Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 362/1-a gereği kesinlik sınırı nedeniyle temyiz dilekçesinin reddi.
Özet: Bu hukuki evrakta, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemiyle açılan asıl ve birleştirilen davalarda, ilk derece mahkemesinin asıl davayı pasif husumet yokluğundan reddedip birleştirilen davayı kabul etmesi sonrası istinaf mahkemesinin bu kararı onadığı, ancak temyiz incelemesinde Yargıtayın, davacıların çoğunluğu için hükmedilen bedellerin kanuni kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle davalı idarenin temyiz taleplerini reddederek kararı onlar adına kesinleştirdiği; buna karşılık, kesinlik sınırını aşan tek davacı yönünden davalı idarenin temyiz başvurusunu kabul ederek davanın esastan incelenmesine karar verdiği belirtilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ Esas, ████████ Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, ███████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleştirilen davada davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Davacı ... dışındaki davacılar hakkında hükmedilen bedeller Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davacı ... dışındaki davacılar yönünden birleştirilen davada davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleştirilen davada davalı idarenin davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen dava davacılar vekili dava dilekçelerinde; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1022/A, 1022/B1, 1022/B2, 1022/B3, 1022/C1 ve 1022/C2 parsel (eski 1022 parsel) sayılı taşınmazlara davalı idareler tarafından kamulaştırmasız el atılması nedeniyle taşınmazlar bedelinin davalı idarelerden yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdan geçen 0-3 ... Bağlantı yolunun 11.07.2010 tarihli protokol ve Yüksek Fen Kurulu Kararı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluk alanında kaldığını, açılan davanın pasif husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
2.Birleştirilen davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle; uzlaşmanın dava şartı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konu taşınmazdan geçen yolun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiğinden iş bu davada pasif husumet ehliyetleri bulunmadığı gibi taşınmaz usulüne uygun olarak kamulaştırıldığından davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idareye husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun nesnel ve denetime elverişli olmadığını, rapora itirazların dikkate alınmadığını, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, taşınmazın bedelinin arazi niteliğine göre belirlenmesi gerektiğini, düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı ... Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davalı ... vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesine ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Birleştirilen Davada Davalı ... Müdürlüğünün Davacı ...'nun Dışındaki Davacılara ilişkin Temyizi Yönünden
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Birleştirilen Davada Davalı ... Müdürlüğünün Davacı ...'ya İlişkin Temyizi Yönünden,
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!