Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasının, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddedilerek onanması.
Özet: Davacılar tarafından kadastro öncesi nedene dayalı olarak tapu iptali ve tescil istemiyle açılan, kadastro tespitinin 1984 yılında kesinleştiği ve davanın 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin ardından 2011 yılında açıldığı anlaşılan davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine ilişkin kararlarının hukuka uygun olduğu ve temyiz itirazlarının kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gerede 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Bolu ili, Gerede ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1261 parsel sayılı taşınmazın senetsizden davalının dedesi ... adına tespit edildiği, yapılan tespite itiraz edildiği, Tapulama Komisyonu'nun 16.03.1983 tarihli kararıyla itirazın reddi ile taşınmazın tapulama tespiti gibi tapu kütüğüne tesciline karar verildiği, kadastronun 1984 tarihinde kesinleştiği, sonrasında taşınmazın 06.08.2018 tarihinde davalı ...'e satıldığı, davanın ise 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 18.11.2011 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyü 1261 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydında her ne kadar davalı adına kayıtlı ise de bu parselin esasen müşterek muris ...'ten intikalen gelen bir yer olduğunu, davalının da bu hususu bilerek taşınmazı ...'ten satın aldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine,
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!