Danıştay 6. Daire, Kocaeli Gebzedeki parselasyon işleminin 3194 sayılı İmar Kanunu 18. maddesine uygunluğunu, düzenleme ortaklık payı ve yol cephesi kaybı iddiaları ışığında temyiz incelemesiyle değerlendiriyor.
Özet: Davacı, Kocaelideki taşınmazında 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminde, parselinden yüksek oranda düzenleme ortaklık payı kesildiğini ve yapısının yol cephesini kaybettiğini ileri sürerek itirazının reddine ilişkin işlemin iptalini talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, düzenleme sınırının ve ortaklık payı hesabının uygun olduğunu, minimum parsel büyüklüklerinin oluşturulduğunu ve işlemin hukuka aykırı olmadığını belirterek davayı reddetmiş, davacı ise temyiz başvurusunda plan değişikliğiyle yolun kaldırılması nedeniyle taşınmazının cephesinin kalmadığı iddiasıyla kararların bozulmasını istemiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Kocaeli ili, Gebze ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca Gebze Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen, Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan parselasyon işlemine yapılan itirazın reddine ilişkin Gebze Belediye Encümeninin... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, düzenleme sınırının ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, düzenleme ortaklık payı hesabında bir hata bulunmadığı, parselasyon işleminin dayanağı olan imar planına göre minimum parsel büyüklüğünde parseller oluşturulduğu, davacıya kök parselinin isabet ettiği yerde oluşturulan imar parselinden hisse tahsisi yapıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, davacının iddiasının aksine parselasyon işleminde tüm parsellerden eşit miktarda düzenleme ortaklı payı kesildiği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun açıklamalı reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu parselde bulunan yapının cephe aldığı yolun plan değişikliğiyle kaldırıldığı, parselasyon işlemi sonucunda yapının hiçbir yoldan cephe alamadığı, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Kocaeli ili, Gebze İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca Gebze Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen, Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan parselasyon işlemi askıya çıkarılmıştır.Davacı tarafından, parselasyon işlemine yapılan itirazın reddi üzerine, parselinden yüksek miktarda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, yapısının bulunduğu alanın yola cephesinin kalmadığı öne sürülerek bakılan dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin 1. fıkrasında; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır." hükmü, aynı maddenin 2. fıkrasında; "Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez." hükmü yer almaktadır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İmar Kanununun 18. maddesi ve Yönetmelik hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon işlemiyle amaçlananın imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmeliğe göre imar adasının tüm biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu gözönüne alınmak suretiyle sorunsuz, üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmak olduğu anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, parselasyon işleminde tüm parsellerden %38 oranında düzenleme ortaklık payı kesildiği, 322,41 metrekare hak edişi olan davacıya kök parselinin bulunduğu yerde oluşturulan 4427 metrekarelik imar parselinden hisse tahsisi yapıldığı, alanda minimum parsel büyüklüğünün 3000 metrekare olduğu görüldüğünden, parselasyon işleminin amacına uygun olarak, taşınmazın bulunduğu adanın geometrik olarak form ve biçimi, yola konumu, kadastral hisse durumu gibi hususların göz önünde bulundurulması suretiyle minimum parsel büyüklüğünde, üzerinde yapı yapılabilecek düzgün imar parseli oluşturulması gerekirken, oluşturulan imar parselinin geometrik olarak girintili çıkıntılı olduğu, yapılaşmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.Bu durumda, davacıya tahsis edilen imar parseli bakımından parselasyon işleminin yapılaşmaya uygun imar parseli elde etme amacı ile bağdaşmadığı açık olduğundan dava konusu parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki .... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X) :Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla, kararın bozulmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyoruz.