Ağırlaşmış yaralama suçunda, Yargıtayın önceki bozma kararı sonrası usul ve esasa uygun bulunan mahkumiyet hükmünün onanması.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kanun yararına bozma kararı sonrası yeniden yargılama sonucu verilen mahkumiyet hükmünü, önceki bozma gerekçeleri doğrultusunda zorunlu müdafi atanması, ek savunma hakkı tanınması ve doğru madde uygulamalarının yapıldığı, ayrıca eylemin niteliği, meşru savunma koşullarının oluşmadığı ve ceza miktarının yasal dayanağının bulunduğu gerekçesiyle hukuka uygun bularak, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarını oy birliğiyle reddedip onamıştır.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanmasıSanık hakkında kanun yararına bozma üzerine verilen hükmün; 7165 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 307/3. maddesinde yer alan Yargıtay'ın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uyulması sonrasında verilen karara karşı istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulacağına ilişkin düzenlenme uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Çeşme 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/2-d-son, 62, 53. maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olması sebebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 19.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmıyla özetle; atılı suç için Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırı göz önüne alındığında zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeyerek ve ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 87/2-son cümle maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, eylemin kardeşe karşı işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 86/3. maddesinin (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve 5237 sayılı Kanun'un 87/2. maddesinin (b) bendi yerine (d) bendinin uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozulmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle gerekli işlemin mahallinde yapılmasına karar verilmiştir. 2. Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-a, e, 87/2-b-son, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın mağdura sopa ile vurmadığı ve katılanla sadece yumruklaştıklarından bahisle suç vasfına, eylemin meşru savunma kapsamında kaldığına, mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE1.5237 sayılı Kanun'un 87/2. maddesinin (b) bendinin uygulanması sırasında, cezanın iki kat artırılması suretiyle "3 yıl 45 ay" hapis cezası yerine, hesap hatası yapılarak yazılı şekilde "2 yıl 30 ay" hapis cezasına hükmedilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 87/2-son maddesi uyarınca netice cezanın 8 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından, silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği, yargılamaya konu suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete tabi olmadığı, sanık hakkında uygulanması mümkün başkaca lehe hükmün bulunmadığı, yargılama sonucunda ulaşılan kanaat ve sonuca göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.