Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satımdan kaynaklanan, catering hizmeti alacağının tahsili için açılan itirazın iptali davasında davalının haksız itirazının reddi kararı.
Özet: Davacı şirketin, ticari ilişki neticesinde verdiği catering hizmetlerine ilişkin ödenmeyen 185.154,20 TLlik alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davalının ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmaması ve bilirkişi raporunun, davacının düzenli e-defter kayıtları, irsaliye bilgisi içeren e-faturaları ile tarafların uyumlu BA-BS bildirimleri sayesinde davacı tarafın iddia ettiği alacağın mevcudiyetini kesin olarak tespit etmesi, uyuşmazlığın çözümünde esas teşkil etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari bir ilişki olduğunu, işbu ticari ilişkiye bağlı olarak müvekkili tarafından davalı-borçluya talep edilen tarihlerde catering hizmeti verildiğini ve bu hizmet karşılığında fatura kesilerek ticari ilişki gereği ödeme talep edildiğini, müvekkili tarafından bu ticari ilişkiye istinaden kesilen faturaların davalı borçlu tarafından süresinde ödenmediğini ve faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, ödenmeyen alacak nedeni ile davalı-borçlu hakkında Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını ve karşı tarafın işbu takibe haksız ve hukuki mesnetten uzak şekilde itiraz ettiğini, izah olunan sebeplerle; davalarının kabulüne, itirazın iptaline ve takibin 185.154,20 TL asıl alacak yönünden devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu (davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili süresinden sonra sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı taraf her ne kadar faturalara itiraz edilmediğini, dolayısıyla alacaklı olduğunu iddia etse de faturaya itiraz edilmemesinin sadece faturanın içeriğinin kabul edilmiş sayılacağına ilişkin adi bir karine oluşturduğunu, faturaya itiraz etmeyen tarafın borç ikrarı anlamına gelmediğini, nitekim bu durumun tek başına sözleşme ilişkisini veya malın teslim/işin ifa edildiğini kanıtlamadığını, davacı tarafın iddia etmiş olduğu alacağın davacı tarafın BA-BS formlarında bulunmadığını, davacının kötü niyetli olarak takip başlattığını, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, İİK md. 67/2 uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE:Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 185.154,20-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu cari hesap alacağı nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti isteminden ibarettir. Mahkememizce defter incelemesi için tayin edilen gün, davalı tarafa tebliğ edilmiş olup, davalı taraf inceleme gününde defter ve belgelerini hazır etmemiş, yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "...Davacının 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda birbirini teyit eder şekilde ve kanunlara uygun olarak tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı tespit edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacının 30.09.2025 takip tarihi itibarıyla davalıdan 185.154,20 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalıya Temel Fatura senaryosu ile düzenlenen e-Faturaların üzerinde irsaliye numaraları ile irsaliye tarihlerinin bulunduğu, davalı vekilinin 26.03.2026 günü saat 14:05’te duruşma salonunda yapılan incelemede hazır bulunmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin Bs bildirimleri ile davalının Ba bildirimlerinin birbirleriyle uyumlu olduğu,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)Yapılan yargılama, toplanan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan 185.154,20-TL tutarında alacağı olduğunun sabit olduğu, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 185.154,20-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 37.030,84-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 12.647,88-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.236,21-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.411,67-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 2.939,11-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 8.295,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imza Hakim .......¸e-imza