Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, bedel tespiti, faiz ve vekalet ücretine ilişkin itirazların incelenerek verilen temyiz kararı.
Özet: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin ardından, her iki tarafın istinaf başvurularını değerlendiren bölge adliye mahkemesi, taşınmazın yol genişliği tespiti, birim değer hesaplamasında düzenleme ortaklık payı tatbiki ve vekalet ücretinin nispi ve tek olması gerektiği hususlarında ilk derece hükmünü düzelterek yeniden esas hakkında davanın kabulüne hükmetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ Esas, ████████ Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ Esas, ███████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, 3 nolu ... Mahallesi 4 75... , 75... (yeni 44 26... , 57... ) parsel sayılı taşınmazların imar planında park ve yol alanı olarak özgülendiğini taşınmazlar bedelinin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlardan 4 75... parselde kayıtlı taşınmazın bir kısmını da kapsayan park alanının 5000 m²den büyük olduğunu, bu taşınmazın ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluğunda olduğunu, kamulaştırmasız el koyma hükümlerinin uygulanmasının, mal sahibinin kullanımına engel olma ve taşınmaz malın elinden alınması anlamını taşıdığına göre taşınmazın, mal sahibinin elinde bulunduğu ve kullanma hakkına sahip olduğu sürece, mal sahibinin idareden değer karşılığının verilmesini istemeyeceğini ileri sürerek davanın reddi ile yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazlara takdir edilen bedelin düşük olduğunu, taşınmazların şehrin ticari, ekonomik ve kültürel bakımdan üstün merkezlerine çok yakın bir konumda değerli taşınmazlar olduğunu, nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; uygun emsal alınmadığını, taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini, 44 26... parsel sayılı taşınmazın krokide 36/Y harfi ile gösterilen 316,15 m²lik kısmının 18 m²lik yol ağında kaldığı yazılmış ise de fen bilirkişi raporunda 12 m²lik yolda kaldığının görüldüğünü, davacı vekili dava dilekçesinde tazminat bedeline yasal faiz işletilmesini talep etmiş olmasına rağmen hükümde tazminat bedeline en yüksek faiz uygulanmasına karar verildiğini, faiz türünün ıslahla bile değiştirilemeyeceğini, tek maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlardan 44 26... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda 36/Y ile gösterilen 316,15m²lik kısmının 18 m²lik yolda kaldığının tespit edildiği, teknik bilirkişi raporunda ise aynı kısmın 12 m²lik yol olarak kaldığının belirtildiği, her iki raporun da maddi gerçeklere uygun olduğu, zira dava konusu taşınmazdan geçirilen yolun taşınmazdan geçen kısmının 18 metrelik yolda, yolun dava konusu taşınmazdan öncesi ve sonrasına ilişkin kısmının ise 12 metrelik yol alanında kaldığı anlaşıldığından, yolun geneli itibarıyla 12 metrelik yolda olduğunun kabulü suretiyle sonuca gidilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazların birim değerinin hesaplanması sırasında, dava konusu taşınmazların kadastro, emsal taşınmazın ise imar parseli olması sebebiyle dava konusu taşınmazlara en yakın mesafede uygulanmış düzenleme ortaklık payı kesintisinin tatbik edilmesi suretiyle sonuca gidilmesinin yerinde olduğu, ancak hukuki el atma sebebine dayanan davalarda vekâlet ücretinin maktu olarak belirleneceğine dair bir düzenleme bulunmadığından vekâlet ücretinin genel ilkelere göre nispi ve tek olarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; el atılan alanda ağaçlandırılacak alan bulunmamasına rağmen ağaçlandırılacak alan nedeniyle tazminat ödenmesine karar verildiğini, 44 26... parselin bir kısmının park alanında bir kısmının imar yolunda olduğunun tespit edildiğini, parselin güncel imar planında, fen bilirkişi raporunda 57/A olarak belirlenen 87,08 m²lik alanın yol alanına dahil olduğunu, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararında 57/A harfi ile gösterilen 87,08 m²lik bölümün ağaçlandırılacak alan olarak terkinine karar verilmesinin hatalı olduğunu, metrekare değerinin yüksek hesaplandığını, uygun emsal alınmadığını, faizin ıslah tarihinden itibaren işlemesi gerektiğini, taşınmazlardaki düzenleme ortaklık payı kesintisinin çevre parsellerde yapılan düzenleme ortaklık payı kesintisinden düşük olduğunu, 44 26... parsel sayılı taşınmazın krokide 36/Y harfi ile gösterilen 316,15 m²lik kısmının 18 metrelik yol ağında kaldığından ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluğunda olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talebidir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz sebebi yapılamayacağına göre, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu eylem hukuki el atma kabul edilerek hüküm kurulduğu hâlde, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ile “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü getirildiğinden maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinde bulunan "654.210,17 TL nispi vekalet ücretinin" ibaresinin çıkartılması, yerine "30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!