Yargıtay 4. Ceza Dairesi, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçları temyizinde, direnme hükmünü kesin bularak reddetti; hakaret hükmünü ise COVID-19 aleniyet etkisiyle düzelterek onadı.
Özet: İncelenen davada, sanık müdafiinin eksik araştırma ve haksız tahrik iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunda, görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz istemi reddedilmiş; hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ise, sanık eyleminin sabit olduğu ancak COVID-19 sokağa çıkma yasağı sırasında gerçekleşen eylemde aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanunun 125/4. maddesinin hatalı uygulanması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına, yeniden yargılama gerekmeksizin bu hukuka aykırılığın düzeltilerek hapis cezasının 1 yıl 1 ay 10 gün olarak onanmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen kararın kesin nitelikte olduğu,
Hakaret suçundan kurulan hükmün ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik araştırma yapıldığına, polis yaka kamera kayıtlarının dosya içerisine alınmadığına, herhangi bir eylemi olmaksızın sanığa biber gazı sıkıldığına, haksız tahrikin varlığına, tanık Y.T.T.'nin beyanına itibar edilmemesine, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a. maddesinin uygulanamayacağına ve tekerrüre esas alınan ilam yönünden eksikliğin giderilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, 09.12.2020 tarihli tutanak içeriği, 21.12.2020 tarihli CD inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan, temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve katılanların sayısı dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması sırasında Mahkemece takdir edilen artırım oranının da yerinde olduğu belirlendiğinden Tebliğname'deki görüşe iştirak olunmamıştır. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "Covid-19 edbirleri kapsamında ilan edilen sokağa çıkma yasağı mevcutken gerçekleştirilen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması" dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin tatbikine dair kısım karardan çıkartılarak, uygulamaya göre "sonuç hapis cezasının 1 yıl 1 ay 10 gün olarak belirlenmesi" suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Niğde 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!