İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklı cari hesap alacağına ilişkin icra takibine itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin reddini değerlendiren bir karardır.
Özet: Davacı şirketin ticari alacak tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin ticari defterlerin usulüne uygun olmaması ve ispat eksikliği gerekçeleriyle davayı reddetmesine rağmen, istinaf mahkemesi yaptığı incelemede davacının ticari defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğunu ve bu alacak miktarının zaman içindeki gelişimini belirlemiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: 2020/4 Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çalışma alanının inşaat ve duşa kabin yan ürünleri satmak olduğunu, taraflar arasında ürün alım satımı sonrasında davalının borcuna karşılık müvekkiline birden fazla çek verdiğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, taraflar arasında faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan borçların doğduğunu, taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin davalı borçludan 462.662,30 TL tutarlı alacağının tahsil edilemediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Somut olayda davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu davalı tarafın talimat mahkemesine defterlerini sunmadığı anlaşılmıştır. Davacının defterlerinin kapanış onaylarının usulüne uygun yapılmaması nedeniyle HMK 222/2 gereğince delil olarak değerlendirilemeyeceği nazara alınarak davacının kesin delil olan yemin deliline dayandığı yemin delilinin hatırlatılmasına rağmen yemin metni sunulmadığı ispat yükü üzerine düşen davacının ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu da hükme esas alınarak ispatlanamayan davanın reddi , ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin alacaklı olduğu bilirkişi raporlarında teknik olarak gerekçeleriyle ve delilleriyle birlikte tespit edildiğini, cari hesapta bulunan faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin ispatlandığını, davalının kesilen faturalara karşı itiraz etmediği gibi söz konusu faturalara ilişkin ilgili vergi dairesine bildirimde bulunduğunu, davacının davalıdan alacaklı gözüktüğünü, mahkeme eksik inceleme ve hatalı değerlendirmede bulunduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, cari hesabı oluşturan faturalara konu malların teslim edilip edilmediği ve davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesaptan kaynaklanan alacak" sebebine dayalı olarak 462.622,30 TL asıl alacağın, 1.977,24 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle █████/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca 247.892,30 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2). Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır.(TTK'nın 83/1,2)Davacının incelenen ticari defterlerine göre davalıdan 462.622,30 TL alacaklıdır. Takip tarihinden sonra davalıya düzenlenen 8.850,00 TL faturanın yanı sıra davalıya ilişkin 22.214,68 TL ve 250.000,70 TL ödeme kaydı ile 75.000,00 TL bedelli çekin karşılıksız işlemine tabi tutularak davalı aleyhine yapılan kayıt sonucu █████/2018 tarihi itibariyle davacı alacağı 274.256,90 TL olarak görünmektedir.█████/2019 tarihi itibariyle ise 155.000,00 TL bedelli çek için yapılan karşılıksız-iade işlemi ile davacı alacağı 419.256,90 TL olmuştur. Davacı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerini yaptırılmadığı için lehe delil kabiliyeti bulunmamaktadır. Davalı ise ticari defterlerini kabul edilebilir bir mazeret bildirmeksizin bilirkişi incelemesine sunulmak üzere ibraz etmemiştir. Ancak B/A bildirimlerine göre davacının 2018 yılına ilişkin 39 adet faturasını 579.120,00(KDV dahil 683.361,60) TL bedel ile davalı tarafından vergi dairesine bildirilmiştir. Ticari defterlere kaydedilmeyen faturaların B/A formu ile beyan edilmesi mümkün olmadığından, davalının B/A bildiriminde bulunduğu faturalar yönünden bunları ticari defterlerine kaydettiğinin kabulü gerekir. Bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gereklidir. Davalının B/A bildirimine konu ettiği 683.361,60 TL'den davacının ticari defterinde kayıtlı olan ödemeler 234.313,95 TL, 22.214,60 TL ve 250.000,70 TL ödeme düşüldüğünde davacının 176.832,35 TL bakiye alacağı kalmaktadır. Davalının bunun dışında ödemede bulunduğu iddia ve ispat olunmadığından davacının 176.832,35 TL tutarında alacağı bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince bu miktar üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davacı tarafça bir kısım ambar tesellüm fişleri sunulmuş ise de, bunların hangi faturaya ait olduğu belirsiz olduğundan davacının iddialarını ispata elverişli değildir. Bu nedenle davacının 176.832,35 TL'yi aşan istemi yerinde değildir.İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklindedir. Buna göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu cari hesap alacağı likit (belirlenebilir) olup, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır.Ayrıca arabuluculuk son tutanağında davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerine mazeretsiz olarak katılmadığı belirtilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu(HUAK)'nun 18/A(11) maddesine, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Tarafların yargılama masrafından sorumlulukları belirlenirken söz konusu hüküm gözetilmiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece davanın ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,2-Davalı-takip borçlusunun, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazının 176.832,35 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2. Maddesine göre ticari faiz uygulanmasına,3-Kabulüne karar verilen alacağın %20'si olan 35.366,47 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Başlangıçta peşin olarak alınan 1.910,39 TL harcın icra harcı 2.323,00 TL ile birlikte alınması gerekli olan 12.079,42 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.846,03 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.320,00 TL'nin, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 378,39 TL'sinin yarısından da 6325 sayılı HUAK'nun 18/A(11) maddesine uyarınca davalının sorumlu olması nedeniyle 189,19 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına; kalan 1.130,81 TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 44,40 TL, posta ve tebligat gideri 312,25 TL, bilirkişi ücreti 600,00 TL olmak üzere toplam 956,65 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 682,42 TL yargılama masrafına, peşin harç 1.910,39 TL, icra harcı 2.323,00 TL ve davacıya isabet eden yargılama masrafının yarısı 137,11 TL ile birlikte eklenerek sonuç olarak 5.052,92 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan tutardan davalının 6325 sayılı HUAK'nun 18/A(11) maddesine uyarınca davalının sorumlu olduğu kısım düşüldüğünde 137,11 TL yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine,9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 251,00 TL olmak üzere toplam 471,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026