İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklanan alacak davasında, trafo altyapı yatırım masraflarının geri ödenmesi talebiyle ilgili ilk derece mahkemesi kararını değerlendiriyor.
Özet: Davacı şirketin bir konut projesi için kendi imkanlarıyla kurduğu ve davalının elektrik satışından kazanç sağladığı trafo merkezi masraflarının iadesi talebiyle açtığı davada, davalı tarafın zamanaşımı, belirsiz alacak davası şartlarının oluşmaması ve sözleşme eksikliği iddialarına karşılık, yerel mahkeme dağıtım şirketinin altyapı geliştirme yükümlülüğünü ve müşterilerden karşılıksız yatırım talep edemeyeceğini vurgulayarak, davalının bedelden sorumlu olduğu yönünde bir değerlendirme yapmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: █████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I- DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ... ilçesi, ... pafta, ... ada, ... parsellerde, ... Mah., ...sokak, No: .., ... Konakları adresinde mukim taşınmaza inşa edilecek konut projesine dahil trafoyu, davalı yanın gösterdiği ... pafta, ... ada, .. parselde inşa edip, masrafların tamamını üstlendiğini, bu çerçevede bölgede inşaat yapacak olan diğer firmaların da proje esnasında kurulan trafodan faydalandığını, ancak trafonun tüm masraflarının müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, trafonun bulunduğu 3 parselde dağıtım panosu tesis edildiğini, fakat geri ödeme ile ilgili herhangi bir sözleşme yapılmadığını, davalının yapılan trafo merkezi sayesinde ... Konakları projesine ait ...... daire ve ... villaya elektrik satarak kazanç elde ettiğini, geçici kabulün yapıldığı tarihten bu yana geri ödemenin sürüncemede bırakıldığını ve müvekkili şirketi ekonomik olarak zora soktuğunu, müvekkili tarafından trafo merkezinin yapımına ilişkin yapılan masrafların geri ödemeye esas olduğunu, bu durumun gerek Yargıtay ve İstinaf kararları gerekse ilgili yönetmelikle sabit olduğunu beyan ederek, bilirkişilerce yapılacak hesaplama neticesinde şimdilik 1.000,00 TL'nin geçici kabul tarihinden itibaren işletecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sebepsiz zenginleşmede zaman aşımının 2 yıl olduğunu, davacı tarafın bedel iadesine ilişkin talebi zaman aşımına uğradığını, davacı taraf eldeki davanın türünü belirsiz alacak davası olarak tespit ettiğini, eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuka uyarlılık ve korunmaya değer hukuki yarar bulunmadığını, ikame edilen davaya konu taleplerin belirlenmesi bağlamında objektif bir imkânsızlık halinin mevcut olması belirsiz alacak davası açılabilmesinin olmazsa olmaz koşulu olduğunu, bu nedenle davanın zaman aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, husumeti kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin kayıtlarında yapılan incelemede, davacı şirket adına dava konusu taşınmazların bulunduğu ... ilçesinde akdedilen herhangi bir abonelik sözleşmesinin tesis edilmediğinin görüldüğünü, mevzuat gereği bağlantı ya da sistem kullanım anlaşması olmadan tesis bedellerinin iadesinin söz konusu olamayacağını, bu hususun yönetmelikle sabit olduğunu, davacının talepte bulunma hakkı olsa dahi yasal mevzuat gereğince ancak vade tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunabileceğini, dolayısı ile bu hususun göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkili şirketin ...'nın denetimi altında olduğunu, her yıl dağıtım şirketleri için belli bir gelir tavanı belirlendiğini ve bunun üzerinde gelir elde etmesinin engellendiğini, müvekkili şirketin faaliyet bölgesinde elde ettiği gelire oranla yeterli altyapı tesislerinin inşası bağlamında azami çalışma sarf ettiğini, ancak yerleşim yerlerinden uzakta, henüz yapılaşmanın olmadığı alanlardan gelen elektrik ihtiyacı talepleri hususunda mevcut önceliklerini de gözetmek suretiyle tesislerin yapımının talepte bulunan tarafından karşılanmasının istenebileceğini, bu bağlamda müvekkilinin her gün çok sayıda yeni bağlantı ve enerji talebi ile karşılaştığını, bu taleplerin hepsinin karşılanmasının mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dağıtım şirketinin- somut olayda...altyapı ve kapasite artışı gibi ihtiyaçların karşılanması yükümlülükleri olduğu, ancak yeterli finansman bulunmaması halinde Yönetmelik ile dağıtım şirketlerine getirilmiş kolaylık gereği, yatırımın ihtiyaç sahibi tarafından yapılması, daha sonra bedelin dağıtım tarifesi bedelinden mahsup edilmesi söz konusu olabileceği, öte yandan müşterilerin taleplerini karşılamak da bir yükümlülük olup amme hizmetlerinin doğası gereği hizmet vermekten kaçınma söz konusu olamayacağı, kapasite ihtiyacının karşılanmaması, sözleşme yapmanın reddedilmesi veya karşılıksız olarak kapasite artışını sağlayacak yatırımın ihtiyaç sahiplerinden talep edilmesi mevzuat gereğince mümkün olmadığı, davalı...ile dava dışı ... arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli işletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin üçüncü kişileri (davacıyı) bağlamayacağı bu nedenle ...'ın alacaktan sorumlu olduğu ve davalının pasif husumet itirazının reddedildiği, davalı ..., Tip -C/2 Enerji Müsaade belgesi) ile belli şartların karşılanması halinde davacının bağlantı talebini karşılayacağını ifade ettiği, ..., bu merkezlerin inşasından sonra kendisine devredilmesini talep ettiği, davacı tarafından tesis edilerek ...' a devredilecek olan trafo merkezini üçüncü kişilere hizmet vermek için de kullanabileceği, ... tarafından bedel ödenip ödenmeyeceğine ilişkin bir ibare ile karşılaşılmadığı, mevzuatın ilgili kısımları doğrultusunda sözleşmede yer alan bu boşluk değerlendirildiği zaman tarafların ortak iradelerinin trafonun bedeli karşılığında Davacı tarafından Davalı'ya devri yönünde olduğu yorumuna erişildiği, zira kendi yükümlülüğü olmasına rağmen üçüncü bir kişi tarafından yapılarak ...'a devredilmiş olan ve ...'ın üçüncü kişilere de satış yaparken kullanabileceği ve üzerinden ticari kazanç elde edeceği bir tesisi, davacı şirketten ücretsiz olarak almayı istemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının dava açmakta haklı olduğu, trafoyu inşaa eden olarak aktif husumet ehliyeti bulunduğu, davacının, inşa ederek ...'a devrettiği tesis bedelini talep edebileceği, tesise ait geçici kabul işlemlerinin yapıldığının sabit olduğu, Yargıtay 3. H.D. █████████ E. █████████ K. sayılı kararı ve Yargıtay 3. H.D. ██████████ E. █████████ K. sayılı kararları dikkate alındığında; Dağıtım Şirketi'nin sözleşme ile yatırımları karşılamayı reddederek masrafları sisteme bağlanmak isteyen kişi üzerinde bırakması mümkün olmadığı, abonelik devam ediyorsa tahakkuk edecek bedelden düşülmesi; abonelik devam etmiyor ise mahsup yapılamayacağından nakden iade etmek yükümlülüğü olduğu,
Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin "Mahsup yöntemiyle geri ödeme" başlıklı Geçici 2. maddesi "Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önceki dönemde; üretim ve tüketim tesislerinin iletim veya dağıtım sistemine bağlanabilmesi için, sistem kullanımı açısından kapasitenin yetersiz olması nedeniyle, genişleme yatırımı veya yeni yatırım yapılmasının gerekli olması ve yeterli finansmanın mevcut olmaması dolayısıyla ... veya dağıtım şirketi adına, bağlantı yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılmış veya finanse edilmiş olup da, buna ilişkin gerçekleşen yatırıma ilişkin toplam harcama tutarı, iletim veya dağıtım tarifesinden mahsup edilmek suretiyle karşılanan yatırımların geri ödemesine, gerçekleşen yatırıma ilişkin toplam harcama tutarının tamamı karşılanana kadar aynı yöntem ile devam edilir". şeklinde olduğu, davacı yanın davaya konu trafo merkezleri için sunmuş olduğu faturalar gereğince; KDV dahil 419.834,33 TL talep edebileceği, bu bedelin elektrik tedarik edilen mahal (konut) abonelerinden oluştuğundan ve yapıda davacı adına devam eden abonelik bulunmadığından, elektrik faturalarından mahsup edilemeyeceği sabittir. Abonelik devam etmediğinden; Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği Madde 21 gereğince; Dağıtım şirketince davacıya nakden ödenmesi gerektiğinin anlaşıldığı, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E.█████████ ; K.████████ Sayılı Kararı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin E.████████ ; K.█████████ Sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Emsal kararda;"... █████/2014 tarih ve 28896 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin geçici ve son hükümlerinde kullanıcı tarafından tesis edilen iletim ve dağıtım varlıklarına ilişkin metodoloji ve mahsup yöntemiyle geri ödeme hususları düzenlendiğini, yine, aynı yönetmeliğin 20 ve 21. maddelerinde de kullanıcı tarafından tesis edilen iletim ve dağıtım varlıkları ile geri ödemeye ilişkin metodoloji usul ve esaslarının düzenlendiği, davacının kalıcı bir elektrik aboneliğinin mevcut olmadığı, geçici bağlantı şantiye elektriği kullandığı ve taşınmazda ferdi mülkiyete geçildiği, davacı tarafın davalı taraf nezdinde elektrik aboneliğinin bulunmadığı nazara alındığında ilgili yönetmelik hükümleri gereğince mahsuplaşma imkanının bulunmadığı, ortak kullanım haline gelen elektrik dağıtım tesislerinin elektrik dağıtım şirketlerince devir alınmasına ilişkin usul ve esasların 4 ve 5.maddeleri kapsamında █████/2010 tarihinden itibaren müşteri mülkiyetindeki branşman hattının dağıtım şirketi tarafından devir alınması gerektiği, branşman hattı yapımı ve trafo tesisi için hesaplanan bedelin 70.498,24 TL olduğu, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin 21/5 maddesi kapsamında bilirkişiler tarafından yapılan güncellenme miktarının 73.954,74 TL olduğu belirlenerek davanın Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanma Yönetmeliğinin 21/3 maddesi kapsamında █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte 73.954,74 TL üzerinden kısmen kabulü, fazlaya ilişkin talebin subut bulmadığından reddi gerektiği..."şeklinde hüküm kurulduğu, emsal ilam gereğince ; "ilgili yönetmelikte geri ödemenin esas alındığı tarih, geçici kabul tarihini izleyen yılda yapılır" belirlemesi dikkate alınarak, somut olayda 19.07.2011 tarihinde geçici kabulün yapıldığı, izleyen 31.07.2012 tarihinden itibaren davacının alacağını ve alacağa işleyen temerrüd faizini isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 419.834,33 TL'nin █████/2012 tarihinden itibaren-davacı talebi gereğince-kanuni temerrüd faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, davalının aktif ve pasif husumet itirazlarının reddine, yeni bilirkişi raporu alınması talebinin alınan rapor denetlemeye ve hüküm vermeye yeterli olduğundan reddine karar verilmiştir.
IV-İSTİNAF
Davacı vekili istinafında, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, toplamda 525.059,88TL. tutarında faturaya rağmen alacağın 419.834,33 TL. olarak kabul edildiğini, 525.059,88 TL'nin 31.07.2012 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle ödenmesi gerektiğini, vekalet ücretinin eksik hesaplandığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafında, davacının huzurdaki davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, geçici kabulü yapılmış olan tesis bedeli geri ödenecek tesislerden olmasa da, bedeli istenebileceklerin ancak kullanım yerinin mevcut malikleri geri ödemeye muhatap taraf olacağını, huzurdaki davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, dava konusu tesisin mülkiyeti dava dışı ...'a ait olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye dair 1 yıllık zaman aşımı süresinin gözetilmediğini, zaman aşımı definin reddinin hatalı olduğunu, davacının her hangi bir baskı altında bulunmaksızın müvekkil şirket tarafından kendisine önerilen düzenlemeleri kabul ederek elektrik dağıtım tesislerini inşa ettiğini, taraflar arasındaki düzenlemeler uyarınca bedel talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, kararda imzalanmış her hangi bir bağlantı ya da sistem kullanım anlaşması olmadan bu bedellerin istenemeyeceğinin göz ardı edildiğini, Mahkemenin davacıların sunduğu faturaları ve defter kayıtlarını aynen kabul ederek, bedellerin davacıya ödenmesine karar verdiğini, mahsup yöntemi ile bedel istenebileceğini bu sebeple davanın reddi gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
V-DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bedel davasıdır. Davacı yüklenici, davalı...iş sahibidir. Davacı yapmış olduğu trafoyu, davalıya devrettiğini, trafo imalat bedelini talep etmektedir. Davalı ise, zaman aşımı itirazları olduğunu, davacının müvekkil şirket tarafından kendisine önerilen düzenlemeleri kabul ederek elektrik dağıtım tesislerini inşa ettiğini, bedel talebinde bulunmasının mümkün olmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Yerel mahkemece, davada aktif ve pasif dava ehliyetinin bulunduğunu, davacının yaptığı trafoyu davalının kullandığını, davacının imalat bedelini talep edebileceğini ve son alınan bilirkişi raporunu dikkate alarak davanın kısmen kabulü ile, 419.834,33 TL nin █████/2012 tarihinden itibaren-davacı talebi gereğince-kanuni temerrüd faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, davalının aktif ve pasif husumet itirazlarının reddine, yeni bilirkişi raporu alınması talebinin alınan rapor denetlemeye ve hüküm vermeye yeterli olduğundan reddine karar verilmiştir.
Dava konusu trafonun davacı tarafından yapıldığı ve davalı tarafından geçici kabul ile alındığı ve kullanıldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davada anlaşmazlık konusunun trafo imalat bedelini davacının iade talep edip edemeyeceğidir.
Taraflar arasında yazılı olmayan şifahi eser sözleşmesi bulunduğu dosya kapsamı itibariyle sabittir.
Mahkeme eldeki davayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre niteleyerek çözdüğü anlaşılmaktadır. Taraflar arasında eser sözleşmesi olduğundan, eser sözleşmesine göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. Öncelikle davanın kısmi dava mı , belirsiz alacak davası olduğu hususunu belirleyerek eser sözleşmesi hükümlerine göre zaman aşımı itirazını ve usuli konuları belirlenerek, davanın esası hakkında bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken , hatalı inceleme sonucu karar verildiği anlaşıldığından, davacı istinafı incelenmeksizin, davalı istinafının kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı istinafları incelenmeksizin, davalı vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf talebi incelenmeksizin, davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ./███████ tarih, 2018/.. Esas, 2022/.Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!