İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde taşıma sözleşmesinden kaynaklanan, savunma sanayi makinesinin uluslararası fuara geç teslimi nedeniyle itirazın iptali ve taşıyıcının yanıltıcı bilgi vermesinden doğan zararların tazmini davası.
Özet: Savunma sanayi alanında faaliyet gösteren davacı şirket, uluslararası bir fuara yetiştirmek amacıyla gönderdiği flat tire changer makinesinin taşınması sürecinde, davalı taşıyıcı tarafından verilen 30 günlük tahmini teslim süresi bilgisinin yanıltıcı olduğunu, zira taşımanın fiilen 64 gün sürerek makinenin fuara zamanında ulaşmasını engellediğini iddia ederek, sözleşme öncesi doğru bilgi verilseydi bu taşıma sözleşmesini yapmayacağını belirtmiş ve bu yanıltıcı beyanlar ve geç teslimden kaynaklanan tüm taşıma ücretleri ile masrafların davalı tarafından tazminini, ayrıca ihtirazi kayıtla ödenen belirli TL ve USD tutarlarının faiziyle birlikte iadesini talep eden bir itirazın iptali davası açmıştır.

T.C.
İSTANBUL17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)ESAS NO:████████KARAR NO :████████DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:█████/2023KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bulunan taşıma akdinde müvekkili şirketin taşıma detayları hususunda davalı şirket tarafından yanıltıldığını, müvekkili şirketin savunma sanayi alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, gövdesi ülkemizde üretilen flat tire changer makinesini yurt dışında satışa sunulduğunu, gövde üretimini gerçekleştirdiği flat tire changer makinesinin savunma sanayi alanında gerçekleştirilen uluslararası fuarlara katılmak sureti ile tanıtım ve pazarlama faaliyetlerini yürüttüğünü, müvekkili şirketin savunma sanayi faaliyet alanına ilişkin olarak 21-25 Eylül 2022 tarihleri arasında Güney Afrika’da bulunan fuarda kendisi tarafından üretilen makineyi sergilemek, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerini yürütmek üzere fuara katılım göstermek istediğini, bu amaçla makinesini 21.09.2022-25.09.2022 tarihleri arasındaki fuara göndermek amacı ile taşıma hizmetleri hakkında davalıdan taşıma süresi de dahil olmak üzere ücret ve sair konularında teklif aldığını, 02.08.2022 tarihli rezervasyon detayında davalının taşıma tahmini teslimin 30 günlük varış süresi içerisinde tamamlanacağı açıkça beyan edildiğini, .../Bursa’dan Güney Afrika’ya (Durman Varış Limanı) taşınması hizmeti için MEDUG7358161 nolu konşimento düzenlendiğini, davalının sözleşme öncesi görüşmelerde tahmini 30 gün olarak belirttiği taşıma süresi/teslim süresinin makul sınırları aşar şekilde saptığını, taşımanın 30 günde gerçekleşmesinin müvekkili şirketin akdin kurucu unsuru iken belirtilen tarihte taşıma davalı tarafından gerçekleştirilemediğini, taşımanın 64 günde gerçekleştirildiğini, gerçekte ise .../Bursa’dan Güney Afrika’ya taşımanın tahmini varış/teslim süresinin 49 gün olduğunun müvekkili şirkete taşıma ilişkisi kurulduktan ve makinenin taşınması sırasında davalı tarafından müvekkiline bildirildiğini, dava konusu makinanın .../Bursa-Güney Afrika ve mahrece iade taşıması da dâhil olmak üzere (çıkış tarihi; 10.08.2022- varış tarihi; 03.12.2022- makinenin müvekkili adresine teslimi; 2023 Ocak ayının ilk haftası) tarihleri arasında yaklaşık beş ay gibi bir sürede teslim edildiğini ve teslimde geciktiğini, geç teslim halinde ise taşıyıcı taşıtanın geç teslimden kaynaklı tüm zararlarını ifa etmekle yükümlü olduğunu, davalının verdiği 30 günlük tahmini varış süresine göre taşınacak makine fuardan yaklaşık 13 gün önce fuarın yapılacağı adrese ulaşmış olabileceğini, 13 günlük sürede olağan bir taşımadaki tahmini varış süresindeki sapma olarak kabul edildiğinde müvekkili şirketi 21.09.2022 tarihinde başlayacak fuara makineyi ulaştırabileceği kanaati ile taşıma akdini gerçekleştirdiğini, sözleşme öncesi görüşmelerde davalı tarafça tahmini varış süresi hatalı olarak 30 gün bildirilmediğini, yurt dışı acentenin bildirdiği gibi 49 gün olarak bildirmiş olsa idi davacı müvekkili şirketin konu makineyi fuara yetişmeyeceğini göreceğini, bu surette makinenin taşınmasına dair bir taşıma akdini gerçekleştirmemiş olacağını, makinenin taşınması ve buna bağlı hiçbir masraf ve ücreti ödemek zorunda kalmamış olacağını, davalı tarafça verilen yanlış bilgilendirme neticesinde müvekkili şirketin fuara yetişmeyeceği belli olan ya da tespit edebileceği bir makineyi fuara taşımak amacı ile taşıma akdi kurduğunu ve masraf yapmasına davalının sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin taşıma akdi sebebi ile yaptığı tüm ücret/masraf ve ödemelerin davalı tarafça müvekkili şirkete tazminine karar verilmesi gerektiğini, TTK’nun öncelikle geç teslime ilişkin hükümlerine bu talebinin reddi halinde ise sözleşme öncesi güven ilkesine, dürüstlük kuralına ve hataya düşürmeye bağlı yasal düzenlemeler uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu 2023/... dosya numaralı arabuluculuk dosyası üzerinden zorunlu arabuluculuk sürecinin yürütüldüğünü, görüşmede anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas numaralı dosyaya ihtiraz-ı kayıtla yapılan 58.805,07 TL bedelin ödeme tarihi olan 22.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatına, müvekkili şirketçe ihtiraz-ı kayıtla yapılan 9.085 USD bedelinin 5.686,80 USD’lik kısmına ödeme tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren 3.400,00 USD’lik kısmına ise ödeme tarihi olan 10.08.2022 tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte ve 28.632,64 TL bedelin de ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını iki kısımda yarı taleple açtığını, ilkinde icra dosyasına ödediği meblağın istirdatını talep ettiğini, bu konunun açık olduğunu ancak davacının diğer talebinde taşımadan doğan zararı mı yoksa ödediği meblağın istirdatını mı talep ettiğinin belli olmadığını, dava dilekçesinin ilk sayfasındaki konu ile taleplerinin farklı olduğunu, konu başlıklı bölümde tazminat, talep kısmında ise bedelin ödenmesinin talep edildiğini, bu hususun davacı tarafça açıklanması gerektiğini, davacının bir talebinin maddi tazminat, diğer talebinin ise ödenen meblağın iadesi olduğunu, müvekkilinin geminin varışı ile ilgili davacı tarafa herhangi bir kesin süre vermediğini, ... ...‘da ETA (estimated time of arrival-tahmini varış süresi) olarak geminin tahmini kalkışının 8.9.2022, tahmini varışının ise 9.9.2022 tarihi olarak gösterildiğini, bu sürenin tahmini bir süre olduğunu, kesin süre olmadığını, konşimentonun taraflar arasındaki nihai sözleşme olduğunu, konşimentonun 8. maddesine göre “taşıyanın gecikmeden dolayı bir mes’uliyetinin olmayacağı” konşimentoda açıkça yazdığını, malın varış tarihinin 15.9.2022 olduğunu, bunun son derece makul bir süre olduğunu, müvekkilinin asla kesin tarih vermediğini, gümrük beyannamesine göre malın fuar için değil kesin ihraç kaydı ile gönderildiğini, malların fuara gittiği iddiasının doğru beyan olmadığını, malın varma limanına varmadan yükleyici tarafından geri iadesi istendiğini, iade işlemlerindeki gecikmelerden davacı tarafın sorumlu olduğunu, davacı tarafın ödenen demurajın istirdatını talep ettiğini ancak demurajın oluşmasına kendilerinin sebep olduğunu, konteyner varma limanına varmadan davacı taraf malların iadesini istediğini ancak malların varma limanında boşaltılmadan bunun mümkün olamayacağı belirtildiğini, daha sonra da uygun gemi bulma ve varma limanındaki gümrük muamelelerinin kendileri tarafından uzaması gibi sebeplerle ihtarname keşide edildiğini, mallar nerede ise Güney Afrika’da millileşeceği sırada işlemlerin tamamlandığını, bu arada oluşan ardiye ve demurajların kendilerine fatura edilmek zorunda kalındığını, icra takibinde ödedikleri meblağın iadesini talep etmenin mümkün olmadığını, maddi zararın talebinin kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın maddi zararın ne ve nasıl oluştuğununun açıkça belirtmesi gerektiğini, davacının taşımadan doğan zararı mı yoksa ödediği meblağın istirdatını mı talep ettiğinin belli olmadığını, konu ile taleplerinin farklı olduğunu, gümrük beyannamesine göre malın değerinin 15.146 ABD Doları olduğunu, malın tamamı hasarlanmış veya malın tamamı zayi olmuş olsa idi tazmin tutarının bu miktar olduğunu, davacının iade edilen malla ilgili olmak üzere nerede ise malın değerinden fazla miktarda maddi tazminat talep ettiğini belirterek davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava; alacak davası olup uyuşmazlığın davalının, davacının mallarını Güney Afrika Durman Limanı'na geç taşıdığı iddiası ile davacının malların iadesini istemesi sonucu Güney Afrika Durman Limanı'nda ve ... Limanı'nda oluşan demuraj, tahliye ve terminal hizmeti, ithalat liman hizmeti masrafları ile Durman Limanı'ndan ... Limanı'na yapılan taşımanın navlun alacağı sebebiyle davalının davacı adına fatura düzenlemesi sonucu davacının ihtirazi kayıt altında ödediği bu bedelin davalıdan istirdatı talepli ve davacının uğradığı maddi zararların tazimini isteminden ibaret olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir..., Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma Uzmanı Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen █████/2024 havale tarihli raporda özetle; incelenen davacı şirkete ait 2022 ve 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, incelenen davalı şirkete ait 2022 ve 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, dosyaya sunulan gümrük beyannamesine göre, ... no'su malın ihraç için gönderildiği, davacı şirketin dava konusu deniz taşımacılığı hizmeti ile ilgili tarafına düzenlenen toplam 9.086,80 USD tutarındaki fatura bedellerini banka aracılığıyla havale göndererek davalı şirkete ödediği, davacı şirketin icra takibine konu olan demuraj faturasına istinaden 22.03.2023 tarihinde İcra Müdürlüğü’ne toplam 58.805,07 TL tutarında “İHTİRAZ-I KAYIT” açıklaması ile ödeme yaparak dosya borcunu kapattığı, dava konusu taşıma hizmeti ile ilgili olarak asıl taşımayı yapan dava dışı ... ... A.Ş. tarafından davalı şirket ünvanına toplam 6.503,70 USD tutarında üç adet fatura düzenlendiği, davalı şirketin ...A.Ş.’ye ait 07.02.2023 vade tarihli 430.000,00 USD tutarlı çeki dava dışı ... ... A.Ş.’ye keşide ettiği, davalı yanın keşide ettiği 430.000,00 USD tutarlı çek miktarının tarafına düzenlenen toplam 6.503,70 USD tutarındaki fatura miktarını da kapsadığı, başka bir ifadeyle; davalı şirketin tarafına düzenlenen faturaları cari hesaba istinaden dava dışı şirkete ödediği, davalı şirketin tarafına düzenlenen faturalar ile yapmış olduğu ödemeyi ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, davalının, davacının mallarını Güney Afrika ... Limanına taahhüt ettiği 30 günlük süreyi 8 gün geçirdiği, ancak taraflar arasında kararlaştırılan teslim süresinin tahmini olarak kararlaştırıldığı, 8 günlük sürenin salgın hastalıktan korunma önlemleri kapsamında denizcilik sektörünün uygulamaları nedeni makul olarak değerlendirilebileceği, bu konuda nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu, ... limanında oluşan demuraj ve ardiye masraflarının tespiti ve demurajın neye istinaden hesaplandığı hususunda dosyada yapılan incelemelerde; ... limanında alıcıya varış ihbarının yapılıp yapılmadığı, ... limanına ait konteyner hareketlerini gösterir konteyner hareket dökümünün ve taşıyanın ... limanında uyguladığı demuraj tarifesi ile ardiye için uyguladığı tarifenin dosyada bulunmaması nedeni ile bu hususlarda bir değerlendirme yapılamadığı, ... no’lu 20’lik konteynerin... isimli gemiden ... limanında 03.12.2022 tarihinde tahliye edildiği ve varış İhbarının ise davalı tarafından 2 gün sonra 05.12.2022 tarihinde davacıya yapıldığı, ancak devamında yaklaşık 1 ay sonra yine davalı tarafından 02.01.2023 tarihinde millileşme ihbarının yapıldığı, elektronik posta yazışmalarına göre ordinonun davacı tarafından 02.01.2023 tarihinde alındığı ve konteynerin boş olarak taşıyana 05.01.2023 tarihinde iade edildiğinin anlaşılmakta olduğu, bu bağlamda geçen süre zarfında konteyner gecikme ücreti/demuraj oluştuğunun kabulünün gerektiği, demuraj bedelinin, varış ihbarı altında yer alan tarifeye göre hesaplanması neticesinde 2.375 USD olacağı, 17.10.2023 tarihli davalı dilekçesi ekinde yer alan tarifeye göre hesaplanması neticesinde ise 2.255 USD olacağı ancak ve her halükarda davalı şirketin dava dışı kendi taşıyanına ödediği miktardan daha fazlasını konteyner gecikme ücreti/demurajı olarak davacıdan talep edemeyeceği, dolayısıyla davalının davacıdan talep edebileceği miktarın 1.745 USD olduğu ve demuraj bakiyesini iade etmesi gerektiği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma Uzmanı Doç. Dr. ... tarafından tanzim edilen █████/2025 havale tarihli raporda özetle; taşıyan tarafından taşıtana verilen 30 günlük denizyolu taşıma süresinin taahhüdünden ziyade bir öngörü olarak değerlendirilebileceği, deniz yolu taşımasında bu şekilde taahhütlerin hiçbir zaman verilmediği, davalı taşıyanın, taşıma süresine ilişkin öngörüsündeki 25 günlük bir başka ifade ile %83 oranında sapmanın makul olmadığı, konteynerin Türkiye limanında taşıtan davacı tarafından taşıyana boş geri iade edilmesine kadar geçen sürede oluşan demuraj miktarına ilişkin yapılan hesaplamaya göre; varış ihbarı altındaki tarifeye göre (konteynerin tahliyesi itibari ile) $2.565,00, dava dilekçesinde ekindeki tarifeye göre (konteynerin tahliyesi itibari ile) $2.445,00, olarak hesaplanabileceği, TTK m. 1178/4 uyarınca eşya, navlun sözleşmesinde belirlenen boşaltma limanında açıkça kararlaştırılmış olan süre veya açıkça kararlaştırılmış bir süre yoksa, olayın özelliklerine göre tedbirli bir taşıyandan eşyanın tesliminin makul olarak istenebileceği süre içinde teslim edilmediği takdirde teslimde gecikme olduğunun varsayılacağı, bilirkişi kurulunda bulunan uzman bilirkişinin, eşyanın olayın özelliklerine göre tedbirli bir taşıyandan eşyanın tesliminin makul olarak istenebileceği süre içinde teslim edilip edilmediğine yönelik değerlendirmesi neticesinde, makul sürenin aşıldığını tespit ettiği, davalının, gecikmeden ve taşıtanın bu nedenle eşyanın tesliminde artık bir menfaati kalmadığını iddia ettiğinden haberdar olması karşısında, TTK m. 1185/5 uyarınca bir ihbara gerek bulunmadığı, akdi taşıyanın, fiili taşıyan ve onun adamlarının eylemlerinden sorumlu olması (TTK m. 1191/1) dolayısıyla ve kendisinin ve eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin kusursuzluğunu ispatlayamamış olması karşısında davalının gecikme nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacının iadesini talep ettiği demuraj ücretinin, konteyner ...’e geri taşındıktan sonra tahakkuk ettiği, ...’te konteynerin davacı tarafından zamanında teslim alınmamasının, eşyanın ...’a taşınmasındaki gecikme ile arasında bir illiyet bağı kurulamadığı, TTK m. 1199/1 uyarınca eşyanın hasara uğraması yahut geç teslim edilmesinin taşıyanın navlun alacağı üzerinde bir etkisi olmadığı, bu çerçevede ...’a yapılan taşıma bakımından taşıyanın navlun sözleşmesi uyarınca hak kazandığı navlun alacağının taşıyana ödenmesi gerektiği ve iadesinin istenemeyeceği, davacının gecikme ile uygun illiyet bağı içinde değerlendirilebilecek olan zararının, eşyanın ...’dan ...’e geri taşınması masrafları olabileceği, ancak davacının gecikmeyi ortaya koymuşsa da bu gecikme nedeniyle eşyanın ...’da teslim edilmesinde bir menfaati kalmadığını ispatlayamadığı, örneğin dilekçelerde sözü edilen fuarın adına, nerede, hangi tarihler arasında açık olduğuna, eşyanın bu fuarda sergileneceğine, eşyanın varış tarihinde fuarın sona ermiş olduğuna ve sair ilişkin bir belgenin dosyaya sunulmadığı, açıklanan nedenlerle davacının gecikme ile uygun illiyet bağı içinde zarara uğradığını ortaya koyamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Uzakyol Kaptanı ..., Taşıma Uzmanı ... ve Taşıma Uzmanı Doç. Dr. ... tarafından tanzim edilen █████/2025 havale tarihli raporda özetle; davalının ... gidiş yönünde gecikmesinden dolayı oluşan zararlardan sorumlu olduğu, buna göre gidiş navlununu iade etmesi gerektiği, ... masraflarına katlanması gerektiği ve 3.400 USD navlun tutarı kadar tazminat sorumlusu olduğu, davacının ödediği toplam tutardan 58.805,07 TL ve 6.800 USD tutarını iade talep edebileceği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Uzakyol Kaptanı ..., Taşıma Uzmanı ... ve Taşıma Uzmanı Doç. Dr. ... ve Doç. Dr. ... tarafından tanzim edilen █████/2026 havale tarihli ek raporda özetle; davacının gecikme ile doğrudan illiyet bağı içerisinde talep edebileceği zarar kalemi, ... Limanına varış sonrası konteyner demurajı olup ancak TTK m. 1186/6, c.2 uyarınca, tek parti eşya söz konusu olduğundan gecikme tazminatının üst sınırı ödenecek toplam navlun miktarı olan 3.400 USD ile sınırlı olduğu, konteyner demurajı 58.805,07 TL olarak hesaplanmış olmakla birlikte, sınırlı sorumluluk esası uyarınca davacının gecikme tazminatı olarak talep edebileceği azami miktarın 3.400 USD olduğu, gidiş navlunu (3.400 USD) ile dönüş navlunu (5.685 USD), gecikme olgusu ile doğrudan illiyet bağı içerisinde bir zarar kalemi niteliğinde görülmediğinden, bunların gecikme tazminatı olarak iadesinin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Yükletenin GM SAVUNMA SANAYİ TEKNOLOJİLERİ A.Ş. Şirketi, alıcının/ihbar olunanın Güney Afrika’da mukim ... LTD olduğu, ... rezervasyon no ile taşıma konusu emtianın içinde bulunduğu dava konusu ... no’lu 1 adet 20’lik konteynerin 10.08.2022 tarihinde ... limanında ... isimli geminin ... no’lu seferinde yüklenerek varış yeri olan .../GÜNEY AFRİKA limanına deniz yoluyla sevk edilmiş olduğu görülmektedir. Dava konusu konteynerin ... limanında ... isimli gemiye ... no’lu seferinde yüklenmesine müteakip geminin ... limanına tahmini varışının yüklemeden 30 gün sonra olacak şekilde belirtildiği, ayrıca konteyner aktarma limanının ... (PORTEKİZ) limanı olduğu ve devamında ..., GÜNEY AFRİKA limanında tahliyesinin yapılacak şekilde planlanmıştır. Gümrük müdürlüğünden gelen evraklara göre taşımaya konu emtianın alıcısı tarafından teslim alınmaması sebebiyle iade edildiğine dair kayıtlar olduğu görülmüş ise de, yukarıda bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere ilgili emtiaların fuar amacıyla yurt dışına gönderildiği ve fuar bitiminde tekrar Türkiye'ye iade edileceği için, bu kayıtların yanlış oluşturulduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki yazışmalar ve dosyadaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde, 13 Temmuz’da davalının taşınacak emtianın tahmini teslim süresini 30 gün olarak belirttiği ve konteyner için davalı dava dışı ...(...) firmasına ait ... IMO Numaralı ... gemisinin ... seferi için █████/2022 tahmini ... yükleme ve █████/2022 tahmini ... tahliye tarihli ... nolu rezervasyon oluşturduğu, emtianın içerisine istif edildiği konteyner ile ... IMO numaralı ... gemisinin ... seferinde ... limanında █████/2022 günü yüklendiği, konteynerin ... denizyolu ile taşınması sırasında davacı tarafın talebi ve onayı ile mahrece iadesine karar verildiği, konteynerin ... limanına taşınarak █████/2022 günü gemiden tahliye edildiği, Konteynerin ... limanında geri taşınmak üzere █████/2022 günü gemiye yüklenerek ... aktarma limanına taşınarak, burada ... limanına taşınmak üzere gemiye yüklendiği, konteynerin... gemisi ile ... limanına taşınarak █████/2022 günü tahliye edildiği anlaşılmaktadır.Davacının incelenen ticari defterlerinde; Davacı şirketin 12.01.2023 tarihi itibariyle davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalının incelenen ticari defterlerinde; Davalı şirketin 20.02.2023 tarihi itibariyle davacı şirketten 2.445,00 USD alacaklı olduğu görülmüştür. Davacı ... A.Ş.’nin 22.03.2023 tarihli kapak hesabına göre 22.03.2023 tarihinde ihtiraz-ı kayıt açıklaması ile toplam 58.805,07 TL ödeme yaparak dosya borcunu kapattığı görülmüştür.Taşıyanlar tarafından tahmini olarak verilen 30 günlük denizyolu taşıma süresinin makul olduğu anlaşılmaktadır. Taşıyan tarafından taşıtana verilen bu sürenin, bir taşıma süresi taahhüdünden ziyade bir öngörü olduğu bilinmektedir. Burada taraflar arasındaki anlaşmazlık, bu sürenin 25 günlük bir sapma ile gerçekleştirilmesidir. Öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin kurulması aşamasındaki yazışmalar dikkate alındığında davalıya taşımanın belirli bir süre içinde yapılması gerektiğine veya fuara yetişmesi gerektiğine dair net bir açıklamasının olmadığı görülmüştür. Her ne kadar davacı 22.08.2022 tarihli yazışmadan bahsettiği ancak bu yazışmanın tarih itibariyle sözleşme kurulduktan sonraki sürece ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Taşıyanın bu süreçte toplam taşıma süresine göre %83’lük taşıma süresine ilişkin sapmanın makul olduğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunmamıştır. Dolayısıyla emtiaların varış limanına davalı taşıyanın taşıma süresine ilişkin öngörüsündeki hata nedeni ile TTK 1178 çerçevesinde malların geç teslim edildiği ve yükün teslim edilmesi gereken sürenin aşıldığı kanaatine varılmıştır.Yukarıda belirttiğimiz gibi taşıma sürecinde TTK 1178 kapsamında yükün tesliminde gecikme olduğu saptandıktan sonra, davanın taleplerinin değerlendirilmesi hususuna geçilmiştir. Davacı dilekçesinin sonuç kısmında icra dosyasında süresini kaçırması sebebiyle ödemek zorunda olduğu 58.805,07 TL'nin istirdatını, emtianın gönderilmesi için verilen 3.400,00 USD navlun, emtianın geri dönüşü için verilen 5.686,80 USD dönüş navlunu ve 28.632,64 TL ardiye ücretinin ödenmesini talep etmiştir. Bu durumda öncelikle davacının iki kalemde talep ettiği navlun ücretinin iadesi hususunun değerlendirilmesi gerekecektir. Yukarıda belirtilen bilirkişi raporlarında farklı kanun maddesi dayanakları ile bu ücretinin iade edilmesi veya iade edilemeyeceği belirtilmiştir. TTK’da, taşıyanın navlun sözleşmesi çerçevesinde, navlunu talep edemeyeceği veya navlunun iadesinin gerektiği haller açıkça ve özel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, kanunda açıkça düzenlenmiş haller dışında taşıyanın navlun sözleşmesini gereği gibi ifa etmemiş olması, bu çerçevede örneğin yükün kötü ifa nedeniyle zıyaa veya hasara uğraması, navlunun iadesini talep hakkı vermemektedir. Dolayısıyla ihtilafta da taşıyanın TTK 1178’deki yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle gecikmenin vuku bulması, geciken taşıma ile ilişkili gidiş navlununun iadesini doğrudan ve kural olarak gerekli kılmamaktadır.Dosyaya konu olayda, TTK 1187 çerçevesinde sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkının kaybedilmesi için taşıyanın kastının veya maddede sorumluluğu sınırlandırma hakkını sınırlandıran ikinci kusur türü bakımından, iki unsurun pervasızca bir davranış ya da ihmal ve muhtemelen böyle bir zararın ya da gecikmenin meydana gelmesine ilişkin bilincin birlikte karşılandığının yükle ilgili tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Dosyadaki delillere göre, davalı tarafın gecikmeye sebebiyet veren fiilinin kasten veya pervasızca hareketle işlendiğine dair bir delil bulunmamaktadır.TTK 1178 çerçevesinde gecikme zararı olarak talep edilebilecek zarar kalemleri, “taşıma borcu gereği gibi ifa edilseydi yükle ilgilinin malvarlığında meydana gelmeyecek olan azalmaya” karşılık geldiğine göre, şu halde, gidiş navlununun, gecikme olgusu ile doğrudan illiyet bağı içerisinde olduğunu söylemek mümkün görünmemektedir. Davacının taleplerini, eşyanın fuarda sergilenmek üzere taşınmış olmasına dayandırdığı gözetilerek değerlendirildiğinde, ihracata konu edilmeyen, sadece fuarda sergilenecek olan eşyanın gecikme olgusundan bağımsız olarak her halükarda fuar sonrasında yükleme limanına geri taşınacağına; diğer bir ifade ile gidiş navlununun, gecikme olmasaydı dahi, hayatın olağan akışına göre mevcudiyeti iddia edilen somut şartlar kapsamında yapılması beklenen bir masraf kalemi olduğuna dikkat çekilmelidir. Bu açıklamalar çerçevesinde, davacının talep ettiği dönüş navlununun, “taşıma borcu gereği gibi ifa edilseydi yükle ilgilinin malvarlığında meydana gelmeyecek olan azalmaya” karşılık geldiğini söylemek mümkün görünmemektedir. Şu halde, somut olayda, gidiş ve dönüş navlun ücretinin gecikme ile doğrudan illiyet bağı içerisinde bir zarar kalemi olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.Davacının gecikme ile doğrudan illiyet bağı içerisinde talep edebileceği zararın, ... Limanına varış sonrası konteyner demurajı olup, ancak TTK 1186/6 uyarınca, tek parti eşya söz konusu olduğundan, gecikme tazminatının üst sınırı ödenecek toplam navlun miktarı olan 3.400 USD ile sınırlı olduğu, konteyner demurajı 58.805,07 TL olarak hesaplanmış olmakla birlikte, sınırlı sorumluluk esası uyarınca davacının gecikme tazminatı olarak talep edebileceği azami miktarın 3.400 USD olduğu, illiyet bağı içerisindeki 58.805,07 TL zararın sorumluluk sınırları içerisinde kaldığından davacının bu miktarı talep edebileceği anlaşılmıştır. Ayrıca davacının talepleri arasında yer alan 28.632,64 TL ardiye masrafı yönünden ise, bu masrafın emtianın dönüşü sonrası ... Limanı'nda ortaya çıktığı, davacının emir ve talimatı ile yükün geri taşınması sonrası ... beklemesi ve limanda olası masrafların davacının sorumluluğunda olduğu, malların yurda gelmiş ve bir an önce çekilmesi, boş konteynerin iadesi gerektiği, bu nedenle ödenen 28.632,64 TL ardiye masrafına davacı katlanması gerektiği, çünkü ardiyeye yol açmasının davacının kendi sorumluluğu olduğu tespit edilmiştir.Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, gidiş navlunu 3.400 USD ile dönüş navlunu 5.685 USD'nin gecikme olgusu ile doğrudan illiyet bağı içerisinde bir zarar kalemi niteliğinde görülmediğinden iadesinin mümkün olmadığı, yine 28.632,64 TL ardiye masrafına davacının katlanması gerektiği, son olarak TTK 1186/6 sınırlı sorumluluk kapsamında olan 58.805,07 TL demuraj ücretinin ödeme tarihi olan 22.03.2023 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesi gerekmiştir. Her ne kadar davacı tarafından İstirdat davası açılmış ise de, duruşma esnasında kısa kararda itirazın iptaline karar verilmiştir. Gerekçe yazım aşamasında bu husus fark edilmiş ancak kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olamayacağı için hükümde bu durum değiştirilememiştir. Dolayısıyla davanın "kısmen kabulü ile 58.805,07 TL demuraj ücretinin ödeme tarihi olan 22.03.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacıya iadesine" şeklinde hüküm kurulması gerekirken sehven aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın kısmen iptaline, 58.805,07 TL demuraj ücretinin ödeme tarihi olan 22.03.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacıya iadesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 4.524,68 TL den karar harcı olan 4.016,97 TL nin mahsubu ile fazla alınan 507,71 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,3-Davacının peşin olarak yatırdığı 4.524,68 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı yargı gider toplamı olan 70.431,15 TL'nin (179,90 TL başvurma harcı, 251,25 TL posta gideri ve 70.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 15.628,67 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı için takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı vekili için takdir edilen 45.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 292,90-TL sinin davalıdan, 1.027,10-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026 Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır