Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, polis memuruna hukuka aykırı veri ele geçirme fiili sebebiyle verilen 24 ay uzun süreli durdurma disiplin cezası temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir polis memurunun hukuka aykırı bilgisayar verisi ele geçirme fiili sebebiyle hakkında verilen 24 ay uzun süreli durdurma cezasına ve cezanın dayanağı olan eski bir disiplin tüzüğü maddesinin iptaline yönelik açtığı davada, daha alt dereceli bir mahkeme tarafından verilen kararın temyiz edilmesini konu almaktadır. Temyiz edilen kararda, tüzük maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle iptal isteminin konusuz kaldığına, ancak bireysel disiplin cezasının, kaldırılan tüzükteki hükmün yeni mevzuatta aynen yer alması ve hukuka aykırılık içermemesi gerekçeleriyle hukuka uygun olduğuna hükmedilmiştir. Temyiz eden taraf, bu kararın esas, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönlerinden bozulmasını talep etmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ: Hukuk Müşaviri... 3... Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ...İSTEMİN KONUSU: Danıştay İkinci Dairesinin █████/2025 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararının esas ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönlerinden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacının Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve K... sayılı kararıyla "belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi gereğince "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin ve bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinin iptali ile yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin █████/2025 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla; Anayasa'nın 153. maddesinde; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinde; █████/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 37. maddesinde, geçici 1. maddesinde ve 8/5-ç-11 maddesinde yer alan konu ile ilgili kurallar aktarılarak,Düzenleyici işlem yönünden,█████/1979 tarih ve 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün, dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin █████/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı, Bu itibarla, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı,Ancak, dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceğinin, bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağının da açık olduğu,Bireysel işlem yönünden,█████/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği, aynı Kanun'un 8/5-ç-11 maddesinde de, "belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmek" fiilinin, mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayıldığı,Anayasa Mahkemesinin "suçta kanunilik" ve "kanuni düzenleme" ilkelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verdiği iptal kararı sonrasında çıkarılan ve mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre üst hukuk normu niteliğinde olan 7068 sayılı Kanun'da, anılan Tüzük'ün dava konusu 12. maddesindeki düzenlemeye aynen yer verilmesi ve Tüzük'te öngörülen cezayla aynı cezanın öngörülmesi, ayrıca anılan düzenlemenin polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu ve personel ile disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından, Tüzük'ün dava konusu 12. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Davacının mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi gereğince "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem yönünden,Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma kapsamında alınan ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının █████/2008-█████/2014 (kararda █████/2011-█████/2014 yazılmıştır) tarihleri arasında Ankara TEM şubesinde görev yaptığı, mahkeme kararlarında, aidiyet numarası, karar numarası, soruşturma numarası ve göreve başlama-ayrılma tarihleri karşılaştırılarak yapılan incelemeler neticesinde, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararlarının sonlanmasına rağmen bu dinlemelere ilişkin kayıtların süresi içerisinde silinmediği ve söz konusu eylemin mütemadi olarak devam ettiği, davacının da Ankara TEM Şubesinde görev yaptığı zaman zarfında pek çok kez TİB-NOT programını kullandığı, böylece dinlemelere ilişkin kayıtları sakladığı, depoladığı ve arşiv oluşturduğunun tespit edildiği, bu halde, anılan fiili nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,Davacı tarafından, savunma ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de, soruşturma kapsamında davacıya isnat edilen fiiller, tutum ve davranışlar açıkça belirtilmek suretiyle savunmasının alındığı soruşturma dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmediği,Diğer taraftan, dava konusu bireysel işlemin hukuki denetimi yapılırken, bireysel işlemin dayanağı olan ve yürürlükten kalkan veya uygulanma kabiliyeti bulunmayan düzenleyici işlemin hukuki incelemesi yapılarak, bu düzenlemenin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı yönünde tespitlerde bulunulması halinde, yürürlükten kalkmasına veya uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen düzenleyici işlem nedeniyle davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı, nitekim, benzer bir konudaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle Tüzük hükmü yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem ile mali ve özlük hakların kanuni faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın reddine, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, belirlenen vekalet ücretinin davacıdan alınarak ilgili davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kamu yararı gözetilmeksizin ve hukuka aykırı gerekçe ile tesis edilen dava konusu idari işlemin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, savunma hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, yürütülen soruşturmada silahların eşitliği ilkesine aykırı davranıldığı, dava konusu idari işlem tesis edilirken “kariyer” ve “liyakat” ilkelerinin gözetilmediği, bir alt cezanın uygulanmamasının idarenin takdir hakkını hukuka aykırı kullandığını gösterdiği, hakkında uygulanan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinin, Anayasal ilkelere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’na aykırı olduğu, dayanak madde olan 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edildiği, Anayasa'nın 153. maddesine göre bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerektiği, zaman aşımı itirazlarının karşılanmadığı, Tüzüğün dayanağı Kanun hükmünün iptal edilmesi sebebiyle hakkaniyet gereği, aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin tamamından idarelerin mesul tutulması icap ettiği belirtilerek Daire kararının esas ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönlerinden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davacının █████/2025 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır."; 2. fıkrasında da, "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." kuralına yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:UYAP ortamında Merkezi Nüfus İdare Sisteminden alınan nüfus kayıt örneğinden, davacının yargılama süreci devam ederken █████/2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.Bu durumda Dairece, yukarıda alıntısı yapılan 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekmektedir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava hakkında kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu █████/2025 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararının BOZULMASINA,2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 3. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.KARŞI OYX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinde, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği, dosyanın işlemden kaldırılmasına dair kararların diğer tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının temyiz dilekçesini sunduktan sonra vefat ettiği anlaşılmaktadır.Buna göre, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca varsa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği kuşkusuz ise de, Dairesince temyiz kararının tebliğine yönelik olarak 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi hükümlerinin uygulanması; diğer yandan dosya işlemden kaldırıldıktan sonra varsa davayı takip hakları kendisine geçenin dosyanın işleme konulması talebiyle başvurması halinde yargılama safahatının geriye götürülmeyip kaldığı yerden devamının sağlanması, yargılama süresinin gereksiz uzatılmaması ve usul ekonomisi yönlerinden adil yargılanma hakkına daha uygun düşeceğinden, ayrıca temyiz dosyası tekemmül ettiğinden temyiz mercii olan Kurulumuzca bu aşamada temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmesi, davacı yönünden de 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi hükümlerinin Kurulumuzca verilecek temyiz kararından sonraki safahata yönelik olarak uygulanmak üzere dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği oyuyla temyize konu Daire kararının salt davacının vefatı nedeniyle bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.