İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari bilgi teknolojileri ürünleri satışından kaynaklanan ödenmemiş fatura alacağına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteren davacı şirket, davalı şirkete sattığı ve kurduğu ürünlere ilişkin 26.640,92 USD bedelli faturayı ödememesi üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesiyle duran takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebiyle itirazın iptali davası açmış; davalı ise faturanın tek başına borcun kanıtı olmadığını, alacağın likit olmadığını ve ticari kayıtların incelenmesini talep ederek davanın reddini istemiş, mahkeme de uyuşmazlığı davalının davacıya borcu olup olmadığı ve itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplayarak, bilirkişi raporu dahil tüm delilleri değerlendirmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülenİtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin bilgi teknolojileri ve bilişim sistemleri alanında faaliyet gösterdiğini, davacı ile davalı arasında bir alım satım ilişkisinin mevcut olduğunu, davalı şirketin verdiği sipariş ile
davacıdan ürün satın aldığını, davacı şirketin söz konusu ürünleri davalıya teslimini ve kurulumunu gerçekleştirdiğini, taraflar arasındaki siparişle yapılan ve davalının siparişi onayladığına dair yazışmaların
dilekçe ekinde sunulduğunu, söz konusu ticari ilişki kapsamında satılan ürünler ve ürünlerin kurulumu için
davacı şirket tarafından 04.04.2024 tarih ---- sayılı 26.640,92 USD (TL karşılığı
852.424,19 TL) bedelli fatura düzenlenerek davalı tarafa iletildiğini, davalı şirketin ilgili faturaya karşı
herhangi bir itirazının bulunmadığını, fatura konusu ürünlerin davacı şirketçe davalıya teslim edilmiş
olmasına ve fatura vade tarihinden sonra uzun süre geçmesine rağmen davalının, ilgili fatura bedelini
ödemediğini, ödeme hususunda davalı şirket yetkilileriyle iletişime geçilmesine rağmen kendilerinden
dönüş alınamadığını, buna istinaden davalıya ---. Noterliği 22.08.2024 tarih ---- Yevmiye
numaralı ihtarnamesi gönderilerek ödemenin yapılması istenmişse de bu çabanın da sonuçsuz kaldığını,
bunun üzerine davacı, fatura bedelinin tahsili için --- İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyasıyla
icra takibine geçildiğini, davalı dosyaya sunduğu dilekçeyle icra takibine, ödeme emrine, dayanak belgeye,
borca, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini, Davalının
gerekçesiz, haksız ve hukuka aykırı bu itirazı neticesinde söz konusu takip durdurulduğunu, Davalının haksız
itirazları neticesinde durdurulan icra takibinin devamı amacıyla davacı şirket tarafından ilk olarak, 6102
Sayılı TTK 5/A. Maddesi gereğince arabuluculuk başvurusu yapıldığını,
anlaşmanın sağlanamadığını, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, davalının icra takibine, ödeme emrine, dayanak belgeye, borca, işlemiş ve
işleyecek faize, faiz oranına ve borcun tüm ferilerine ilişkin yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazlarının
iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhine %20 ’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini
talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu somut olayda,
dava konusu uyuşmazlığın; ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği iddia olunan fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacak nedeni ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkin
olması hasebiyle, davacının kendi ticari kayıtlarında dayanak belgeleri olmadan, alacaklı olarak
gözükmesi, davalıdan alacağı bulunduğunu göstermeyeceğini, diğer taraftan, faturanın tek başına alacağın
varlığını kanıtlamayacağını, bu bakımdan davalı şirketin davacı taraf faturadan kaynaklı borcunun
bulunmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, borcu kabul
anlamına gelmemek kaydıyla faturalara işletilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihleri haksız ve hukuka
aykırı olduğunu, davacı tarafından takip öncesi takip faiz işletilmiş olup hangi tarihten itibaren hangi tür
faiz talep edildiği belli olmadığını, dava konusu talep edilen alacağın likit bir alacak olmadığını, bu
bakımdan davacı şirketin icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, davanın öncelikle usulden,
Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esastan reddini, Davacı şirket aleyhine %20'den az olmamak
kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, Yargılama gideri, ilam ve arabuluculuk vekalet
ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, BA-BS kayıtları, ---- İcra Müdürlüğünün ----. sayılı dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fatura ve cari hesaptan kaynaklandığı iddia edilen alacak nedeni ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın 04.04.2024 tarih ---- sayılı 26.640,92 USD (TL karşılığı 852.424,19 TL) bedelli fatura nedeni ile davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, davalının ---- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların defter ve kayıtlarını incelemek üzere mali müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin
vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı ---- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde;
2024 yılında fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin
elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde
yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı Görülmüştür. Raporun 4.a.2. bölümünde, davalı ---- vekilinin Sayın Mahkemeden ticari defterlerin
yerinde incelenmesi husussunda talepte bulunduğu, bunun üzerine Sayın Mahkemenin tarafıma
vermiş olduğu görev ve yetki ile davalı şirket vekili Av. ---- ile irtibata geçilmiş,
11.04.2025 ve 26.04.2025 tarihlerinde ---- mail adresinden davalı şirketin
ticari defter ve kayıtlarının incelemeye hazır edilmesi tarafıma müsait olunan inceleme günü ve
saatinin bildirilmesine ilişkin e-posta ile yazılı talepte bulunmuş olmama rağmen olumlu bir geri
bildirim alınamadığından davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme
yapılamamıştır.
Davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacı--- İcra Dairesinin -----sayılı takip dosyasındaki 26.640,92 USD
tutarlı asıl alacak talebine ilişkin yapılan mali inceleme neticesinde; davacı/alacaklının raporun
4.b.1. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı ----
no.lu açık hesabından █████/2024 takip tarihi itibariyle 26.640,92 USD karşılığı 852.424,32 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, bu
sebeple tarafların ticari defter kayıtlarının birbirleri ile karşılaştırılamamıştır. Öte yandan;
raporun 4.c. bölümünde her iki tarafın bağlı bulundukları kendi vergi dairesi müdürlüğüne beyan
etmiş oldukları BA/BS bildirim formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin
2024 yılında davacı -----1 adet fatura karşılığı
KDV HARİÇ 710.353,59 TL (KDV DAHİL 852.424,32 TL) tutarında BA formu ile “alım”, davacı
şirketin de davalı ----- 2024 yılında 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 710.353,59
TL (KDV DAHİL 852.424,32 TL) tutarında BS formu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde
bulunduğu, her iki tarafın BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, BA/BS bildirimine
konu edilen faturanın takip dayanağı faturadan ibaret olduğu görülmüştür.
Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine bağlı bulunduğu
vergi dairesine beyan etmeyeceğinden, işbu fatura içeriği mal/hizmetin davalı tarafa teslimine
ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu hizmeti
almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Davacı/alacaklının ---- İcra Dairesinin ---- sayılı takip dosyasındaki 26.640,92
USD tutarlı asıl alacak talebine ilişkin az yukarıda tespit ve izah edilen mali hususlar
çerçevesinde aksi ispat edilinceye kadar davacı/alacaklı yönünden ispat karinelerin
oluştuğunun söylenebileceği, hiç şüphesiz nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın
Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı,
kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı şirketin fatura alacağının bulunduğu iddiası ile davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibine, borca ve faize itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının cevap dilekçesi ile davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı savunmasını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için taraflara defterlerini ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunda; davalı -----
no.lu açık hesabından █████/2024 takip tarihi itibariyle 26.640,92 USD karşılığı 852.424,32 TL
tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, bu
sebeple tarafların ticari defter kayıtlarının birbirleri ile karşılaştırılamadığı, her iki tarafın bağlı bulundukları kendi vergi dairesi müdürlüğüne beyan
etmiş oldukları BA/BS bildirim formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin
2024 yılında davacı ----1 adet fatura karşılığı
KDV HARİÇ 710.353,59 TL (KDV DAHİL 852.424,32 TL) tutarında BA formu ile “alım”, davacı
şirketin de davalı ---- 2024 yılında 1 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 710.353,59
TL (KDV DAHİL 852.424,32 TL) tutarında BS formu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde
bulunduğu, her iki tarafın BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, BA/BS bildirimine
konu edilen faturanın takip dayanağı faturadan ibaret olduğu tespit edilmiştir.6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya --- aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ---. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli ---. sayılı, Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli --/-/ sayılı, Yargıtay -/--/. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarihli ---. sayılı, Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli ------ sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinde alacaklı olarak göründüğü, usulüne uygun tutulan defterlerin davacı lehine delil teşkil edeceği, davalının defterleri sunmaması nedeni ile davacı defter ve kayıtlarının mahkememizce hükme esas alındığı, (benzer ----Karar sayılı ilamı), vergi dairesine yapılan davalı bildirimi de nazara alınarak, davacının davasında haklı olduğu gerekçesi asıl alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı şirketin takip öncesi davalıyı temerrüde düşürmediği, vadenin belirli olmadığı gerekçesi ile davacının takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü ile davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin; 26.640,92 USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacağın takip tarihindeki ---- Efektif Satış Kuru karşılığı TL üzerinden inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin; 26.640,92 USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacak miktarının takip tarihindeki TL karşılığı olan 902.959,35 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 61.681,15 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 11.185,38 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 50.495,77 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ile 11.185,38 TL peşin harç olmak üzere toplam 11.612,98 TL'nin davalıdan tahsili ile alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi gideri ile 135,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 6.135,00 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 6.018,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafınca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 141.443,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.448,05 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin red/kabul oranına göre; 3.531,76 TL'sinin davalıdan alınarak; 68,24 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!