Bitlisteki iki parselin kadastro öncesi kadim mera olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve mera siciline tescil davasının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Yargıtay, kadastro sırasında senetsiz zilyetlikle tarla olarak davalılar adına tescil edilen taşınmazların, köyler tarafından kadimden beri mera olarak kullanıldığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve mera özel siciline tescil davasında, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesinin, taşınmazların doğal çayır olup mera vasfında olduğuna ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığına hükmederek tapu kayıtlarının iptali ile mera olarak tesciline dair verdiği kararı, usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mutki Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi kadim mera iddiasına dayalı tapu iptali ve mera özel siciline tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; dava Konusu Bitlis ili, Mutki ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 45... parsel sayılı taşınmaz, senetsizden, 6.699, 33... yüz ölçümlü olarak ve tarla niteliğiyle; dava konusu 1 46... parsel sayılı taşınmaz senetsizden, 22.370, 98... yüz ölçümü ile ve tarla niteliğiyle, 20 yılı aşkın zamandır zilyetliğe dayalı irsen intikal ve taksim nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca davalılar adına tespit edilmiş, tespit 25.12.2007 tarihinde kesinleşmiş, ... taşınmazlardaki payını 04.10.20 10... .10.2010 tarihlerinde davalı ... ve ...’e temlik etmiştir.
Davacı ... adına muhtar; ..., ... ve ... köyleri tarafından mera olarak kullanılan 1 45... ve 1 46... parsel sayılı taşınmazların kadastro sırasında davalılar adına tespit gördüğünü, ancak söz konusu taşınmazların kadimden beri mera olarak kullanıldığını, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile ... ve ... Köyü Tüzel Kişilikleri adına tescilini istemiştir.
Dahili davacı ... adına muhtar 12.06.2009 tarihli celsede; ... ve ... Köylerinin ... Köyünden ayrılarak ayrı köyler olduklarını, dava konusu taşınmazların ..., ..., ... ve ... Köylerine bağlı ... mezrası tarafından yıllardır mera olarak kullanıldığını, açılan davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuşlar; davalılar ... ve ..., kadastro kontrol memuru olması nedeniyle aleyhine dava açılmış ise de kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, tapu kayıt maliklerine karşı dava açılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların kadimden beri mera olarak kullanıldığı, davalıların zilyetliklerini gösterir herhangi bir belge ibraz edemedikleri, taşınmazların ekilip biçildiğini gösterir bir emarenin bulunmadığı, ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazların doğal çayır olduğu, doğal çayırlara da Mera Kanunu gereğince mera hükümlerinin uygulanacağı, davalılar ... ve ...’nin kayıt maliki olmadıklarından pasif husumetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline ve mera özel siciline tesciline, davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların mera olduğuna ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ancak davalılar aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin 3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle bir kısım davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline ve mera özel siciline kaydına, davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!