Kadastro yenileme çalışmaları sonucunda tapu kaydındaki yüzölçüm azalmasından doğan zararın, Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca Hazineden tazmini istemine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı tarafından, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucunda tapu kaydındaki taşınmazının yüzölçümünde meydana gelen yaklaşık %50lik azalma nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince davalı hazineden tazmini istemiyle açılan davada; ilk derece mahkemesince davanın kabulüne, bölge adliye mahkemesince ise kadastro tespitlerindeki hatadan kaynaklanan yüzölçümü eksikliğinin tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlar kapsamında olduğu ve tazminatın yerinde olduğu gerekçesiyle hazinenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi gereği tapu kaydındaki yüzölçümün azalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 29... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin müvekkiline ait olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu müvekkiline ait taşınmazın öncesinde 99.520,00 m² olan yüz ölçümünün 55.532,66 m² olarak tespit edildiğini, müvekkilinin taşınmazını 24.05.2006 tarihinde satın aldığını, yapılan işlem ile müvekkilinin taşınmazının yaklaşık %50'sini kaybettiğini ve müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek zararın davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1007 nci maddenin koşullarının gerçekleşmediğini, kadastro çalışmaları sırasındaki işlemlerin tapu sicili tutma kavramı içinde yorumlanamayacağını, düzeltmenin tersimat ve sınırlandırma hatasından kaynaklandığını, fiili yüzölçümün değişmediğini, örnek kararlar gereği davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, fahiş değere hükmedildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1951 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 159 parsel sayılı 99.520,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın ... ve ortakları adına tespit ve tescil edildiği, ½ payın 24.05.2006 tarihinde satış yoluyla davacıya geçtiği, 2018 yılında 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında 55.532,66 m² yüzölçümüyle 1 29... parsel numarasını aldığı, uygulama kadastrosunun 26.01.2019-25.02.2019 tarihleri arasında ilan edildiği, itiraz edilmeksizin kesinleşmekle tapuda tescil işleminin yapıldığı, böylelikle taşınmazın yüzölçümünde 43.987,34 TL azalma olduğu, davacının payı itibarıyla ise 21.993,67 m² azalma olduğu, bunun üzerine davacının uygulama kadastrosunun kesinleştiği tarihten itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde istinafa konu davayı açtığını, tesis kadastrosu sırasında tersimat ve sınırlandırma hatası yapıldığını, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama ile azalması nedeniyle oluşan zararın da kadastro işlemlerinden kaynaklandığı, taşınmazın yüzölçümündeki eksilme sebebiyle oluşan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında tazmininin gerektiğini, taşınmazın belediye sınırları içinde olması, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.02.2007 tarihli ve 525 sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli ... ... planı kapsamında kalması, ... Mahallesi yerleşim alanına yakın konumda bulunması etrafında yapılaşmaların olması karşısında net tarımsal gelir metoduyla ve objektif değer artışı uygulanarak tespit edilen tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz itirazında bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!