Bölge Adliye Mahkemesi, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu değerlendiriyor.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, yerel mahkemenin davalının ekonomik durumu ve mallarını kaçırma ihtimali gerekçesiyle talep edilen ihtiyati haciz talebini, alacağın varlığı ve ödeme koşulları hakkında bilirkişi raporunun yetersiz olduğu gerekçesiyle reddetmesi üzerine, davacı vekilinin kararın hukuka aykırı olduğunu, davalının edimlerini yerine getirmediğini ve mali güçlük yaşadığını belirterek ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu iddiasıyla istinaf başvurusunda bulunduğu ve dosyanın istinaf mahkemesince değerlendirildiği bir hukuki süreçtir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████
KARAR NO:████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2026
NUMARASI:████████ Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesi ile: müvekkili şirketin alacaklarının davalı şirket tarafından haksız şekilde ödenmediğinden ve davalı şirketin ekonomik ve mali açıdan kötü durumda olmasından dolayı mallarını kaçırma ihtimali halinde müvekkili şirketin alacağına kavuşmasının imkansız hale geleceği gözetilerek davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece █████/2026 tarihli ara karar ile, davalı tarafça anılan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olması, davalı tarafın eksik/hiç yapılmayan işlere ilişkin savunmaları, bu amaçla İstanbul Anadolu 42. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporundaki tespitler ve davacı ve davalı tarafın ek protokol ve fiyat farkına ilişkin iddia ve savunmalarının hep birlikte değerlendirilmesi neticesinde bu aşamada talep edilen alacağın varlığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre ödeme koşullarının oluşup oluşmadığı ve tutarı hakkında dosya kapsamındaki mali müşavir bilirkişi raporunun kanaat getirmeye yeterli olmadığı, dosyadaki delil durumuna göre ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, 22.01.2024 tarihli protokol metninden de açıkça anlaşıldığı üzere davalının edimlerini yerine getiremediği ve işin uzadığını, davalının mali açıdan ödeme güçlüğü yaşadığını ve maliyetlerini azaltmak amacıyla bir kısım işleri sözleşme kapsamından çıkardığını, davacı şirketin edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğinin sabit olduğunu, davalı tarafından ...'ya verilen dilekçe ile de davacı şirketin alt taşeron ... dosya kapanışı yapıldığını ve akdi ilişkinin sona erdiğini, davacı tarafından davalı aleyhine keşide edilen ve icra takibine konu cari/açık hesapta yer alan faturaların tamamının davalının kabulü ve onayı dahilinde kesinleşmiş hakedişlere ve kesinleşmiş faturalara dayandığını, delil tespiti öncesinde, davalı tarafından işin kabulü işlemlerinin yapıldığı ve ... taşeron dosyasının bizzat davalı tarafından verilen dilekçe ile kapatıldığını, dolayısıyla davalı tarafından işin kabulünün yapılıp müvekkilin ... taşeron dosyası kapatıldıktan çok sonra sırf müvekkilin alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla gerçeğe aykırı beyanlarla delil tespit yoluna başvurulduğunun anlaşılacağını, bu bağlamda delil tespit dosyası öne sürülerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME,Uyuşmazlık, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı alt yüklenici, davalı asıl yüklenicidir.Davacı alt yüklenici davalı yüklenicinin yaptığı konut projesinin elektrik tesisat işlerini yaptığını, iş bedelini fatura ettiğini, ödenmediğini, yapılan icra takibinin itirazı üzerine durduğunu, açtığı itirazın iptali davasında itirazın ihtiyati haciz talep etmiş, mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir. Davacı istinafında ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1.maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Dosya muhteviyatı ve mevcut deliller değerlendirildiğinde; yerel mahkemenin taşınmazların dava konusu olmadığı, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat koşulları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddi kararı dosya kapsamı itibariyle isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2026 tarih ve ████████ Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,
2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!