Ankarada orman vasfıyla iptal edilen tapu kaydından kaynaklanan zararın, Türk Medeni Kanunu 1007 uyarınca tazmini istemiyle açılan davanın reddi kararı.
Özet: Davacılar, müvekkillerinin murislerine ait tapusu orman alanı içerisinde kaldığı gerekçesiyle iptal edilen taşınmazdan kaynaklanan zararlarının 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca tazmini talebiyle dava açmış, taşınmaz üzerindeki mülkiyet iddialarının daha önceki yargılamalarda kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla reddedilmesine ve açtıkları tazminat davasının ilk derece ile istinaf mahkemeleri tarafından esastan reddedilmesine rağmen, davacılar kararı temyiz ederek Yargıtaya taşımıştır.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalı Hazine vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... ve davalı Hazine vekili Avukat ... Uslu ile davalı ... vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisleri ... ve ...’nın Ankara ili, ... Karyesi, ... namı diğer Orman ... mevkii, Merkez Mıntıkası, 10. sahifede kayıtlı 27570 m²lik 14.04.1941 tarihli tapunun sahibi olduğunu, Tapulama Müdürlüğünce bu zabıt kaydına istinaden bir kısım parselin Kuruçayırlılar adına tespit edildiğini; ancak bu tespite Ziraat İşletmesi tarafından itiraz edilmesi üzerine, Komisyon kararı ile Kuruçayırlılar adına olan tespitin iptali ile ... olarak değiştirildiğini, bu nedenle Kuruçayırlılar tarafından zabıt kaydı dayanak ve gerekçe gösterilerek dava açıldığını, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada bilirkişilerce Kuruçayırlılar lehine rapor verildiğini ve yerel Mahkemece 27.570 m²lik kısmın adlarına tescil edilmesine karar verildiğini, ancak Yargıtay tarafından bu kararın taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile bozulduğunu, bozma kararına uyan Mahkemece bu kez davanın reddine karar verildiğini, iş bu karann kesinleşmesi üzerine müvekkilleri tarafından Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararma karşı yeniden yargılama talep edildiğini, ancak yerel Mahkemece talebin reddedildiğini ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile yerel Mahkeme kararının onandığını, Mahkemece davaya konu taşınmazın başında keşif yapılarak, tapusu iptal edilen taşınmaz nedeni ile müvekkillerin uğradığı zararın tespiti ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu taşınmazlara ilişkin kayıt numaraları doğru belirtilmeden dava açılmasının yerinde olmadığını, davacıların dava konusu taşınmaz ile ilgili mülkiyet iddiası ile dava açtığını ve davanın reddedildiğini, Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiğini, daha sonra yargılamanın yenilenmesi davasını açtıklarını ve bu taleplerinin de reddine karar verildiğini, bu nedenle taşınmazda hak sahibi gibi 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunmalarının mümkün olmadığını, davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde Ankara ili, ... Karyesi, ... namı diğer Orman ... mevkii, Merkez Mıntıkası, 10.sahife de kayıtlı 27570 m²lik 14.04.1941 tarihli tapu kayıtlı taşınmazdan bahsedilmekte ise de taşınmazın ada-parsel bilgileri bildirilmediğinden, hangi taşınmazdan bahsedildiğinin açıkça anlaşılamadığını, bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu, bahsedilen taşınmaz ile müvekkil idare kayıtlarının uyuşmadığını, davanın kesin hüküm, hak düşürücü süre, zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların ... olarak tapuda tescil edildiğini, aynı davacılar tarafından Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmaz için dava açıldığını ve davanın reddine karar verildiğini, söz konusu kararda ... mevkiinde bulunan 21 03... ,4,6,8,10,11.13.15,117 parseller ile 21 04... ,7,9,13,14,15,16,17,20,22,27, 28... parseller için karar verildiğini, dava konusu edilen parselin bu parseller olup olmadığı konusunda dava dilekçesinde net bir bilgiye rastlanılmadığını, davanın müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı Hazine vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davası olduğunu, davacıların murisleri tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasında bilirkişiler tarafından 27.570 m² yüzölçümlü taşınmazın tapu kapsamında olduğu belirtildiği hâlde, çeşitli gerekçelerle haklı taleplerinin Yargıtayca kabul edilmediğini, bu durumun kamulaştırmasız el atma niteliğinde olduğunu, bilirkişi raporlarına rağmen taşınmazın yerinin tespit edilemediğinin söylenmesine rağmen, söz konusu tapunun yıllar sonra imar uygulamalarından geçerek bugünkü yerinin tespit edilebildiğini, bu hususta verilen ilk kararda Yargının kusuru olduğunu, Yargıtay’ın orman sayılan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağına ilişkin kararları dikkate alınırsa davalarının adının tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zarar olarak kabul edilmesi halinde dahi Anayasa Mahkemesinin ██████████ sayılı bireysel başvuruda vermiş olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, ████████ Karar sayılı kararından sonra işlemeye başlayacağına ilişkin kararı dikkate alındığında ise dava tarihinin 18.11.2019 olduğu dikkate alındığında zaman aşımı süresi geçmeden davanın açıldığını, tazminat miktarı tespit edilip davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi gerekir iken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; davanın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası olduğunu, yanlış nitelendirildiğini, harçların, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların dayandıkları tapu kaydının kadastro çalışmalarında uygulanması sırasında 28.05.1956 tarihli Kadastro Komisyon kararıyla “... ve ...'ya ait Nisan 1941 tarih, 22 numaralı eski tapu kaydının mahalline uymadığı ve mahalline tatbik edilemediğinden, uzun zamandan beri de tasarruf edilmediğinden Maliye Hâzinesi adına tesciline” karar verildiği, daha sonra alınan 13.01.1958 tarihli Ek Komisyon kararı ile de “21 03... , 21 04... ve 7 nolu parsellerin hali ve sahipsiz yerlerden olduğundan bahisle Maliye Hâzinesi adına tesciline ve yapılan itirazların reddine” karar verildiği, komisyon kararına istinaden ... ve ... Kuruçayırlı mirasçıları tarafından verilen 03.02.1958 tarihli dava dilekçesi ile Ankara 4.Asliye Hukuk Mahkemesinde kadastro tespitine karşı dava açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraf vekillerinin temyizleri üzerine kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 01.02.1973 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılamada Kadastro Mahkemesi sıfatıyla Ankara 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davacı ... ve ...’nın dava konusu yere ait Kanuni Sani 12 92... nolu tapu kaydından gelen, Nisan 1941 tarih, 22 nolu tapu kaydının ihtilaf konusu taşınmazlara uymadığı, adı geçen tarafların kadastro tespit tarihine göre taşınmazlar üzerinde kazandırıcı zaman aşımı süresine ulaşan zilyetlikleri de bulunmadığı gerekçesiyle davalarının reddine, 21 03... parsele ilişkin davanın görev yönünden reddine, 21 03... , 4, 6, 21 04... , 7 ve 9 parsellerin kadastro tespitindeki nitelikleriyle Hazine adına, 21 04... ve 6 parsellerin ... adına tapuya tescillerine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.10.2001 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla onanarak, karar düzeltme taleplerinin de Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 15.02.2002 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği, kesinleşen karar uyarınca 21 03... , 21 04... ve 21 04... parsellerin 19.06.2002 tarihli ve 3389 sayılı yevmiye ile hükmen ... adına tescil edildiği, ... ve ... ...’ın 08.05.2002 tarihli dilekçeyle Kadastro Mahkemesinin kararına karşı iadei muhakeme talebinde bulunulduğu, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.05.2002 tarihinde talebin reddine karar verildiği, temyiz üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 24.06.2003 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile onandığı ve kararın tashihi inceleme talebinin de reddedilerek 27.07.2005 tarihinde kesinleştiği, zamanaşımı süresi geçtiği gibi kadastro müdürlüğünce davacılar ve miras bırakanları adlarına tapu kaydının oluşturulmadığı, dayanak eski tarihli tapu kaydının işleme tâbi kayıt niteliğini kaybettiği ve hukuki niteliğini kaybetmiş olan tapu kaydına dayanılarak tazminat talep edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ve davalı Hazine vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacıların 14.04.1941 tarihli ve 141 Cilt, 22 sıra numaralı, 27.570 m² miktarlı eski tapu kayıtlarının kadastro çalışmaları sonucu 7.367 m² yüzölçümlü 21 03... parsel sayılı taşınmazın tamamı, 17.775 m² yüzölçümlü 21 04... parsel sayılı taşınmazın tamamı ve 21 04... parsel sayılı taşınmazın 2.428 m²lik kısmında kaldığını ileri sürerek uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemi ile eldeki davayı açtıkları, yapılan incelemede 28.05.1956 tarihli ve Kadastro Komisyonu kararı ile "... ve ...'ya ait Nisan-1941 tarihli ve 22 numaralı eski tapu kaydının mahalline uymadığı ve mahalline tatbik edilemediği, uzun zamandan beri de tasarruf edilemediğinden ... adına tesciline" karar verildiği, daha sonra 13.01.1958 tarihli Ek komisyon kararı ile "21 03... -21 04... -7 parsellerin hali ve sahipsiz yerlerden olduğundan ... adına tesciline ve yapılan itirazların reddine" karar verildiği, davacılar tarafından Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 03.02.1958 tarihinde kadastro tespitine itiraz davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın temyiz incelemesinde bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılamada Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile " Davacıların dayandıkları tapu kayıtları Nisan 1941 tarihli ve 22 Cilt Numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığı ve adı geçen tarafların kadastro tespit tarihine göre taşınmazlar üzerinde kazandırıcı zamanaşımı süresine ulaşan zilyetlikleri de bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine" karar verildiği, kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile onandığı, kararın kesinleşmesi üzerine19.06.2002 tarihli ve 3389 yevmiye numaralı işlemle taşınmazların ... adına tescil edildiği, davacılar tarafından yargılamanın iadesi talebinde bulunulduğu ve bu taleplerinin de reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Davacıların en baştan beri mülkiyetten kaynaklı herhangi bir haklarının bulunmadığı, davacıların gerçekte mülkiyetini edinemedikleri bu alanla ilgili olarak zararlarının bulunmadığından tazminat talep etmeleri de mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Davalı Hazine ve davalı ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılar Hazine ve davalı ... Çiftliğine verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!