Alt yüklenicinin, ana yüklenicinin iflası sonrası iş sahibi aleyhine açtığı ödenmeyen hak ediş bedeli kaynaklı kanuni yüklenici ipoteği tescili talepli davanın reddine karşı istinaf başvurusu.
Özet: Bir alt yüklenici, asıl yüklenicinin iflas etmesi üzerine tamamladığı inşaat işi karşılığında ödenmeyen alacağı için, iş sahibi şirkete ait taşınmaz üzerine kanuni ipotek tescili talep etmiş; yerel mahkeme, alacağın malik tarafından kabul edilmediği ve mahkeme kararıyla kesinleşmediği gerekçesiyle bu talebi reddetmiş; davacı alt yüklenici ise, işlerin tamamlanıp geçici kabulünün yapıldığını, alacağının konkordato komiser raporunda yer aldığını ve bunun mahkeme içi ikrar sayılması gerektiğini ileri sürerek, kanuni ipotek hakkının bulunduğunu belirterek karara itiraz etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:████████ KARAR NO:████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2021NUMARASI:████████ Esas, ███████ KararDAVANIN KONUSU:İpotek (Tescil İstemli)KARAR TARİHİ :█████/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, dava konusu İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, 4556 ada 3 parsel sayılı arsa üzerinde yapılan inşaat işinin ana yüklenicisi olan davalı .... A.Ş. ile bu işin alt yüklenicisi durumunda olan müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme gereğince sözleşmeye konu işe ait imalatların █████/2019 tarihinde tamamlanarak █████/2019 tarihinde geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, kesin hak ediş tutarının 538.804,81TL + KDV olup, mevcut cari hesap alacak bakiyesinin 532.644,66-TL olduğunu, asıl yüklenici davalı şirketin iflas etmesi nedeniyle müvekkili şirketin hak ediş bedelini alamadığını ileri sürerek, müvekkili şirket lehine doğan ... alacağı ve miktarının tespit edilmesi ile davalı iş sahibi ... A.Ş. adına kayıtlı bulunan dava konusu taşınmaz üzerine müvekkili lehine mevcut cari hesap alacak bakiyesi olan 532.644,66 TL miktarında ... İpoteğinin kesin tescil edilerek kurulmasına, bu talepleri kabul görmediği takdirde taşınmaz üzerine müvekkili lehine ... ipoteği geçici tescil şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Anonim Şirketi vekili, davacı şirketin dava konusu olan nakliye ve montaj işlemlerinden kaynaklanan alacağının müvekkili şirket tarafından asıl yükleniciye ödenen hak ediş bedelleri kapsamında kaldığından talep edilen alacak miktarının müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı .... A.Ş. cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece, Yargıtay 14. ve 15. Hukuk Dairelerinin yerleşen kararlarında Türk Medeni Kanunu’nun 893/3. maddesi hükmünce, bir taşınmaz üzerinde yapılan ... veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarfettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenicilerin kanuni ipotek hakkının tescilini isteyebilecekleri, ancak aynı Yasa’nın 895. maddesi hükmünce, tescilin yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması ve tescilin yapılabilmesi için alacağın malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olmasının gerektiği, davacı tarafın Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesin 20207267 esas sayılı konkordato dosyasında alacağının Komiser raporunun 78. Sırasına kayıt edildiğini ve kesinleştiğini ileri sürdüğü, somut olayda; davacı tarafından iddia edilen alacak davalı tarafça kabul edilmediği gibi davacı tarafından alacağının mahkeme kararına bağlandığına ilişkin ilam da sunulmadığı, davacı tarafın alacağının Komiser raporuna kayıt edildiğine dair dayandığı dosyanın TMK md. 895'de düzenlenen mahkeme kararı niteliğinde olmadığı, dolayısıyla TMK md 895'de düzenlenen şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın TMK .mad 895/3 uyarınca reddine, karar verilmiştir.İSTİNAFLAR:A-)Davacı vekili istinafında;1-)Davacı şirketin, davalı ... İnşaat ile yapılan alt yüklenici sözleşmesi kapsamında ... inşaatında “Lazer Kontrollü Endüstriyel Zemin Beton Döküm” işlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, işlerin 30.09.2019 tarihinde tamamlandığını ve 20.10.2019 tarihli geçici kabul tutanağı ile kabul edildiğini, buna rağmen asıl yüklenici ... İnşaat’ın iflas etmesi nedeniyle hak ediş bedelinin ödenmediğini, bu sebeple taşınmaz üzerinde TMK’nın 893 ve devamı maddeleri uyarınca kanuni ... ipoteği hakkının doğduğunu,2-)... alacaklısı ipoteğinin kanundan doğan bir hak olduğunu, alt yüklenicilerin de bu haktan yararlanabileceğini, taşınmaz maliki ile alt yüklenici arasında doğrudan sözleşme ilişkisinin bulunmasının zorunlu olmadığını, Yargıtay içtihatlarında da alt yüklenicilerin ... ipoteği talep hakkının kabul edildiğini, bu kapsamda davacı şirketin alt yüklenici sıfatıyla... alacaklısı olduğunu ve kanuni ipotek talep etme hakkına sahip bulunduğunu,3-)Mahkemenin, alacağın malik tarafından kabul edilmediği ve mahkeme kararıyla kesinleşmediği gerekçesiyle davayı reddetmesinin hatalı olduğunu, yapılan işlerin davalı ... tarafından kabul edildiğini, geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, işin tamamlandığının ve alacağın varlığının taraflar arasında tartışmalı olmadığını, ayrıca ... İnşaat’ın Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ███████ esas sayılı konkordato dosyasında sunduğu alacaklılar listesi ve Komiser raporunun 78. sırasında davacının alacağının yer aldığını, bu yönüyle alacağın mahkeme içi ikrar nedeniyle de sabit olduğunu,TMK m. 895’te aranan “alacağın malik tarafından kabul edilmiş olması” şartının somut olayda gerçekleştiğini, 20.10.2019 tarihli kabul tutanağının ve konkordato dosyasındaki kayıtların bu hususu açıkça ortaya koyduğunu, mahkemenin alacağın malik tarafından kabul edilip edilmediğini yeterince araştırmadığını ve yalnızca alacağın mahkeme kararıyla kesinleşmediği gerekçesine dayanmasının hukuka aykırı olduğunu,4-)Ayrıca, işin tamamlanmasından itibaren üç aylık süre içinde dava açıldığını, bu nedenle kanuni ipotek tescili için öngörülen sürenin korunduğunu, alacağın miktarının ve varlığının kabul edilmiş olmasına rağmen ... ipoteği talebinin reddedilmesinin TMK’nın ... alacaklılarını korumaya yönelik hükümlerine aykırı olduğunu belirterek,ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davacı şirketin ... alacağının ve miktarının tespit edilmesini, alacağın taraflar arasında düzenlenen kabul tutanağı ve konkordato dosyasındaki kayıtlarla sabit olduğunun kabulünü ve İstanbul ili Arnavutköy ilçesi 4556 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı lehine 532.644,66 TL tutarında kanuni ... ipoteği tesisine karar verilmesini talep etmiştir.B-)Davalı .... A.Ş. vekili istinafında;1-)İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin sonuç itibarıyla doğru olduğunu, ancak karar gerekçesinde müvekkili yönünden hukuka aykırılık bulunduğunu, Davanın TMK’nın 893 ve 895. maddelerine dayalı olarak ... alacaklısı ipoteğinin tescili istemine ilişkin olduğunu, ... ipoteğinin taşınmaz üzerinde kurulan kanuni bir ipotek niteliğinde bulunduğunu ve bu nedenle davanın doğrudan taşınmaz malikine yöneltilmesi gerektiğini, taşınmaz maliki olmayan yüklenici veya alt yüklenicilere karşı bu talebin ileri sürülemeyeceğini,Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli █████████ Esas ve 2021/ 1178 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ... ipoteği tescili davasında aleyhine ipotek kurulacak kişinin taşınmaz maliki olduğunu, bu nedenle davanın yalnızca taşınmaz maliki ... A.Ş.’ye yöneltilmesi gerektiğini, davacı ile ... A.Ş. arasındaki ilişkinin tamamen sözleşmesel nitelikte bulunduğunu, ... ipoteğinin ise taşınmaz malikine karşı ileri sürülebilen ayni nitelikte bir hak olduğunu,Buna göre davalı ... A.Ş. yönünden husumet ve pasif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle farklı bir ret gerekçesi kurulması gerektiğini, Mahkeme kararında davalılar yönünden ortak gerekçe ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,2-)Ayrıca, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, her davalı bakımından ayrı hukuki durum söz konusu olduğunu, bu nedenle her bir davalı yönünden ayrı hüküm kurulması ve ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek,ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin sonucunun korunmasını, ancak kararın gerekçesinin kaldırılarak her iki davalı yönünden ayrı hukuki değerlendirme yapılmasını, ... A.Ş. bakımından davanın husumet nedeniyle reddedildiğinin açıkça belirtilmesini ve her davalı lehine ayrı ayrı vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesini talep etmiştir.Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 893/3 ve 895. maddelerine dayanılarak açılmış ... alacaklısı ipoteği (inşaatçı ipoteği) tescili talebine ilişkindir.Davacı ile davalı .... A.Ş. arasında █████/2019 tarihli İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, 4556 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde diğer davalı ... Şirketi'ne ait ... İnşaatı kapsamında "lazer kontrollü endüstriyel zemin beton döküm işlerinin nakliye ve montaj işlemlerinin yapımı" için yazılı anlaşma düzenlenmiştir. Davacı şirket taşeron, davalı .... A.Ş. asıl yüklenicidir.Davacı, alt yüklenici sıfatıyla üstlendiği imalat işleri nedeniyle doğduğunu ileri sürdüğü ... alacağının tespiti ile dava konusu taşınmaz üzerinde TMK'nın 893/3 ve 895. maddeleri uyarınca ... alacaklısı ipoteği tesisine karar verilmesini talep etmiş; davalı ... A.Ş. vekili, davacının talep ettiği alacağın müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, talebin asıl yükleniciye ödenen hakediş bedelleri kapsamında kaldığını savunarak davanın reddini istemiş, davalı .... A.Ş. ise cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk derece mahkemesince, TMK'nın 895/3. maddesinde düzenlenen tescil şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, davacı tarafından ileri sürülen alacağın taşınmaz maliki tarafından kabul edilmediği gibi alacağın mahkeme kararıyla da belirlenmediği, davacının dayandığı konkordato dosyasındaki kayıtların mahkeme kararı niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; dava, TMK'nın 893/3 ve 895. maddelerine dayalı ... alacaklısı ipoteğinin tescili istemine ilişkindir. ... alacaklısı ipoteği ayni nitelikte bir hak olup, ipoteğin üzerinde kurulacağı taşınmazın malikine karşı ileri sürülebilir. Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere, aleyhine ... ipoteği tescil edilecek kişi taşınmazın malikidir ve ... ipoteği tesisine ilişkin davanın taşınmaz malikine yöneltilmesi gerekir. Benzer şekilde Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da alacağın dayanağını oluşturan sözleşmesel ilişkinin tarafı olan yüklenici ile ... ipoteğinin yöneltileceği taşınmaz malikinin hukuki konumlarının farklı olduğu, ipotek talebinin malik yönünden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Yine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında da ... alacaklısı ipoteğinin taşınmaz malikine karşı ileri sürülebilecek ayni bir hak olduğu, tapuda malik olarak görünen kişinin davada taraf olması gerektiği ifade edilmiştir. Somut olayda dava konusu taşınmazın maliki davalı ... A.Ş. olup, davalı .... A.Ş. taşınmaz maliki olmayıp davacı ile arasındaki ilişki alt yüklenicilik sözleşmesinden kaynaklanan şahsi nitelikte bir borç ilişkisidir. Bu durumda ... alacaklısı ipoteğinin tescili istemi bakımından davalı .... A.Ş.'nin pasif husumet ehliyeti bulunmadığından, ilk derece mahkemesince bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesi gerekirken davanın esası incelenerek ortak gerekçe ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Kaldı ki, davacı vekilince istinaf aşamasında ve dosya kapsamındaki bazı Yargıtay kararlarına dayanılarak yüklenici konumundaki davalı .... A.Ş. yönünden de davanın görülmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, anılan içtihatlarda yüklenici aleyhine aynı zamanda alacağın tespiti isteminin de ileri sürüldüğü, bu nedenle yüklenici yönünden alacağın varlığı ve miktarına ilişkin bir inceleme yapılmasının gerekli görüldüğü anlaşılmaktadır. Nitekim Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da davacının alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tespiti talebinin bulunduğu, bu nedenle sözleşmenin tarafı olan yüklenici yönünden işin esasına girilerek alacak hakkında değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda ise dava dilekçesinde davacının ... alacağının ve miktarının tespitine yönelik müstakil bir talebi bulunmayıp, talep sonucu yalnızca dava konusu taşınmaz üzerinde ... alacaklısı ipoteğinin tesciline ilişkindir. Bu nedenle yüklenici ile davacı arasındaki şahsi hukuk ilişkisinden kaynaklanan bir alacak isteminin incelenmesi de söz konusu değildir. Dava konusu edilen istem yalnızca ... alacaklısı ipoteğinin tesciline ilişkin bulunduğundan, bu istem bakımından aleyhine ipotek tesis edilecek kişi taşınmaz maliki olup, malik olmayan davalı .... A.Ş. yönünden pasif husumet bulunmadığının kabulü gerekir.Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde ise; TMK'nın 895/3. maddesi uyarınca ... alacaklısı ipoteğinin tesciline karar verilebilmesi için alacağın taşınmaz maliki tarafından kabul edilmiş veya mahkeme kararıyla belirlenmiş olması zorunludur. Davacı vekili, alacağın geçici kabul tutanağı, konkordato dosyasındaki alacak kayıtları ve komiser raporlarıyla sabit hale geldiğini, bu kayıtların mahkeme içi ikrar niteliğinde bulunduğunu ileri sürmüş ise de, dosya kapsamındaki belgelerin tamamının davacı ile asıl yüklenici .... A.Ş. arasındaki hukuki ilişkiye ilişkin olduğu, taşınmaz maliki ... A.Ş.'nin alacağı kabul ettiğine dair herhangi bir beyan veya işlem bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan konkordato dosyasında alacağın komiser raporuna kaydedilmiş olması yahut alacak listesinde yer alması, TMK'nın 895/3. maddesinde öngörülen anlamda alacağın mahkeme kararıyla belirlenmiş olması sonucunu doğurmaz. Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında, yüklenicinin kabul beyanı üzerine verilen hükmün alacağın esasına ilişkin yargısal inceleme sonucu verilmiş bir karar olmadığı, bu nedenle TMK'nın 895/3. maddesi anlamında alacağın mahkeme kararıyla belirlenmiş sayılmasına olanak bulunmadığı belirtilmiştir. Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında da yüklenici ile taşeron arasındaki kabul nedeniyle sonuçlanan davanın taşınmaz malikleri bakımından bağlayıcı olmadığı, yalnızca bu kabul hükmüne dayanılarak alacağın sabit kabul edilip ... alacaklısı ipoteği tesis edilemeyeceği vurgulanmıştır. Somut olayda davacının dayandığı konkordato kayıtları ve komiser raporları da en fazla asıl yüklenici yönünden ileri sürülebilecek nitelikte olup, taşınmaz maliki tarafından yapılmış bir kabul beyanı veya alacağın esasına ilişkin verilmiş bir mahkeme kararı niteliğinde değildir. Bu nedenle TMK'nın 895/3. maddesinde öngörülen tescil koşullarının gerçekleştiğinin kabulü mümkün bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince davalı taşınmaz maliki ... A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesinde sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince bu davalı yönünden kaldırılarak, davanın davalı ... İnşaat yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...yönünden ise esastan reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, davacı vekilinin istinaf talebi reddedildiğinden ve davalı ...tarafından istinafa gelinmediğinden ilk derece mahkemesince davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücreti aynen korunmuş, davalı ... İnşaat yönünden dava pasif husumet yokluğundan reddedildiğinden AAÜT'nin 3/2. ve 7/2. Maddeleri gereğince ayrıca maktu vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,3-İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4-Davanın .... A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,5-Davanın ... A.Ş. yönünden TMK mad. 895/3 uyarınca REDDİNE,B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN1-Davacı tarafından yatırılan 9.096,24 TL peşin harçtan, alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının mahsubu ile 8.364,24 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı ... A.Ş tarafça yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak iş bu davalıya VERİLMESİNE, 4-Davalı ... İnşaat kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı .... A.Ş.'ye VERİLMESİNE, 5-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye VERİLMESİNE,C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalı tarafa İADESİNE,3-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 50,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 270,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı .... A.Ş.'ye VERİLMESİNE, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.