TTK 547 uyarınca tasfiye memuru kusuruyla sicilden terkin edilen şirketin işçi alacakları için ihyası ve ek tasfiye kararı.
Özet: Tasfiye halindeki bir şirkete karşı açılan işçi alacağı davalarının derdest olmasına rağmen tasfiye memurunun hatalı işlemle şirketi ticaret sicilinden terkin ettirmesi üzerine, davacı işçilerin mevcut alacak davalarını sürdürmek amacıyla başlattığı şirketin ihyası davasında mahkeme, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden canlandırılmasına karar vermiştir; zira şirketin yargılama öncesinde açılan iş davalarından haberdar olduğu ve tasfiye memurunun bu durumu göz ardı ederek tasfiyeyi tamamlamasının yanlış olduğu tespit edilmiş, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden hatalı tasfiyeye sebep olan tasfiye memurunun sorumlu tutulmasına hükmedilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Davacılar Tasfiye Halinde ----Şirketine karşı İşçilik Alacakları için ----İş Mahkemesi ---- İş Mahkemesi ------ Esas (...) sayılı dosyaları ile İşçi-İşveren Uyuşmazlığı Alacak davası açtığını, Ancak ne var ki Tasfiye Halinde -----Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılamada öğrendiğini, İş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından-----. İş Mahkemesi ---- Esas sayılı dosyalardaki mahkemelerce tarafımıza, işbu davayı açmak için mehil verildiğini, İşbu davada ihyasını istediğimiz Tasfiye Halinde ----- Şirketi adlı şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adresi ----- olduğunu, İşbu şirket ticaret sicilinden resen silindiğini, İhyasını istedikleri şirket ticaret sicilinde resen terkin ediliğinde ötürü bu davamızda husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yönelttiğini, ---- Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı Tasfiye Halinde----- Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki dava, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye ------ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, Davacı, husumeti yalnızca yasal hasım olan Müvekkil müdürlüğe yönelttiğini, Oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...'a da yöneltilmesi gerektiğini, Bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirilirken anılan hususların göz önünde bulundurulması önem arz ettiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapmıştır.Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, Müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, arz ve izah edilen nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. GEREKÇE VE SONUÇ: Davanın TTK 547. Madde gereğince açılan ek tasfiye davası olduğu, ihyası istenilen şirketin kendi tasfiyesi ile ve tasfiyesinin sicile tescili ile sicilden terkin edildiğinin ihtilafsız olduğu, davacının alacağından dolayı iddia ettiği alacak sebebi ile dava açtığı hususlarının ihtilafsız olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ihyanın şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda toplandığı belirlendi.Dava, TTK 547 madde gereğince açılan ek tasfiye davasıdır. İhyası istenen şirketin genel kurulunda tasfiye kararı alındığını, davalının tasfiye memuru olarak atandığı; tasfiye memuru tarafından tasfiye işlemlerinin yapılıp sonuçlandırıldığı; tasfiye memurunun başvurusu ile de şirketin█████/2024 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği gelen kayıtlardan anlaşılmıştır. Davacı işçi-işveren ilişkisinden kaynaklı olarak ihyası istenen şirket aleyhine İş Mahkemesinde dava açmış olup; dava derdesttir, o mahkemece davacımıza iş bu davayı açmak üzere yetki ve mehil verilmiştir. Mahkememizin, davacının İş Mahkemesindeki davada haklı olup olmadığının incelenmesi yada değerlendirilmesi mümkün olmayıp, derdest olan bir dava için davacının bu davayı açması da hukuki menfaat bulunduğu; aksi takdirde tüzel kişiliğini kaybetmiş şirket aleyhine davanın devam etmesinin mümkün olmadığı, alınacak muhtemel bir kararında infazının mümkün olmadığı belirlenmiş; bu nedenle davacı tarafın iş bu davayı açmakla hukuki menfaatinin bulunduğu; ek tasfiye sonunda şirketin herhangi bir mal varlığı kalmasa dahi, şirket ortaklarının tasfiye payı çerçevesinde iş davasındaki hükümden sorumlu olacakları nazara alınarak, davanın kabulüne karar verilmiş;İş davalarının 2022 yılında açıldığı, dolayısıyla şirket ticaret sicilinden terkin edilmeden açılmış olduğu; yapılan incelemede dava dilekçesinin şirkete tebliğ edildiği, bu durumda davadan şirketin haberdar olduğu, tasfiyeyi tamamlamaması gerekirken tasfiye memurunun tasfiyeyi tamamladığı; bu şekilde tasfiyeyi hatalı sonuçlandıran davalı tasfiye memurunun iş bu davaya sebep olduğu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan alınması gerektiği; diğer davalı ... sicil müdürlüğünün kendi tasfiyesi ile sona eren şirket yönünden tasfiyenin tescilinde herhangi bir hatasının bulunmadığı, bu nedenle vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu olmayacağı,Mahkememizce verilen ihya kararının sınırlı bir ihya kararı olduğu, iş mahkemesi dosyasının yargılama safhası ve verilecek kararın infazı aşamasıyla sınırlı olduğu, bu işlemler tamamlandığında tasfiye memuru tarafından şirketin tüzel kişiliğinin yeniden sicilden terkin ettirilmesi gerekeceği; şirketinde bir sonraki terkine kadar ancak bu iş mahkemesi dosyaları ile sınırlı olarak faaliyet gösterebileceği nazara alınarak aşağıdaki karar tesis olunmuştur.HÜKÜM: 1-DAVANIN KABULÜNE,---- Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün ----- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye işlemlerinin tamamlanması sonucu █████/2024 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilen TASFİYE HALİNDE -----ŞİRKETİ’nin, davacılar tarafından açılmış bulunan;----. İş Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası (davacı ... yönünden),---- Esas sayılı dosyası (davacı ... yönünden),dosyalarındaki yargılama süreçleri ile bu dosyalarda verilecek kararların infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,Kararın kesinleşmesini müteakip ticaret siciline tescil ve ilanı için kararın bir örneğinin ---- Ticaret Sicili Müdürlüğüne gönderilmesine,İhya edilen şirkete tasfiye memuru olarak, ticaret sicili kayıtlarında son tasfiye memuru ve şirket müdürü olarak görünen ... (T.C. Kimlik No: ...)’un atanmasına,2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,6 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacılar tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcın , 615,40 TL peşin harcın , 97,50 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, 4-Davacılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'since hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, 5-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK 345 Maddesi gereğince ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.