İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince incelenen, şirketteki pay devri sonrası kefilin sorumluluğuna ilişkin bankanın itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin red kararına yapılan istinaf başvurusu.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı bankanın, dava dışı borçlu şirkete kullandırılan krediden kaynaklanan borcun tahsili amacıyla müteselsil kefil davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin, davalının kefil olmadığı 2017 tarihli genel kredi sözleşmelerinden doğan borçtan sorumlu tutulamayacağına ve davalının kefil olduğu 2014 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borcun tamamen ödendiğine hükmederek davanın reddine karar vermesi üzerine, davacı bankanın bu kararı istinaf etmesini konu almaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı borçlu ....Şti. arasında 22.10.2014 ve 10.11.2014 tarihli Genel Kredi ve Teminatı Sözleşmesi (GKS) imzalandığını, bu çerçevede kredi kullandırıldığını, davalının ise kullandırılan krediye müteselsil kefil olduğunu, borçlunun bu kredinin geri ödemesini yapmaması üzerine hesap kat edilerek, borçluya ve davalıya ....Noterliği'nin 24.05.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, toplam 26.851,27 TL borcun 24 saat içerisinde ödenmesi istense de ödenmediği, bunun üzerine borçlular aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, söz konusu takibe davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu, dava açmadan evvel yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına, tüm yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu kredinin kullandırıldığı tarihte davacıdan kredi alan şirketin ortağı olmadığını, ortaklığını .... Noterliğinin █████/2017 tarih ve ... yevmiye nolu Limited Şirket Pay Devri sözleşmesi ile devrettiğini, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin genel kredi sözleşmesi ile 2014 yılında davacıdan kredi alındığını, bu sözleşmeye kefil olduğunu, daha sonra ise müvekkilinin pay devrinden sonra, dava dışı şirketin dava konusu krediyi aldığını, müvekkilinin bu krediye kefil olmadığını, kaldı ki 6098 sayılı TBK'ya göre müvekkilinin bu kredi için kefaletinin geçersiz olduğunu, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin █████████ E ve 19. Hukuk Dairesinin ██████████ E -█████████ K sayılı ilamlarının da bu yönde olduğunu, dava konusu krediyi kullanan...'un banka ile anlaşarak borcun yeniden yapılandırılıp takside bağlandığını belirterek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, mahkeme masrafı ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Tüm dosya kapsamı, incelenen deliller, kök rapordaki eksikliklerin bizzat banka kayıtlarında yerinde inceleme yapılmak suretiyle giderilmesine dair alınan ve denetime açık-hüküm kurmaya elverişli bulunan bankacı bilirkişi ek raporunda yapılan tespitler hep birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu takibin dayanağı kredi alacağının, davalının müteselsil kefaletinin bulunmadığı █████/2017 tarihli ve █████/2017 tarihli GKS'ler kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerden doğduğu, davalının müteselsil kefil olduğu 2014 tarihli GKS'den doğan borcun tamamen ödenmiş durumda olduğu, davacı bankanın 2014 tarihli GKS ile kullandırdığı kredinin taksitlerinin tamamen ödenememesi üzerine bakiye alacağın tahsili için asıl borçluya 2017'de (davalının şirket ortaklığından ayrıldığı tarihten sonra) akdettiği yeni GKS'ler kapsamında kredi kullandırmak suretiyle önceki alacağını tahsil etmesinin, borcun yenilendiği-2017'deki GKS kapsamında talep edilebileceği anlamına geldiği, esasen dava konusu takip alacağının 2017 tarihli GKS'lerin kredi kullandırımlarından kaynaklandığı, 2017 tarihli GKS'lerde önceki 2014 tarihli GKS'ye atıf yapıldığına dair davacı tarafça dosyaya sunulmuş sözleşme veya başka bir delilin de bulunmadığı anlaşılmakla, müteselsil kefaleti bulunmayan GKS'den doğan borçtan davalı sorumlu tutulamayacağından, davanın reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme dosyasında alınmış olan bilirkişi ek raporunda; "davalının 500.00 TL'ye kadar kefalete imza attığının, şirketteki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığının, ancak bankaya şirketin borçlarından dolayı önceden vermiş olduğu GKS'lerdeki kefaletlerinin bittiğine dair herhangi bir bildirim yapmadığının ve bankayla bu yönde mutabakat yapılmadığın, davalının şirketteki ortaklığından ayrılmış olsa dahi, bankanın kredi için oluşturulan teminat şartlarının taraflarca imzalanan GKS'nin 10.1 nolu kredinin teminat karşılığı kullanılması ve 10.9 kefalet maddeleri gereği değişmediğinin" açıkça tespit edildiğini, ancak buna rağmen yerel mahkemenin davayı reddettiğini, davalı tarafın şirket ortaklığından ayrıldığına ilişkin herhangi bir belgeyi bankaya göndermediğini, tüm bu sebeplerden yerel mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davacının alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına, tüm yargılama gider ve masraflar ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine kefil borçlunun itirazının iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalının kefaleti bulunmayan sonraki tarihli GKS kapsamında kullandırılan kredi borcundan sorumlu olup olmadıkları noktasındadır.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu kefil ve asıl borçlu hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyası ile; "kredi taahhütnamesi/sözleşmesi, ihtarname, hesap özeti" borcun sebebi gösterilerek toplam 32.846,05 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebine sadece hesap kat ihtarı fotokopisinin eklendiği, davalının itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davası açıldığı görülmektedir.
Dosyaya alınan bilirkişi raporu ve diğer evraklardan dava dışı şirket ile davacı arasında düzenlenen 2014 tarihli GKS de davalının müteselsil kefaletinin bulunduğu ve limit artışları ile 500,000 TL limit ile sorumlu olduğu belirlenmiştir. Dava dışı şirketin bu sözleşmeye dayalı kullandığı bir kısım kredi ödemelerinde gecikmesi nedeniyle █████/2017 tarihinde 40.000 limtli yeni GKS imzalandığı, bu sözleşmede davalının kefaletinin bulunmadığı, buradan sağlanan kredi ile önceki kredi borçlarının kapatılığı anlaşılmaktadır.
Kefilin kefalet imzasını taşıyan Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borcun bir noktada ödenmiş olması davalı kefilin, kefalet sorumluluğunu; daha sonra aynı sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan krediler yönünden sona erdirmez ise de, banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması halinde şayet yeni sözleşmede ilk sözlemeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaz ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaz ise, bu yeni kullandırılan krediden dolayı borcu ödenerek kapatılan ilk sözleşmeye kefalet eden davalının sorumluluğundan söz edilemez.
Uyuşmazlık konusu alacağın davalının kefaletinin bulunmadığı █████/2017 tarihli 40.000,00 TL limitli Genel Kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklandığı sabittir. Davacı tarafça kredinin önceki tarihili sözleşmelere dayanılarak kullandırıldığı iddia edilse de bu konuda dosyaya ibraz edilmiş bir delil bulunmamaktadır. Yine taraflar arasındaki ilişkinin seyri, asıl borçlu ile banka arasında yeni bir kredi sözleşmesi yapılması, takibe konu kredilerin bu sözleşme tarihinden sonra kullandırılmış olması, gibi hususlar dikkate alındığında davacının bu iddialarına itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmemesinde bir isabetsizlik yoktur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 100,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 632,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!