Akaryakıt dağıtım şirketi tarafından bayilik sözleşmesi uyarınca eksik ürün alımı kaynaklı kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağı davası.
Özet: Bu dava, akaryakıt dağıtım şirketi olan davacının, beş yıllık bayilik sözleşmesi süresince davalı bayinin yıllık asgari ürün alım taahhüdünü (toplam 9000 ton) yerine getirmeyerek 5527,05 tonluk eksik alım gerçekleştirmesi nedeniyle, sözleşmede kararlaştırılan 386.983,78 USD tutarındaki kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağının tahsili amacıyla açılmıştır; davacı, ihtarname ve faturalarla talepte bulunmuş, teminat mektubunu kısmen nakde çevirerek tahsilat yapmıştır. Davalı ise, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi ve dağıtıcı firmaların güçlü konumlarını kötüye kullanarak dayattığı matbu sözleşme koşulları nedeniyle, bu talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak karşı çıkmıştır.

T.C.

İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:████████ Esas
KARAR NO :████████
DAVA:Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:█████/2023
KARAR TARİHİ:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2018 tarihinde taraflar arasında 5 yıl süreli olarak Çerçeve Protokol ve Bayilik Sözleşmeleri imzalandığını ve akaryakıt bayilik ilişkisi kurulduğunu, işbu bayilik sözleşmesinin tarafı ... ... A.Ş. isimli şirket iken, bu şirketin ... A.Ş. ile TTK hükümleri kapsamında birleşmekle tüzel kişiliği infisah olmuş ve bu şirketin tüm hak ve borçları ... A.Ş.'ye devrolduğunu, bu nedenle işbu dava ... A.Ş. adına ikame edildiğini, davalı şirket tarafından, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve eki niteliğindeki diğer anlaşmalar çerçevesinde verilen Ürün Alım Taahhütnamesi doğrultusunda; birinci yıldan başlamak ve anılan anlaşmaların yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere, yıllık asgari 1800 ton (anlaşma süresince toplam 9.000 ton) beyaz ürünü (benzin ve motorin türleri) münhasıran ... ... A.Ş’den veya ... ... A.Ş’nin yazılı olarak göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı kabul ve taahhüt edildiğini, taahhüt edilen miktarda ürün alımı yapılmadığını, söz konusu ürün alım taahhütnamesine göre, sözleşme hitamında hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başın 70,00USD cezai şart ödenmesi davalı bayi tarafından kabul, beyan ve taahhüt edildiğini, bu doğrultuda davalı tarafın, eksik ürün alımından kaynaklı olarak kar mahrumiyeti ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, bu nedenle de müvekkil şirket tarafından keşide edilen .... Noterliği 24.04.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile, ihtarname tarihi itibarıyla akaryakıtta toplamda 5.527,05 ton eksik ürün alındığından ödenmesi gereken 386.983,78USD tutarlı kar mahrumiyeti borcunun ödenmesi gerekliliği davalı tarafa ihtar edildiğini, ihtar ile mütemerrit olan davalı yan ise, ... 7. Noterliği 08.05.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve eklerinin 26.04.2023 tarihinde kendiliğinden sona erdiğine dair fesih ihtarı keşide ettiğini, söz konusu ilişkinin davalı tarafından feshedilmesi ile birlikte müvekkili şirket tarafından 12.05.2023 tarihinde kısmi eksik tonaj cezai şart bedeli olarak 1.889.922,56TL tutarlı ve yine kısmi eksik tonaj alımından kaynaklı cezai şart nedeniyle 16.05.2023 tarihinde 105.867,76.TL tutarlı fatura düzenlendiğini, söz konusu cezai şart miktarlarının bir kısmı, müvekkili nezdinde bulunan teminat mektubunun nakde çevrilmesi ve yine cari hesapta bulunan tutarın aktarılması ile kısmi olarak tahsil edildiğini, cezai şart tutarının tamamı tahsil edilemediğini, davalı yanın ... 7. Noterliği 06.06.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile, herhangi bir borçları bulunmadığı ve banka teminat mektubunun da haksız olarak nakde çevrildiğini ifade eden ihtarname keşide ettiğini, eksik alımdan kaynaklanan kar mahrumiyetinin davalı şirketten tahsili için arabulucuya başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalıya ait ... ili, Merkez İlçesi, ... Mahallesi ... ... adresinde bulunan, tapuda 4942 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaz ve tespit edilecek sair tapu kayıtları üzerine teminatsız olarak veya Mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirketin beyaz ürün (benzin ve motorin türleri) satışından mahrum kaldığı karın şimdilik 1.000,00 USD’ nin KDVsi ile birlikte sözleşmenin sona erme tarihi olan 26.04.2023 tarihinden itibaren TCMB nin USD alacaklar için uyguladığı en yüksek faiz oranı ile işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Akaryakıt dağıtım şirketi olan davacının, bayilik sözleşmesi kendiliğinden sona erdikten sonra geçmiş 5 yıla ait "yıllık" alım taahhüdünün toplu şekilde yerine getirilmesine dair talebinin, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine ve hukuka aykırı olduğunu, uygulamada dağıtıcı yakıt firmaları ile bayiler arasında bir tarafın diğerine göre oldukça güçsüz olduğu dikey bir ilişki söz konusu olduğunu, dağıtıcı firmaların kapsamlı ve tarafların tartışmasına açık olmayan matbu sözleşmeleri bayilere dayatmak suretiyle imzalatmakta olduğunu, yerel bir akaryakıt istasyonuna sahip küçük bir bayi olan davalının, dünyanın en büyük akaryakıt dağıtım şirketlerinden biri olan "..." markasına karşılık sözleşme maddelerine veya protokollere kayıt düşebilmesi veya itiraz edebilmesinin söz konusu bile olmadığını, somut olayda bayilik sözleşmesi ile birlikte davalı şirkete bir de ürün alım taahhütnamesi imzalatıldığını, bu taahhütnameye göre bayi yıllık asgari 1800 ton beyaz ürün (benzin ve motorin ürünleri) satın almayı taahhüt ettiğini, bu taahhütnamenin (a) maddesine göre her bir yıllık sözleşme süresinin sonunda hesaplanacak eksik miktar üzerinden ton başına 70 USD tutarının, T.C. Merkez Bankasının döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığında kâr mahrumiyeti ödeme konusunda anlaşıldığını, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde ürün alım taahhütnamesinin fiilen ortadan kalktığını, asgari ürün alım taahhüdünün uygulanmayacağı ve bu konuda herhangi bir cezai şart istenmeyeceği konusunda davacının yıllar içerisindeki zımni irade beyanıyla davalı şirkette haklı bir güven oluşturduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında 26.04.2018 tarihinde "..." markasının bayisi olarak ilk kez hizmet vermeye başlayan müvekkili şirketin; ilk sözleşme yılının tamamlandığı 26.04.2019 tarihinde 1 yıllık ürün alım taahhüdü olan 1.800 ton beyaz ürün hedefini tamamlayamamış ve eksik alım yaptığını, bu hedefin, faaliyete yeni başlayan davalı şirketçe tamamlaması mümkün olmayan afaki bir hedef olduğunu, ürün alım taahhüdü yerine getirilmemiş olmasına rağmen davacı şirket tarafından herhangi bir ihtar çekilmemiş, davalı şirketin yeni ürün alımı yapmasına müsaade edilmiş, yeni alınan ürün bedellerine herhangi bir ihtirazı kayıt düşülmemiş ve ürün alımına dayalı kâr mahrumiyeti için herhangi bir itiraz veya talep olmadığını, ilk yıldan itibaren sözleşmenin kendiliğinden son bulduğu 26.04.2023 tarihine kadar davalı müvekkilinin yıllık ürün alım taahhüdü olan hedefini hiçbir zaman tamamlayamamış ve her yıl eksik alım yaptığını, buna rağmen sözleşmenin sona erdiği 26.04.2023 tarihine kadar davacı tarafından herhangi bir ihtar çekilmediğini, yeni ürün alımı veya yeni ürün bedellerinin ödenmesi hususunda herhangi bir çekince konulmamış ve sözleşme ilişkisi boyunca bu konuda bir uyuşmazlık yaşanmadığını, taraflar arasında 5 yıl süren bayilik ilişkisi döneminde, müvekkili şirketin ürün alımına devam etmesi ve davacının da sözleşme ilişkisini sonuna kadar devam ettirmesi şeklindeki davranışı; "ürün alım taahhüdünün" taraflar arasında uygulanmayacağına dair haklı bir güven oluştuğunu, davacının davranış şekli ve sessiz kalarak sözleşme ilişkisini devam ettirmesi ile oluşturduğu fiili uygulama neticesinde cezai şartın uygulanamayacağına dair oluşan kabulün yanı sıra, dava konusu ceza-i şart talebi hukuken geçersiz olduğunu, ürün alım taahhüdünü kabul etmemekle birlikte, yaşanan ekonomik krizler, doğal afetler ve davacı şirketin rekabetten kopması gibi çok sayıda nedenle sektörde beklenen hedefler tahmin edilemez noktalara çekilmiş ve dolayısıyla ürün alım taahhütnamesindeki afaki rakamın bayinin gayret ve çabasıyla yerine getirilmesi şeklindeki beklentinin davalı ... aşan ve kabul edilemeyecek bir beklenti halini aldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi ve sözleşme süresinin bitimine kadar devam eden mücbir nedenlerin dikkate alınması gerektiğini, buna göre öncelikle davacının ceza-i şart talebinin reddine aksi halde yapılacak kâr mahrumiyeti hesabında veya takdiri indirimde iş bu durumların nazara alınmasını talep etmek gerektiğini, talep edilen ceza-i şartın; düzenleniş amacına uygun şekilde kullanılmaması, bayilik sözleşmesinden bağımsız şekilde asıl borç ilişkisin sonlandıktan sonraki bir tarihte bağımsız bir şekilde istenmesi ve davacının çekince koymadan sözleşmenin sonuna kadar ifaya devam etmesinin ceza-i şartın ödenmesini istemekten vazgeçtiği yönünde kesin bir delil olduğu hususları nedeniyle dava konusu ceza-i şartı içeren taahhütnamenin hukuken geçersiz olduğunu, taraflar arasında döviz cinsinden ceza-i şart belirlenemeyeceğini, davacının Amerikan Doları cinsinden ceza-i şart, faiz ve faiz oranına ilişkin taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu, dava edilen ceza-i şart bedelinin davalı şirketin ekonomik bakımdan mahvına neden olacak, ticari faaliyetini ihlal edecek ve tüm işletmesini olumsuz yönde etkileyecek boyutta olduğunu, tüm işletmenin varlığı, talep edilen ceza-i şart kadar olmadığını, dolayısıyla ürün alım taahhüdünü kabul etmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte olursa somut olaya ilişkin olarak yukarıda açıklanan mücbir nedenler de dikkate alınarak ceza-i şartın indirilmesi gerektiğini, davacı şirketin, dava açmadan önce davalıdan tahsil ettiği haksız bedeller nedeniyle 282.137,56 USD kâr mahrumiyeti talebi bulunduğunu, buna karşılık 1.000 USD değerinde kısmi dava açıldığını, dava konusu talep ceza-i şarta bağlı bir alacak talebinden ibaret olup ceza-i şartın hukuki niteliği gereği bölünebilir bir talep olmadığını, ayrıca davacının kısmi dava açmakta hukuki menfaati de bulunmadığından davanın bu yönüyle usulden reddi gerektiğini, talepler zaman aşımına uğramış ve hak düşürücü süreler geçmiş olup zaman aşımı def'inde ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinin tebliği tarihinden sonra karşı dava açmak için arabuluculuk bürosuna başvurulmuş olup son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren süresi içinde işbu davaya karşılık karşı dava açma hakkını saklı tuttuğunu, davalı şirketin, davacı ... şirketinin bayisi olarak hizmet verdiği dönemdeki otomasyon sistemi hali hazırda aktif halde bulunmadığından yıllık bazda alımı yapılan ürün miktarları ve sözleşme ilişkisi kapsamındaki resmi kurum verilerinin dosya arasına alınmasına müteakip ilgili bilgi ve belgeler hakkında da ayrıca cevap verileceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili karşı davacı karşı dava dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinin tarafına tebliği tarihinden sonra karşı dava açmak için 23.08.2023 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurulmuş olup son tutanağın düzenlendiği 13.09.2023 tarihten itibaren yasal süresi içinde karşı dava açtığını, davacının, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi 26.04.2023 tarihinde sona erdikten 1 ay sonra 25.05.2023 tarihinde müvekkil şirkete tebliğ olan örneği dosyada bulunan 24.04.2023 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnamede; "sözleşme süresinin sonuna kadar eksik ürün alım taahhüdünün yerine getirilmesi" aksi halde akaryakıt tarafında 386.893,78 USD kâr mahrumiyeti borcunun ödenmesi talep ettiğini, müvekkili şirkete sözleşme ilişkisi sona erdikten çok sonra tebliğ olan bu ihtara henüz cevap veremeden, müvekkiline ait teminat mektubu nakde çevrilmiş, taraflarca sadece yakıt alımı için kullanılmakta olan davalı şirketin ... Bankasındaki DBS hesabından sözleşme ilişkisine aykırı şekilde para tahsil edilmiş ve fatura edilen bedeller için müvekkilinin muaccel alacakları ödenmediğini, ürün bedeli veya başkaca herhangi bir borcu bulunmayan müvekkilinin, haksız şekilde el konulan bedellerin iadesi için .... Noterliği'nin 06.06.2023 tarih ... no'lu ihtarnamesini çektiğini, bu talebe olumlu yanıt vermeyen davacıya karşı iş bu karşı davanın konusu alacaklar için dava şartı olarak yürütülen arabuluculuk görüşmeleri anlaşamamayla sona erdiğini, bayilik sözleşmeleri kapsamında otogaz tarafına fatura edilmiş olan alacak hakkındaki taleplerinin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında karşı davaya konu edildiğini, bu davanın konusu olan akaryakıt tarafında ise davacı tarafından; Müvekkil şirketin ... Bankasından vermiş olduğu teminat mektubunun nakde çevrilmesiyle "kısmi eksik tonaj ceza-i şart bedeli" adı altında 12.05.2023 Tarih ... No'lu 1.889.922,56 TL bedelli e-arşiv fatura, DBS hesabından çekilen tutar için yine "kısmi eksik tonaj ceza-i şart bedeli" adı altında 16.05.2023 Tarih, ... No'lu, 105.867,76 TL bedelli e-arşiv fatura düzenlendiğini, bankadan tahsilat yapıldıktan sonra davacı tarafından sistem üzerinden müvekkiline gönderilen iş bu temel faturalar hakkında aynı gün portal üzerinden müvekkili tarafından iptal talebi oluşturulmuş ve ... 7. Noterliği'nin 22.05.2023 tarih ... yevmiye no'lu ihtarıyla faturaya itiraz edildiğini, sadece yakıt alımı için kullanılan ... Bankasındaki DBS hesabından tahsil edilen ve yine ... Bankasından verilmiş olup nakde çevrilen teminat mektubuna karşılık "kısmi eksik tonaj ceza-i şart bedeli" adı altında müvekkiline fatura edilip tahsil edilen tutarların, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine ve hukuka aykırı olduğunu, fatura tarihinde davacı/ karşı davalı şirkete herhangi bir ürün borcu bulunmayan müvekkilinin, kar mahrumiyeti veya ceza-i şart borcu bulunmadığını, davacının dürüstlük ilkesine ve çelişkili davranış yasağına aykırı ceza-i şart talebi hukuken korunamayacağı gibi; davacının, bayilik sözleşmesi kendiliğinden sona erdikten sonra geçmiş 5 yıla ait "yıllık" alım taahhüdünün toplu şekilde istemesi ve hukuka aykırı şekilde tahsil edilmesinin hakkın kötüye kullanılması nedeniyle hukuken korunamayacağını, taahhütnameye göre tahsil edilen bedellerin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ait teminat mektubunun haksız ve hukuka aykırı bir gerekçeyle nakde çevrilmesi ve ürün alımı yapılmamış olmasına rağmen sadece ürün alımı için kullanılan DBS hesabından tahsilat yapılması ve muaccel alacakların ödenmemesi gibi nedenlerle müvekkili şirketin ekonomik bakımdan mahvına sebebiyet verecek yüksek tutarlı işlemlerin yapılması, şirketin ticari ve ekonomik itibarına zarar verdiğini, dolayısıyla davacı şirketin yaşadığı itibar kaybı, sıkıntı ve üzüntünün telafisi imkansız olup, davacının haksız ve art niyetli davranışı karşısında sembolik miktarda olan 1.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini beyanla, karşı dava dilekçesinin kabulüne; 12.05.2023 ve 16.05.2023 tarihli faturalarda "kısmi eksik tonaj ceza-i şart bedeli" adı altında müvekkilinin teminat mektubundan, DBS hesabından ve diğer alacaklarından tahsil edilen miktarlar yönünden müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitiyle, şimdilik 100.000,00 TL'nin fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacı/karşı davalı şirketten tahsiliyle müvekkiline ödenmesine, müvekkili lehine 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı Karşı davalı ... vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı-karşı davacının 5.527,05 ton ton eksik ürün alımı karşılığı ton başına 70,00USD ödeme yapması gerekirken, tebliğ edilen ihtara rağmen bu tutar ödenmediğini, yapılacak bilirkişi incelemesiyle müvekkili şirketin alacağının varlığı ile birlikte karşı davanın haksız olduğu sübut bulacağını, dava dilekçesindeki hususları tekrar ile, borçlu bulunulmadığına dair iddiaları kabul etmediğini, temerrüt şartları dahi oluşmaksızın alacak talebine fatura tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesi talebi yerinde olmadığını, karşı davada ileri sürülen manevi tazminat isteminin ise kabulü mümkün olmadığını, zira manevi tazminatın yasal şartları oluşmadığını, kişilik haklarına doğrudan bir saldırı ve bu saldırı sonucu uğranılan manevi bir zarar olması halinde manevi tazminat talep edilebileceğini, basiretli tacir olan davacının, ticari ilişkiyi teminen vermiş olduğu banka teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ticari ve ekonomik itibarına zarar verdiğini, yaşanılan itibar kaybı, sıkıntı ve üzüntünün telafisinin imkansız olduğunu ileri sürmekteyse de söz konusu iddiaların ispata muhtaç olduğunu, teminat mektubunun nakde çevrilmesi hususu salt alacaklı, banka ve borçlu tarafından bilinmekte olup üzüntü yaratacak bir husus da olmadığını, afaki ve hukuk kurallarına aykırı manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davalı tarafından verilen taahhütlere uyulmadığını, davalı taraf taahhüde aykırılık nedeniyle cezai şart borcu altına girdiğini, söz konusu alacakların bir kısmı yine ticari ilişkiden doğan borcu teminen davalı tarafından davacıya teslim edilen banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle tahsil edilmiş ise de, söz konusu tutarın davalının borcunu karşılamaya yetmediğini, yargılama esnasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile davalının borçlu olduğu tespit edilecek olup, söz konusu tespit dairesinde davalı-karşı davacının ispat edilemeyen karşı davasının reddi gerekliliği ortaya çıkacağını beyanla, asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller toplanmış ve bilirkişiden rapor alınmıştır.
Mahkememizce resen seçilen Kimya mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi kök raporunda özetle; " Davacı ve karşı davacının 2018-2019- 2020-2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davacının kayıtlarında bulunan 12.05.2023 tarihli Kısmi eksik tonaj cezai şart bedeli 1.889.922,56 TL faturanın davalının muavin defter kayıtlarında bulunmadığı, davalının 22.05.2023 tarihli ihtarname ile itiraz ettiği, itirazın süresinde olmadığı, davacının kayıtlarında bulunan 16.05.2023 tarihli Kısmi eksik tonaj cezai şart bedeli 105.867,76 TL faturanın davalının muavin defter kayıtlarında bulunmadığı, davalının 22.05.2023 tarihli ihtarname ile faturaya süresinde itiraz ettiği, davacının kayıtlarında bulunan 08.11.2023 tarihli Kısmi eksik tonaj cezai şart bedeli 362.465,28 TL faturanın davalının muavin defter kayıtlarında bulunmadığı, davacının ticari defter ve cari hesap ekstresine göre, DBS sisteminden 16.05.2023 tarihinde DBS sistemi ile 105.867,76 TL tahsilatın yapıldığının görüldüğü, 08.11.2023 tarihinde DBS sistemi ile 362.465,28 TL tahsilatın yapıldığının görüldüğü, davalının ticari defter ve cari hesap ekstresine göre, 16.05.2023 tarihinde DBS sistemi ile 105.867,76 TL ödeme kaydının yapıldığının görüldüğü , 08.11.2023 tarihinde DBS sistemi ile 362.465,28 TL ödeme kaydının yapıldığının görüldüğü, davacı ticari defter ve cari hesap ekstresine göre 1.880.000,00 TL teminat mektubunun tahsil edildiğine dair kaydın bulunduğu, davalı ticari defter ve cari hesap ekstresine göre 1.880.000,00 TL teminat mektubunun ödemesine ilişkin kaydın bulunduğu, davalının bu kayıt sonrası... A.Ş.'den 1.880.000,00 TL alacaklı olduğu, 2022 yılı BA-BS Analiz Formu incelemesinde davacı ve davalının bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu ,2023 yılı BA-BS Analiz Formu incelemesinde davacı ve davalının BA-BS fatura adet ve tutarlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacı ve davalının 2022 ve 2023 yılı cari hesap ekstresi kayıtları ile BA-BS fatura adet ve tutarlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, 2023 yılı BA-BS formunun yıllık olmasından kaynaklı, dava konusu faturaların BA-BS sisteminde bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, davalı karşı davacının sözleşme konusu ürün alım taahhüdünü eksik yerine getirmesinin sözleşmeye aykırılık oluşturacağı, davacı karşı davalının toplam 384.146 USD cezai şart talep edebileceği, ihtarname tebliğ tarihi 25.05.2023 tarihi itibariyle TL karşılığının 7.659.333,43-TL olacağı, davacı karşı davalı teminat mektubunu nakde çevirdiğinden ve fatura tahsilatından toplam 1.995.790,32-1L tahsil ettiği, bu nedenle 5.663.543,11TL bakiye cezai şart alacağı olacağı, 02.08.2023 dava tarihinden sonra 08.11.2023 tarihinde 362.465,28 TL daha kısmi eksik tonaj bedeli fatura edildiği ve DBS sisteminden tahsil edildiği, buna göre 5.301.077,83 TL cezai şart alacağı olacağı, Karşı davada; taraflar arasında imzalanan Ürün Alım Taahhütnamesi'ne göre davalı karşı davacı bayinin satın alacağı akaryakıt asgari alımını kabul ve taahhüt ettiği, bu taahhüdün her bir yıllık dönemde yerine getirilmediği, Ürün Alım Taahhütnamesinin a.) e.) - 1.) - 9.) maddeleri uyarınca sözleşmenin sona ermesiyle söz konusu teminat mektubunun paraya çevrileceğine ilişkin hükümler nedeniyle, sözleşmenin sona erdiği tarihte teminatların paraya çevrilmesine bir engel bulunmadığı, davalı karşı davacının az ürün alınmasına rağmen davacı karşı davalı tarafından yeni ürün alımları için herhangi bir kayıt düşmediği, sessiz kaldığı, pandemi ve 6 Şubat depreminin satışların üzerinde olumsuz etkisinin olacağı, kar mahrumiyetinin uygulanmayacağına dair haklı bir güven oluştuğu yönündeki savunma ve iddiaları hukuki değerlendirme kapsamında olduğundan bu konudaki takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğunu" bildirmişlerdir.
İtirazlar üzerine 3 kez ek rapor alınmıştır.
Bilirkişiler ek raporlarında; " Davalı taraf beyanlarında yer aldığı gibi 26.04.2024 ila 25.04.2023 tarihleri arsında yürürlükte olan bayilik anlaşmasının ilk üç yılının pandemi dönemine rast geldiği, pandemi döneminde akaryakıt-otogaz talebinin belirli bir düzeyde azalacağının anlaşılabilir olduğu, bu durumun anılan dönemde yukarıda mevcut eksik alım miktarlarındaki bariz yükseklikten de kolaylıka müşahade edilebileceği, bununla beraber davacı tarafından 24.04.2023 tarihli ihtamamede yer alan eksik alım miktarlarına davalı tarafından bir itirazda bulunulmadığı, sözleşme metninde eksik alım kaynaklı cezai şart değerlendirilmesinin yıllık ya da beş yıllık peryot sonunda değerlendirilebileceği açıklıkla yer almakta olduğu, Davacı şirketin toplamda 384.146-USD cezai şart talep edebileceği, TCMB 25.05.2023 tarihli USD döviz alış kuru 19,9386TL iken, 384.146USD x 19,9386TL = 7.659.333,43TL cezai şart talep edebileceği, Davacı karşı davalı teminat mektubunu nakde çevirdiğinden 1.889.922,56TL + 105.867,76TL = 1.995.790,32TL'nin mahsubu gerektiğini, 7.659.333,43-TL - 1.995.790,32-TL = 5.663.543,11-TL bakiye cezai şart alacağı olacağı, cezai şartın tahsili halinde davalı karşı davacının net varlığının eksiye düşeceği, bu bağlamda kök ve ek raporlarda varılan kanaat ve sonuçların korunduğu, " bildirilmiştir.
Davacı vekili sunduğu █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; "Dava dilekçesi ile, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkili şirketin ürün alım taahhütnamesinden kaynaklanan 282.137,56USD alacağının 1.000,00 USD’ nin KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erme tarihi olan 26.04.2023 tarihinden itibaren TCMB nin USD alacaklar için uyguladığı en yüksek faiz oranı ile işleyecek faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacı müvekkil şirkete ödenmesi talep edildiğini, dosyada son olarak düzenlenen 21.05.2025 tarihli Bilirkişi 3. ek raporunda; ''Davacı şirketin toplamda 384.146-USD cezai şart talep edebileceği, TCMB 25.05.2023 tarihli USD döviz alış kuru 19,9386TL iken, 384.146USD x 19,9386TL = 7.659.333,43TL cezai şart talep edebileceği, Davacı karşı davalı teminat mektubunu nakde çevirdiğinden 1.889.922,56TL + 105.867,76TL = 1.995.790,32TL'nin mahsubu gerektiğini, 7.659.333,43-TL - 1.995.790,32-TL = 5.663.543,11TL bakiye cezai şart alacağı olacağı'' kanaati bildirildiğini, davacı şirketin 384.146,00 USD cezai şart talep edebileceği tespiti yer aldığına göre, nakde çevrilen teminat mektubu karşılığı (1.995.790,32-TL/1 USD=19.9386 TL hesabı ile) 100.096,81 USD'nin tespit edilen toplam tutardan mahsubu neticesinde müvekkili şirketin 284.049,19 USD alacağı bulunacağını, davalı halihazırda aktif faaliyet göstermekte olup, basiretli tacir davalının aksi yöndeki iddia ve savunmaları dinlenemeyeceğini, raporda davalının sürekli faaliyet içerisinde olduğu, bununla birlikte dönen ve duran varlık değerlerinin yerinde olduğu, talep edilen tutarın davalının özvarlığına zarar vermeyeceği, diğer dosyaya davalı şirket tarafından 2.042.707,41 TL tutarında teminat mektubu sunulmuş olup, bu husus dahi cezai şartın davalının mahvına sebep olmayacağının ve bilirkişi raporunda tespit edilen şirketin öz sermayesinin gerçek duruma uygun olmadığını gözler önüne serdiğini, 282.137,56USD alacağın KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erme tarihi olan 26.04.2023 tarihinden itibaren TCMB nin USD alacaklar için uyguladığı en yüksek faiz oranı ile işleyecek faizi ile birlikte ödenmesi olarak ıslah ettiğini ve ıslah harcının ödendiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, ürün alım taahhütnamesi kapsamında davacı şirketin 282.13,56USD' nin KDV'si ile birlikte sözleşmenin sona erme tarihi olan 26.04.2023 tarihinden itibaren TCMB nin USD alacaklar için uyguladığı en yüksek faiz oranı ile işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkil şirkete ödenmesine, karar verilmesini" talep etmiştir.
Islah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir.
Davalı ıslah dilekçesine karşı zaman aşımı definde ve esastan itirazda bulunmuştur.
Davacının daha sonra █████/2025 tarihinde aynı ıslah dilekçesini UYAP üzerinden sunmuş olduğu görülmüştür.
Islah sonrası dosya mahkememiz üye hakiminden heyete tevdi edilmiştir.
Karşı davacı vekili de davasını █████/2026 tarihli dilekçesi ile ıslah ederek; "Karşı dava dilekçesinde, müvekkilinden tahsil edilen 100.000,00 TL'nin fatura tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacı/karşı davalıdan tahsili talep edildiğini, bu kez, fazlaya ilişkin hakları ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, alacak talebini toplam fatura tutarları olan 2.358.255,60 TL’ye ıslah ettiğini, ıslah ile artırılan 2.258.255,60 TL yönünden 08.04.2026 tarihinde ıslah harcı yatırıldığını beyanla, dosya kapsamında bulunan 12.05.2023, 16.05.2023 ve 08.11.2023 tarihli faturalarda "kısmi eksik tonaj ceza-i şart bedeli" adı altında müvekkilinin teminat mektubundan, DBS hesabından ve diğer alacaklarından tahsil edilen miktarlar yönünden müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitiyle, 2.358.255,60 TL'nin fatura tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacı/karşı davalı şirketten tahsiliyle müvekkiline ödenmesine ve müvekkili lehine 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
Davacı karşı davalı vekili duruşmadaki beyanı ile, karşı davadaki ıslah talebini kabul etmediğini bildirmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında da taraflar aarsında otogaz bayiliğinden kaynaklı dava olduğu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, █████/2018 tarihli bayilik sözleşmesi gereğince vadedilen asgari ürün alım taahhüdüne uyulmadığı iddiası ile cezai şart ödemesi yapılması talepli alacak davasıdır.
Karşı dava, karşı davacının karşı davalı yana borcunun bulunmadığı iddiası ile üç adet fatura nedeniyle menfi tespit ve tazmin edilen teminat mektubu ve DBS hesabından tahsil edilen miktarların tahsili talepli alacak davası ve ticari itibar kaybı nedeniyle manevi tazminat talepli davadır.
Taraflar arasındaki sözleşmede eksik alım halinde ton başına 70 USD cezai şart ödeneceğinin yazılı olduğu, sözleşmenin beş yıl sürdüğü ve süre sonunda fesih edildiği, beş yıl boyunca her yıl davalının eksik alım yapmasına rağmen davacının ihtirazi kayıt koymadan alacaklarını tahsil ettiği ve ürün vermeye devam ettiği, sözleşmenin sona ermesinden sonra davacının ihtarname göndererek davalıdan cezai şart istediği ve istediği cezai şartın davalı tarafça kabul edilmemesi üzerine teminat mektubunun nakde çevrildiği ve doğrudan borçlandırma hesabından tahsilat yapıldığı, alacaklarının mahsup edildiği ve bu nedenle davalıya üç adet cezai şart faturası kestiği anlaşılmıştır.
Kesilen cezai şart faturaları incelendiğinde; █████/2023 tarihli 1.889.922,56TL bedelli, █████/2023 tarihli 105.867,76TL bedelli ve █████/2023 tarihli 362.465,28 TL bedelli toplam 2.358.255,60TL oldukları anlaşılmıştır.
Davacının davalının teminat mektuplarından ve hesaplarından █████/2023 tarihinde 1880.000,00TL, █████/2023 tarihinde 105.867,76 TL ve █████/2023 tarihinde 362.465,28 TL olmak üzere toplam 2.348.333,04TL kesinti yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporlarında fatura bedelleri ve tahsilat miktarları karıştırılmış ise de mahkememizce bu husus resen dikkate alınmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 131. Maddesinde; asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur. İşlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebileceği düzenlenmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede eksik alım cezai şartı düzenlenmiş ise de, davacının sözleşme süresi boyunca bunu istemediği, bu durumda aslı alan ferileri konusunda çekince koymayan alacaklının asıl alacağı tahsil ile ferilerinden sayılan cezai şarttan vazgeçmiş olacağı, yıllarca bu şekilde yapılan uygulama ile davalıda haklı bir güven oluştuğu ve artık davacının cezai şartı isteyemeyeceği mahkememizce kabul edilmiştir. Anılan yasal düzenleme ile de asıl alacağın sona ermesi nedeniyle cezai şart da sona ermiş olacaktır. Sözleşmede sona erme halinde cezai şartın hesaplanacağı yazılı ise de, yıllık alım miktarlarının hesaplanıp yıl dolmasına rağmen yıllarca cezai şart istenmemiş olması halinde artık bunun istenemeyeceği, alıcı davalıda oluşan güven nedeniyle sözleşme ilişkisinin sürdürüldüğü, bu nedenle asıl davada istenen cezai şartın haksız olduğu vicdani kanaatine varıldığından asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Karşı davacının sorumlu kabul edilmediği cezai şart faturaları nedeniyle borçlu olmadığını tespiti talebinin haklı olduğu, ancak tahsil edilen miktar daha düşük olduğundan eksik miktar yönünden tahsil talebinin yerinde olmadığı, bu nedenle karşı davada menfi tespit talebinin tam kabulüne, tahsil talebinin ise kısmen kabulüne, yargılama giderinin karar sonucu itibarıyla tamamının davacı karşı davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
Karşı davacı aynı zamanda ticari itibar kaybı yaşadığını beyanla manevi tazminat da talep etmiş ise de, yapılan eylemin manevi tazminat gerektirir nitelikte bir saldırı olmadığı gibi karşı davacının manevi zararının da sabit olmadığı, bu nedenle manevi tazminat talebinin reddi gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve buna dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
A-Asıl dava yönünden,
1-Davacının davasının subüta ermediğinden REDDİNE,
2-Alınması gerekli harç 732,00 TL olup, peşin alınan 460,78 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 202.000,00 TL' den mahsubu ile artan 201.728,78 TL' nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine
3-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 885.600,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Zorunlu arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
B-Karşı dava yönünden;
1-Karşı davanın KISMEN KABULÜ İLE; manevi tazminat yönünden zarar sabit olmadığından reddine,
2-Maddi alacak yönünden talebin kısmen kabulü ile, 1.880.000,0 TL'nin █████/2023 tarihinden itibaren, 105.867,76 TL'nin █████/2023 tarihinden itibaren, 362.465,28 TL'nin █████/2023 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine, geri kalan 9.922,56 TL istihkak talebinin reddine,
3-Karşı davacının karşı davalıya █████/2023, █████/2023 ve █████/2023 tarihli faturalar nedeni ile 2.358.255,60 TL borçlu olmadığının tespitine,
4-Alınması gerekli 161.092,44 TL karar harcından, başlangıçta alınan 1.724,83 TL peşin ve ıslah harcı olan 38.565,36 TL harçların mahsubu ile, eksik kalan 120.802,25 TL harcın karşı davada davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Karşı davada davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 346.766,63 TL vekalet ücretinin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,
6-Karşı davada davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca red edilen kısım yönünden hesaplanan 9.922,56 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak karşı davalıya verilmesine,
7-Manevi Tazminat yönünden karşı davada davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca red edilen kısım yönünden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak karşı davalıya verilmesine,
8-Karşı davacı tarafından tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve sair giderler için sarfedilen toplam 7.500,00 TL yargılama giderinin, peşin yatırılan 1.724,83 TL harcın, 269,85 TL başvurma harcının ve 38.565,36 TL ıslah harcının karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine,
9-Harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!