Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarında, sanıkların delil yetersizliği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve usuli hatalara ilişkin temyiz iddialarının Yargıtay tarafından incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf kararlarının temyiz incelemesini konu almaktadır. Mahkeme, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükümlere ilişkin temyiz başvurularını, Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olmaları nedeniyle reddetmiştir. Hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri ise incelenmeye değer bulunarak kabul edilmiştir. Sanık müdafiileri, hırsızlık eyleminde somut delil yetersizliği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edilmesi, kararların sadece şikayetçi beyanlarına dayandırılması ve sanıkların olayın üzerinden iki ay geçtikten sonra yanlış bir ithamla karşı karşıya kalmaları gibi gerekçelerle hükümlerin bozulmasını talep etmişlerdir. Yüksek mahkeme, bu itirazlar doğrultusunda hırsızlık suçuna ilişkin temyiz taleplerini değerlendirme sürecine geçmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onamaI- Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve ████████ E., █████████ K. sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, ''hükmün genel itibari ile şikâyetçi ve katılanın ifadeleri esas alınarak verildiğine, suç iddiasını ispatlayacak yeterli somut delil bulunmadığına, mahkûmiyet yönünde hüküm kurulmasının yasaya ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırılık teşkil ettiğine, sanığın esrar maddesini içmek için binanın girişine girdiklerini samimi bir şekilde beyan etmiş olup 2 ay öncesinde işlenmiş bir hırsızlıktan dolayı sanığın itham ve zan altında bırakıldığına, █████/2019 tarihli araştırma tutanağında olay yeri ve çevresinde yapılan araştırmalarda bahse konu olayı bilen ya da gören şahıs ve şahıslara rastlanılmadığı ve olay yerini gösterir kamera görüntülerinin bulunmadığının belirtildiğine, olaydan 2 ay sonra sanığın söz konusu yerde bulunması dışında başkaca hiçbir somut delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık hakkında verilen kararın bozulmasına'', sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise; ''İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararda dava dosyasında yer alan delillerin içeriğine değinilmeden ve hükme etkisinin olup olmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, sanığın hırsızlık eylemini gerçekleştirmediğine, hukuktan, kanundan ve usulden uzak bir şekilde tamamen şikâyetçi beyanlarına dayanılarak başkaca hiçbir delil olmadan basit bir şüphe ile hüküm kurulduğuna, olaydan 2 ay önce gerçekleşmiş olan bir olaydan dolayı sanığın cezalandırıldığına, sanığın hüküm giymesinin tek sebebinin yanlış zamanda yanlış yerde olmasından kaynaklandığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığına, hırsızlık suçuna teşebbüs edildiğinin tek gerekçesi olarak sanığın elinde bulunan malzeme çantasının belirtildiğine, ancak sanığın arkadaşı ...'nın evinde bozuk olan muslukları tamir için malzemeleri yanına aldığına, olay tarihinde söz konusu bina kullanımda olmayıp inşaat hâlinde olduğuna, sanığın konut dokunulmazlığını ihlâl etme gibi bir kastının bulunmadığına, sanık hakkında verilen kararların bozulmasına ve yapılacak yargılama sonucunda sanığın beraatine karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, ███████ E., ████████ K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii huzurunda savunmaları alınmayarak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.