İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, boşanma sonrası devredilen işletmede tescilli marka hakkına izinsiz tecavüz ve maddi tazminat istemli davanın değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, eski eşinin davalıya devrettiği işyerinde, ayrı bir devir sözleşmesi olmaksızın tescilli markasının izinsiz kullanıldığını iddia ederek markaya tecavüzün tespiti, meni ve maddi tazminat talep etmiş; davalı ise davacının boşanma protokolü ve mahkeme kararıyla işyerine ilişkin tüm haklarından feragat ettiğini, işletmenin devriyle birlikte ticari unvan ve ilgili hakların da devredildiğini ve kendisinin yeni markasını tescil ettirerek kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.
İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ███████DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti, Men'i, Maddi Tazminat DAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ : █████/2021Davacı vekili tarafından █████/2020 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumunda tescilli ... tescil numaralı sahibi olduğunu, müvekkilinin eski eşine pideci dükkanını devrettiğini, boşanmış olduğu eski eşinin davalı tarafa işletmeyi devrettiğini, marka devrine ilişkin herhangi bir sözleşme olmadığını, markayı izinsiz olarak kullanmakta olduğunu, konuya ilişkin █████/2020 tarih ve... yevmiye numarasıyla ihtarname göndermiş olduklarını, ihtarnamelerine █████/2020 tarih ve... yevmiye numarası ile cevap veren davalı tarafın, markayı müvekkilimize ait olan şekilde kullanmadıklarını, kendi markalarını taşıyan tabelalar kullandıklarını belirtmiş olduklarını, ancak müvekkili adına tescilli markayı kullanmış olduklarını ve kullanıma devam ettiklerini, ihtarnameden sonra müvekkilinin markasındaki “...” ibaresindeki “...”harfini değiştirerek “...” yaptıklarını ve “...” olarak kullanıma devam ettiklerini, markanın haksız kullanımının olduğuunu, haksız kullanımdan gelir elde etmeye devam ettiklerini, 3.000 TL maddi tazminat ve marka kullanımının terkini talebiyle dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu iş yerinin davacının eşi ile anlaşması sonucu mahkeme kararıyla dava dışı ... a bırakılmış olduğunu, boşanma davası anlaşma protokolü madde 9 da ''davacının dava konusu iş yeri ile ilgili her hangi bir talebi olmayacaktır.'' hükmü gereğinin bulunduğunu, İzmir... Aile Mahkemesi... esas nolu dosya duruşmasında davacının ''pideci dükkanı ile ilgili her türlü hak ve taleplerimden vazgeçiyorum'' beyanının olduğunu, kesin hüküm ve anlaşma gereği davacının işyerine ilişkin talepte bulunamayacağını, davacı tüm haklarından vazgeçtiğini, işletmenin kapanışını yapmış olduğunu, devrini gerçekleştirmiş olduğunu, ticari faaliyetini sonlandır olduğunu, ayırt edilmeyecek benzerlik ve tecavüz olmamakla davacının beraber markanın devri konusunda resmi işlemi tamamlamamış olması talep hakkı doğurmayacağını, müvekkilinin iş yeri ile ilgili tüm hakların kendisine bırakıldığı yetkili sahibinden iş yerini devralması sonrası kendi markasını oluşturmak için ... başvuru numarası ile 'Lezzetin en doğru adresi ...' ismi ile Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuruda bulunmuş olduğunu, yayın kararı alınmış olduğunu, davacının yayına itirazının reddedildiğini, müvekkilinin kendi tescilli markasını kullanmakta olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. TESPİT, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dosya kapsamında davacı davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz olduğunu, tecavüzün kaldırılması ve aylık 3.000 TL maddi tazminat istemektedir. Marka, bir işletmenin mal ve/veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal ve/veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarettir.Markanın başkaları tarafından haksız kullanımı ve marka hakkının ihlali durumunda marka sahibi SMK'nın 149. Maddeki talepler ile 150 ve 151. Maddesinde düzenlenen maddi tazminat ve yoksun kalınan karı isteyebilecektir.Bu kapsamda aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılmaktadır:a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 6769 sayılı kanunun 7. maddesinde belirtilen biçimlerde kullanmak.b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerinikullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklitedildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya buhakları üçüncü kişilere devretmek. Ticaret unvanı, TTK’nun 49 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, ticaret unvanını tacirin ticari işlerinde kullandığı isim olarak tanımlayabiliriz. Ayrıca TTK düzenlemesine göre ticaret unvanı, işletmeden ayrı olarak başkasına devredilemez. Bir işletmenin devri sırasında, aksi açıkça kabul edilmiş olmadıkça, işletme devri ticaret unvanının da devri sonucunu doğurur43(aşağıdaki içtihata atıf). Devir hâlinde devralan, unvanı aynen kullanma hakkına sahiptir. Buna göre, tarafl ar ticari işletme devri sözleşmesinde aksini kararlaştırmadıkları sürece, devreden ticaret unvanının devrini de gerçekleştirmeyi kabul etmiş olmaktadır. Devreden taraf, ticaret unvanını devretmek istemiyorsa bunun açık bir şekilde ticari işletme devir sözleşmesinde belirtilmesi gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bir kararında da, sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bir ticari işletme devrinin ticaret unvanının devrini içerdiği kabul edilmiştir. Yargıtay 11. HD’nin 25.9.1995 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararına göre;“TTK.nun 51. maddesine göre; bir işletmenin devri, aksi açıkça kabul edilmedikçe ünvanının devrini dahi tazammun eder. Şirketin davacılara devri sırasında, ünvanının devredilmediği yolunda ayrıca bir anlaşma olmadığından, ünvanın da devredildiğinin kabulü gerekir.” Yargıtay 11. HD’nin 14.9.1999 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararına göre; “İlke olarak marka devir sözleşmesinin yazılı yapılması sözleşmenin geçerliliği için şart ise de, marka sahibinin içinde bu hakkın da yer aldığı işletmesinin bir bütün olarak devretmesi de mümkündür. 556 s. KHK. m.16/2 uyarınca bir işletmenin aktif ve pasifl eri ile birlikte devrolunması, aksi kararlaştırılmadıkça işletmeye dahil bir unsur olan markanın da devrini kapsar Bir işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devrinde, devir sözleşmesi aksi kararlaştırılmadığı sürece işletmeye ait işletmenin aktifleri arasında markasal kullanımlarını da kapsamaktadır. Dosya kapsamında davacının izni ile dava konusu işyerinde davacının markasının kullanıldığı, anlaşma protokolü ile bu kullanıma izin verildiği, yine protokolde bu konuda herhangi biri talebinin olmadığını, dava konusu işyerinin ticaret ünvanı ve markasal kullanımlarının yasal olduğu ve işyerinin aktifi haline geldiği, davalın işletmeyi devralması bu aktiflerin de devralınması anlamına geleceği ve kullanımının yasal olduğu anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Davacının davasının reddine, Alınması gereken 59,30 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 461,09 TL harçtan mahsup edilerek, fazla 401,79 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat davası reddedilmekle, AAÜT. göre belirlenen miktar tecavüzün tespiti ve men'i davası da dikkate alınarak, arttırılmakla 5.900 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 204,20 TL'nin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 7.80 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,Gerekçeli hükmün, tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, İstinaf Kanun yolunun İzmir Bölge Adliye Mahkemelerinin 11. Ve 20. Hukuk İstinaf Daireleri nezdinde açık olduğuna dair verilen karar, yanların huzurunda usulen okunup anlatıldı. █████/2021Katip ...¸ E imza Hakim...eimza