T.C. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin banka tarafından ticari kredi kartı borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptaline dair gerekçeli kararı.
Özet: Bir banka tarafından ticari kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalıya tahsis edilen kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı itiraz ederek durdurmuştur; davalı savunma sunmadığı için bankanın tüm iddiaları reddedilmiş sayılırken, uyuşmazlık ana olarak 224.677,17 TL tutarındaki alacağın varlığı, faiz hesaplamalarının doğruluğu ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına odaklanmış olup, mahkeme dava şartlarının ve arabuluculuk sürecinin usulüne uygun tamamlandığını belirlemiştir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: ████████ Esas - ████████ Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Kredi Kartı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Kredi Kartı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davalı ile müvekkili banka arasında akdedilen kredi sözleşmesi gereğince davalıya .... numaralı ticari kredi kartının tahsis edildiği ve kullandırıldığı; söz konusu kredi kartının kullanımından kaynaklanan borcun süresinde ödenmemesi üzerine davalıya hesap kat ihtarnamesi gönderildiği; ihtarnamede verilen sürenin bitiminde borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı; davalının yasal süre içerisinde tüm borca ve ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğu; borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğu, zira kendisine gönderilen ihtarnameye itiraz etmemişken icra takibine itiraz etmesinin kötü niyetli olduğunu gösterdiği; borcun varlığının yargılama esnasında yapılacak bilirkişi incelemesi kapsamında da tespit edileceği; 6325 sayılı Kanun gereği....büro dosya numarası ile başvurulduğu ancak davalının toplantıya katılmaması nedeniyle anlaşma sağlanamadığı beyan edilmiş olup; öncelikle davalının menkulleri, gayrimenkulleri ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız, mümkün olmaması halinde ise teminat karşılığında ihtiyaten haczine; davalının itirazının iptaline; davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı ....'e █████/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
III) DELİLLER :
.... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
.... Tarafından Gönderilen █████/2023 Tarihli Cevabi Yazı.
.... Tarafından Gönderilen █████/2023 Havale Tarihli Cevabi Yazı.
Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ..... ("davacı banka" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ...e ("davalı" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Ticari Kredi Kartı Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; ... sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen "Gerçek Kişi Ticari Kart Üyelik Sözleşmesi" uyarınca davacı bankanın (icra takip tarihi itibariyle) 224.677,17.-TL alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları bulunmadığı anlaşıldığından, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı ....'e █████/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, anılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; davacı banka ile davalı arasında █████/2022 tarihli "Gerçek Kişi Ticari Kart Üyelik Sözleşmesi" imzalanarak davalıya 250.000,00.-TL limitli ... tahsis edildiği ve davalı tarafından aktif olarak kullanıldığı; davalının █████/2023, █████/2023 ve █████/2023 hesap kesim tarihli ekstrelerin asgari ödeme tutarlarını son ödeme tarihlerinde ödemediği; davacı banka tarafından keşide edilen █████/2023 tarihli kat ihtarının davalıya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği; ihtarnamede verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi sebebiyle davalının █████/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün hesaplandığı; icra takibinde talep edilen %37,32'lik temerrüt faiz oranının, borç tarihi itibarıyla .... Bankası tarafından açıklanan azami oranlar ile uyumlu olduğu; bu tespitler doğrultusunda, davacı bankanın icra takibi tarihi itibariyle, taleple bağlı kalınarak hesaplanan toplam alacağının 211.404,85.-TL asıl alacak, 11.541,15.-TL işlemiş faiz ve 577,06.-TL gider vergisi olmak üzere toplam 223.523,06.-TL olduğunun hesaplandığı hususları rapor edilmiştir.
Müteakiben davacı vekili tarafından, bilirkişi raporuna yönelik beyan dilekçesi sunulmuş ve anılan dilekçe kapsamında; bilirkişi raporundaki aleyhe olan hususların taraflarınca kabul edilmediği ve bu kısımlara itiraz edildiği; bununla birlikte Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda yapılan alacak miktarı tespitinin yerinde olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından itiraz edildiği belirtilen "aleyhe hususların" içeriğinin Mahkememize bildirilmemiş olduğu; bunun yanı sıra Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, ek rapor alınması cihetine gidilmemiştir.
Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan nihai değerlendirmede;
Mahkememize sunulan belgeler ışığında, dava konusu █████/2022 tarihli "Gerçek Kişi Ticari Kart Üyelik Sözleşmesinin"; davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında akdedilmiş bulunduğu; söz konusu alacak hakkında █████/2023 tarihinde ihtarname keşide edildiği; anılan ihtarnamenin, davalıya █████/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bununla birlikte;
öncelikle her ne kadar bilirkişi raporu kapsamında temerrüt tarihinin █████/2023 tarihinde gerçekleştiği belirtilmiş ise de; davalının ihtarda belirtilen ödeme günü olan █████/2023 tarihinin cuma gününe gelmesi ve faiz başlangıç tarihi olarak █████/2023 Cumartesi gününün takdirinde yasal bir engel bulunmadığı anlaşıldığından; temerrüt tarihinin █████/2023 tarihi olduğuna kanaat getirilmiştir.
Bunun yanı sıra; her ne kadar bilirkişi raporu kapsamında, “değişen oranlarda faiz” uygulanması lüzumu belirtilmekte ise de; dava konusu icra takibinin takip talebinde “asıl alacak kısmına sözleşme hükümleri gereğince takip tarihinden itibaren işleyecek (211.404,85 TL yıllık yüzde37,32) temerrüt faizi , faizin %5 gider vergisi, icra harç ve masrafları ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsili" talep edildiğinden; %37,32 faiz oranı uygulanması lüzumuna kanaat getirilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KISMEN KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
....
Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 223.523,06.-TL.'lik (asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi) kısmının iptaline,
211.404,85.-TL. asıl alacak, 11.541,15.-TL. işlemiş faiz ve 577,06.-TL. gider vergisi olmak üzere toplam 223.523,06.-TL üzerinden, (asıl alacağa, █████/2023 tarihinden itibaren) işletilecek yıllık %37,32 faiz oranı ile icra takibinin devamına,
2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3) Hükmolunan alacağın %20’si olan 44.704,62.-TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 15.268,86.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 2.713,54.-TL. harcın mahsubu ile bakiye kalan 12.555,32.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 2.713,54.-TL peşin harç, 269,85.-TL başvuru harcı ve 38,40.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.021,79.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 5.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 995,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.995,00‬.-TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 5.964,21.-TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 30,79.-TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.103,97.-TL.'nin davalıdan tahsili; 16,03.-TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
6) Vekâlet Ücreti :
Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 223.523,06.-TL üzerinden) takdir edilen 35.763,69‬.-TL. vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; HMK'nın 341. maddesi uyarınca, davacı yönünden (reddedilen kısım itibariyle) KESİN, davalı yönünden (kabul edilen kısım itibariyle) gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren (2) HAFTA içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ....kanun yolu açık olmak üzere; okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. █████/2025
....
¸ ¸
Gerekçeli Karar

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!