Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari şirketteki fesih istemli davada malvarlığı elden çıkarılması riskiyle reddedilen ihtiyati tedbir talebinin istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, diğer ortağın şirket malvarlığını elden çıkarması, şirketi boşaltması ve rakip şirket kurarak ticari faaliyetleri durma noktasına getirmesi nedeniyle telafisi imkansız zararların doğmasını engellemek amacıyla, şirket varlıkları, ortaklık payları, banka hesapları, stokları ve demirbaşları üzerine teminatsız ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş; ilk derece mahkemesi ise iddiaların yargılama gerektirmesi, tedbirin şartlarının oluşmaması ve şirket faaliyetlerini durdurucu nitelikte olması gerekçeleriyle bu talebi reddetmiş; davacı, diğer ortağın müdürlük yetkilerini gasp etmesi, tek gelir kaynağına el koyması ve şirket varlıklarını kendi lehine aktarması sonucu güven ilişkisinin yok olduğunu ve şirketin içinin boşaltıldığını belirterek kararı istinaf etmiştir.

T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ...
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
TALEP :İhtiyati Tedbir
G.KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı diğer ortağın dilekçelerinde açıkladıkları eylemleri nedeniyle şirket malvarlığının elden çıkarılarak şirket içinin boşaltılması, şirket değerinin düşürülmesi ve dava sonucunun etkisiz hale getirilmesi riski devam ettiğinden, HMK m. 389 ve devamı uyarınca ihtiyati tedbir talebinde bulunmak zorunlu hale geldiğini, Zira dava dışı ortağın yakın tarihte davalı şirketin stoklarını ve demirbaşlarını kendi kurduğu dava dışı şirkete aktarma girişimlerinin bu riski somutlaştırdığını, dava dışı ortağın hukuka aykırı eylemleri nedeniyle davalı şirketin ticari faaliyetleri fiilen durma noktasına gelmiş olup, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi imkânsız zararların doğacağı açık olduğundan, HMK m. 392/1 uyarınca teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"Davacı vekilinin, davalı şirketin malvarlığına tedbir konulması talepleri yönünden; UYAP ENTEGRASYON sorgu ekranından alınan kayıtlara göre davalı şirket üzerine kayıtlı herhangi bir taşınır taşınmaz bulunmadığından ayrıca davacının, dava dilekçesinde iddia ettiği hususların yargılamayı gerektirmesi, davacının, şirket ortaklarının sahip olduğu market alınmadığı ve istenmeyen kişi konumuna getirildiğine ilişkin iddialarının yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle şartlar oluşmadığından şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin, davalı şirketin ortaklık payları üzerinde tedbir konulması talepleri yönünden; ihtiyati tedbirin davanın konusu edilen varlıklarının üzerine talep edilebileceği, şirket ortaklık paylarının dava konusu olmadığı ayrıca davacının, dava dilekçesinde iddia ettiği hususların yargılamayı gerektirmesi, davacının, şirket ortaklarının sahip olduğu market alınmadığı ve istenmeyen kişi konumuna getirildiğine ilişkin iddialarının yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle şartlar oluşmadığından şirket ortaklık payları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin, davalı şirketin banka hesaplarına, stokları üzerine tedbir konulması talepleri yönünden; davalı şirketin stoklarının market işletilmesi sebebiyle aktif olarak ticari faaliyet kapsamında olması ve yine banka hesapları üzerine tedbir konulmasının şirket faaliyetlerini engelleyici nitelikte olması nedenleri ile şirket faaliyetlerini durduracak nitelikte tedbir kararı verilemeyeceğinden ayrıca davacının, dava dilekçesinde iddia ettiği hususların yargılamayı gerektirmesi, davacının, şirket ortaklarının sahip olduğu market alınmadığı ve istenmeyen kişi konumuna getirildiğine ilişkin iddialarının yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle şartlar oluşmadığından şirket banka hesapları ve stokları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin, davalı şirketin demirbaşları üzerine tedbir konulması talepleri yönünden; davacının, şirket ortaklarının sahip olduğu market alınmadığı ve istenmeyen kişi konumuna getirildiğine, diğer şirket ortağının tehdit ve baskıcı tutumuna ilişkin iddialar bakımından bu hususların yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle şartlar oluşmadığından şirketin demirbaşları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ...Gıda Turizm ve Ticaret Ltd. Şti., müvekkil ile dava dışı ...'ın %50-%50 ortaklığıyla kurulan bir limited şirketi olduğunu, ancak dava dışı ortağın, davacının müdürlük yetkilerini fiilen gasp etmesi, şirketin tek gelir kaynağı olan işletmeye el koyması ve rakip şirket kurmak suretiyle işletmeyi çalıştırarak şirket varlıklarını kendisi lehine aktarması sonucunda ortaklar arasındaki güven ilişkisi (affectio societatis) tamamen yok olduğunu, şu aşamada şirket genel kurulunun toplanması ve karar alması mümkün olmadığı gibi, şirketin içi her geçen gün biraz daha boşaltıldığını, mahkemenin koruma sağlamadığı her gün, davacının %50 pay sahibi olduğu şirketin ekonomik değerinin yok olmasına ve davanın sonunda verilecek kararın anlamsızlaşmasına yol açtığını, bu nedenle ihtiyati tedbir, bu davada bir tercih değil, hukuki bir zorunluluk olduğunu, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının 24.03.2026 tarihli ara kararı ile davacı tarafından talep edilen ihtiyati tedbir taleplerinin tamamı; iddiaların yargılamayı gerektirmesi, yaklaşık ispat şartının oluşmaması ve tedbirin davanın konusuyla ilgisizliği gibi gerekçelerle reddedildiğini, işbu ret kararının, dosya kapsamındaki somut delillerle bağdaşmadığı gibi HMK m. 389 vd. hükümleri ile TTK m. 636/4'ün emredici düzenlemesine de açıkça aykırı olduğunu, davalı şirketin ana ticari faaliyet kalemlerinden biri olan tütün mamulleri satışı için gerekli TAPDK belgesi (Sicil No: ...), şirket adına kayıtlı olduğunu, ancak sunulan belgelerden görüleceği üzere; dava dışı ortağın kontrolündeki rakip şirket, davalı şirketin TAPDK kotasını kullanarak sigara alımları yapmakta, ancak bu malların satışından elde edilen gelirler davalı şirketin kasasına girmediğini, tedarikçilerden alınan faturalar (01.11.2025 - 12.12.2025 tarihli faturalar), şirket varlıklarının sistematik olarak rakip şirkete veya şahsi tasarruflara aktarıldığının açık kanıtı olduğunu, mahkemece, şirket ortaklık paylarının davanın konusu olmadığını ve şirket üzerine kayıtlı taşınır/taşınmaz malvarlığı bulunmadığı gerekçesiyle tedbir taleplerinin reddedildiğini, ancak bu gerekçenin, TTK m.636 uyarınca açılan haklı sebeple fesih davalarının niteliği ile bağdaşmadığını, somut olayda, davalı şirketin tek gelir kaynağı olan "... Market" işletmesinin içi, davalı ortağın şahsi çıkarları doğrultusunda boşaltıldığını, mahkemenin bu durumu "yargılamayı gerektirir" diyerek geçiştirmesinin, kanunun mahkemeye yüklediği "gerekli önlemleri alma" ödeviyle bağdaşmadığını, karşı tarafın sadakat yükümlülüğünü (TTK m. 613) ihlal ederek rakip şirket kurması ve gelirleri oraya aktarması, telafisi imkansız bir zararın varlığını açıkça ortaya koyduğunu beyan ederek açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının 24.03.2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve ivedilikle ihtiyati tedbire karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Somut uyuşmazlık, ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından ortağı olduğu limited şirketin TTK'nın 636/3 maddesi hükmü uyarınca haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.
Mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
TTK'nın 636-(4) maddesinde; "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmüne yer verilmiştir. Davacı taraf davasını TTK'nın 636-(3) maddesine dayandırmış olmakla yukarıda da değinildiği üzere "haklı neden" kavramını yargılama esnasında açıklamaya ve ispat etmeye çalışacaktır. Bu aşamada davacının bu davayı açmaktaki amacının "haklı neden" olarak tanımlanan nedenleri ispat ederek, ortağı bulunduğu davalı şirketin feshi yolu ile tasfiyesi ile ortaklıktan payına düşecek bedeli almak olduğundan, yargılama sonrasında veya yargılamanın devamı sırasında davacının bu hakkının zedelenmemesi de önem arz etmektedir. Haklı sebeple fesih davasındaki ihtiyati tedbirler kural olarak dava açan ortağın hakları ve şirket malvarlığının korunmasını amaçladığından, davacının davalı şirketin taşınır, taşınmaz malların ile demirbaşlarının üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin tarafların arasındaki hak ve menfaat dengesine uygun düşeceği Dairemizce değerlendirilmiştir.
Bu itibarla, talepte bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun, açıklanan nedenle kabulü ile Mahkemenin 'davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine' dair inceleme konusu ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair HMK'nin 353/1-b.2. Maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle davacının, davalı şirketin taşınır, taşınmaz malvarlığı ile demirbaşlarının üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davacının fazlaya ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen █████/2026 tarihli ara kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B)HMK'nın 353/1-b.(2).maddesi gereğince kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE;
1-Davalı şirketin taşınır, taşınmaz malları ile demirbaşlarına taktiren 100.000 TL nakit veya süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiği takdirde, üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla dava sonuna kadar İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, davacının fazlaya ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine,
2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan takdiren 100.000,00 TL (ilk derece mahkemesi veznesine yatırılmak veya sunulmak üzere) teminat alınmasına, teminatın nakit olarak yatırmak yahut bu miktarda kesin, koşulsuz ve süresiz başka banka teminat mektubu ibraz etmek suretiyle dosyaya depo edilmesini müteakip ihtiyati tedbir edene (vekiline) tevdiine,
3-İki no'lu ara kararın ikmalini takiben süresinde teminat yatırılarak başvurulduğunda ilk derece mahkemesince ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, kararın infazı için karar örneğinin ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir isteyen davacıya verilmesine,
4-Müteakip işlemlerin koşulları oluştuğunda teminat iadesi de dahil olmak üzere ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
B-) İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan harç ve masraflar yönünden;
1-)İstinaf eden tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi hâlinde iadesine,
2-)Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-)İstinaf eden tarafça istinaf aşamasında yapılan harç ve yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğinin ilk derece mahkemesince yargılama sonunda verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
4-)Kesin olarak verilen kararın taraflara tebliğinin ve diğer işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi.█████/2026
...
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!