emniyet tedbirlerini almaması nedeniyle meydana geldiğini, mahkeme kararının hatalı ve çelişkili olduğunu, CMR m. 30'a uygun şekilde alıcı adresinde emtianın teslimi anında CMR belgesine düşülen şerhler ile, ürünlerin hasarlandığı ve "tamamen kullanılamaz halde olduğu" hususu ispatlandığını, CMR belgesi ve üzerinde yer alan şerhin bu ispat kuvveti kanunda düzenlenmiş olmasına rağmen emtianın yalnızca %10 gibi bir kısmının zarara uğradığına yönelik tespitin sübjektif nitelikte olduğunu, dava konusu hasara, emtianın araç içerinde emniyete alınmaması, spanzet malzeme ile uygun bir lashing yapılmaması, diğer bir ifadeyle, alınması gereken emniyet tedbirlerinin davalı taşıyıcı tarafından alınmaması sonucu, nakliye esnasında frenlemeler ile emtianın ambalajının bozulup dağılması yol açtığını, bu gibi durumlarda Yargıtay'ın taşıyıcıyı özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle tam kusurlu kabul ettiğini, hasarın bu nedenle meydana geldiği hususu tarafımızca somut delillerle ispatlanmış olmasına rağmen "yükleme hatası" denilerek sigortalıya kusur izafe etmesinin hiçbir objektif gerekçesi bulunmadığını, Ekspertiz raporunun delil niteliğini göz önünde tutulmadığını, Sigortacılık Kanununun 22. maddesinin 17. fıkrasında; aynı maddenin 13. fıkrası uyarınca tarafsız olmak zorunda olan eksperlerin düzenlediği raporun “delil” niteliğinde olduğu hususu dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, davacının TTK m. 1472 kapsamında kanuni halefiyet hakkı yanında, alacağın temliki hükümlerine göre talep hakkını haiz olduğunun unutulmaması gerektiğini, bu durumda davacıya ödediği tazminat miktarının tamamını sorumlulara rücu edebileceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaaşımı ile reddi gerektiğini, bu yöndeki itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, dosya kapsamında gönderici tarafından davalıya karşı tazminat talebinin ön koşulu olan ayıp ihbarında bulunmadığını, mahkemece bu husus değerlendirilmeden karar alındığını, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporu görgüye ve incelemeye dayalı olarak hazırlanmadığını, bu husus dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini,
20.01.2021 tarihli kök raporda; hasarın miktarı ve nasıl meydana geldiği hususunda delil niteliğine haiz herhangi bir evrak olmadığı, davacı tarafından aldırılan ekspertiz raporunun yerinde görgüye ve incelemeye dayanmadığı belirtilmiş ve bu şekilde hasar tespiti yapılamayacağını, kök raporda da belirtildiği üzere davacı tarafından iddia edilen hasarı ispatlar hiçbir resmi evrak sunulmamış olup bu şekilde yapılan hasar tespitinden bahisle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği izahtan vareste olup davacı tarafından iddia olunan hasarın varlığı, miktarı ve nedeni dosya kapsamında ispat olunamadığını, ispat yükü kendisinde olan davacı ispat külfetini yerine getirememiş ve zarar iddiasını ispatlayamamış olup tüm bu tespit ve açıklamalara karşın yerel mahkemenin zarar ispatlanmış gibi davalının sorumluluğuna gitmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir
GEREKÇE :Dava, yurt dışı kara taşıması sırasında taşınanın hasara uğraması nedeniyle sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketi tarafından bu ödemenin rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, zararın kapsamı ve miktarı ile davalının zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında, "zarar sebebiyle sigortalıya ödenen tazminatın rücu" sebebine dayalı olarak 8.072,89 Euro asıl alacağın 409,70 Euro işlemiş faizi ile birlikte tahsili istemiyle █████/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
CMR belgesi üzerine teslim sırasında hasara ilişkin şerh düşülmüştür. Bu şerh taşıyıcıya ihbar niteliği taşısa da hasarın ispatı için yeterli değildir. Eksper raporunda da hasarın oluş şekli ve nedenine ilişkin olarak herhangi bir tutanak veya rapor ibraz edilmediği, *2 not kısmında koli içeriği net ürünlerin hasar fotoğrafları bulunmadığından emtia üzerindeki hasarların görülemediği ifade edilmiştir. Dolayısıyla eksper raporu hasarın kapsamı ve miktarını ispata elverişli değildir. Davacı tarafça taşımanın parsiyel taşıma şeklinde yapıldığı iddia edilmiş ise de, dosyada bu iddiayı destekleyecek delil bulunmadığı gibi, bilirkişi heyeti 2. Ek raporunda yükün parsiyel taşımaya alındığının taşıma senedinden anlaşılamadığını, sigortalı tarafından müşterisine düzenlenen satış faturasında Full Truck-tam araç yükü şeklinde taşıma yapıldığı tespit edilmiştir. Yükleme ve istiflemenin davalı taşıyıcı tarafından yapıldığı da ispat edilemediğinden davalının yüke nezaret ve gözetim yükümlülüğü kapsamında sorumluluğunun belirlenmesi gerekir. Bu doğrultuda taşınanın mahiyeti ile paletlerin bozulmasının ancak emtianın dıştan belli miktarına zarar oluşturacağı gözetilerek hasarın %10 miktarında olacağı ve bunun da %25 oranında nezaret yükümlülüğü kapsamında davalının sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacının alacağı temlik almış olmasının sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Davalı ise zamanaşımı savunmasında bulunmuş ise de, davalı süresinde cevap dilekçesi sunmadığından davalının söz konusu savunması dinlenebilir değildir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın hükümde yazılı olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusu ve davalı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 75,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 657,00 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!