Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanığın bozma sonrası duruşmalara usulüne uygun çağrılmaması ve savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozdu.
Özet: Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümde, bozma ilamından sonra sanığın en son bilinen adresine gönderilen davetiyenin iade edilmesi nedeniyle usulüne uygun çağrı yapılmadığı ve sanığın duruşmalara katılımı sağlanmadan, bozma kararına karşı beyanı alınmaksızın karar verildiği tespit edilmiştir. Bu durum, 1412 sayılı kanunun 326. maddesine aykırı bulunarak sanığın temyiz nedenleri haklı görülmüş ve açıklanan bu usul hatası nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: ████████ E., ████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: İnceleme konusu somut olayda, talimat mahkemesince bozma ilâmından sonra sanık adına duruşma günü bildirir Yargıtay bozma ilâmı ekli davetiyenin sanığın en son bilinen adresine tebligat çıkarıldığı ancak tebligatın iade edildiği, sanığın usulüne uygun çağırılmadığı ve sanığın duruşmalara katılmadığı, bu suretle sanığın bozmaya karşı beyanı alınmadan karar verildiği anlaşılmakla; sanığın hazır bulunmadığı oturumda bozma kararına karşı diyecekleri saptanmadan ve sanığa bozma ilâmı okunmadan bozma ilâmı doğrultusunda karar verilmek suretiyle, 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.