İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında tüzel kişilerde yemin delilinin bağlayıcılığı ve birlikte temsil durumunda tüm yetkililerin yemini konusunu incelemiştir.
Özet: İtirazın iptali davasında, davacı şirket, davalıya sağladığı lisanslı kurumsal iletişim projesinin kurulum, entegrasyon ve bakım hizmetlerine dair ödenmeyen faturalar ile yerine getirilmeyen barter anlaşması bedelinin tahsilini talep etmiş; davalı ise hizmet almadığını, faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini savunmuştur; yargılama sürecinde yemin delilinin hukuki niteliği, özellikle tüzel kişilerde birlikte temsilde yemin teklifinin bağlayıcılığı ve sonuçları üzerinde durulmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:████████ KARAR NO:████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2021NUMARASI:████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalı şirket ile kurum içi iletişim sağlamaya yarayan ... isimli lisanslı projenin satışı, özelleştirmesi, entegrasyonu, kuruluma ve şirket içi eğitimlerin verilmesi hususunda █████/2015 tarihli anlaşmaya varıldığını, müvekkili şirketin yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kurulum yapıldıktan sonra da entegrasyon ve geliştirme işlemlerinin devam ettiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme kapsamında 1 yıl garanti sonrasında aylık hizmet bedeli karşılığında bakım hizmetleri verilmeye devam edildiğini, her ay düzenli olarak hizmet faturaları kesildiğini ve davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin uzun bir süre sözleşmeye uygun bir şekilde fatura bedellerini ödediğini, 6 adet faturaya 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğini ve ödeme yapılmadığını, davalı şirketin 21 4/███████ tarihli sözleşmenin 2 maddesi ile proje bütçesinin 16.000 USD'lik kısmını nakit, 12.000 USD'lik bedelini ise barter ile ödenmesinin kabul edildiğini, barter anlaşması gereği 12.000 Dolar değerindeki reklamı şirketin televizyon kanalı ...'de yayınlama taahhüdünü yerine getirmediğini, davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, belirterek davanın kabulünü, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacıdan alınan fiili bir hizmetin olmadığını, davacı yanın müvekkili şirketin mali işler departmanına tebliğ edilmediği için iade edilemeyen faturalara dayandığını, müvekkili şirketin davacıdan herhangi bir hizmet almadığını, bu yüzden faturaların mali işler departmanına ulaştırılamamış olduğunu, davacının ihtarnamesi ile faturalardan haberdar olunduğunu, ve iade edildiğini, iade edilen faturalar karşılığında davacıdan herhangi bir hizmet alınmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki sözleşmenin sona erdiğini, davacının fiili hizmet vermediği halde fatura düzenlediğini, bu faturaların ödenmemesi sebepli 6 ay sonra müvekkili şirkete ihtarname gönderildiğini, muayyen ve belirlenebilir likit bir alacağın işbu davada söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemediği takdirde diğer tarafa yemin teklif edebilir. Ancak ispat yükü kendisine düşen taraf bütün delillerle iddiasını veya savunmasını ispatlamaya çalışıp bunu başaramadığı takdirde son çare HMK'nın 232/2. maddesi uyarınca olarak yemin deliline başvurur (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6.baskı, cilt III, sh.2493). 6100 Sayılı HMK'nın 229. Maddesine göre yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. Kanunun 232. Maddesine göre Taraflardan biri tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümessil tarafından eda ya da iade olunabilir. Doktrinde de kabul edildiği üzere HMK kapsamında kesin deliller senet, yemin ve kesin hükümdür. Yeminin kesin delil olduğu hakkında HMK’da açık bir düzenleme olmayıp yemin etmemenin sonucunda yemin konusu vakıaların ikrar edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Birlikte temsilin sözkonusu olduğu hallerde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının yemin etmesi zorunludur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Esas No: ██████████ Karar No: ██████████ sayılı kararında da "Davacı vekili, mahkemece yemin delilinin hatırlatılması üzerine davalı tarafa yemin teklif etmiştir. Tüzel kişilerin taraf olduğu davalarda tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Birlikte temsilin sözkonusu olduğu hallerde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının yemin etmesi zorunludur." denilmektedir. Aynı şekilde 23. Hukuk Dairesi de aynı şekilde içtihatta bulunmuştur. Tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili organı tarafından eda edilir. Bu temsilci yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamanki temsilcisidir. Ayrıca, birlikte temsil söz konusu olduğu takdirde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının yemin etmesi zorunludur. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Esas No: █████████ Karar No: ████████) Mahkememizce davalı şirket yetkililerine yemin metni tebliğ edilmiş, yeminin ifa edileceği gün ve saat de bildirilerek yeminden kaçınmanın yaptırımı ihtar edilmiştir. Yeminin ifa edileceği gün ve saatte davalı şirketi temsile yetkili olan yetkililerinin hiçbirinin hazır bulunmadığı, şirketi münferiden temsile yetkili olmayan D grubu imza yetkilisinin hazır bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen içtihatlarda da açıkça ifade edildiği üzere eminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının yemin etmesi zorunlu iken davalı şirket ve davalı şirket yetkililerinin ihtara rağmen hazır bulunmadıkları görülmektedir. Bu nedenle mahkememizce HMK'nın 232. Maddesi gereği davalı şirketin yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığı kabul edilerek davaya devam olunmuştur. İhtilaf konusu olan fatura bedellerine dair hizmetin verildiği ve barter sözleşmesinin gereklerinin yerine getirilmediği davalı tarafça ikrar olunmuş sayıldığından davanın kabulü ile davalının İstanbul 20. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yönelik itirazının İPTALİNE, takibin döviz alacağı yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacağın 3095 sayılı Kanunun 4A maddesi uyarınca devlet bankalarının USD üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz (icra dosyasında talep edilen oranı aşmamak kaydı ile) uygulanmak sureti ile devamına, alacağın likit ve itirazın haksız olması nedeniyle kabul edilen alacak miktarının dava tarihindeki karşılığı olan 5.6846 TL üzerinden takdiren %20 üzerinden hesaplanan (5.468,926 TL + 13.643,04-TL olmak üzere) toplam 18.931,966 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, müvekkil şirket yetkilileri yemin eda etmekten kaçınmadıklarını, mahkemenin 02.03.2021 tarihli celsesinde müvekkil şirketin imza yetkilisi olan Mali İşler ve Finans Direktörü ... duruşmada hazır bulundurulmuş ancak tek başına temsil ve imzaya yetkisinin olmaması gerekçesiyle dinlenmemiş ve yeminin de yaptırılmadığını, ulusal bir ... kanalı olan müvekkil ...'de yüzlerce kişi çalışmakta olup değeri yüz milyonlarca dolar ile ifade edildiğini, bu şekilde müvekkil ...'in büyüklüğünü ifade etmemenizin sebebi, şirketin ancak belli bir iş bölümü ile yönetilebileceği olduğunu, nitekim işbu davanın konusu olan iş ile ilgili kişi ve imza yetkilisi Mali İşler ve Finans Direktörü ...'dir ve duruşmada hazır edildiğini, diğer yönden ... ... ve... Holding ortaklığı olduğunu, ... dışında pek çok büyük holding ve şirketlerin sahibi olan ... ve diğer kişilerin işbu dava konusu ile ilgili bilgi sahibi olduklarını beklemek hayatın doğal akışına aykırı olduğunu, dolayısıyla her bir yönetim kurulu üyesinin her bir hukuki uyuşmazlık ve bu uyuşmazlığın dayanağını oluşturan ticari ilişki hususunda bilgi sahibi olacağının düşünülemeyeceğini, kaldı ki; ortaklık yapısı gereği hiç kimse tek başına yetkili olmadığını, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili bilgisi olan temsile yetkili kişi tarafımızca hazır edilmesine rağmen yemin yaptırılmadığını, dava konusu tarihlerde, dava dilekçesinde belirtilen bakım hizmeti verilmediğini, Sarıyer Vergi Dairesi yazı cevabında 2015-2016 yılları için ... A.Ş dönem içinde mal ve hizmet satın alan kişilere ilişkin bilgiler kısmında görünmekte; dava konusu iddialara ilişkin olan fakat 2017 ve 2018 yıllarındaki bildirim dönemlerinde müvekkil şirketin adı geçmediğini, yalnızca bu husus dahi müvekkilin belirtilen hizmeti almadığını ispatlar nitelikte olduğunu, müvekkil şirket davacıdan herhangi bir hizmet almadığı için faturalar mali işler departmanına ulaştırılamamış olup davacının 6 ay sonra gönderdiği ihtarnamesi ile faturalardan haberdar olunmuş ve iade edildiğini, müvekkil şirket ile davacı arasındaki ... ... Kurum içi İletişim Portalı Proje Sözleşmesinin sona erdiğini, sözleşmenin 10. maddesinin 2. paragrafı ile temerrüte düşen tarafa 15 günlük süre verilmesinin düzenlendiğini, davacı verdiğini iddia ettiği hizmet için faturalar göndermiş üstünden 6 ay geçtikten ve 6 fatura düzenledikten sonra müvekkil şirkete bu konuda ihtar gönderdiğini, hizmet alınmadığı için tarafımızca ödeme yapılmadığının açık olduğunu, faturalar mali işler departmanına gelmediği için de iade edilmediğini, kaldı ki, Nisan 2015'de başlayan sözleşme 3 yılın geçmesi ile Nisan 2018'de sona erdiğini, keza sözleşmenin 10. Maddesinin 3. Paragrafında müşterinin herhangi bir nedene bağlı olmaksızın 1 ay önceden yapacağı tek taraflı irade beyanı ile aleyhine herhangi bir tazminat vb. yükümlülük doğmaksızın feshedebileceği düzenlenmiş olup fiili hizmeti olmayan davacının bir ayı aşan talepleri sözleşme bağlamında da yersiz olduğunu, bilindiği üzere; sadece fatura tebliği ile akdi ilişkinin varlığı ispatlanmayacağını, ki faturanın tebliğ edilmediğini, karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlaması gerektiğini, akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı olmadığını, davacı davasını ticari ve sözleşmesel olarak ispat edemediğini, dava bilirkişi raporu ile kesin olarak ispatlanamadığını, bu durum yemin ile düzeltilemeyeceğini, mahkemece şirket imza yetkilisini 02.03.2021 tarihli duruşmada hazır ettiğimiz halde yemininin yaptırılmadığını, ayrıca, 22.06.2021 tarihli celsede ... Genel müdürü ... 'nun dinletilmesi taleplerinin red edildiğini, bu sebeplerle mahkeme tarafından yemin eda etmekten kaçındığımız gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı tarafça, taraflar arasında akdedilen ... Kurum İçi İletişim Portalı Proje Sözleşmesi kapsamında verilen bakım, entegrasyon ve teknik destek hizmetlerine ilişkin düzenlenen toplam 27.344,63 TL bedelli altı adet faturanın ve 12.000,00 USD barter alacağının ödenmediği ileri sürülerek başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş, davalı tarafça dava konusu dönemlerde herhangi bir hizmet alınmadığı, faturaların mali işler departmanına ulaşmadığı, sözleşmenin sona erdiği, alacağın likit olmadığı ve davacının akdi ilişki ile hizmet ifasını ispatlayamadığı savunularak davanın reddi istenmiş, Mahkemece taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, davalı şirket yetkililerine usulüne uygun şekilde yemin teklif edilmesine rağmen birlikte temsile yetkili kişilerin duruşmada hazır bulunmadığı,HMK 232 maddesi gereği yemin konusu vakıaların ikrar edilmiş sayıldığı, bu nedenle dava konusu hizmetlerin verildiği ve barter yükümlülüğünün yerine getirilmediğinin kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 20. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve 18.931,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında 16.04.2015 tarihli ... Kurum İçi İletişim Portalı Proje Sözleşmesi bulunduğu, sözleşmede bakım hizmeti süresinin yazılı fesih bildirimi yapılmadığı takdirde bir yıl uzayacağının düzenlendiği, davacı kayıtlarında davalıdan 27.344,63 TL alacak göründüğü, davalı kayıtlarında ise bakiye borç bulunmadığı, taraf kayıtları arasındaki farkın dava konusu faturaların davacı kayıtlarında yer almasına rağmen davalı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı, BA ve BS formlarında tarafların karşılıklı bildirimlerinin mevcut olduğu, dosyaya toplantı tutanakları ile e posta yazışmalarının sunulduğu, barter ilişkisine dair taraf defterlerinde ticari kayıt bulunmadığı, davacı taleplerinin kabulü halinde davacının 27.359,24 TL ve 12.006,41 USD alacak talep edebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafça, dava konusu faturaların tebliğ edildiği, sözleşme kapsamında bakım ve teknik destek hizmetlerinin verildiği, taraflar arasında barter anlaşması bulunduğu ve barter yükümlülüğünün yerine getirilmediği hususlarının başkaca delillerle ispatlanamaması nedeniyle yemin deliline dayanıldığı, Mahkemenin 14.07.2020 tarihli celsesinde HMK 31 kapsamında davacı tarafa sevk belgelerini sunması veya yemin deliline dayanıp dayanmadığını bildirmesi için kesin süre verildiği, bunun üzerine davacı vekili tarafından yemin metni sunulduğu, davalı şirket yetkililerine taraflar arasında sözleşme imzalanıp imzalanmadığı, dava konusu faturaların tebliğ edilip edilmediği, bu faturalara konu hizmetlerin verilip verilmediği, barter anlaşması yapılıp yapılmadığı ve reklam taahhüdünün yerine getirilip getirilmediği hususlarında yemin teklif edildiği ancak şirket yetkilisi davete rağmen duruşmaya katılmamış olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan e posta yazışmalarında, taraflar arasında ..., ..., ..., ..., kullanıcı senkronizasyonu, telefon rehberi, portal içerikleri, kullanıcı fotoğrafları, ... erişimi, sunucu bağlantıları, veri güncellemeleri ve teknik sorunların giderilmesine ilişkin yoğun iletişim bulunduğu, davalı şirket çalışanlarının davacı şirket çalışanlarından sistem kurulumu, entegrasyon, erişim ve teknik destek taleplerinde bulunduğu, kullanıcı adı, şifre, sunucu ve ... bilgilerinin paylaşıldığı, portal üzerinde güncelleme ve geliştirme çalışmalarının sürdürüldüğünün belirtildiği, toplantı planlamaları yapıldığı, sistemde yaşanan hataların çözümüne yönelik yazışmalar gerçekleştirildiği, barter anlaşmasına ilişkin reklam çalışmaları konusunda yönlendirme talep edildiği ve dosyaya portal ekran görüntülerinin de sunulduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan 16.04.2015 tarihli ... Kurum İçi İletişim Portalı Proje Sözleşmesi’nde, ... Şirketi ile ... Şirketi arasında ... Kurum İçi İletişim Portalı projesine ilişkin lisans satışı, özelleştirme, entegrasyon, kurulum, eğitim, bakım ve teknik destek hizmetlerinin verilmesi konusunda anlaşma yapıldığı, proje bedelinin 16.000,00 USD nakit ve 12.000,00 USD barter olarak belirlendiği, bakım hizmeti kapsamında uygulama iyileştirmeleri, hata giderimi, teknik destek, raporlama, uzaktan erişim ve sorun çözüm hizmetlerinin düzenlendiği, bakım hizmetinin müşteri kabul testlerinin teslim tarihinden itibaren bir yıl devam edeceği ve taraflardan herhangi birince sözleşme sona ermeden 15 gün önce yazılı bildirim yapılmaması halinde sözleşmenin bir yıl daha uzayacağının kararlaştırıldığı, kritik, orta ve düşük seviyeli sorunlara ilişkin müdahale sürelerinin belirlendiği, ...’in müşteri sistemlerine uzaktan erişim sağlayabileceğinin düzenlendiği, tarafların gizlilik yükümlülüklerine yer verildiği, sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiği ve sözleşmenin taraf temsilcilerince imzalandığının görüldüğü anlaşılmıştır.Taraflar arasında akdedilen ... Kurum İçi İletişim Portalı Proje Sözleşmesi kapsamında proje bedelinin 16.000,00 USD nakit ve 12.000,00 USD barter olarak kararlaştırıldığı, barter olarak belirlenen kısmın davalı şirket tarafından ... televizyon kanalında reklam yayınlanması suretiyle yerine getirileceğinin düzenlendiği, davacı tarafça davalı şirketin bu reklam yayın yükümlülüğünü yerine getirilmemesi sebebiyle icra takibi ve dava kapsamında 12.000,00 USD barter alacağının talep edilmiştir. 14.07.2020 tarihli duruşmada Mahkemece, HMK 31 kapsamında davacı tarafa dava konusu faturaların ne zaman tebliğ edildiği ile bakım hizmetlerinin nasıl ve ne suretle verildiğine ilişkin sevk belgelerini sunması, bu belgelerin sunulmaması halinde yemin deliline dayanıp dayanmadığını ve yemin teklif edecek ise yemin metnini ibraz etmesi için kesin süre verildiği, bunun üzerine davacı vekili tarafından 28.07.2020 tarihli dilekçe ile yemin metni sunularak davalı tarafa yemin teklif edildiği, 24.11.2020 tarihli duruşmada Mahkemece davalı tüzel kişi temsilcisine taraflar arasında sözleşme imzalanıp imzalanmadığı, dava konusu 01.04.2018 tarihli ... numaralı, 02.05.2018 tarihli ... numaralı, 01.06.2018 tarihli ... numaralı, 02.07.2018 tarihli ... numaralı, 01.08.2018 tarihli ... numaralı ve 01.09.2018 tarihli ... numaralı toplam 27.344,63 TL bedelli faturaların tebliğ edilip edilmediği, bu faturalara konu hizmetlerin verilip verilmediği, taraflar arasında barter anlaşması bulunup bulunmadığı, reklam taahhüdünde bulunulup bulunulmadığı ve barter yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği hususlarında yemin teklif edileceğinin bildirildiği, ayrıca davalı temsilcisinin duruşmaya gelmemesi halinde hizmetlerin verilmiş ve barter anlaşmasının yapılmış sayılacağının ihtar edildiği, dosya kapsamındaki yemin davetiyesinde davalı şirket temsilcisi ...’ya HMK 228 maddesi gereğince geçerli bir mazeret olmaksızın duruşmaya katılmaması veya yemini eda etmekten kaçınması halinde yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağının tebliğ edildiği, 02.03.2021 tarihli celsede davalı vekili tarafından Mali İşler ve Finans Direktörü ...’nin hazır edildiği ancak Mahkemece tek başına temsil yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle yemin ettirilmediği, Mahkemece davalı şirketin birlikte temsile yetkili temsilcilerinin duruşmada hazır bulunmadığının tespit edildiği, davalı vekilinin daha sonra ...’nun dinlenmesini talep ettiği ancak bu talebin kabul edilmediği, Mahkemece HMK 232 maddesi ile Yargıtay içtihatları gereğince birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının yemini eda etmesi gerektiği, ihtara rağmen yetkili temsilcilerin hazır bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirketin yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığı, bu nedenle dava konusu hizmetlerin verildiği ve barter yükümlülüğünün yerine getirmediği mahkemece kabul edilmiştir.Taraflar arasında 16.04.2015 tarihli ... Kurum İçi İletişim Portalı Proje Sözleşmesi bulunduğu, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya bakım, entegrasyon ve teknik destek hizmetleri verildiği, dava konusu faturaların düzenlenerek davalıya gönderildiği, dosyada bulunan toplantı tutanakları, teknik içerikli e posta yazışmaları, portal ekran görüntüleri, ticari defter kayıtları, BA ve BS formları ile bilirkişi raporunun hizmet ilişkisinin varlığını doğruladığı, davacı tarafça yemin deliline dayanılması üzerine davalı şirket temsilcilerine usulüne uygun şekilde yemin teklif edildiği, birlikte temsile yetkili temsilcilerin duruşmada hazır bulunmaması nedeniyle HMK 232 maddesi gereğince yemin konusu vakıaların ikrar edilmiş sayılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, münferit temsil yetkisi bulunmayan kişinin yemini eda etmesinin yeterli olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 6.552,01 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.639,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.912,71 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.