Azınlık Hissedarın Ticari Şirket Genel Kurul Kararlarının İptali Talebiyle Açtığı Davada Bağımsız Denetçi Tarafsızlığı ve Hileli İşlemler İddiaları.
Özet: Azınlık hissedar, 23.08.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu faaliyet raporu onayı, yönetim kurulu ibra kararı, kar dağıtımı, şirket müdürlerinin seçimi ve bağımsız denetçi atanması gibi bir dizi kararın, çoğunluk hissedarın akrabalık ilişkisi içinde olduğu denetim firmaları aracılığıyla tarafsızlıktan uzak denetim yapıldığı, bilgi edinme hakkının kısıtlandığı, şirketin hileli işlemlerle 40 milyon TLden fazla zarara uğratıldığı, varlıkların kötüye kullanıldığı ve şirket karının grup firmalarına usulsüzce aktarıldığı gerekçeleriyle iptalini ve şirkete özel denetçi atanmasını talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ;---- şirketinin müdürler Kurulu ve yetkilisinin---- olduğunu, müvekkilinin şirkette % 12 hisse oranı ve 1.200.000 TL bedelle hissedar olduğunu, şirketin diğer ortaklarının ---- kardeşleri olduğunu ve ---- talimatıyla hareket ettiklerine, 23.08.2023 tarihli genel kurulunda alınan Müdürler Kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdikine ilişkin 2. maddesi ile müdürler kurulunun ibra edilmesi ile ilgili 3. madde, 2022 yılı dönem kârından kalan 22.250.000 TL'nin yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan tutarın pay sahiplerine 2023 hesap döneminde ödenmeye başlamak üzere dağıtılmasına ilişkin 4. madde mevcut müdürlerin görev ve yetkilerinin aynen devam etmek suretiyle şirket müdürü olarak ---- seçilmesin |ilişkin 5. madde, şirket müdürlerine aylık ödenmesine ilişkin 6. Madde ve 2023 ya da hesap işlemlerinin bağımsız denetimi için ---- seçilmesi ile ilgili 7. maddeye ilişkin kararlarının iptalini talep ettiklerini,Gündemin 2. ve 7. maddesi ile ilgili kararların iptallerine ilişkin taleplerinin aynı gerekçeleri öne sürdüklerini, ----çoğunluk ortağı olan ---- aynı zamanda davalı şirketin mali müşaviri olan ---- ile dayı - yeğen ilişkisi bulunduğunu bu nedenle---- tarafından hazırlanan 2022 ile bağımsız denetim raporunun da tarafsız ve objektif olamayacağını, bu açıklama kapsamında genel kurul toplantısını 7. maddesinin de iptal edilmesi gerektiğini, genel kurul 7. maddesinde alınan karar ile ---- için 2023 yılında ilgili firmanın seçilmesine karar verildiğini, akrabalık ilişkisi bulunan bir firmanın bağımsız denetim firması olarak seçilmesini ve bunun vereceği raporların bağımsız olamayacağını, nitekim -- Asliye Ticaret Mahkemesi ---esas sayılı dosyada bu durumun mahkemece de tespit edildiğini buna benzer bir çok dava açıldığını ve ---- tarafsız olmayacağını mahkeme kararlarıyla da tespit edildiğini, 2020 yılı için bağımsız denetim firması olarak -/--- seçildiğini ve bu firmanın da ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan ---- esas sayılı davada tarafsız olmayacağının tespiti üzerine devam eden yıllarda ---- firmasının seçilmeye başlandığını ve buradan davalının esasında sürekli ne yapılırsa yapılsın kanunun sürekli dolanılacağı mesajı verdiğini bu nedenle bağımsız denetim seçimine ilişkin olan maddenin de iptal edilmesi gerektiğini,Müvekkil tarafından iptali talep edilen 23.08.2023 tarihli ortaklar genel kurul tutanağı toplantısında tutanağında da yer aldığı üzere talep edilen detaylı bilgilerin inceleme ve bilgi hakkının engellenecek şekilde kendilerine verilmediğini bu haliyle azınlık haklarının bertaraf edilecek şekilde usulsüz işlemler gerçekleştirildiğini ancak bu usulsüzlüklerin ne denetim raporlarına ne de finansal tablolara ve bilançolara yansıtılmayayarak genel kurulda bu hususlara ilişkin sorularının cevapsız bırakıldığını ve bir taraftan da kendilerince belgelerin temin edilemediğini bahsedilen usulsüzlüklerden bir tanesinin --- şirketinin bir inşaat projesini finanse etmesi ile ilgili olduğunu, --- şirketinin ----- gerçekleştirdiği inşaat faaliyetlerine ilişkin davalı şirketçe milyonlarca TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, ---- şirketi ile alakası olmayan inşaat işlemlerine ilişkin ödemelerin yapılması nedeniyle şirketin en az 40 milyon TL zarara uğratıldığınıbu şekliyle şirketin müdürler kurulu yetkilisi ---- hileli işlemlerle şirketten mal kaçırmaya devam ettiğini, davalı şirketin tüm mal ve tedarik tüm işlemlerini ---- ve akrabalarının yüksek oranda hisse sahibi olduğu şirketlerden gerçekleştirdiğini bu şekliyle de şirket kârının başka firmalara transfer edildiğini, --- tarafından birçok usulsüz işlem yapıldığını, grup firmalarından ---- için 2020 yılında talep edilen Özel Denetçi atanması talepli dava ile --- ATM --- Esas sayılı dosyası ile Özel Denetçi atandığını, müdürlerin ibrasının da bu usulsüz işlemler kapsamında yapılmasının mümkün olmadığını, aynı şekilde nasıl hesaplandığı belli olmayan karın dağtılması kararının da iptal edilmesi gerektiğini, Özel Denetçi atanması taleplerinin olduğunu, davalı şirketin vergi usulsüzlükleri de yaptığını ve bunun bir çok soruşturma dosyasına konu olduğunu belirterek, öncelikle çoğunluğun haksız ve yersiz kararları ile azınlığın ezilmesini engellenmesi cemiyeti ile dürüstlük kuralına aykırı olarak oluşturulan 23.08.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısına alınan tüm kararların TTK madde 449 düzenlemesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına, davalı şirketin 23.08.2023 tarihli şirkete Mahkemenizce özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu davayla ilgili durumun anlaşılabilmesi için öncelikle davalı müvekkili ----Şirketi ile davacının dilekçesinde bahsetmiş olduğu ----- firmalarına ne zaman kurulduğu ve ne faaliyetler yaptığı ve şirketlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtmiş ve şirketlerin kuruluş ve ortaklık yapılarına ait bilgiler sunulduğunu, davalının şirket müdürü seçilmeye yeter oranında hisse payı olmamasına rağmen, genel kurul toplantılarındaki olumlu yöndeki oyları ile diğer ortaklar tarafından uzun süre müdür olarak görev yapılmasının sağlandığı, davacı müdür sıfatına sahipken şirketin idari kurum ve kuruluşlarla olan ilişkilerinde temsil görevini yerine getirdiğini, sektördeki faaliyetlerini ve yatırım kararlarındaki mal alım satımlarındaki ve benzeri şirketin tüm süreçlerinde sektördeki tecrübesi ve portföydeki itibari nedeniyle--- belirleyici olduğunu, --- şirketinin TTK 635. maddesi gereği bağımsız denetime tabi bir şirket olarak 2013'ten beri bağımsız denetime faaliyetine devam ettiğini, davacının müdür olduğu dönemlerden 2019 faaliyet yılı olağan genel kurul toplantısına kadar olan tüm toplantılarda alınan kararların oybirliği ile sağlandığını ancak 2019 yılı Ekim ayında diğer ortaklara şirketten ayrılma isteğini yönelttiğini, fakat yapılan görüşmeler neticesinde olumlu sonuçlar alınmadığı için taraflar arasında uyuşmazlığın devam ettiğini, 11.11.2019 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısıyla davacının müdürlük görevine son verildiğini, bu karara karşı davacı tarafından da herhangi bir dava açılmadığını fakat daha sonrasında 04.06.2020 tarihinde ---- Asliye Ticaret Mahkemesi --- esas sayılı davası ile dava dışı ---- karşı yine --- karşı da ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dava dosyası ile ortaklıktan ayrılma ve ortaklıktan payının ödenmesini yönünde dava actigini davaların halen devam ettiğini, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki davanın her bir iddia yönünden reddedildiğini, devamında davacı tarafından şirket ortakları yönünden şikayetler yapıldığı ve savcılık soruşturmaları açıldığını bir çok ceza davası ve savcılık soruşturmasının başlatıldığını, davacının şirket yöneticilerinin asli davası ile talep ettiği yönetim kayyuma atanması yönündeki ihtiyati tedbir talepli ---Asliye Ticaret Mahkemesi ----esas sayılı dosyasından 05.04.2023 tarihli ara kararda ilk talepleri reddedilmiş olduğunu bu karara karşı istinaf başvurusu yapıldığını ve BAM ---. Hukuk Dairesi---- Karar sayılı karar ile talebin reddedildiğini, her yıl düzenli olarak yapılan genel kurul toplantılarının 2022 yılı için 23.08.2023 tarihinde yapılmak üzere karar alındığını, toplantı gündeminin--- Noterliği'nin 8.08.2023 tarih ---- yevmiye sayılı onayı ile ortakların toplantıya davet edildiğini, davacı iddialarının gerçekleri yansıtmadığını, esasında doğrudan dava konusu olan --- gösterilmiş olmasına karşın iddiaların merkezinde çoğunlukla --- olduğunun görüldüğünü, nitekim davacının ---- ile ilgili yapılan genel kurul toplantılarının iptaline ilişkin de davalar açtığını ve aynı iddialarının tüm davalarda ileri sürdüğünü, Davacının iptalini talep ettiği genel kurul kararlarının yasaya ve usulüne uygun bir şekilde alındığını, davacının 2022 yılı gelir gider hesaplarının onayına ilişkin maddenin iptalini talep ettiğini ve bu yönde beyan ettiği müvekkilinin ortak olmadığı alt şirketler kurularak bu şirketlere kâr aktarımı ve örtülü kazanç aktarımı yaptığı iddiasının gerçek olmadığını, şirket ortaklık yapılarının davacının da bildiğini ve davacının kâr aktarımı yapıldığını ileri sürdüğü şirketlerde de ortak olduğunu, davacının müdür olduğu dönemlerde de aynı şekilde faaliyetlerine devam ettiğini, TTK 635. maddesine göre bağımsız denetçi şirketinin seçilmesinin esaslarının belirlendiği ve Anonim Şirket için belirlenen esasların Limited Şirket için de uygulanacağının belirlendiğini, Bağımsız Denetim firmasın niteliklerinin TTK 400. Maddesinde belirlendiğini, bu noktada yapıları Bağımsız denetim şirketinin yasalara uygun uygun olarak seçimini yapıldığını, şirketlerinin mali müşaviri olan --- ile ---- şirket ortaklarıyla herhangi bir akrabalık bağının bulunmasının bağımsız denetim firması seçimi yönünden yasaya aykırı bir durum olmadığını, bu durumun daha önce açılan bir çok davada yapılan bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiğini, kaldı ki davacının daha önce yapılan genel Kurullardaki bağımsız denetim firması seçimlerinde olumlu oy kullandığını ve o dönemde--- şirketin mali müşaviri olduğunu bu yönüyle de davacı iddialarının reddi gerektiğini davacının özel denetçi atanma talebinin usul ve yasaya aykırı olduğundan reddi gerektiğini, davacının özel denetçi atanmasına ilişkin talebi yönünden TTK 438-439. maddelerinde şartların belirlendiğini, davacı iddiaları yönünden bu şartların oluşmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Dava ; davalı şirketin 23.08.2023 tarihli 2022 yılı olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların iptali ile özel denetçi tayinine ilişkindir.Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşma ara kararı ile; davacının özel denetçi tayinine ilişkin davanın tefrikine karar verilmiş ve mahkememizin --- esas numarasına kaydı .---. Sulh Ceza Hakimliğinin -/--- sayılı dosyasında 14.07.2025 tarihli karar ile; davalı şirkete TMSF'nin yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verildiği, TMSF tarafından Mahkememize gönderilen 23.07.2025 tarihli yazı ile; ----Sulh Ceza Hakimliğinin 14.07.2025 tarihli ---- Değişik İş sayılı kararıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu----) kayyım olarak atanmış Fon Kurulunun 14.07.2025 tarihli ve ---- sayılı kararıyla adı geçen şirketin Müdürler Kurulu oluşturularak üyeliklerine atamalar yapıldığı, Diğer taraftan, fondan bağımsız tüzel kişiliği ve taraf ehliyetini haiz ----Şirketinin hiçbir şekilde hak, borç, dava veya takipleri devralınmadığı gibi, şirket tüzel kişiliği hak ve alacaklarına sahip, borç ve yükümlülüklerinden sorumlu bulunduğu bildirilmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.Düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporları gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve ek raporları tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;TTK m. 445 hükmü uyarınca TTK m. 446 hükmünde belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içerisinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilirler. TTK m. 446 hükmünde iptal davasında davacı olabilecek kişiler sınırlı bir sayımla üç grup altında zikredilmiştir. Bunlar pay sahipleri, yönetim kurulu ve kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biridir.Pay sahibinin iptal davası açma hakkını kullanabilmesi için şirket içerisinde belli bir pay oranına sahip olması gerekmemektedir, yani sadece tek bir paya sahip olsa dahi pay sahibinin iptal davası açma hakkı mevcuttur. Davacının davalı şirkette % 12 pay oranı 48.000 pay adeti ve 1.200.000 TL sermaye payı ile pay sahibi olduğu, davacının aktif husumet ehliyetini haiz olduğu, İptal davasının, genel kurul kararının alınmasından itibaren üç ay içerisinde açılması zorunlu olup, kanunda öngörülen bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta, iptali talep edilen kararlar 23.08.2023 tarihli genel kurul toplantısında alındığından dava 23.11.2023 tarihinde ikame edildiğinden, huzurdaki davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmektedir.Dosyaya mübrez 23.08.2023 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağından, davacının iptali talep edilen genel kurul kararları hakkında olumsuz oy kullandığı ve muhalefetini tutanağı işlettiği görülmektedir, bu sebeple huzurdaki davada iptali talep edilen genel kurul kararları bakımından dava şartlarının mevcut olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu genel kurul toplantı tutanağında; (1) nolu karar ile genel kurul toplantı tutanağının pay sahipleri adına toplantı başkanlığı tarafından imzalanmasının oy çokluğu ile kabul edildiği, söz konusu kararda kanuna, esas sözleşmeye ya da dürüstlük kuralına aykırı bir yön bulunmadığı, (2) nolu gündem maddesi ile yıllık faaliyet raporu ile bilanço ve gelir tablolarının müzakere edildiği, dava konusu genel kurulda tutulan toplantı tutanağından, (2) nolu gündem maddesi hakkında oylama yapıldığı ve 352.000 adet kabul oyuna karşılık 48.000 ret oyu ile oy çokluğu ile Müdürler Kurulu Faalieyet Raporu, bilanço ve gelir tablolarının kabul edildiği görülmektedir.İncelemeye ibraz edilen ticari defterler ve mali tablo bilgilerine göre davacı tarafından itiraza konu edilen hususlar yönünden şirketin 2022 yılı mali tablo ve ticari defterleri yönünden mali Müşaviri --- VUK 359. Maddesi hükümlerine göre vergi ziyaına sebebiyet verdiğine dair herhangi bir tespit ya da mahkeme kararı mevcut olmadığı, şirketin mali tablo bilgilerine göre bir önceki mali tablo dönemine göre şirket Öz Kaynakları ve kârında önemli ölçüde artışlar meydana geldiği, genel kurula sunulan davalı şirketin mali tablolarının bağımsız denetimden geçmiş olduğu ve Bağımsız Denetim firması tarafından olumlu görüş bildirildiği, bu hali ile ilgli mali tabloların şirketin gerçek durumunu ve finansal yapısını açık ve anlaşılır bir şekilde yansıttığının değerlendirldiği, söz konusu tabloların dürüstlük ilkesine aykırılık teşkil ettiğine dair herhangi bir tespit yapılmamış olduğu , davacının dava dilekçesinde ve genel kurul muhalefet şerhinde finansal tabloların hangi sebeple gerçeğe aykırı olduğuna ilişkin bir somut iddiasına rastlanmadığı, bu durumda (2) nolu genel kurul kararının iptaline yol açacak bir aykırılık bulunmadığı, (3) Nolu “Müdürler kurulu üyelerinin 2022 yılı faaliyet ve hesaplarından dolayı ayrı ayrı ibra edilmeleri” Gündemli Genel Kurul Kararı yönünden ise; Dosyada mevcut genel kurul toplantı tutanağından, (3) nolu karar ile, davacının 48.000 adet olumsuz oyuna karşılık 84.000 adet olumlu oy ile oy çokluğu ile müdürlerin ibra edildiği görülmüştür.Yönetimde yer almış kişilerin sadece kendilerinin ibralarında değil, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarında da oy kullanamayacakları kabul edilmektedir. İbra oylaması bakımından değerlendirildiğinde olumlu oy vermek suretiyle ibrayı gerçekleştiren oyların ----tarafından kullanıldığı, ---- şirket müdürlerinden biri olmadığı, oydan yoksunluk ile ilgili TTK 436/1 gereğince oydan yoksunluk şarntlarının bulunmadığı, TTK 436/2 gereğince ---- şirket müdürü olmadığı gibi yönetimde görevli imza yetkisine sahip kişi olduğu yönünde bir tespitte de bulunulmadığı, bu hali ile ilgili maddenin iptalini gerektirir bir durum olmadığı anlaşılmaktadır. (4) Nolu “Müdürler kurulunun 2022 yılı karına ilişkin kâr dağıtımı yapılması teklifi” Gündemli Genel Kurul Kararı yönünden; Dosyada mevcut genel kurul toplantı tutanağından, (4) nolu karar ile (davacının olumsuz oyuna karşın) kârın dağılmasına oy çokluğu ile karar verildiği görülmektedir.TTK m. 511 “Yönetim kurulu üyelerine kazanç payları, sadece net kârdan ve ancak kanuni yedek akçe için belirli ayrım yapıldıktan ve pay sahiplerine ödenmiş sermayenin yüzde beşi oranında veya esas sözleşmede öngörülen daha yüksek bir oranda kâr payı dağıtıldıktan sonra verilebilir." hükmün amirdir. Anılan maddede kanuni yedek akçenin birinci ayrımı ve pay sahibinin temel kâr payı bir takım olarak ele alınmış, ikisinden biri değil, ancak her ikisi de ayrılıp dağıtıldıktan sonra yöneticilerin kazanç payının verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı düzenleme TTK m. 348'te de yer almaktadır. Keza TTK m. 519/1 “Yıllık kârın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılır” hükmünü amirdir. Maddede yıllık kârın yüzde beşinin ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılacağı belirtilerek kanuni yedek akçenin birinci ayrımının sınırı ortaya konulmuştur. TTK 519/2-(c) hükmünde de, birinci fıkradaki sınıra ulaşıldıktan sonra, pay sahiplerine yüzde beş oranında kâr payı ödendikten sonra, kârdan pay alacak kişilere dağıtılacak toplam tutarın yüzde onunun genel kanuni yedek akçeye ekleneceği ifade edilmiştir.Görüldüğü üzere kanun koyucu pay sahiplerine dağıtılacak birinci temettüyü, şirketin genel kanuni yedek akçesinin ikinci ayrımının önüne koymaktadır. Gerçekten de maddenin lafzından açıkça anlaşıldığı üzere, şirket o faaliyet döneminde net kâr elde etmişse, kanuni yedek akçelerin ikinci ayrımının yapılabilmesi için pay sahibine birinci temettünün ödenmesi gerekir . İşte kanuni yedek akçenin birinci ayrımından sonra ve fakat ikinci ayrımından önce ayrılarak pay sahiplerine ödenecek yüzde beş oranındaki kar payı (yani birinci temettü) “temel kâr payı hakkı” olarak adlandırılmakta olup bu hakkın vazgeçilmez hak niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. Ancak TTK m. 447'de ifade edilen kaldırma ve sınırlama, dar olarak yorumlanmalıdır. Dolayısıyla somut olayda örneğin bir defaya mahsus meydana gelmiş bir sınırlama (butlanla malul değil) iptal edilebilir nitelikte kabul edilmelidir.İncelemeye ibraz edilen mali tablolar ve ticari defter bilgilerine göre, 31.12.2022 tarihi itibari ile dağıtıma konu edilebilecek şirket net kârının 239.172.767,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bir başka deyişle, yasal karşılıklar ayrıldıktan sonra 31.12.2022 tarihi itibari ile şirket net kârı 239.172.767,00 TL olarak tespit edilmiştir. Şu halde ( 4 ) kararın, şirketin elde ettiği kârdan 22.250.000,00 TL tutarın kâr dağıtımına konu edilerek ödenmesi yönünde alınan kararın iptali edilmesini gerektirir bir durum olmadığı,(5) Nolu “Müdürler Kuruluna yeni müdürlerin atanması” Gündemli Genel Kurul Kararı yönünden; Dosyada mevcut Genel Kurul Tutanağından, şirketin müdüler kuruluna yeni müdürlerin seçilmesine dair alınan kararın davacının 48.000 adet ret oyuna karşın 352.000 adet kabul oyu ile oy çokluğu ile karar verilmiş olduğu,Türk Ticaret Kanunun 623 maddesine göre; “Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla olmayan veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir. Şirketin müdürlerinden biri bir tüzel kişi olduğu takdirde, bu kişi bu görevi tüzel kişi adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirler" denilmekle şirketin müdür seçiminin genel kurul tarafından seçileceği ve limited şirkette bir veya birden fazla müdür olabileceği, müdür seçimi ortaklar arasından veya şirket dışından yapılabileceği belirlenmektedir.Müdür olarak seçilen kişilere yönelik, bunların seçilmelerinin dürüstlük kuralına aykırı olacağı ileri sürülmüşse de , bu hususta bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmekte olup, Genel Kurul yetkisi kapsamında yapılan müdür atamasına dair (5) nolu kararın iptal edilmesini gerektirir bir durum olmadığı, (6) nolu " Müdürler Kurulu üyelerine 2023 yılı içerisinde ödenecek aylık net ücret miktarının belirlenmesi " Gündemli Genel Kurul Kararı yönünden; Dosyada mevcut genel kurul toplantı tutanağından, (6) nolu karar ile davacı'nın olumsuz oyuna karşın 2023 yılında şirketin müdürlerinden --- aylık 75.000 TL, -- aylık 125.000 TL, ---- 21.000 TL, ---- 21.000 TL net ücretin ödenmesine, müdür olarak seçilen ---- ödenmekte olan ücretin ödenmesine, oy çokluğu ile karar verildiği görülmektedir.Bilindiği üzere yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir (TTK 394). Yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının belirlenmesi, genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasındadır (TTK m. 408/2-b).Alınan kararda aylık ücret olarak belirlenen miktarlar incelendiğinde, şirketin mali büyüklüğü ile orantılı olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 394. maddesi ile mali haklar; “Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle ve genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla, huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir” düzenlemesine yer verildiği, bilirkişi raporunun aksine belirlenen ücretin asgari ücrette artış sonrası kendiliğinden artmasına ilişkin kararın hükme aykırı olmadığı genel kurul kararının iptalini gerektirir bir durumun olmadığı belirlenmekle, 23.08.2023 tarihli 2022 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 1, 2, 3, 4, 5, 6 nolu kararların iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği, 7) Nolu “6102 Sayılı TTK hükümlerine göre 2023 Takvim yılı için Bağımsız Denetim Şirketi Seçilmesi” Gündemli Genel Kurul Kararı yönünden; Limited Şirketlerin bağımsız denetime tabi olunmaması halinde bağımsız denetçi seçilmesine ilişkin esaslar doğrudan belirlenmemiş olunmasına karşın TTK 635. maddesine göre anonim şirket başlığı altında yapılan düzenlemelerin limited şirketler içinde uygulanacağı yönünde düzenleme mevcut olduğundan, denetçi olabilecek ve olamayacak kişi / kurumların TTK 400 maddede sayılmış bulunduğu, Bağımsız Denetçi atanması konusunda şirketin genel kurul yetkileri içerisinde sayılmış olup, TTK 399. Maddesine göre yeter sayı ile her faaliyet dönemi için bağımsız denetçi seçilmesi gerekmektedir.Somut olayda; 2023 Mali Takvim yılı için bağımsız denetçi olarak seçim yapılmış olup ---- yönünden, davacı şirket çalışanı ile bağımsız denetim şirketi çoğunluk hissedarı olan kişi arasında dayı yeğen ilişkisi bulunduğu bildirilerek ---- denetçi olamayacağını belirtmektedir. 6102 sayılı TTK'da denetçi organ olmaktan çıkarılmış, bununla birlikte 397. maddesi ile bazı anonim şirketlerin denetime tabi oldukları kabul edilmiştir. Bu şirketler yönünden bağımsız denetim yapmak üzere denetçi seçilebilecek kişiler ise kanunun 400. maddesinde sayılmıştır. TTK'nun TTK'nun 399. Maddesi ise denetçinin seçimi ve görevden alınmasını düzenlemiştir. Maddenin birinci fıkrasında denetçinin, şirket genel kurulunca seçileceği ve yönetim kurulunca ticaret seciline tescil ettirileceği kabul edilmiş , dördüncü fıkrasında, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin, yönetim kurulunun veya sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin istemi üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinlemek şartı ile denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı halinde, denetçiyi görevden alarak başka bir denetçi atayabileceği kabul edilmiştir. Azlığın bu davayı açabilmesi için gerekli koşullar ise maddenin beşinci fıkrasında denetçinin seçimine genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş olması ve seçimin yapıldığı genel kurul toplantı tarihinden itibaren geriye doğru en az üç aydan beri, şirketin pay sahibi sıfatını taşıması olarak sayılmıştır. TTK'nın 399. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının birlikte değerlendirilmesi ve denetçi seçiminin genel kurulun devredilemez yetkileri kapsamında olması da nazara alındığında, kanun koyucunun, her halükarda bir genel kurul kararı ile seçilecek denetçinin tarafsızlığından şüphe edilmesi nedeniyle görevden alınması için açılacak davayı bu madde ile özel olarak düzenlediği anlaşılmaktadır.Somut olayda; her ne kadar davacı taraf davasını genel kurul kararının iptali davası olarak açıklamış ise de; hukuki nitelendirme Mahkemeye ait olup, Mahkememizce davanın TTK'nın 399/4. maddesi uyarınca açılmış bir denetçinin görevden alınması davası olduğu ve denetçinin seçiminin ----- Gazetesinde ilanından itibaren üç haftalık süre içeresinde açılabileceği, iş bu davanın süresinde açıldığı ancak; TTK'nun 399/4. maddesinde; bağımsız denetçinin azli davasında davalı sıfatına kimlerin sahip olduğu kanunda açıkça belirtilmemiş olup, anılan maddede " ilgililer ve seçilmiş denetçiyi dinleyerek seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı halinde " ifadelerine yer verilmiş olup bu ifadelerden davanın denetçiye karşı açılacağı anlaşılmakla; ( TC. ---- BAM ---- HKD---- davalı şirket aleyhine açılan " bağımsız denetçinin " azli davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, kısa kararda dava konusu genel kurul tarihinin sehven 23.08.2023 yerine 23.11.2023 olarak yazıldığı görülmekle bu maddi hatada düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :1-23.08.2023 tarihli 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan 7 nolu kararın iptaline ilişkin davanın TTK'nun 399/4 maddesi kapsamında " Denetçinin Görevden Alınması " davası olarak kabulü ile PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,2-23.08.2023 tarihli diğer genel kurul kararlarının iptaline ilişkin DAVANIN REDDİNE, 2-HARÇLARAlınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 269,85 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-VEKALET ÜCRETİa-1 nolu hüküm fıkrası uyarınca avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, b-2 nolu hüküm fıkrası uyarınca avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-YARGILAMA GİDERLERİa-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, b-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.