Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, temel yalıtım işleri sözleşmesinden kaynaklı teminat çeklerinin istirdadı ve haksız tahsilatın iadesi davasında kararını açıkladı.
Özet: Taraflar arasında temel ve su yalıtımı işleri sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya verildiği iddia edilen 85.000 TL, 60.000 TL ve 50.000 TL bedelli üç adet çekin akıbetine ilişkin davada; davacı, çeklerin teminat amaçlı verildiğini ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının 85.000 TLlik çeki tahsil ettiğini, diğer çeklerin kötü niyetle ciro edilme ihtimali bulunduğunu belirterek tahsil edilen çek bedelinin iadesini ve diğer çekler için borçlu olunmadığının tespitini talep ederken, davalı ise çeklerin teminat değil borç karşılığı düzenlendiğini savunmuştur; yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları sonucunda, davacının söz konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığı ve çek bedellerinin davacıya iadesi gerektiği yönünde tespitler yapılmıştır.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İSTİRDAT (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2025
Mahkememizin █████/2022 karar tarihli ...... . sayılı kararın ...... 'nin █████/2025 Karar tarihli ...... sayılı kaldırma kararı üzerine, Mahkememizin yeni esasına kaydı yapılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE İDDİASINDA; Davacı müvekkilinin davacı şirket ile aralarında imzalamış oldukları temel ve su yalıtımı işleri sözleşmesi ile teras çatı , su ve ısı yalıtımı yapılması, ıslak hacim su yapıtımı yapılmasına ilişkin sözleşmeler imzalandığını, bu sözleşme karşılığında davalı tarafın davacı müvekkilinin ...... kapsamında ...... nolu dairelerin devrinin taahhüt ettiğini, tapu sicilde de devredilmiş olduğunu, ancak davalı tarafa teminat amacıyla 85.000 TL 60.000 TL ve 50.000 TL bedelli █████/2019 tarihinden itibaren 1 er ay vadeli 3 adet çek keşide edilip verildiğini, davacı müvekkilinin hükümlerini tam ve zamanında ifa ettiğini, verilen çeklerin teminat amaçlı olduğunu, davalı tarafın ilk çek olan 85.000 TL 'lik çeki bankaya ibraz ederek tahsilinin gerçekleştirildiğini, diğer iki adet çeki ise kötü niyetli olarak ciro ve ibraz edilme ihtimali oldukça yüksek olduğunu , mükerrer ödemeye sebebiyet verebileceğinden davacı müvekkili şirket açısından ciddi zararlar meydana gelebileceğini bu çekler üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu nedenle davalarının kabulü ile 85.000.TL bedelli çekin keşide tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, diğer 60.000.TL ve 50.000.TL 'lik çeklerin ise müvekkil şirketin herhangi bir borcunun olmadığından menfi tespit taleplerinin kabulü ile bahsi geçen çeklerin mahkeme nezline alınmasına, belirtilen çekler ve taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiş olduğu anlaşıldı.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDEKİ SAVUNMASINDA; Davacı şirket tarafından keşide edilen çeklerin teminat senedi olmadığını borç karşılığı verilmiş olduğunu, davalı müvekkili şirketin sözleşme doğrultusunda üzerine düşün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı şirketin borcu nedeniyle bahsi geçen çekleri keşide edip ilgili bağımsız bölümleri de müvekkiline devrettiğini, davacı tarafın belirttiği senetlerin teminat senedi özelliğini taşıması gerektiğini, bu hususun açıkça senet nezdinde belirtilmesi gerektiğini, davacı şirketin bu çekleri işin bitiminden sonra 2019 yılında müvekkili şirketin alacağına karşılık düzenlemiş olduğunu, müvekkili şirketin toplam 195.000 TL üzerinden tahsilat makbuzu düzenlenmiş olup bu makbuzu dilekçeleri ekinde sunduklarını, çeklerin teminat senedi vasfında olmadığını, gerekli şartları taşımadığını yapılacın incelemede anlaşılacağını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli raporda, Dosya kapsamı, davacıya ve davalıya ait ticari defter kayıtları ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; 30.12.2019 tarihli ... seri numaralı 60.000,00-TL bedelli ve 30.12.2019 tarihli ...seri numaralı 50.000,00-TL bedelli çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu bulunmadığını, 15.10.2019 tarihli, ... seri numaralı, 85.000,00-TL bedelti çek bedelinin 15.10.2019 tarihi ittbariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya iadesinin gerekeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi raporuna davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, itiraz kapsamında alınan █████/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Dosya kapsamı, davacıya ve davalıya ait ticari defter kayıtları ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; 30.12.2019 tarihli ... seri numaralı 60.000,00-TL bedelli, 30.12.2019 tarihli ...seri numaralı 50.000,00-TL bedelli ve 15.10.2019 tarihli, ... seri numaralı 85.000,00-TL bedelli çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu bulunmadığını, Bu çerçevede söz konusu çek bedellerinin istirdatının gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan █████/2022 Tarihli Dilekçesinde Özetle; 21.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirketin davalıdan 319.771,18-TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, raporun sonuç bölümünde ise " 30.11.2019 tarihli ... seri numaralı 60.000-TL bedelli, 30.12.2019 tarihli ...seri numaralı 50.000-TL bedelli ve 15.10.2019 tarihli ... seri numaralı 85.000-TL bedelli çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı, Bu çerçevede söz konusu çek bedellerinin istirdatının gerektiği " tespit edildiğini, bu nedenle menfi tespit davası olarak ikame ettikleri davayı , istirdat davasına dönüştüğünü, yargılamaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep ettiklerini, sonuç olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutmak kaydıyla; Menfi tespit davası olarak ikame edilen işbu davanın İSTİRDAT DAVASI OLARAK GÖRÜLMESİNE, davanın kabulüne, 30.11.2019 tarihli ... seri numaralı 60.000-TL bedelli, 30.12.2019 tarihli ...seri numaralı 50.000-TL bedelli ve 15.10.2019 tarihli ... seri numaralı 85.000-TL bedelli çek bedelleri toplamı 195.000,00.TL'nin ödeme tarihlerinden (sırası ile 02.12.2019, 30.12.2019,15.10.2019) itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından, menfi tespit davasına konu edilen üç adet çekin taraflarınca ödendiğine dair banka dekontlarını dosyaya sunmuştur.
Mahkememizin █████/2022 karar tarihli ...... ile "Tüm dosya kapsamı, iddia, cevap, ticari defter ve kayıtlar ile toplanan tüm deliller ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişinin kök ve ek raporunda belirtildiği üzere; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 30.12.2019 tarihli ... seri numaralı 60.000,00-TL bedelli, 30.12.2019 tarihli ...seri numaralı 50.000,00-TL bedelli ve 15.10.2019 tarihli, ... seri numaralı 85.000,00-TL bedelli çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu bulunmadığı, bu çeklerin tutarı davacı tarafından ödenmesi nedeniyle söz konusu çek bedellerinin istirdatının gerektiği belirtilmiş olup bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapor denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülerek, ticari defter ve kayıtlara göre davacının davalıya borçlu bulunmadığı gibi davalı taraf da HMK.nun 190.maddesi ile TMK.nun 6.maddesine göre alacağını varlığını, dayandırdığı olgularının varlığını ispat edemediğinden, davacı tarafça davalı tarafa teminat amacıyla 85.000,00 TL, 60.000,00.TL ve 50.000,00.TL bedelli çeklerin verildiği, kanaat ve sonucuna ulaşıldığından, dava sırasında bu çekler davacı tarafından ödendiği anlaşılmak ile başlangıçta menfi tespit davası olarak açılan dava, ödeme nedeniyle istirdat davasına dönüşmüş olduğundan, buna göre 1-)Menfi tespit davası olarak açılan dava, ödeme nedeniyle istirdat davasına dönüşmüş olduğundan, buna göre İSTİRDAT DAVASININ KABULÜ İLE,
A- 30.11.2019 tarihli ... seri numaralı olan 60.000-,00TL bedelli olup █████/2019 tarihinde ödenen,
B-30.12.2019 tarihli ...seri numaralı 50.000,00-TL bedelli olup █████/2019 tarihinde ödenen,
C-15.10.2019 tarihli ... seri numaralı 85.000,00-TL bedelli olup █████/2019 tarihinde ödenen,
Üç (3) adet çek bedellerinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine, " şeklinde karar verildiği görülmüştür. Bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekilinin mahkememizce verilen kararı istinaf etmesi üzerine ...... .nin █████/2025 Karar tarihli ...... sayılı KALDIRMA KARARI ile " ...Davacı tarafça; çeklerin yalıtım işini konu alan sözleşme kapsamında teminat olarak verildiği, davacı tarafça sözleşme kapsamında davalıya bağımsız bölümlerin teslim edildiği , çeklerin teminat fonksiyonunun kalmadığını, iadesi gerektiği aralarındaki ticari ilişkinin sonlanmasına rağmen davalı tarafça çeklerin iade edilmediği, ileri sürülmüş; davalı tarafça ise, davacı taraf ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle çeklerin ödeme aracı olarak verildiği ve davacıdan alacaklı olduğunu savunmuştur.
Taraf defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; tarafların defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ancak tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulmadığı anlaşılmıştır. Davalının sunmuş olduğu kayıtlardan davaya konu çeklerin giriş kaydı bulunduğu ancak çeklerin teminat olarak verildiğine dair her hangi bir yazılı bir kayıt ibraz edilmemiştir. Davalı yan ise yargılama aşamasında çeklerin teminat çeki olmadığı ve bedelsiz kalmadığını savunduğu, tarafların defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, ödemelerin ve tahsilatların deftere işlenmediği, tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle örtüşmediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla teminat olarak verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.
Somut olayda, çek ile sözleşme arasındaki bağlantı kanıtlanamamış olup çeklerin sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddiası kişisel defi taraflar arasındaki sözleşme kapsamında Menfi tespit talebine konu çeklerin ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu bulunmadığı gibi, davacının defter ve kayıtlarına göre borç alacak ilişkisini ispata yeterli olmadığı anlaşılmakla davacı yanca çeklerin teminat olarak düzenlendiği ve bedelsiz kaldığı iddiasını yargılama sırasında usulüne uygun delillerle kanıtlayamamıştır.
Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.
Davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen “uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin” toplanmaması ile anlaşılması gerekenin hakimin belirli bir yargıya vararak karar vermesinde etkili/esaslı nitelikteki deliller söz edilmekte olup bu özellikte delillerin toplanmaması tahkikatın büyük ölçüde yeniden yapılmasını gerektirir nitelikte ise HMK’nin 353/I-a-6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira somut olayda olduğu gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığı oluşturan çeklere ilişkin olarak davacının borçlu olup olmadığının belirlenmesi için açıklanan yönlerden tahkikat yapılması zorunlu olup anılan araştırma ile davacı yanın ileri sürdüğü vakıaya dair delilin toplanmaması ve bu delillerin değerlendirilmemiş olması halinde yargı sistemimiz bakımından benimsenmiş olan dar istinaf sisteminden uzaklaşılarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmemiş olan konularda ilk defa istinaf mahkemesince bir delile ilişkin olarak tartışma yapılarak yargıya varılacaktır ki bu da iki dereceli yargılama olan istinaf yargı sistemi ile bağdaşmayacaktır.
Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan delilin toplanmaması ve bu delille ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce düzenelenen █████/2025 tarihli tensip tutanağı ile Davacı taraf ...... .nin █████/2025 Karar tarihli ...... sayılı kaldırma kararı kapsamında dava dilekçesinde belirttiği yemin deliline başvuracak ise yemin metnini sunmak üzere (2) hafta süre verilmesine, 3) Yemin metnini sunması halinde davalı şirket vekili ile yetkisine tebliğe çıkartılmasına, karar verilmiş olup belirtilen süre içerisinde yemin metni sunulmamıştır.
Davacı vekili █████/2025 tarihli duruşmadaki beyanında: " Yazılı beyanlarını tekrar ettiklerini. Biz yemin delilline başvurmayacağız. Ancak davalı şirket yetkilisinin isticvap edilmesini talep ediyoruz. Davaya konu senetlerin teminat senedi olarak verilip verilmediği konusunda isticvap edilmesine yönelik davetiye çıkarılmasını talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili de █████/2025 tarihli duruşmadaki beyanında: " ... tarafından yemin delilli yönünden kaldırma kararı verilmiştir. Davacı tarafta yemin deliline başvurmadığından davanın reddine karar verilsin. Davacı tarafın davası ve talebi ispat olunmamıştır. İsticvap taleplerini de kabul etmiyoruz şeklinde " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmada ara karar ile ...... 'sinin kaldırma kararı kesin delillerden olan ispata yönelik yemin delilinin davacı tarafa hatırlatılarak bu kapsamda karar verilmesi belirtildiğinden davacı taraf yemin deliline başvurmayacaklarını belirttiklerinden her ne kadar davalı şirket vekilinin isticvabını talep etmiş ise de kesin delil olan yemin delilline başvurmadığından kaçındığından davalı şirket vekilinin isticvap talebinin de reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; başlangıçta kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olarak açılan davaya konu çeklerin dava sırasında, davacı tarafından ödenmesi nedeniyle, menfi tespit olarak ikame edilen davanın, istirdat davası olarak görülmesine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, iddia, cevap, arabuluculuk son tutanağı. Tarafların ticari defter ve kayıtlar ile toplanan tüm deliller ile alınan bilirkişi raporu ile birlikte ...... .nin █████/2025 Karar tarihli ...... sayılı kaldırma kararı ile Somut olayda, çek ile sözleşme arasındaki bağlantı kanıtlanamamış olup çeklerin sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddiası kişisel defi taraflar arasındaki sözleşme kapsamında Menfi tespit talebine konu çeklerin ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu bulunmadığı gibi, davacının defter ve kayıtlarına göre borç alacak ilişkisini ispata yeterli olmadığı anlaşılmakla davacı yanca çeklerin teminat olarak düzenlendiği ve bedelsiz kaldığı iddiasını yargılama sırasında usulüne uygun delillerle kanıtlayamamıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Açıklanan delilin toplanmaması ve bu delille ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar verilmiş olduğundan Mahkememizce düzenelenen █████/2025 tarihli tensip tutanağı ile davacı taraf ...... .nin █████/2025 Karar tarihli ...... sayılı kaldırma kararı kapsamında dava dilekçesinde belirttiği yemin deliline başvuracak ise yemin metnini sunmak üzere (2) hafta süre verilmesine, rağmen yemin metni sunmayarak davacı vekili █████/2025 tarihli duruşmadaki beyanında ise yemin delilline başvurmayacaklarını belirtikleri, isticvap talep ettiği bu talebinin ise davalı vekili duruşmada kabul etmediğinden, çek illetten mücerret olup bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla teminat olarak verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerektiğinden, davacı taraf yemin delilinden kaçındığından, HMK.nun 190.maddesi ile TMK.nun 6.maddesine göre davacı tarafın davasına dayandırdığı olgularının varlığını ispat edemediğinden, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1)Davanın REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL red karar ve ilam harcının, dava açılışında davacıdan alınan 3.330,12.TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 2.714,72.TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00.TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
İstinaf tarafından kaldırılan Mahkememizin █████/2022 karar tarihli ...... . sayılı kararında yazılan █████/2022 tarihli ...... Harç nolu harç tahsil müzekkeresinde davalı aleyhine yazılan 9.990,33.TL bakiye karar harcı ile 1.320.00.TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Ltd. Şti.'nden tahsil edilmemiş ise harç müzekkeresinin İADESİNE, tahsil edilmiş ise tüm ferileri ile birlikte tahsil edilen paranın davalı ... Ltd. Şti.'nin karar kesinleştiğinde talebi halinde iadesi için ...... müzekkere yazılmasına,
4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 31.200,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ......
¸e-imzalıdır.
Hakim ......
¸e-imzalıdır.
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!