Kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil talepli davada bozmaya uyulan kararın temyizinde kesinlik sınırı ile eksik inceleme hususları değerlendirilmektedir.
Özet: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisil istemlerine yönelik açılan davada, ilk mahkeme kararının eksik inceleme ve bilirkişi tespiti gibi nedenlerle bozulmasının ardından bozmaya uyularak verilen kısmen kabul kararı temyiz edilmiş; temyiz incelemesinde ecrimisil alacağına ilişkin hükmedilen miktarın yasal kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle bu yöndeki temyiz dilekçesi reddedilmiş, kamulaştırmasız el atma tazminatı istemine ilişkin temyiz talebi ise gerekli şartları taşıdığından kabul edilerek dosyanın esasının incelenmesine karar verilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ Esas, 2025/8 Karar
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 4 27... nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre Mahkemece davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli Mahkemenin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 29.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden temyiz dilekçelerinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el koyma nedeni ile tazminat istemi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ağrı ili, ..., ... köyü 737 (yeni 2 00... ), 745 (yeni 1 99... ) ve 780 (yeni 1 99... ) parsel sayılı taşınmazlara yol, kanal, menfez vs yapılarak taşınmazların işgal edildiğini, taşınmazların geriye kalan kısımlarının ise kepçe ve dozerlerin geçişi, moloz ve atıklarının yığın haline getirilmesi sonucu tamamen kullanılamaz hale geldiğini, ayrıca taşınmaz başındaki kanal, yol vs çalışmalar ile işgal durumunun halen de devam ettiğini, fiili el atma sonrasında hiç bir kamulaştırma veya zarar ziyan bedelinin müvekkiline ödenmediğinden tazminat ve ecrimisil bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.06.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiş; ancak taşınmazların toplulaştırma proje sahasında kalmakta olduğu ve toplulaştırma çalışmalarının sürdüğü anlaşıldığından, Tarım ve Orman Bakanlığından, dava konusu taşınmazlarda yürütülmekte olan toplulaştırma işleminin hangi aşamada olduğu sorulup, proje çalışmasına davalı kurum ya da işin ihale edildiği kuruluş tarafından başlanmış olması halinde bu çalışma sonucu beklenerek, oluşacak yeni tapu kayıtları mahalline uygulanıp sonucuna göre karar verilmesi, proje çalışmalarına başlanmamış olması halinde, dava konusu taşınmazlara fiilen el atan idarenin davaya dahil edilerek, tespit edilecek bedelin taşınmazlara el atan idareden tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, bilirkişi raporunda münavebe ürünü olarak alınan buğday, nohut ve korunga'nın dekar başına verim miktarları ile değerlendirme tarihi olan 2012 yılı hasat dönemindeki ortalama toptan kg satış fiyatları ile üretim masraflarının Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlüğünden getirtilip, bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, 1086 sayılı Kanun'un 168/2 maddesi gereğince, dosyada görevlendirilen bilirkişilerin Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlüğünde çalıştıklarının anlaşılması halinde yeniden bilirkişi tayini suretiyle mahallinde keşif yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihi çok eski olduğu için rapor tarihindeki verilerin dikkate alınması gerektiğini, m² birim fiyatının düşük belirlendiğini, yasal faiz yerine üretici fiyat endeksinin uygulanması gerektiğini, toplulaştırmaya tabii olan parsellere ilişkin ret kararı verilemeyeceğini, eksik yargılama giderine hükmedildiğini, vekâlet ücretlerinin düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçelerinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, kamulaştırmasız el atmanın bulunmadığını, zarar iddiasının temelsiz olduğunu, hukuki yararın bulunmadığını, taşınmazlardan biri yönünden davanın reddine karar verilmiş olduğundan yargılama giderinin buna göre belirlenmesi ve lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kamulaştırma sorumluluklarının bulunmadığını, değer azalışını kabul etmediklerini, bedel ve ecrimisilin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılarak taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava tarihi itibarıyla haklılık durumu gözetildiğinde ve 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve ████████ Esas, 2023/ 207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırılmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun'un 326/2 maddesi hükmünün Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olduğu gibi kısmen el atılmış olan 1 99... parsel sayılı taşınmazda, el atmadan arta kalan bölümün konumu, alanı ve geometrisi gözetildiğinde yazılı şekilde değer azalışı bedeline hükmedilmesi doğrudur.
4. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
5. Dava konusu bedeline hükmedilen taşınmazların davalı idare adına tescili yerine, yazılı şekilde dere yatağında kaldıklarının kabulü ile terkinlerine karar verilmesi ve bedeline hükmedilen davacı paylarının eksik ve hatalı yazılması hususları kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Taraf Vekillerinin Hükmedilen Ecrimisil Bedeline İlişkin Temyizleri Yönünden;
Taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
B. Taraf Vekillerinin Hükmedilen Tazminat Bedeline İlişkin Temyizleri Yönünden;
1.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni gereğince yapılan incelemede; Mahkemenin gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin (B) ve (C) harfli alt bentlerinde yar alan “davacının payına düşen ███████████'lik kısmının tapu kaydının iptali ile dere yatağı olarak TERKİNİNE, “ ibaresinin çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı olmak üzere “ davacının payları oranında tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!