İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit davasında, icra takibine konu faturanın muhasebe virmanıyla kapatılmasına rağmen fiili ödemesinin yapılmadığının mali bilirkişi raporuyla tespiti.
Özet: Davacı tarafın, elektronik adres kontrol eksikliği nedeniyle itiraz edemediği ilamsız icra takibine konu ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan faturadan borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açtığı davada, yapılan mali bilirkişi incelemesi sonucunda, 947.257,12 TL bedelli faturanın hem davacı hem davalı ticari defterlerinde usulüne uygun kayıtlı olduğu, davacı kayıtlarında faturadan doğan borcun virman işlemleriyle kapalı görünmesine rağmen, bu kapanışa dair nakdi veya banka ödemesi gibi belgeye dayalı bir ödeme tespit edilemediği, davalı kayıtlarında da herhangi bir tahsilat kaydının bulunmadığı ve faturadan kaynaklanan borcun davalıya ödenmediği anlaşılmıştır.

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkil aleyhine ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkilinin elektronik adresine ulaşmasına rağmen adresin düzenli kontrol edilmemesi sebebiyle yasal süresi içinde itiraz edilemeden takibin kesinleştiğini, takipten banka hesaplarına bloke konulması üzerine haberdar olduğunu, müvekkilinin ticari defter kayıtları incelendiğinde karşı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edileceğini belirterek müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ...ve ... projelerine ilişkin sözleşmeler imzalandığı, projelerin tamamlanarak elektrik üretimine başlamış şekilde teslim edildiği ve esasen bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı, takibe konu 25.12.2020 tarihli KDV dahil 947.257,12 TL bedelli faturanın ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını, itiraz edilmeksizin takibin kesinleştiğini, faturanın davacı kayıtlarında yer aldığı, ancak borcun fiilen ödenmeyip ortaklar hesabı vb. hesaplara yapılan virman işlemleri ile muhasebe kayıtlarında kapatılmış gösterildiğini, defter incelemesi ile müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını belirtilerek davanın reddini talep edilmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;... 33. İcra Dairesinin ...E. sayılı icra dosyası, ticari defter ve belgeler, fatura, muavin kayıtları, muhasebe evrakları celp edilmiş, incelenmiştir. Mali Bilirkişi ... █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak "... Dosyaya sunulu belge ve bilgiler ile davacı ve davalı tarafların ticari kayıtları üzerinde, tarafımıza tevdi edilen görev çerçevesinde sınırlı olarak yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde: Dava konusunun, ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında takibe konu edilen 25.12.2020 tarihli, ... numaralı, 947.257,12 TL (KDV dahil) bedelli fatura sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebinden ibaret olduğu, davacının (...A.Ş.) 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin HMK m.222 ve TTK m.64/3 uyarınca kendi lehine delil niteliği taşıdığı; 2020 yılına ait açılış/kapanış tasdik bilgileri ibraz edilmediğinden 2020 yılı defterlerinin delil niteliğinin değerlendirilemediği, davalının (...A.Ş. - eski unvanı .... Ltd. Şti.) 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin HMK m.222 ve TTK m.64/3 uyarınca kendi lehine delil niteliği taşıdığı, takibe konu 25.12.2020 tarihli ... numaralı faturanın, hem davacı kayıtlarında (alış/satıcı cari hesabında) hem de davalı defterlerinde (satış/alıcı cari hesabında) 947.257,12 TL tutarıyla usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu, faturanın varlığı ve tutarı yönünden taraf kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı defterlerinde, faturadan doğan borcun ilgili satıcı cari hesabında (███████ - Satıcılar) kapanmış görünmekle birlikte, bu kapanışın hiçbir nakit veya banka ödemesine değil, münhasıran 31.12.2020 ve 30.11.2022 tarihli hesaplar arası virman (yeniden sınıflandırma) işlemlerine dayandığı; bu işlemlere ve sonrasında oluşan 259 - Verilen Avanslar hesap bakiyelerine dayanak bir ödeme belgesinin (banka dekontu, kasa makbuzu, ödeme talimatı vb.) defter ve kayıtlarda tespit edilemediği, davalı defterlerinde, takibe konu faturaya karşılık herhangi bir tahsilat (kasa, banka, çek/senet) kaydının bulunmadığı; davalının davacıdan olan alacağının cari hesapta 31.12.2021 tarihli virman sonrası 2.532.818,44 TL düzeyinde halen açık (tahsil edilmemiş) olarak izlendiği; ödeme /tahsilat bulunmadığı hususunda taraf defterlerinin birbirini doğruladığı, incelemeye ibraz edilen ticari defter kayıtları, muavin hesap dökümleri, yevmiye fişleri ve dosya kapsamındaki belgeler içerisinde, takibe konu 947.257,12 TL bedelli faturadan kaynaklanan borcun davalıya banka, kasa, çek/senet veya sair ödeme aracıyla tamamen ya da kısmen ödenı gösteren bir ödeme belgesi tespit edilemediği, davacı kayıtlarında görülen hesap kapanışı, ibraz edilen belgeler itibarıyla, nakdi ödeme kaydına değil hesaplar arası virman/yeniden sınıflandırma işlemlerine dayandığı, takibe konu 25.12.2020 tarihli... numaralı, KDV dahil 947.257,12 TL bedelli faturanın her iki tarafın kayıtlarında yer aldığı; incelemeye ibraz edilen kayıt ve belgeler kapsamında, bu faturadan kaynaklanan borcun davalıya yapılmış belgeye dayalı bir ödeme ile tamamen veya kısmen sona erdiğinin mali kayıtlar üzerinden doğrulanamadığı; davacı kayıtlarında görülen kapatma işlemlerinin ödeme kaydı değil, hesaplar arası virman /yeniden sınıflandırma işlemleri niteliğinde olduğu; bu nedenle ödeme vakıasına dayalı olarak davacının takip konusu fatura borcundan kurtulduğu yönünde mali bir tespit yapılamadığı, takibe konu faturadan kaynaklanan borcun davalıya yapılmış belgeye dayalı bir ödeme ile (kısmen veya tamamen) sona erdiğinin mevcut defter ve belgeler üzerinden mali yönden ispatlanamadığı; dolayısıyla davacının ödeme vakıasına dayalı olarak borçlu olmadığının tespit edilmediği, mevcut verilerle davacının takip konusu faturadan kaynaklı borçlu olduğunun kabulünün gerekeceği, kanaat ve sonuca varılmıştır..." şeklinde tespit edilmiştir. Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürmektedir. Vakıa olarak, davacı, icra takibine konu fatura borcunun "ödendiği" sebebine dayanmıştır. Ödeme vakıasının ticari defter ve belgeler incelendiğinde ispatlanacağını ifade etmiştir. Davalı, fatura borcunun ödenmediğini, bilakis davacının ödeme yapmaksızın kendi ticari defter ve belgelerinde virman işlemleri yaparak hesabı kapattığını savunmuştur. Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı, faturaya esas hizmetin verilmiş olması ve dava konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olması hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlığın temeli, fatura borcunun ödenip ödenmediğine ilişkindir. HMK m.190 ve TMK m.6 uyarınca herkes ileri sürdüğü vakıanın doğruluğunu ispatla yükümlüdürO halde, fatura borcunun ödendiğini ileri süren davacının bu iddiasını ispatlaması gerekmektedir. Delil olarak, her iki taraf ticari defter ve belgelere dayanmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m.222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m.222/4).Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının ve davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı ve davalı lehine delil olma vasfını taşıdığı, takibe konu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi ticari defter ve belgelerine göre dava konusu faturanın herhangi bir ödeme olmaksızın 31.12.2020 tarihinde 320 hesabından "uzun vadeli borçlar" virman işlemi ile 420 hesabına aktarıldığı, 30.11.2022 tarihinde 420 hesabından "hesaplar arası virman" işlemi ile 259.05 (verilen avanslar / sipariş avansları) hesabına aktarıldığı, bu suretle fatura borcunun sipariş avansı gibi gösterilerek salt hesaplar arası virman işlemi ile kapatıldığı/ sıfırlandığı, bununla birlikte davacının ticari defter ve belgelerinde dava konusu faturanın ödendiğine ilişkin ödeme kaydı ve dayanağı (belgesinin) bulunmadığı, davalının kendi ticari defter ve belgelerine göre takibe konu faturanın cari hesap bakiyesi vermeye devam ettiği, herhangi bir ödemenin bulunmadığı, muhasebesel yönden borcun kısmen ya da tamamen ödendiğini gösteren bir tahsilat kaydının olmadığı, davalı defterlerinde takibe konu faturanın halen açık ve tahsil edilmemiş alacak olarak gözüktüğü, böylelikle davalının fatura sebebiyle alacaklı olduğu sübuta ermiş, buna karşılık davalı fatura borcunun ödendiğini ispatlayamamıştır.Borcu sona erdiren hallerin başında, kuşkusuz, ifa yer almaktadır (TBK m.131).Ancak, ticari defterlerde gerçek bir ödeme ve dayanağı (makbuz, tahsilat fişi, çek, nakit kasa, dekont vs.) olmaksızın salt muhasebe kayıtlarında yapılan bir takım virman işlemleri hesabın kapatılması, davacıyı borçtan kurtarmaz ve bu şekli ve fiktif işlemler de borcu sona erdirmez. Bu itibarla, davacının, fatura borcunun ödendiği iddiası kabul edilemez. Davalının ödenmeyen fatura sebebiyle alacaklı, davacının ise borçlu olduğu kabul edilmiştir. Mali bilirkişinin █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup, muhasebesel yönden sunulan bilimsel mütalaanın isabetli ve dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillerle uyumlu olduğu tespit edilmiş ve raporun içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır. Açıklanan nedenlerle, ödeme vakıası ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.Bilindiği üzere, menfi tespit davası, alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez (İİK m.72/4). Somut olayda, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, teminatın yatırıldığı, tedbir kararının uygulanmasının talep edildiği, talebin icra dosyasına bildirildiği ve mahkememiz tedbir kararının uygulandığı, bu suretle anılan Yasa hükmündeki şartların gerçekleştiği anlaşılmakla davalının tazminat talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurumuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve gerekçesi sonradan açıklanacağı üzere) ;1-Davanın REDDİNE, 2-2004 s. İcra ve İflas Kanunu m.72/4. uyarınca yasal koşulları oluştuğundan (2.216.471,36 TL ) alacağın %20'si oranındaki 443.294,27 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 38.930,43 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 38.198,43 TL.nin karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 328.305,99 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa veya vekillerine İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026 Katip Hakim