Azınlık hissedarın, şirketin şüpheli finansal işlemleri, kâr dağıtmama ve boşanma sürecindeki örtülü aktarımlar nedeniyle özel denetçi atanması talebi davası.
Özet: Anonim şirketin %25 pay sahibi olan azınlık hissedarı, yönetim kurulunun finansal bilgilere erişim talebini reddetmesi, genel kurulda şüpheli milyonlarca liralık avans ödemeleri, kârın dağıtılmayıp bloke edilmesi ve yöneticinin şahsi harcamaları için kullanıldığı iddiaları ile şirket kaynaklarının boşanma süreci sonrası yurt dışına aktarıldığı şüpheleri üzerine, bağımsız bir özel denetçi atanması talebini genel kurulun oylamaya sunmaksızın reddetmesi sonrası mahkemeye başvurmuş olup, davalı şirket ise bu iddiaların sübjektif ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmektedir.

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ: █████/2026
KARAR TARİHİ:█████/2026
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in, davalı ... A.Ş.'nin 5.000.000 TL tutarındaki ödenmiş sermayesinin yüzde 25'ine tekabül eden (12.500 adet) payına sahip olduğunu, bu oranın, TTK'nın 439. madde hükmünde mahkemeden doğrudan özel denetçi isteyebilmek için aranan yüzde onluk azınlık pay oranını fazlasıyla karşıladığını, müvekkili adına, genel kurul öncesinde iyi niyetle 21.02.2026 tarihli ihtarnamesini davalı şirkete keşide edilerek şirketin finansal tablolarını, yevmiye defterlerini ve e-defter kayıtlarını bir mali müşavir refakatinde incelenmesinin talep edildiğini, davalı şirketin yönetim kurulunun, şeffaflıktan uzak bir tutumla bu haklı inceleme talebini reddettiğini, akabinde, 25.02.2026 tarihinde icra edilen olağan genel kurul toplantısında mizan kayıtlarında yer alan milyonlarca liralık şaibeli avans çıkışlarının ve lüks konut kira giderlerinin mahiyetini tutanağa da geçecek şekilde açıkça sorduğunu, ancak toplantı başkanı ve çoğunluk pay sahibi ...'in, bu sorulara somut finansal dayanaklardan ve ticari icaplardan yoksun, son derece kaçamak ve örtbas etmeye yönelik cevaplar verdiğini, yönetimin hesap verebilirlikten uzak bu hukuksuz tutumu karşısında, TTK'nın 438. madde bağlamındaki dava ön şartı olan "bilgi alma hakkının tüketilmesi" unsurunun müvekkili yönünden eksiksiz bir şekilde gerçekleştiğini, genel kurul toplantısının 8. maddesinde, şirketin 2022-2023-2024 yılları faaliyetlerindeki şüpheli ticari işlemlerin aydınlatılması amacıyla "Özel Denetçi Atanmasını" talep ettiğini, fakat toplantı başkanı ...'in, bu kanuni emri ve yetkisini açıkça kötüye kullanarak talebi doğrudan reddettiğini ve oylamaya dahi sunmaksızın toplantıyı fiilen sonlandırdığını, genel kurul başkanının özel denetim talebini oylatmaktan bilinçli olarak kaçınması ve süreci tıkaması, hukuken talebin reddedilmiş sayılması (zımni ret) sonucunu doğuracağını, oylama yapılmamış olması azınlığın mahkemeye müracaat hakkını ortadan kaldırmayacağını, bu hususu, TTK'nın 439. maddesi uyarınca talebin reddedildiği anlamına geldiğinden, kanuni hak düşürücü süre olan 3 aylık süre içerisinde işbu davayı ikame etme haklarının doğduğunu, mizan kayıtlarında "159 Verilen Sipariş Avansları" hesabında; ... Yazılım San. A.Ş.'ye 2.641.747,50-TL ve ... Bilişim'e (yıl sonu) bakiyesi 165.695,99 TL olan tutarlarda meblağların transfer edildiği, ancak karşılığında herhangi bir ticari fatura alınmadığının görüldüğünü, genel kurulda, bu 2.6 Milyon TL tutarındaki devasa meblağın "yurt dışında bir girişime yapılan yatırım" olduğu yönetim kurulu tarafından bizzat ikrar edildiğini, milyonlarca liralık yatırımın avans hesabında tutulmasının, karşılığında geçerli bir hisse senedi veya ortaklık payı alınmadığını, şirket kaynaklarının fiktif bir ticari ilişki bahanesiyle üçüncü kişilere usulsüz şekilde aktarıldığını gösteren örtülü kazanç aktarımı operasyonu olduğundan şüphe edildiğini, bu hususun tek başına TTK'nın 439. maddesi kapsamında bağımsız denetimi zorunlu kılan ikna edici bir emare olduğunu, davalı şirketin, sürekli olarak net dönem kârı elde etmesine rağmen, bu kârları yıllardır olağanüstü yedekler adı altında kasasında bloke ettiğini ve azınlık pay sahibini temettüden mahrum bıraktığını, ancak aynı yönetimin, şirketin bu nakdini kendi şahsi ve lüks yaşam tarzını finanse etmek için kullanıldığından şüphe edildiğini, davalı şirketin %75 ortağı ve yönetim kurulu başkanı ... ile şirketin %25 ortağı müvekkili arasında devam etmekte olan boşanma davası süreci bulunduğunu, mal rejiminden kaynaklanan .... Aile Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğunu, boşanma süreci başladıktan sonra davalı şirket yetkilisinin müvekkilinin şirket üzerindeki haklarını kullanmasına engel olduğunu, boşanma sürecinde şirket üzerinden yurt dışı iştiraklere fon transferleri gibi işlemlerin, şirket kaynaklarının dışarı transfer edildiği yönünde derin şüpheler uyandırdığını, bu konuların detaylı bir şekilde incelenip, maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi adına davalı şirkete bağımsız bir özel denetçi tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça işbu dava ile; müvekkili şirketin ticari faaliyetleri, yatırım kararları, muhasebe sınıflandırmaları ve yönetimsel tasarrufları hakkında tamamen subjektif değerlendirmeler ve farazi iddialar ile özel denetçi atanması talep edilmekte olduğunu, davacı tarafın iddialarını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçeklikten son derece uzak, teknik ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; Türk Ticaret Kanunu’nun 439. maddesi kapsamında özel denetçi atanmasını gerektirecek nitelikte somut, ciddi, objektif ve ikna edici herhangi bir hukuka aykırılık emaresi içermediğini, davacı tarafın; özel denetçi kurumunu, şirket yönetiminin ticari kararlarını sorgulama, yatırım politikalarını denetleme ve şirket faaliyetleri üzerinde baskı oluşturma aracı haline getirmeye çalıştığını, pay sahibinin şirket yönetiminin ticari tercihlerini beğenmemesi, şirketin yatırım stratejilerine katılmaması veya kar dağıtımı konusunda farklı düşünmesinin, tek başına özel denetçi atanmasını gerektirmediğini, müvekkili şirketin tüm mali kayıtlarının usulüne uygun şekilde tutulduğunu, yasal defterlere işlendiğini, beyannameleri süresinde verildiğini ve mali süreçlerin yeminli mali müşavir tam tasdik denetiminden geçirildiğini, davacının bilgi alma hakkının engellendiği yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi genel kurul öncesinde zorunlu belgelerin gizlenmesi veya incelemeye sunulmamasının söz konusu olmadığını, davacı tarafça TTK'nın 438 kapsamında usulüne uygun şekilde hazırlanmış, kapsamı belirlenmiş, yazılı ve oylamaya elverişli bir özel denetçi önergesinin genel kurul başkanlığına sunulmuş olmadığını, dilek ve temenniler bölümünde ileri sürülen genel nitelikli itham ve değerlendirmelerin, usulüne uygun özel denetçi önergesi olarak kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle, somut olayda TTK'nın 439. maddesi anlamında oluşmuş açık veya zımni bir ret kararından söz edilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın, tamamen varsayımsal değerlendirmeler ve subjektif yorumlar üzerinden kötüniyetle hareket ettiğini, özel denetçi atanmasını gerektirecek nitelikte somut ve objektif herhangi bir hukuka aykırılık ortaya koyamadığını, ... yatırımının, gerçek ve belgeli bir yurt dışı yatırım ilişkisi olduğunu, davacının aksi yöndeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ... ve ... lokasyonlarına ilişkin giderlerin, şirketin ticari faaliyetleri kapsamındaki operasyonel giderlerden ibaret olduğunu, şirketin kar dağıtım politikasının, genel kurulun ticari takdir yetkisi kapsamında olduğunu, davacı tarafın aksi yöndeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şirket kayıtlarının YMM tam tasdik denetiminden geçmekte olmasının da davacı tarafın iddialarının soyut ve dayanaksız niteliğini ortaya koyduğunu, işbu davanın, şirketler hukukunda düzenlenen koruma mekanizmalarının amacı dışında kullanılması niteliğinde olduğunu, şirket yönetimi ve ticari faaliyetler üzerinde baskı oluşturmaya yönelik olduğunu belirterek, TTK'nın 438 ve 439 maddeleri kapsamında özel denetçi atanması koşullarının somut olayda oluşmadığı açık olduğundan, haksız ve hukuka aykırı ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK'nın 439. maddesi uyarınca özel denetçi atanması istemine ilişkindir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; özel denetçi atanması istenilen şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-5 sicil numarasına kayıtlı ve ... Şirketi ünvanlı şirket olduğu ve ticaret merkezinin Şişli/İstanbul olduğu, şirketin son tescilini yaptırarak faal olduğu hususları anlaşılmıştır.
TTK'nın 438. maddesi "Her pay sahibi pay sahipliği hakkının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde bilgi alma ve veya inceleme hakkını daha önce kullanmışsa belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Genel kurul istemi onaylarsa şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içerisinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesindeki özel denetçi atanmasını isteyebilir. " hükmünü, 439. maddesi "Genel kurulun özel denetimi reddetmesi halinde sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketler de yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya payların değeri toplamı en az 1.000.000 TL olan pay sahipleri, 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilir. Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." hükmünü, 440. maddesi "Mahkeme şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir.Mahkeme istemi yerinde görürse istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirebilir. Mahkemenin kararı kesindir." hükmünü düzenlemektedir.
Somut olayda incelenen ticaret sicil kayıtlarından; davacının sahip olduğu hisse değeri itibariyle TTK'nın 439. maddesinde belirtilen dava açabilecekler arasında sayılanlar arasında olduğundan davacının bu davayı açmakta hukuki yararının ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğu ve davanın genel kurulun özel denetçi atanması talebini reddetmesi halinde belirlenen 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı hususları anlaşılmıştır.
Mahkememizce toplanan tüm deliller ile dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; özel denetim isteme hakkının TTK'nın 438. maddesi gereğince bilgi alma veya inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması ön şartına tabi olduğu, bu doğrultuda davacı vekilinin kep adresinden davalı şirketin kep adresine mail göndermek suretiyle █████/2026 tarihinde bilgi ve inceleme hakkını davalı şirkete ilettiği, davalı şirketin de █████/2026 tarihinde davacı vekilinin kep mail adresine cevap vererek TTK'nın 437. maddesi gereğince incelemeye sunulması gereken finansal tabloları, faaliyet raporlarını ve kar dağıtım önerisini kanuni süre içerisinde hazırlayarak pay sahiplerinin incelemesine hazır edildiği ve, söz konusu belgelerin genel kurul toplantısında hazır bulundurulacağı bilgisinin verildiği hususlarının anlaşıldığı, █████/2026 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davacının vekaleten temsil edildiği, bahsi geçen genel kurul toplantısında gündemde yer almamasına rağmen " Soru 1- ... Yazılım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile ... Bilişim - ... Firmasına 2024 yılında verilen sipariş avansları ne amaçla verilmiştir? Verilen avanslar karşılığında mal/hizmet alımı yapılmış mıdır? Şirketler ile bu kapsamda yapılmış sözleşme var mıdır? Soru 2- 2024 yılında 770 hesapta izlenen "Sınıflandırılmayan Giderler", "Kira Giderleri", "... ..." ve "... Ev Kiralarının" niteliği nedir? Bu giderler ne amaçla yapılmıştır. Kira giderleri kimler için yapılmıştır? Kira ödenen kişilerin isim ve soy isimlerinin belirtilmesini istiyoruz. Soru 3- 2024 yılında "Verilen Depozito ve Teminatlar" hesabında izlenen kaparo bedelleri şirketin hangi faaliyetleri kapsamında verilmiştir? Soru 4- 2024 yılında "740.02 hesap altında kaydedilen sunucu ve yazılım giderleri için yapılmış sözleşmeler mevcut mudur? Sunucular nerede muhafaza edilmektedir? şeklinde sorulan soruların genel kurul toplantı başkanı tarafından yanıtlandığı, davacı ...ile davalı şirketin diğer ortağı ... arasında boşanma davası ve mal rejimi davasının bulunduğu, davalı şirkete özel denetçi atanması talep edilmiş ise de; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların soyut iddia olmaktan öteye gitmediği, davacı tarafından şirket organlarının şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarına yönelik ikna edici somut bir delil ortaya konulmadığı gibi bu kapsamda dosya kapsamında da somut bir olguya da rastlanılmadığı, TTK'nın 439. maddesinin koşullarının oluşmadığı hususları anlaşıldığından davacının davalı şirkete özel denetçi atanması talebine ilişkin açtığı davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının özel denetçi atanması talebinin REDDİNE,
2-Harç peşin ve yeterli alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı taraf kendini vekille temsil ettiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, TTK'nın 440. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!