Garanti kapsamındaki aracın tekrarlayan arızaları, ayıplı servis hizmetleri, imalat hatası, değer kaybı ve ikame araç sağlanmaması nedeniyle açılan tazminat davası.
Özet: Davacı şirket, garanti kapsamında olan aracının yetkili servislerde düzenli bakımları yapılmasına rağmen önce yazılımsal sorunlar yaşadığını, ardından soğutma sıvısına yağ karıştığını fark ettiğini, servislerin önceki müdahalesinin kusurlu olduğunu iddia ederek, hatalı servis hizmetleri ve müdahaleler sonucu oluşan araçtaki değer kaybının, arıza sürecinde ikame araç sağlanmaması nedeniyle oluşan mahrumiyet bedelinin, kusurlu hizmetler için yapılan ödemelerin tazminini ve araçta gizli imalat ayıbının olup olmadığının tespitini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirkete ait aracın bayi garantisi olan ve arızanın meydana geldiği tarihlerde de garantisi devam eden bir araç olduğunu, şirket adına kayıtlı ... plakalı ..., 2018 Model ... sınıfında yer alan, 22.04.2019 ilk tescil ve garanti başlangıç tarihli otomobil, ...'nun Türkiye bayisi olan ... Limited Şirketi tarafından satılan ve bu kapsamda garantisi devam eden bir araç iken müvekkilinin uzun bir döneme yayılan mağduriyetinin giderilmesi noktasında kendisine hiçbir şekilde yardım edilmediğini, tamir ücretlerinin karşılanmadığını, garantisi devam eden bir araçta kendisine sunulan kusurlu servis hizmetlerine ilişkin yapmış olduğu ödemelerin sorumlulukları oranında davalı yanlardan fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10 TL'sinin iadesinin gerektiğini, aracın tüm bakım onarımlarının yetkili teknik servisler elinde yapıldığını, buna karşılık araçta beklenilmeyen arızalar oluştuğunu, davaya konu edilen aracın bakım ve onarımları müvekkili olduğu şirket tarafından düzenli olarak yetkili teknik servislerde yaptırıldığını, gönderilen mail içeriğinde; aracın 2 kez İstanbul yetkili servisine götürüldüğü (... ... ... - ... Otomobil A.Ş. ... Şubesi) ve burada aracın su eksiltmesi ile ilgili olarak herhangi bir problemi olmadığı, tüm kontrollerin yapıldığı, aracın kullanılmasında bir sorun olmayacağı, eğer bir sorun ile karşılaşılırsa tekrar servise gelinmesi gerektiğinin salık verildiğinin ifade edildiğini, davaya aracın uzun yolda kullanıldığı esnada, bir anda sarı ikaz ışıklarının yanıp sönmeye başlaması üzerine, bölgedeki en yakın ... Yetkili Teknik Servisi olan ... Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne (Bundan sonra ... firması olarak anılacaktır.) götürüldüğünü, Sarı ikaz ışıklarının yanıp sönmesi ile ilgili olarak █████/2021 tarihinde yapılan muayenelerde, araçta yazılım ile ilgili bir sorun olduğu belirtildiği, gerekli işlemlerin yapıldığı ifade edilerek aracın teslim edildiğini, aradan yaklaşık üç ay geçtikten sonra 23.10.2021 tarihinde, aracın soğutma sıvısında yağ olduğunun fark edildiğini, bunun üzerine araç yeniden aynı yetkili servise götürüldüğünü, yetkili servisin bu kez aracın daha önce kendilerine getirildiği ifade olunarak, bu kadar kısa sürede nasıl bir arızanın meydana geldiği sual edilince, müvekkil yana araç daha önce geldiğinde (█████/2021 tarihinde) araçta bir sorun bulunmadığı buna ilişkin bir kayıt olmadığı belirtildiği, bu da araçta ne gibi bir sorun bulunduğuna ilişkin gerekli tespit ve muayeneler yapılmadan aracın müvekkile teslim edildiğini kanıtladığını, Müvekkili olduğu şirkete dava konusu araçla ilgili olarak kusurlu servis hizmetleri verilmesi, araca yapılan hatalı müdahaleler dolayısıyla meydana gelen değer kaybının bilirkişilerce yapılacak kusur belirlemesine uygun olacak şekilde davalı yanlardan tazminini talep ettiğini, aracın teknik servislerde kaldığı süreçte müvekkiline ikame araç tedarik edilmediğinden, davalı yanlarda aracın kalma süresine göre hesaplanacak mahrumiyet bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiği, teknik servisler tarafından verilen hizmetlerin ayıplı olduğu dava dışı ... motorlu araçlar ticaret anonim şirketi (... ...) 'nin göndermiş olduğu mailler ile sabitse de yeni bir aracın bu kadar sık arızalanması, araçta imalattan kaynaklanan ayıp olduğunu gösterdiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması suretiyle müvekkili olduğu şirketin garantisi devam eden bir araca ilişkin yapmış olduğu ödemelerin fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla HMK madde 109 uyarınca 10,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları nispetince alınarak müvekkili olduğu şirkete ödenmesine, araçtaki değer kaybı bedelinin HMK madde 107 uyarınca bedel artırım hakkımız saklı kalmak suretiyle 10,00 TL olarak işeyecek avans faiziyle birlikte karşı yanlardan sorumlulukları nispetince tahsil edilerek müvekkili olduğu şirkete ödenmesine, ikame araç tahsis edilmemesi nedeniyle mahrumiyet bedeli için HMK madde 109 uyarınca şimdilik 10,00 TL'nin işleyecek avans faiziyle birlikte karşı yanlardan sorumlulukları nispetince alınarak müvekkili olduğu şirkete ödenmesine, ayıplı servis hizmetleri nedeniyle uğranılan zararın HMK madde 107 uyarınca bedel artırım haklarının saklı kalması suretiyle 10,00 TL olarak işeyecek avans faiziyle birlikte tespit edilecek sorumlulukları oranınca davalılardan tazminine, araçta imalattan kaynaklanan gizli bir ayıp olup olmadığının tespitine, davanın ... Motorlu Araçlar Ticaret Anonim Şirketi'ne ihbarına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yanlara tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. CEVAP:Davalı ... Otomotiv... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine açılan davaya konu olan değer kaybı zararı, ayıplı hizmetler nedeniyle uğranılan zararın tazmini, ikame araç sağlanmaması nedeniyle mahrumiyet bedeli, aracın muayene ve tamir ücretlerinin iadesi taleplerinin haksız olduğunu, işbu davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir hizmet kusuru söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu kusurların muhatabı olmadığını, zira müvekkili şirketin yalnızca davacının aracının tamiri için yetkili teknik servis görevini üstlenmiş olduğunu, herhangi bir araç satışında bulunmadığını, diğer bir deyişle müvekkili şirketin herhangi bir ayıplı araç satışı söz konusu olmayıp herhangi bir ayıplı hizmetinin de mevcut olmadığını, dava dilekçesinin incelendiğinde görüleceği üzere söz konusu ayıpların herhangi bir hizmet kusuru ile verilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde hizmet kusuruna dayanak olarak ... firmasında yapılan açıklamaların esas alındığını, ancak ... firmasının açıklamalarında yer alan beyanların müvekkili şirketin verdiği hizmetle bağdaşmadığını, zira davacının müvekkili şirkete ilk olarak sarı ikaz ışıklarının yanıp sönmesi nedeniyle geldiğini, ikinci olarak ise soğutma sıvısında yağ olması nedeniyle geldiğini, müvekkili şirketin aracın tamiri sırasında belirtilen kusurlara sebebiyet vermemiş olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca araçta meydana geldiği beyan edilen kusurlar için tamirat gerçekleştirdiğini, bunun dışında söz konusu araca dair herhangi bir işlem yapılmadığını, ayrıca bir an için söz konusu ayıpların hizmet kusuru niteliğinde olduğu düşünülecek olsa dahi işbu hizmet kusurunun müvekkili şirketten kaynaklı olduğu sonucuna ulaşılamayacağını, zira davacının dava konusu aracı başka teknik servislere de götürdüğünü ve araçta meydana geldiği iddia edilen hasarın aracın müvekkili şirkete getirilmesinden önce doğduğunu, söz konusu ayıpların gizli ayıp olduğu kabul edildiğinde dahi müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmayacağını, ikrar mahiyetinde bulunmamakla birlikte bir an için söz konusu ayıpların gizli ayıp olduğu düşünülecek olduğunda dahi müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmayacağını, zira müvekkili şirketin yetkili teknik servis olup üretici ya da satıcı olmadığını, davacıya dava konusu aracın satışını müvekkili şirketin gerçekleştirmediğini, işbu nedenle müvekkili şirketin gizli ayıptan doğan bir sorumluluğunun söz konusu olması mümkün olmadığını, zira ayıptan sorumluluğun mevcut olabilmesi için bir satış ilişkisinin mevcut olması gerektiğini, somut olayda davacıya ikame araç verilmesini gerektirecek bir süre söz konusu olmadığını, ayrıca müvekkili şirketin bu süre zarfında davacıya ikame araç sağlama gibi herhangi bir zorunluluğunun da bulunmadığını, öte yandan söz konusu araçta tespit edilen ayıbın müvekkili şirketten kaynaklandığının ispat edilmediğini, dolayısıyla müvekkili şirketin sorumlu olmadığı bir ayıp dolayısıyla araçtan mahrum kalınan günlerin ücretini karşılaması kabul edilemeyeceğini, haksız davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Otomotiv... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan, adına kayıtlı ... plakalı ..., 2018 model aracı 22.04.2019 tarihinde ... Ldt. Şti.'den satın aldığını ve aracında oluşan arızalara ilişkin olarak müvekkili şirket ve diğer davalı şirketler tarafından gerçekleştirilen servis bakım işlemlerinin ayıplı hizmet niteliğinde olduğu iddiasıyla, maddi zararının, araçta oluşan değer kaybının, ikame araç bedelinin ve yapmış olduğu ödemelerin iadesi talebi ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, her ne kadar, davacı tarafça bilirkişi incelemesi talep edilmiş olsa da, davacı yanın taleplerinin belirlenebilir olduğu, yapmış olduğu harcamalara ilişkin dekontları sunduğunun ortada olduğunu, bu nedenle, işbu davanın, dava konusu alacağın tamamen belirlenmiş olmasına rağmen belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar dava dilekçesinde belirtmemiş olsa da dava konusu araç satın alındıktan sonra ilk defa önden hasar alması sebebiyle ... Otomotiv isimli serviste bakım işlemi görmüş olduğunu, sonrasında soğutma suyu kaçağı şikayeti ile diğer davalı şirket ... Otomotiv A.Ş.'ye ait yetkili servise, daha sonrasında yağlama sisteminde yaşanan sorun sebebiyle diğer davalı ... Oto. Tic. San. Ltd. Şti.'ne air servise götürüldüğünü ve bu servilerde bir takım işlemlere maruz kaldığını, ilgili aracın sonrasında müvekkili şirkete ait yetkili servise çekici yardımı ile teslim edildiğini ve aracın motor bloğunun yanmış olduğu tespit edildiğini ve davacı yanın onayı alınarak servis bakım işlemi gerçekleştirilen tam ve çalışır vaziyette davacı yana teslim edildiğini, diğer yandan davaya konu araca dava konusu servis bakım işlemlerini gerçekleştiren diğer davalı şirketler ile müvekkili şirketin herhangi bir hukuki ya da idari bağı bulunmadığını, dolayısıyla bu şirketler tarafından gerçekleştirilen servis bakım işlemleri bakımından müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının tüm iddialarının aksine, müvekkili şirket tarafından dava konusu araca yapılan servis işlemleri neticesinde araçta oluşan arıza tamamen giderildiğini, bu durumda, kanunen öngörülmüş şartlardan herhangi biri karşılanmadığından huzurdaki davaya konu hizmetin ayıplı olduğun bahsedilemeyeceğini, öte yandan hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı yan adına kayıtlı aracın trafik ve hasar kayıtlarının, tramer bilgilerinin teminin sağlanması ve araçta oluştuğu iddia edilen hasarın ve bu hasara ilişkin yapılan servis bakım işlemlerinin aracın tüm geçmişi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, ikame sağlanmaması nedeniyle mahrumiyet bedeli talebinin mesnetsiz olduğunu, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanıyor olması, davacı tarafın sözleşmenin tarafı olmaması ve sigortalı aracın ticari bir araç olmaması gibi hususlar dikkate alınarak avans faiz istemi de yerinde olmadığını, davacı yanın avans faizi taleplerinin de reddi gerektiğini, haksız olarak açılmış olan davanın reddine karar verilmesini ve tüm yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davacı karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yazılı iddia ve talepler hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamakta olup, tarafına kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket açısından pasif husumet yokluğunun söz konusu olduğunu, UYAP sisteminde ve tensip tutanağında da açıkça yer aldığı üzere huzurdaki davanın konusu “eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat” olup; davacı tarafın diğer davalılar yetkili servislerden aldığı servis hizmetinin ayıplı olduğununu iddia ettiğini, müvekkili ...'nun ise ithalatçı konumunda olduğunu, davacı şirkete herhangi bir servis hizmeti sağlamadığını, davacı şirket ile aralarında herhangi bir eser sözleşmesi tanzim edilmediğini, bu kapsamda ayıplı hizmetin varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ithalatçı konumunda olan müvekkili şirket ...'nun, yalnızca ayıplı maldan (ayıpsız misli ile değişim ve onarım haklarının kullanılması halinde) sorumlu olduğunu, ayıplı hizmet noktasında kanunen öngörülmüş hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, zira ayıplı servis hizmetinden yalnızca hizmet sağlayıcının sorumlu olduğunu, bu nedenle öncelikle pasif husumet yokluğundan davanın müvekkili şirket yönünden usulden reddini talep ettiğini, belirli alacak kalemleri yönünden belirsiz alacak davası ikame edilemeyeceğini, huzurdaki davada, dava konusu olan alacak kalemleri açıkça belirli olduğunu, davacı şirket tarafından "araca ilişkin yapılan ödemelerin iadesi ve ikame araç bedelleri" talep edildiğini ve bu ödemelere/bedellere ilişkin de ödeme belgeleri dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, bu kapsamda her ne kadar davacı tarafça bilirkişi incelemesi talep edilmiş olsa da, davacı tarafın taleplerinin belirlenebilir olduğu, yapmış olduğu harcamalara ilişkin dekontlarını sunmuş olduğunun ortada olduğunu, bu nedenle işbu davanın, dava konusu alacağın tamamen belirlenmiş olmasına rağmen belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle, davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı taraf dava değerini eksik bildirerek eksik harç yatırdığını, Davanın zamanaşımı süresinde ikame edilmediğini, davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, öncelikle müvekkili şirket kayıtları incelendiğinde, davacı tarafından, aracın garanti süresi boyunca talep edilmiş olan gerekli tüm işlemlerin eksiksiz bir şekilde gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, bu bağlamda, müvekkili şirket ve yetkili servislerinin iyi niyetli bir şekilde üzerine düşen tüm sorumlulukları yasal düzenlemelere uygun şekilde yerine getirdiğini, dava konusu aracın müvekkili şirketin yetkili satıcısı tarafından aracın ilk malikine ayıptan ari olarak satılmış olduğunu, otomobilde herhangi bir kusur veya üretim kaynaklı bir ayıp mevcut olmadığını, aracın tüm parçaları imalatta öngörülen standartlara sahip olduğunu, davacı tarafça ayrıca ... ... yetkili servisinde yapılan bakım ve soğutma suyu kontrolü ile ... yetkili servisinde tespit edilen yağ soğutucusu patlaması birbirleriyle bağdaştırılarak, ... ... yetkili servis hizmetinin kusurlu olduğunun iddia edildiğini, ancak ... ... yetkili servisinde yapılan soğutma suyu kontrolü ile ... yetkili servisinde tespit edilen yağ soğutucusu arızası arasında da yaklaşık 5 ay ve 4.500 km bulunmakta olduğunu, bu süreçte aracın nasıl bir kullanıma maruz kaldığı veya yetkili servis olmayan yerlerde herhangi bir işlem görüp görmediğinin de tarafınca bilinmediğini, dolayısıyla bu hususu öne sürerek ... ... yetkili servis hizmetinin kusurlu olduğunu öne sürmek gerçeğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının TTK 23/1-c maddesindeki bildirim sürelerinde uymadığını, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini,vekalet ücreti, masraf ve sair giderlerin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... A.Şne usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER:Türkiye Noterler Birliği Başkanlığına müzekkere yazılarak, ... plakalı aracın aktif - pasif mülkiyet kayıtlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Türkiye Noterler Birliği Başkanlığına müzekkere yazılarak, ... plakalı ..., 2018 Model ... sınıfında yer alan, 22.04.2019 ilk tescil ve garanti başlangıç tarihli otomobilin aktif- pasif mülkiyet kayıtlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... plakalı ..., 2018 Model ... sınıfında yer alan, 22.04.2019 ilk tescil ve garanti başlangıç tarihli otomobilin kaza ve hasar kayıtlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Tüvtürk Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... plakalı aracın tüm muayene kayıtlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememiz █████/2024 tarihli celse de, davacı tanıkları Sedat Akkoyunlu, Volkan Kandil dinlenilmiştir. Mahkememizce ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, tanık Şahin Dülger █████/2024 tarihli celse de dinlenilmiştir. Mahkememizce █████/2024 tarihinde Makine Mühendisleri ve ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşfen inceleme yapılmış ve bilirkişi raporu aldırılarak, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. Yine Mahkememizce █████/2025, █████/2026, tarihinde aynı bilirkişi heyeti tarafından ek rapor aldırılmış, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE:Dava, davacının sahip olduğu aracın kısa sürede birden çok arızalanması sebebiyle kusurlu servis hizmeti sebebiyle meydana gelen zararın tazmini, araçta oluşan değer kaybı zararının tazmini, aracın serviste kaldığı süre boyunca ikâme araç tahsis edilmemesi sebebiyle oluşan ikâme araç zararının tazmini ve araçta üretim kusuru ile gizli ayıp olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının, dava konusu ... plakalı aracı Davalı ... Ltd. Şti.’den satın aldığı, aracın arızalanması üzerine diğer davalılar ... Oto. A.Ş., ... Oto. A.Ş. ve ... Oto. A.Ş.’de servis onarım hizmeti alındığı anlaşılmıştır. Davacının aracı ikinci el olarak satın aldığı, aracın ön bölümünde ve radyatöründe hasar bulunduğu ve araç satın alınırken bunun davacı tarafından bilindiği, araç satın alınırken ekspere götürülmediği tanık anlatımlarından anlaşılmıştır. Onarım hizmeti alınan davalı servislerin yetkili servis oldukları görülmüştür. Davacının birden çok talebi bulunması sebebiyle hangi talebini hangi davalıya karşı yönelttiği mahkememizce sorulmuş, davacı vekili davalıları tüm talepleri için müteselsil olarak sorumlu tuttuklarını açıklamıştır. Ancak taleplerin niteliği ve olay örgüsüne göre davalıların müteselsil sorumluluğu söz konusu değildir. Zira Davalı ... aracın üreticisi ve satıcısı olarak sadece talep konusu gizli ayıptan sorumlu tutulabilecektir, servis hizmetlerinin ayıbı sebebiyle bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Davacının onarım hizmeti aldığı davalı servislerin sorumluluğu ise, kendi kusurları kadardır. Davacının her bir davalı ile arasında bulunan sözleşme ilişkisi ile davalı yetkili servislerin yaptığı işlemler ve hukukî fiilleri ayrı olduğundan, bu işlemler sebebiyle doğan zarardan sorumlulukları da ayrıdır. Herkes kendi fiilinden ve kusurundan sorumlu olup, başkasının fiilinden müteselsil olarak sorumlu tutulması mümkün değildir. Dolayısıyla davacının, davalıların hepsini tüm talepleri yönünden müteselsil sorumlu tutması hukuken doğur olmayıp, mahkememizce her bir davalının kendi fiili ile davacının zararına sebep olup olmadığı araştırılmıştır. Alanında uzman bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi kök raporuna göre, araçta üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığı, gizli ayıp olmadığı tespit edilmiştir. Yine aynı raporda aracın satın alınmadan önce var olan arızalarına ilişkin olan ayıplardan davalıların sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığı, bunlara ilişkin masrafların davacı tarafından karşılanması gerektiği değerlendirilmiştir. Davacının aracı ikinci el olarak satın aldığı, satın alırken araçtaki arızaları bildiği ve daha ayrıntılı eksper incelemesi yaptırmadan aracı satın alarak, mevcut bildiği ayıpları kabul etmiş sayılmaktadır. Bu sebeple araçta mevcut olan arızalar ile ilişkili olan bir kısım arızalara dair davalıların sorumluluğu bulunmamaktadır. Değer kaybı talebi yönünden yapılan teknik incelemede, dava konusu aracın km’si, yaşı, önceki kazaları ve mevcut durumu gözetildiğinde herhangi bir değer kaybına uğramadığı rapor edilmiştir. Önceden mevcut olmayan motor arızasına ilişkin dosyaya sunulan ve celp edilen bilgi ve belgeler kapsamında hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda, araçta meydana gelen motor arızasının servis hizmetlerinden kaynaklanmadığı, davacının sorumluluğundayken arızanın meydana geldiği tespit edilmiştir. Davalı yetkili servislerin meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmesi için, kendi edimlerini ifa ederken ayıplı bir ifada bulunmaları gerekir. Her bir davalı kendi fiilinden ve kendi kusurundan sorumludur. Ancak yapılan teknik incelemeler sonucunda davalı yetkili servislerin yaptıkları işlemlerde herhangi bir ayıp bulunmadığı anlaşılmıştır. Usul ve yasaya uygun olarak hazırlanan, denetime elverişli olan █████/2026 tarihli teknik bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davalı yetkili servislerin edimlerini ifa ederken kusurlu ve ayıplı ifada bulunmadıkları, dolayısıyla davalıların zarardan sorumluluklarının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının arızalarını bilerek ikinci el olarak satın aldığı ... plakalı araçta üretimden kaynaklanan gizli bir ayıp bulunmaması, davalı yetkili servislerin yaptığı onarım işleminde herhangi bir ayıp ve kusur bulunmaması, araçtaki birtakım arızaların davacının aracı satın almadan önce var olması ve bunların davacı tarafından bilinmesi ile motor arızasının davacının sorumluluğunda iken gerçekleşmesi sebebiyle tüm talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ile davalılar arasındaki hukukî ilişkinin ayrı olması, her bir davalının kendi fiilinden ve kusurundan ayrı olarak sorumlu olması ve davalılar arasında davacının talepleri yönünden müteselsil sorumluluk bulunmaması sebebiyle davalılara ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1-Davanın tüm talepler yönünden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan daha önce alınan 179,90 TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 552,10 TL'nin Davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak, davalı ... Ltd. Şti.'ne verilmesine, 5-Davalı ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden, davalı ... Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti'ye verilmesine, 6-Davalı ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden, davalı ... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş'ne verilmesine, 7-Davalı ... Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden, davalı ... Ltd. Şti.'ne verilmesine, 8-Davalı ... ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden, davalı ... ... A.Ş'ne verilmesine, 9-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle, devletçe karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...Hakim ...