Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda sanığa ek savunma hakkı tanınmaması ve adli para cezası taksitlerinin belirlenmemesi usul eksiklikleri nedeniyle istinafın reddi kararını bozdu.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanığın suçu işlemediği ve kazanılmış hak ihlali iddiaları yerinde görülmezken; iddianamede talep edilen Türk Ceza Kanununun 129/1. maddesinin uygulanma ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı verilmemesi ve adli para cezası taksitlendirmesinde taksit aralıklarının belirtilmemesi usuli eksiklikler olarak değerlendirilerek, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı bozulmuştur.
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E. ████████ K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin; üzerine atılı suçu işlemediği, kazanılmış hakkın ihlal edildiği, sosyal medya hesabının çalındığına dair savunmasına itibar edilmesi, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatine karar verilmesi gerektiği, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizinin; iddianame içeriğinde uygulanması talep edilen 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, katılanın eylem ve faaliyetinin, icra etmiş olduğu kamu görevine ilişkin olup olmadığının denetime açık bir şekilde açıklanmaması nedenleriyle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Sanığın savunması, katılanın beyanı, tanıkların anlatımları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından, sanığın hakaret suçunu işlediğinin kabulüne ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinin yerinde olduğu, sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için ihbarda bulunulmasının kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olmadığı belirlendiğinden sanığın bu yöndeki temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak;
1. İddianamede, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde bu maddenin uygulanmama ihtimaline binen sanığa ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması,
2. Adli para cezası taksitlendirilirken eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmesine rağmen, taksit aralıklarının belirlenmemesi,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!