İkinci Ceza Dairesi, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve iş yeri ihlali suçlarında, müdafi yokluğunda temyiz hakkı ve HAGB sonrası zamanaşımı nedeniyle kamu davalarını düşürdü.
Özet: Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, müdafiinin temyiz hakkının süresinde olduğu belirlendikten sonra, suçun işlendiği 23.03.2010 tarihinden itibaren 15 yıllık dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran ve ardından yeni bir suçla tekrar işlemeye başlayan süreye rağmen, inceleme tarihi itibarıyla dolduğu tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesi hükmü bozulmuş ve kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düşmeSuça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı ve müdafiinin yokluğunda verilen hükümde, yokluğunda karar verilenler yönünden tebliğden itibaren 7 gün içerisinde temyiz hakkı tanındığı belirtilmek suretiyle yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 09.09.2023 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının, sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 26.09.2023 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;Suç tarihi itibarıyla 15 yaşını tamamlamış olup 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun, diğer sanıkla birlikte gece vakti şikâyetçiye ait işyerine rızaya aykırı olarak girmesi ve işyerinden hırsızlık yapması şeklindeki eylemlerinin, suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 31/3 ve 116/4, 119/1-c, 31/3. maddelerinde tanımlanan hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 15 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 23.03.2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple ek Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.