İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, önceki karara rağmen devam eden marka ve ticaret unvanına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve tazminat talepli hukuki süreç.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlıkta, davacı şirket, kendisine ait tescilli "..." markalarına davalının benzer işaretleri iltibasa yol açacak şekilde kullanması nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluştuğunu iddia ederek, ihlalin durdurulmasını ve tazminat ödenmesini talep etmiştir; mahkeme, taraflar arasındaki önceki bir kararın kapsamı dışında kalan belirli bir dönemdeki davalı eylemlerini inceleyerek, davalının "..." ibaresini işletme tabelası ve dijital platformlarda vurgulayarak yarattığı fiili kullanımın davacının marka hakkına tecavüz ettiğini, davalının yasal kullanım savunmalarının bu durumu ortadan kaldırmadığını ve iltibasın mevcut olduğunu tespit etmiştir.

T.C
İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ███████DAVA : Marka ve Ticaret Unvanına Tecavüzün, Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Maddi- Manevi TazminatDAVA TARİHİ : █████/2016KARAR TARİHİ : █████/2021Mahkememizden verilen █████/2017 tarih ve ... Karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi Başkanlığının █████/2020 tarih ve... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, mahkememizin esas defterine yeniden kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket unvanı ve 29, 30 sınıflarda kayıtlı ... nolu "..., 43. sınıfta kayıtlı ... nolu "...", 30. sınıfta "...", 35. sınıfta... nolu "... Pastanesi", 30. sınıfta . nolu "...", 29. sınıfta ... nolu "Ç..., 29, 30, 32. sınıfta ...nolu "..." markalarıyla iltibas oluşturan davalının "..." markalarını kullanmasının önlenmesini, tecavüzün kaldırılmasını, giderilmesini, web ortamından kapatılmasını, 3.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminata karar verilmesini, tedbir kararı da verilmesini istemiştir. Verilecek kararın ilan edilmesini, tazminata tecavüzden itibaren ticari faiz uygulanmasını talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kesin olarak kabul etmediklerini, öncelikle HMK 114. madde kapsamında derdestlik itirazı olduklarını,... nolu dosyaların derdest olduğunu, zaman aşımı bulunduğunu, 40 yıldır ...n izni ile kullandığını ve devirden sonrada kullanıma devam ettiklerini, 3 yıldan fazla bir süre geçtiğini, zaman aşımı bulunduğunu savunmuştur. Ayrıca, bir hukuk kitabından konuyla ilgili mütalaa temin edip sunduklarını, karşı tarafın ileri sürdüğü marka devrinin görünüşte bulunduğunu, gerçekte devredilmediğini, "T..."nin devrinin yapılmadığını, sicile bildirim yapılmadığını, sicile bildirimin kurucu olduğunu, müvekkilinin başvurularına karşı yanın itirazlarının reddedildiğini, tecavüz bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. TESPİT, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, marka hakkının ihlaline ilişkindir.Davacı marka sahibi taraf davalının iltibas suretiyle marka tescilinden doğan haklarına tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle tedbir, men ve tazminat taleplerinde bulunmuştur. Dava, MarkKHK'nın yürürlük döneminde açılmış bulunmaktadır. █████/2017'den itibaren yürürlüğe giren 6769 sayılı SMK ise marka tecavüzü ve iltibasla ilgili olarak mevcut ilkeleri korumaktadır. Aynı veya benzer işaretin, aynı veya benzer mallarda kullanılması marka sahibi tarafından men edilebilecektir. Eylem haksız rekabet ve özellikle marka tecavüzü niteliğindedir (MarkKHK'nın 9. maddesi, SMK'nın 7. maddesi). Somut olay, aynı sektörde rekabet halinde olan davalı ...'ın işletmekte olduğu pastane, pastacılık ve reçel benzeri ürünlerin satışını yapan işletmesindeki marka kullanımına ilişkindir. Nitekim, yanlar arasında görülüp sonuçlanan önceki dava, aynı konudadır. İzmir FSHHM'nin vermiş olduğu █████/2016 tarih,... karar sayılı karar ile mahkemece, davacı şirketin önceki tarihi taşıyan tescilinden kaynaklanan marka hakkı korunarak sonuca varılmıştır. Anılan karar ile davacının "...", "... esas unsurlarını içeren markalarının davalı tarafından haklı sebep bulunmadığı halde markasal dışında kullanılarak haksız rekabet yaratıldığı; davalının işaret kullanımında tescilli markalarda yer alan ayırt edici esas unsurunun bulunduğu, "...markasal kullanımının bağlantı ve iltibas özelliği taşıdığı kabul edilmiştir. Mahkemece davalı aleyhine men ve 3.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Karara karşı istinaf yoluna gidilmiş, ancak, İzmir... Daire istinaf talebini esastan reddetmiştir. Davalı taraf bu karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Nitekim, bu davanın konusu yukarıda belirtilen dava ve kararın kapsamı dışında bulunan █████/2015 ile █████/2016 tarihleri arasında kalan dönemdir. Davalının bu dönemde de iltibasa yol açacak nitelikte kullanıma sürdürdüğüne ilişkin davacı kanıtları değerlendirilmiş, davalının savunmaları da dikkate alınmıştır. Nitekim, davalı taraf yaptığı marka başvurularının kurum tarafından kabul edildiğini ve kabul edilen marka da "..." ibaresinin de geçtiğini savunmaktadır. Bununla birlikte, ilk bakışta yasal bir kullanım bulunduğuna ilişkin savunma kabul edilmemiştir. Çünkü, davalının kanıtlanan fiili kullanımları söz konusu markadaki "..." sözcüğünün baskın biçimde öne çıkarılması suretidir. Gerek fiziki ortamda gerekse internet ortamında, sosyal medya sitelerinde iltibas yaratacak nitelikte görseller bulunmaktadır. Davalının fiili kullanımının ilk mahkeme kararından sonra dahi işletme adında devam ettiği iddia edilmiş ve görsellerle ortaya konmuştur. Nitekim, tabelada "..." ibaresi kullanılmıştır. Dava aşamasında keşfe karar verilmiş ve gidildiğinde bu tabelanın kaldırıldığı gözlenmiştir. Ancak, davanın devamı sırasında ve keşiften önce tabelanın varlığına ilişkin olarak davacı tarafından temin edilen görsel bulunmaktadır. Nitekim, davalı yanın cevap dilekçelerinde ve genel olarak savunmalarında yorum yollu olarak ibareyi kullandığına dair kabuller bulunmaktadır. Nitekim, davalı vekili marka başvurularının kabul edildiğine ilişkin savunmalar yapmıştır. Davalının söz konusu kullanımının coğrafi konum itibariyle rekabetin yoğun ve bölgesel oluşu karşısında iltibas yarattığında tereddüt yoktur. Davalının bir yandan kendi başvuru ve markalarını dahi kullanıyor olması ise, iltibası tamamen ortadan kaldırmamakla birlikte bir faktördür. Mahkememizce muhasip bilirkişiden davacı tercihi doğrultusunda rapor alınmıştır. Bilirkişi, davacı tarafın fiili bir kaybı olmadığını, ancak anılan dönemde kazancının daha da arttığını tespit etmiştir. Bununla birlikte, davalının tecavüzlü kullanımı suretiyle elde ettiği kazancı, anılan dönem çerçevesinde hesaplamıştır. Buna göre █████/2015 ila █████/2016 tarihleri arasında 25.446,48 TL net kazanç söz konusudur. Bununla birlikte, davacının üzerinde öncelik ve üstünlük sahibi olduğu, marka işaretleri yanında davalı tarafından aynı zamanda kendi markalarının da ürün üzerinde veya işletme adı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davacının ticari işaretler, markalarında kapsamında olduğu işletme devri suretiyle hak sahipliği söz konusu olduğu gibi, Türk Patent ve Marka Kurumunda şirket adına mevcut olan tesciller de hak sahipliğini teyit etmektedir. █████/2012 tarihli el yazılı sözleşme ile ... işletmeyi marka ve unvanları ile birlikte rızai taksim nedeniyle devretmiştir. Böylece, ... ve halefleri olan davacı şirket işletme ile bağlantılı "..." esas unsurlu markalarda hak sahibi olmuştur. Anılan sözleşme ile hakları devreden ... marka tescillerini, işletme adlarını, █████/2012 tarihli Noter düzenlemesi devir sözleşmesi ile ...irketine devretmiştir. Dolayısıyla, işletme devrine bağlı olarak o işletmenin açıkça devir kapsamına sokulmuş marka, unvan ve işletme adları da... Şti.’dir. Davalının veya haleflerinin buna rağmen "... ibaresiyle ilişkilendirilebilecek nitelikte marka kullanmaları hukuka aykırıdır. Çünkü, anılan sözcükler işletmeyle bütünleşmiş itibari değerlerdir. Davalının veya haleflerinin her şeye rağmen iltibas yaratacak biçimde başka markaları tescillemekle birlikte, formdan ayrılarak kullanmaları hukuka aykırıdır. Aynı zamanda iyi niyetle bağdaşmamaktadır. Bu bakımdan davalının söz konusu kullanımları ile marka tecavüzü niteliği taşımaktadır. Sonraki tarihli markanın sözcükleri arasında "... sözcüğünün geçiyor olması, davalıya meşrutiyet sağlamamaktadır; fiili kullanımın formdan uzaklaştığı ve "...nin baskın ve markasal kullanıldığı sabittir. Davacının kullanımla kazanılmış ayırt edicilik taşıyan marka hakkı tescillerle yasal koruma altındadır. Davalının 29, 30 ve 43. sınıf bağlantılı markasal kullanımı kanıtlanmıştır. Davalının marka hakkı doğuran tescilleri ise sonraki tarihli olup, fiili kullanımla örtüşmemektedir. Nitekim SMK 155. maddesi uyarınca sınai mülkiyet hakkı sahibi elde ettiği hakkı, önceki marka sahibine karşı ileri sürememektedir. Öte yandan, keşif yapılarak marka uzmanı bilirkişi ile davalı kullanımları, taraf delilleri incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Marka uzmanı bilirkişi dahi iltibas ve tecavüz yönünde tespit ve değerlendirmeler yapmıştır. Bununla birlikte, TBK'nın 50 ve 51. maddeleri çerçevesinde, davalı iltibas yaratan kullanımıyla birlikte kendisine ait markaları da kullandığından, muhasip bilirkişinin tespit ettiği markaya tecavüz edenin elde ettiği net kazanç tutarının 3/1'i olan 8.482,16 TL'nin iltibaslı marka kullanımına ilişkin kabul edilebileceği değerlendirilmiştir. Gerçekten de, marka tecavüzü, iktibas veya iltibas suretiyle de olsa marka sahibinin yoksun kaldığı kazancın kesin rakamlarıyla hesabı güçlük arz etmektedir. Çünkü, elde edilen kazanca etki eden faktörler, sınai mülkiyet haklarından ibaret değildir. Aynı zamanda işletmenin performansı, konumu, ürün veya hizmet kalitesi, tecrübe, pazarlama ağı gibi faktörler de bulunmaktadır. Bu bakımdan TBK'nın mahkemeye verdiği yetki çerçevesinde hakkaniyete uygun bir indirim gerekmektedir. Aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Davalının "... ibarelerini markasal ve baskın biçimde kullanmasının davacıya ait önceki tarihli markalara iltibas yaratması nedeniyle, markaya tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, önlenmesine,Bundan böyle kullanımının ihtiyati tedbir yoluyla da önlenmesine,Tecavüzlü kullanımlara ilişkin tabela, broşür, etiket ve benzerinin toplanarak el konulmasına, tecavüzlü içeriklerin web ortamından kaldırılmasına, sosyal paylaşım sitelerinden çıkartılmasına, 8.482,16 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen değişen oranlı ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, Karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan gazetede giderleri davalıya yüklenerek, ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, 3 ay içinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğine,Alınması gereken 1.262 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 560,33 TL harçtan mahsubu ile eksik 701,67 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.262 TL harcın da davalıdan alınarak, davacı tarafa ödenmesine,Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat kabul edilmekle AAÜT'ne göre belirlenen miktar arttırılmakla, 5.900 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacı tarafa ödenmesine,Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, manevi tazminat kabul edilmekle AAÜT.'ne göre belirlenen miktar, tecavüz davası da dikkate alınarak arttırılmakla, 5.900 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine,Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat davası kısmen reddedilmekle, AAÜT.'ne göre belirlenen 2.544 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalı tarafa ödenmesine,Davada red/ kabul oranının takdiren 10%-90% olduğuna, yargılama giderlerinin yanlar arasında bu orana göre pay edilmesine, Davacı tarafından yapılan bozma öncesi yapılan 1.767,10 TL yargılama giderine ek olarak 11 TL olmak üzere toplam 1.778,10 TL yargılama giderinin yargılama giderinin % 90'ı olan 1.600 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından bozma öncesi yapılan toplam 4,30 TL yargılama giderine ek olarak bozma sonra yapılan yargılama gideri olmadığından, toplam bozma öncesi yapılan yargılama giderinin %10'u olan 0,43 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına, Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin davacı yana iadesine,Gerekçeli hükmün, tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, İstinaf Kanun yolunun İzmir Bölge Adliye Mahkemelerinin 11. ve 20. Hukuk İstinaf Daireleri nezdinde açık olduğuna dair verilen karar, davacı vekilinin huzurunda davalının yokluğunda usulen okunup anlatıldı. █████/2021Katip...E imza Hakim ...eimza