Hazır beton satış sözleşmesi kapsamında emtia teslimatı yapılmayan çek bedellerine ilişkin menfi tespit ve istirdat davası, Bölge Adliye Mahkemesi kararı.
Özet: Bu hukuki belge, hazır beton satış sözleşmesi kapsamında davacının davalıya verdiği toplam 531.000,00 TL bedelli dört adet çekin, davalı tarafından zamanında mal teslimi yapılmaması nedeniyle başlangıçta menfi tespit, çeklerin tahsil edilmesi üzerine ise istirdat talepli olarak açılan davanın istinaf incelemesini konu almakta olup, ilk derece mahkemesi davacı tarafından çeklerin teslim edilmesine karşın ilk başta hiçbir mal alımı gerçekleşmediği, ancak davalı tarafından davanın açılmasından sonra 327.699,57 TL tutarında mal teslimi yapıldığı, bu nedenle davanın bu kısım yönünden konusuz kaldığı, ancak dava açıldığı anda davacının haklı olduğu gerekçesiyle, kalan kısma ilişkin değerlendirmelerin devam ettiği bir ticari uyuşmazlığın özetini sunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, taraflar arasında █████/2018 tarihinde hazır beton satış sözleşmesi ve sipariş formu imzalandığını, davalı şirketin bu sözleşme ve sipariş formu gereğince müvekkilinin göstereceği şantiyelere beton temin edip beton dökme işini üstlendiğini; bunun karşılığında müvekkili tarafından... Şubesine ait; █████/2018 tarihli ... nolu 130.000,00 TL bedelli çekin, █████/2018 tarihli ...nolu 130.000,00 TL bedelli çekin, █████/2019 tarihli ... nolu 135.000,00 TL bedelli çekin, █████/2019 tarihli ... nolu 136.000,00 TL bedelli çekin verildiğini; 4 adet çekin toplam bedelinin 531.000,00 TL olduğunu; taraflar arasında daha önceye dayanan ticari ilişkilerde bulunduğu için güvene dayalı olarak bu mallar teslim edilmeden çeklerin verildiğini ancak davacı gösterilen hiç bir şantiyeye emtiaları teslim edemediğini, bu arada davalı şirketin İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunduğunun da öğrenildiğini; müvekkilinin hem çeklerden dolayı hem de bu mallar süresinde teslim edilmediğinden dolayı işlere geç başlanılması sebebiyle üçüncü kişilere karşı itibar ve zaman kaybettiği, gecikmeden dolayı müvekkilinden her an tazminatta istenebileceğini bu nedenle zararlarının çok büyük olduğunu belirterek söz konusu 4 adet çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilip çeklerin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir; bilahare yargılama esnasında çek bedelleri tahsil edildiği için dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüş ve bu şekilde incelenmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili, davaya cevap vermemiş ancak bilahare yargılamaya katılarak, davacı tarafın ticari defter ve kayıtların usulüne uygun düzenlenmediğini, ayrıca davadan sonra mal teslimlerinin söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini savunduğu görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Mahkememizce önce davacı şirket kayıtlarının Kocali'nde davalı şirket kayıtlarının da ...'de olduğundan bahisle bu iki yerde inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de, her iki şirket kayıtlarının da ...'de olduğu tespit edilerek ... Asliye Ticaret Mahkemesinde tarafların ticari defter ve kayıtları inceletilmiş, uzman bilirkişi █████/2019 tarihli raporunda 531.000,00 TL tutarındaki çeklerin █████/2018 tarihli sözleşmeyle davalıya teslim edildiğinin bu tarihten önceye ilişkin devrede taraflar arasında borç alacak doğuran bir ilişkinin tespit edilemediğini, davalının davadan sonra █████/2018 tarihinde 72.980,05 TL tutarında █████/2019 tarihinde ise 254.719,52 TL tutarında olmak üzere toplam 327.699,57 TL'lik malı davacı şirkete teslim etmiş olduğu, bunun her iki taraf kayıtlarında yer aldığı, davacının ise davadan sonra █████/2019 tarihinde banka havalesi ile yaptığı ödeme ve bu tarihten sonra 173.000,00 TL çekle yapmış olduğu ödemeler nedeniyle █████/2019 tarihi itibariyle 415.404,43 TL alacak bakiyesinin sonraki yıla devretmiş olduğu hususunda davacı kaydının bulunduğunu rapor etmiştir. Toplanan tüm deliller ve taraf kayıtlarının örtüştüğü kısım itibariyle taraflar arasında █████/2018 tarihi itibariyle bir sözleşmenin imzalandığı sözleşmede yüklenici tarafa ödemenin çeklerle yapılacağının ve çeklerin vadeli olarak düzenleneceğinin yazılı olduğu, bu nedenle dava konusu 531.000,00 TL bedelli 4 adet çekin davalıya teslim edildiği; bu hususta taraflar arasında esasen bir ihtilafında bulunmadığı; davaya kadar davalı tarafça davacıya verilen emtianın söz konusu olmadığı, davadan sonra toplam 327.699,57 TL'lik bir emtianın tesliminin söz konusu olduğu; bu nedenle 327.699,57 TL yönünden davamızın konusuz kaldığı; konusuz kalan davada yargılama gideri ve vekalet ücretleri yönünden dava anındaki haklılığın esasa alınacağı; davacımızın dava tarihi itibariyle hiç bir malzeme alamadığı nazara alındığında ve malzeme alımı için davalı şirkete başvuruları dosyaya yansıdığından konusuz kalan kısım yönünden davacımızın haklı olduğu bu miktar üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretini hak ettiği kanaatine varılmış;
Çek bedellerinin tamamen ödendiği ancak ödeme miktarları yönünden davacının ticari defter ve kayıtlarının nazara alınamayacağı zira ödenen bedellerin çek bedeli olduğu herhangi bir faiz ya da gecikme bedeli olunmaksızın çek bedelleri kadar tahsilat yapıldığı bu nedenle çek bedeli olan 531.000,00 TL'den mal tesliminin söz konusu olduğu 327.699,57 TL'lik kısmın düşülmesiyle istirdada konu olacak miktarın 203.300,43 TL olduğu; bu miktara ödemenin yapıldığı █████/2019 tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği belirlenerek ..." İstirdada dönüşen iş bu davada 203.300,43 TL'nin █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, Fazlaya dair talebin davadan sonra yapılan mal teslimleri nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ E. ████████ K. Sayılı kararı ile dava ile talep ettikleri 531.000,00 TL'nin 327.699,57 TL'si dava tarihinden sonra mal tesliminin yapıldığı gerekçesiyle düşülerek 203.300,43 TL'nin █████/2019 tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiğini, ilk derece mahkemesinin dava tarihinden sonra yapılan mal teslimleri nedeniyle fazlaya dair talebin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurmasının hatalı olup bozulması gerektiğini, 327.699,57 TL yönünden talebin konusuz kaldığı nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair kararın bozularak talepleri gibi davanın tamamı yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, öncelikle belirtmek gerekir ki; █████/2018 tarihinde hazır beton satış sözleşmesi ve sipariş formu imzalanmış olup davalı sözleşme uyarınca müvekkiline ait şantiyelere beton temin edip beton dökme işini üstlendiğini, bu edim karşısında kendisine müvekkili tarafından... Şubesi'ne ait █████/2018 tarihli ... nolu 130.000,00 TL bedelli çek, █████/2018 tarihli ...nolu 130.000,00 TL bedelli çek, █████/2019 tarihli ... nolu 135.000,00 TL bedelli çek, █████/2019 tarihli ... nolu 136.000,00 TL bedelli çek verildiğini, davalı ile müvekkili arasında daha öncesine dayanan ticari ilişkiler de bulunduğu için güvene dayalı olarak mallar teslim edilmeden çeklerin verildiğini, ancak davacı gösterilen hiç bir şantiyeye malları teslim etmediğini, davalı şirketin konkordato talebinin öğrenilmesi üzerine dava konusu dört adet çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti için açılan iş bu dava çeklerin yargılama devam ederken tahsil edilmesi nedeniyle istirdat davasına dönüştüğünü, yargılama sürecinde ilk derece mahkemesince tarafların ticari defter ve kayıtlarında incelemeler yapılmış olup iki tarafın defterlerinin de birbiri ile uyuştuğu sonuca varıldığını, iki tarafın ticari defterleri de incelendiğinde dava konusu dört adet toplamı 531.000,00 TL olan çeklerin █████/2018 tarihli sözleşme uyarınca verildiğini, davalının sözleşme konusu edimini taraflarınca █████/2018 tarihinde açılan işbu davaya kadar yerine getirmediği rapor ve mahkemece sabit olduğunu, ancak hatalı değerlendirilen kısım █████/2018 tarihinde 72.980,05 TL ve █████/2019 tarihinde 254.719,52 TL olmak üzere toplam 327.699,57 TL'lik malın müvekkili şirkete teslim edildiği yönünde yapılan değerlendirme olduğunu, cari hesap ve ticari defterlerde de görüleceği üzere dava tarihinden sonra davalı şirket ile ticari ilişkilerin devam ettiğini, farklı ticari ilişkilerden doğan edimlerin yerine getirilmesi ile yapılan mal teslimleri işbu davaya konu çeklere binaen yapılmış mal teslimleri olarak sayıldığını ve dava konusu miktardan mahsup edildiğini, mahkemece yapılan bu mahsup'un hatalı olduğunu, çünkü dava tarihinden sonra yalnızca davalı tarafından tek taraflı bir edim yerine getirilmediğini, ilgili süreçte müvekkilinin de ödemeler yaptığı ticari defterler ve raporla da sabit olduğunu, raporda da tespit edildiği üzere █████/2019 tarihinde müvekkilce 173.000,00 TL ödeme yapılmış ve █████/2019 tarihi itibariyle müvekkilinin 415.404,43 TL alacak bakiyesinin sonraki yıla devrettiğini, ilk derece mahkemesinin dava tarihinden sonra davalı tarafça yapılan edimleri dava konusundan düşüp davacı müvekkili tarafından yapılan ödemeleri ve edimleri esasa almamasının bir gerekçesi olmayıp hatalı olduğunu, davalının dava tarihinden sonra yerine getirdiği edimlerin dava konusu çeklere binaen olduğu tespitinin gerekçesiz ve temelsiz olduğunu, davalının bu yönde yazılı bir delilinin de bulunduğunu, Mahkemenin sadece davalı tarafça yapılan edimleri esasa almasının da çelişkili bir duruma sebep olduğunu, kaldı ki; mahkeme cari hesap ve ticari defterler açısından bütün olarak bir değerlendirme yapacak ise █████/2019 tarihi itibariyle 415.404,43 TL olan müvekkilinin alacak bakiyesine hükmetmesi gerektiğini, sadece davalı taraf edimi düşülerek değerlendirme yapılmasının ve hüküm kurulmasının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ E. ████████ K. Sayılı kararının kabul edilen 203.300,43 TL'lik kısmın onanmasını ve konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulan 327.699,57 TL'lik kısmın bozularak davanın 327.699,57 TL yönünden de kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, davaya konu çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti(menfi tespit) istemine ilişkindir .
İlk derece mahkemesince 203.300,43 TL'nin davalıdan tahsiline , fazlaya dair talebin davadan sonra yapılan mal teslimleri nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar yönünden davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden, taraflar arasında 25.05.2018 tarihli beton satış sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmede davalıya ödemenin 20.11.2018 tarihinde 130.000 TL, 20.12.2018 tarihinde 130.000 TL, 05.01.2019 tarihinde 135.000 TL, 25.01.2019 tarihinde 136.000 TL olmak üzere vadeli çeklerle yapılacağının kararlaştırıldığı, bu ticari ilişki kapsamında... Şubesine ait 20.11.2018 tarihli ... nolu 130.000 TL bedelli, 20.12.2018 tarihli ...nolu 130.000 TL bedelli, 05.01.2019 tarihli ... nolu 135.000 TL bedelli, 25.01.2019 tarihli ... nolu 136.000 TL bedelli çek olmak üzere toplam 531.000 TL tutarlı çeklerin davacı tarafından davalı lehine keşide edildiği, çeklerin ibrazı üzerine çek bedellerinin davadan sonra takastan ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafça, ticari ilişkiye istinaden davalıya 531.000 TL tutarında toplam 4 adet çek verildiği, davalının ise mal teslim etmediği iddiasıyla çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki dava açılmış, çeklerin yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle davalıya ödenen çek bedelinin davalıdan istirdatına karar verilmesi talep edilmiştir.
Menfi tespit (istirdat) davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
Bilindiği gibi kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) kesin delillerle ispatlanması gerekir.Davacının kendi ticari defterlerinde alacaklı gözükmesi veya davalı ticari defterlerinde mal teslimine ilişkin bir kayıt bulunmaması tek başına ispata yeterli değildir. Davalının dava konusu ödemeler karşılığı mal teslim edildiğini ya da başka bir ticari ilişki kapsamında çeklerin alındığı savunması ispat yükünü değiştirir nitelikte değildir.
Eldeki davada taraflar arasında davaya konu edilen çeklerin beton alım satımına ilişkin sözleşme kapsamında verildiği ihtilafsızdır. Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş, davacı ve davalı ticari defterlerinin birebir uyumlu olduğu, davacı tarafından 21.05.2018 tarihinde davalı şirkete verilen 4 adet çekin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, dava tarihinden sonra davalı şirket tarafından davacı şirkete 21.01.2019 tarihine kadar olan süre içinde 327.699,57 TL tutarında mal teslimi yapıldığı, davacı tarafından 39.104 TL banka havalesi yoluyla ve 173.000 TL çekle ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
Somut olayda davalının davacıya 203.300,43 TL tutarında mal teslimi yapmadığı açık olup, bu husus uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava tarihinden sonra gerçekleşen mal teslimlerinin, davaya konu beton satış sözleşmesi kapsamında olup olmadığı noktasındadır.
Basiretli bir tacirin, mal bedelini ödemesine rağmen mal tesliminde bulunmayan satıcıdan, hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde yeni bir mal alımı yapması beklenemeyecek olup, somut olayda taraflar arasında farklı bir ticari ilişki bulunduğunun davacı tarafça ispatlanmamasına göre davadan sonra yapılan mal teslimlerinin davaya konu çeklerin veriliş sebebi olan sözleşmeye istinaden yapıldığının kabulü gerekir. Bu durumda davadan sonra davacıya 327.699,57 TL tutarında mal teslim edildiği gözetilerek davaya konu çek bedellerinden bakiye kalan bu tutara yönelik talebin konusuz kaldığı anlaşılmakla mahkemece 327.699,57 TL'nin istirdatına yönelik talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!