Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan sanığa alt sınırdan eksik ceza verilmesine rağmen aleyhe temyiz olmadığı için mahkûmiyet kararını onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmü, sanığa uygulanan cezanın ilgili kanun maddesindeki yasal alt sınırın (3 yıl yerine 2 yıl) altında olmasına rağmen, sanık aleyhine savcılık veya müşteki tarafından bir temyiz başvurusu bulunmadığından bu durum bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir; bu sebeple, toplanan deliller ve gerekçeye uygun bulunan kararın temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek tebliğnameye uygun olarak onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-e maddesi uyarınca uygulama yapılırken anılan maddenin alt sınırının suç tarihi itibarıyla 3 yıl hapis cezası olmasına rağmen yazılı şekilde sanığın 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle eleştiri dışında hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.