Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi olarak yeniden vasıflandırıldığı davada, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine hükmetti.
Özet: İlk derece mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkumiyet kararının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eylemin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulup bu suçtan yeni bir mahkumiyet kurulması üzerine, Yargıtay, suç tarihi olan 12.02.2014ten inceleme anına kadar suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için belirlenen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesiHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "hükmün temyizi kabil olduğuna, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından sırasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına, 5237 sayılı Kanun’un 116/1, 119/1-c, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasına hükmedildiği, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının kabul edilmesi ve satın alınması suçunu oluşturduğundan bahisle mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 165/1. ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 750,00 TL. adlî para cezasına hükmedildiği ve suç vasfı değişikliği sebebiyle hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek ve 15.04.2024 tarihli istinaf başvurusunun reddine dair kararın temyiz yolu açık olduğu hâlde, hükmün kesin olarak verildiği belirtilerek sanığın yanıltmaya neden olduğunun anlaşılması karşısında; sanık müdafiinin öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine ilişkin 05.12.2024 tarihli ek kararın kaldırılarak yapılan incelemede;Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihi olan 12.02.2014 tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve aynı Kanun'un 303. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.