İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, konkordato halindeki şirketin banka hesaplarındaki hukuka aykırı blokenin kaldırılması için açılan itirazın iptali davasına ilişkin istinaf başvurusunu değerlendiriyor.
Özet: Konkordato sürecindeki davacı şirket, davalı bankanın konkordato mühlet kararlarına rağmen hesaplarına hukuka aykırı şekilde bloke koyduğunu, önceki mahkeme kararlarına rağmen blokeyi kaldırmadığını ve alacağını devrettiği halde blokeli tutarlar üzerindeki tasarruf hakkı kalmamasına rağmen icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmektedir; davalı banka ise yetki itirazında bulunarak, konkordato kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu kararların borçlunun menfaatlerini aştığını ve blokeli bedellerin davacının borçları karşılığı temlik ettiği çek tahsilatlarından kaynaklandığını savunmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: █████████ Esas - ████████ KararDAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yine Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunduğunu ve bu talebinin kabul edildiğini, mahkeme tarafından müvekkili şirket yönünde verilmiş olan geçici mühlet / ek geçici mühlet / kesin mühlet ve ek kesin mühlet olmak üzere tüm kararlarında; “Borçluların borçlu oldukları banka hesaplarına geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında gelecek olan hak ediş bedelleri ve alacakları konusunda alacaklı bankaların kendi alacakları yönünden mahsup işlemi yapmalarının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, alacaklı olsun veya olmasın bankaların mühlet kararını gerekçe göstererek borçluların hesabında bulunan paraların üzerine bloke konulmasının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına” hükmedildiğini, davalı bankanın konkordato mühlet kararlarına rağmen davacı şirketin hesaplarına bloke koyduğunu ve bu eylemi ile Mahkeme kararlarına aykırı hareket ettiğini, müvekkili şirketin konkordato mühlet kararlarının verildiği dosyada konkordato kesin mühlet kararı alınan şirketin ...A.Ş. ...şubesi hesabındaki blokenin kaldırılmasını ve bu konuda bankaya müzekkere yazılması talebi üzerine sayın Mahkeme tarafından hesaplar üzerine bloke konulamayacağı yönünde ara karar oluşturularak davalı bankaya gönderildiğini ancak davalı bankanın bu kararı istinafa taşıması üzerine İstanbul BAM. 17. H.D. davalının istinaf başvurusunu reddederek blokenin kaldırılması gerektiğine ilişkin kararı kesin olarak onadığını, davalı bankanın ise işbu Mahkeme kararına rağmen davacı şirketin hesaplarındaki blokeyi kaldırmadığını, ayrıca bu süreçte davalı bankanın müvekkili şirketten olan alacaklarını başka bir şirkete devretmesi nedeniyle davacıya ait hesaplar üzerinde bir tasarruf hakkı bulunmadığını, davalı ...’nın alacağını mükerrer tahsil yoluna gitmesinin yasalara aykırı olduğunu, davalının usulsüz işlemleri nedeniyle bloke konulan hesaplardaki paranın müvekkiline verilmesi istemiyle .... İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı nedeniyle huzurdaki davanın açıldığını, davalının alacaklı olarak kendisini konkordato dosyasına kaydettirmesine rağmen konkordato mühlet kararlarına aykırı olarak ve tahsilde tekerrüre sebep olabilecek şekilde bloke koyduğu meblağ için icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve alacağın varlığının tespitini, davalı borçlunun haksız itirazı nedeniyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın adresinin İstanbul / ...’de bulunduğunu dolayısıyla davaya konu icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, yine aynı şekilde huzurda ikame edilen davanın da müvekkilinin adresinin bağlı bulunduğu İstanbul Adliyesi / Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğinden yetki itirazlarının kabulü ile davada yetkisizlik kararı verilmesini, davacı tarafından her ne kadar takas mahsup ve blokeye ilişkin olarak tedbir kararı olduğu belirtilerek müvekkili tarafından davacının hesabına konulan blokenin Mahkeme kararına aykırı olduğu belirtilmiş olsa da Mahkeme tarafından verilen tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından gerçekleştirilen işlemlerde usul ve yasaya aykırı husus bulunmadığından blokeli bedele ilişkin başlatılan takibin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, verilen mühlet kararı öncesinde 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmiş olsa dahi mühletten sonra tebliği halinde ödenen paranın borçluya ödenmesi yada borçlunun hesabına üçüncü şahıslardan gelen paralara ilişkin de takas mahsup yasağı ile bloke konulmasının önlenmesine ilişkin verilen tedbir kararının açık bir şekilde konkordatonun amacını aştığını ve Mahkeme tarafından sadece borçlunun menfaatlerinin korunduğunu, takibe konu edilen ve müvekkili tarafından blokede tutulan bedellerin davacı tarafından müvekkile borçlarının ifası uğruna temlik cirosu ile ciro ve teslim edilen çeklerden gelen tahsilatlara ilişkin olup Mahkeme tarafından bu bedellere bloke konulmasına ilişkin tedbir kararı verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, müvekkili banka tarafından konkordato davasındaki blokeye ilişkin verilen tedbir ara kararının istinaf edildiğini ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa ilişkin bir inceleme yapılmadan karar verildiğini, izah edilen sebeplerle öncelikle huzurdaki davada yetkisizlik kararı verilmesini, esasa ilişkin inceleme yapılması halinde .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı ilamsız icra takibine / borca işlemiş - işleyecek faize ve ferilerine itirazlarının kabulü ile ikame edilen davanın reddini, alacaklı olmadığını bildiği halde müvekkili aleyhinde icra takibi ve dava ikame eden davacı aleyhine takip ve dava değerinin %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Mahkememizce yapılan yargılamada alacağın tespiti için inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Bu çerçevede; bilirkişiler tarafından davalının konkordato mühlet kararlarına aykırı olarak davacı hesabına bloke koyduğu ve bloke konulan bedel için başlatılan takip nedeniyle davacının haklı olduğu kanaatinin oluştuğu, davaya konu 12 adet çek ile ilgili bloke edilen paraların iadesi yönünde olması halinde; davacının davalı bankadan toplam alacağının 329.663,44 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf bilirkişi raporuna itiraz etmiş ve ve banka tarafından konkordato davasındaki blokeye ilişkin verilen tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia etmişse de bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olması, tedbir yönünden ise mahkememiz dosyasının konkordato mühlet kararlarına aykırı davranılmasına ilişkin olması nedeniyle yeniden rapor alınması talebi reddedilmiştir. Tüm dosya kapsamı, dosyada mevcut deliller, bilirkişi raporu, Bakırköy 3. ATM ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı konkordato dosyası dikkate alınarak davalı tarafın konkordato mühlet kararlarına aykırı olarak davacı hesabına bloke koyduğu ve bloke konulan bedel için başlatılan takip nedeniyle davacının haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile likit olan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmesine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunulduğunu, raporun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesinin talep edildiğini, ancak yerel mahkeme tarafından itirazların göz önünde bulundurulmadan rapora göre hüküm kurulduğunu, bilirkişilere banka kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi verildiğini, ancak hiçbir kayıt incelenmeden konkordato dava dosyasındaki bilgiler ile rapor tanzim edildiğini, bloke hesabında olduğu belirtilen çek bilgilerinin büyük çoğunluğunun raporda hatalı olarak belirtildiğini, gerekçeli kararda davalı tarafından blokeli hesapta tutulan çeklerin tahsilat için davalıya verildiğinin belirtildiğini, davalı tarafından blokede tutulan bedelin alacaklılar arasında eşit bir şekilde dağıtılması gerektiğinin konkordato komiseri tarafından belirtildiğini, bu hususun gerekçeli kararda da belirtildiğini, ancak davalı tarafından blokeli hesapta tutulan bedellerin davalıya temlik cirosu ile teslim edilen çeklerden gelen tahsilatlardan kaynaklı olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin hükme dayanak aldığı gerekçede belirtilen hususların açık bir şekilde hatalı olduğunu, davacı tarafından takip talebinde borcun sebebinin blokedeki tutarların mevduat birikimlerinin tahsili olduğunun belirtildiğini, ancak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının takip talebinde belirtmiş olduğu blokeli tutarın kaynağının dahi hatalı olduğunun belirtildiğini, yerel mahkemece bu husustaki itiraza ilişkin de değerlendirme yapılmadığını, yerel mahkeme tarafından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ciro ile çek üzerindeki mülkiyet hakkı ve çekten doğan tüm hakların da davalıya devredildiğini, işbu bedeller üzerinde davacının hak sahibi olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava; davalı bankaya tahsil amacıyla verildiği iddia edilen çeklerin, davacı şirket hakkında konkordato kapsamında geçici mühlet kararı verilmesinden sonra ve konkordato yargılamasını yapan mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararlarına aykırı olarak tahsil edilip kredi borcuna mahsup edildikleri iddiasıyla, çek bedellerinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı taraça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafça; konkordato mühletinden sonra tahsil edilen çek bedellerine takas-mahsup uygulanmasının kanuna aykırı olduğu, çeklerin bankaya veriliş amacının temlik cirosu olmadığı iddia edilmektedir. Davalı ise verilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğu, çeklerin kedisine ifa uğruna verildiğini, bu nedenle blokedeki paranın iadesinin gerekmediğini savunmaktadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 294/6 maddesi "Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür." hükmünü içermektedir. Konkordato talep eden, talepten önce elindeki ileri tarihli müşteri çeklerini kullandığı kredi karşılığında bankaya temlik cirosu ile devrettikten sonra konkordato talep etmiş ve mehil içinde banka çekleri tahsil etmiş ise kural olarak tahsil edilen çek bedelleri konkordato masasına verilmez. Zira temlik cirosuyla çekten kaynaklanan tüm haklar hamil olan bankaya konkordato talebinden önce devredilmiştir. Öte yandan ciro İİK'nın 294/6 maddesi" kapsamında müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi" olarak da nitelendirilemez. Zira çeke bağlı alacak müstakbel bir alacak olmayıp doğmuş bir alacaktır. TTK'ya göre çek bir ödeme aracı olup, kural olarak mevcut bir borcun ifası amacıyla düzenlenir ve aynı yasanın 795/1. maddesi gereğince görüldüğünde ödenir. Geçici nitelikte bir düzenleme olan 5941 sayılı Kanunun Geçici 3/5. maddesindeki 31.12.2025 tarihine kadar üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazının geçersiz kılınması düzenlemesi çekin bu niteliğini değiştirmemekle birlikte, ileri tarihli çek düzenlenebilmesine hukuki imkan tanınmıştır. O nedenle çekin ileri tarihli olarak düzenlenebilmesi alacağın da o tarihte doğduğu sonucunu doğurmaz. Ancak konkordato talep eden, çeklerin şeklen temlik cirosuyla devredilmiş olmasına rağmen, çeklerin kredinin teminatı olarak bankaya gizli rehin cirosuyla devredildiğini ispatlarsa tahsil edilen ileri tarihli çek bedellerinin konkordatonun amacı ve alacaklılar arasında eşit muamele ilkesi gereğince komisere iadesi gerekir. (Emsal Yargıtay 6. HD. █████████ e. █████████ k. Sayılı ilamı) İİK'nun 288/1 fıkrası uyarınca, geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 294/4 maddesinde takas hakkında aynı kanunun 200 ve 201 maddelerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Anılan hükümler iflasta alacaklının takas hakkını ne şekilde kullanabileceğine ilişkindir. Takas, birbirine karşı bir miktar para veya aynı cins alacağa sahip kişilerden birinin, karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duymaksızın tek taraflı beyanı ile bu alacakları az olanı tutarında sona erdiren yenilik doğurucu bir hukukî işlemdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 139. maddesinde takasın koşulları düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; takasın söz konusu olabilmesi için iki tarafın karşılıklı olarak birbirinden alacaklı olması, takasa konu edimlerin aynı cinste veya özdeş olmaları, her iki borcun muaccel (ifasının istenebilir) olması, tarafların alacak ve borçlarının geçerli ve ifa edilebilir olması gerekmektedir. Somut olayda; Davalı taraf konkordato yargılamasını yürüten mahkemenin tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu iddia etmekte ise de aynı düzeydeki bir mahkemenin diğer mahkemenin İİK 287 hükmünce istinaf yolu dahi kapalı olan ihtiyati tedbir kararının tartışma konusu yapamaz. Davalının tedbir kararının hukuka aykırı olduğundan bahisle blokeyi tutmakta haklı olduğunu iddiası dinlenebilir bir savunma değildir. Ancak somut uyuşmazlığa bakan mahkeme konkordato mahkemesince verilen tedbirin kapsamını değerlendirip uyuşmazlık konusu çek bedellerini kapsayıp kapsamadığı konusunda bir değerlendirme yapabilir. Dava konusu çeklerde davacının keşideci olmadığı çeklerin davacıya ciro yoluyla intikal ettiği anlaşılmakla birlikte, çeklerin bankaya tahsil amacıyla veya bankaya olan borçlara teminat amacıyla temlik cirosu ile verilip verilmediği anlaşılamamaktadır. Yine uyuşmazlık konusu çeklerin davacı şirket hakkında verilen geçici mühletin ilanından önce veya sonra bankaya teslim edilip edilmediği hususları tespit edilmediği gibi geçici mühletin ilan tarihi itibarıyla davalı bankanın muaccel alacağı bulunup bulunmadığı hususları da belirlenmemiştir. Bu durumda mahkemece banka kayıtları ve uyuşmazlık konusu çekler üzerinde gerekli inceleme yaptırılarak ve heyete konkordato hukuku konusunda nitelikli hesaplamalar uzmanı da eklenerek denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak tahkikat yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak tahkikatın bitirilip hüküm kurulması isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026